Salih Şahin-Stuttgart
Oluşturulma Tarihi: Şubat 11, 2026 12:04
Türkiye’nin Almanya eski Büyükelçisi, emekli diplomat Ahmet Başar Şen’in başkanlığını yürüttüğü Alman-Türk İş Konseyi (DTWR) öncülüğünde düzenlenen Almanya-Türkiye Ekonomi Diyaloğu, Baden-Württemberg eyaletinin başkenti Stuttgart’ta, Verbandsgebäude LOOK 21’de üst düzey katılımla gerçekleştirildi.
UBV’nin ev sahipliğinde, DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) ve Alman iş dünyasının temsilcilerinin katkısıyla düzenlenen toplantı, davet usulüyle gerçekleştirilen “butik” yapısıyla dikkat çekti. Yaklaşık 90-100 seçkin davetlinin katıldığı buluşmada, Alman ve Türk şirketlerinin üst düzey yöneticileri, holding temsilcileri, sanayiciler ve iş konseyi üyeleri bir araya geldi.
ÜST DÜZEY KATILIM
Toplantıya, DTWR Başkanı, emekli Büyükelçi Ahmet Başar Şen, Stuttgart Başkonsolosu Makbule Koçak Kaçar, sanayici ve iş insanı Bilgin Erdoğan Demirören, DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, UBW (Unternehmer Baden-Württemberg e.V. – Baden-Württemberg İşverenler Birliği) Başkanı Thomas Bürkle, DIHK (Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği) Dr. Nicole Renvert, Gürcan Karakaş Togg CEO, Akın Garzanlı Beko Avrupa CEO, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Almanya Temsilcisi Faruk Kurtulmuş, Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu ile iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı.
Toplantının Moderatörlüğünü Aleksandar Medjedovic ve Simültane tercümeleri Aslı Kermen ve Franziska Günther-Oygur yaptı.

BAŞKONSOLOS KAÇAR: “İŞBİRLİĞİNİ ARTIRMANIN TAM ZAMANI”
Stuttgart Başkonsolosu Makbule Koçak Kaçar, toplantıya ilişkin değerlendirmesinde Türkiye-Almanya Ekonomi diyaloğunun zamanlamasına dikkat çekti. Kaçar, DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi ile Almanya-Türkiye İş Konseyi’nin ve Baden-Württemberg İşverenler Birliği’nin işbirliğiyle gerçekleştirilen toplantının, değişen küresel riskler ve yeniden şekillenen tedarik zincirleri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye’ye yatırımın bu dönemde daha da öne çıktığını belirten Kaçar, ekonomik ve siyasi alanda işbirliğini artırmanın yollarının ele alındığını ifade ederek, “Daha fazla işbirliği ve birlikte kazanma anlayışıyla son derece verimli bir toplantı gerçekleştirildi. İşbirliğini artırmanın tam zamanı olduğu tüm katılımcılar tarafından dile getirildi” dedi.
GÜMRÜK BİRLİĞİ VE TAMAMLAYICI EKONOMİLER VURGUSU
Toplantıda söz alan konuşmacılar, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin stratejik önemine dikkat çekti. Özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekliliği güçlü biçimde vurgulandı. Katılımcılar, mevcut yapının bugüne kadar Avrupa Birliği’ne, Almanya’ya ve Türkiye’ye önemli katkılar sunduğunu; ancak dijital ekonomi, hizmetler sektörü ve yeni küresel rekabet koşulları karşısında modernize edilmesinin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Türkiye’nin genç ve dinamik nüfus yapısı ile Almanya’nın bilim, teknoloji, finans ve know-how gücünün birbirini tamamlayan nitelikte olduğu belirtilirken, bu sinerjinin daha kurumsal ve sürdürülebilir iş birlikleriyle ileri taşınması konusunda görüş birliği sağlandı.

SPD’Lİ KARAAHMETOĞLU: “GÜMRÜK BİRLİĞİ GÜNCELLENMELİ”
Toplantıda konuşan SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Almanya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin yalnızca rakamsal değil, aynı zamanda stratejik bir anlam taşıdığına dikkat çekti. Karaahmetoğlu, mevcut ekonomik iş birliğinin istihdam, büyüme ve inovasyona doğrudan katkı sağladığını belirterek, 1996’dan bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği’nin günümüzün dijitalleşen ve küreselleşen ekonomik gerçeklerine uygun şekilde güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
DEMİRÖREN: “BİRLİKTE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ”
Toplantıda kapsamlı bir değerlendirme yapan sanayici ve iş insanı Bilgin Erdoğan Demirören, Türkiye-Almanya ekonomik ilişkilerinin küresel rekabet ortamında daha da derinleştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Uzun yıllardır Alman lisansı ile üretim yapan ve Türkiye ile Almanya arasında doğrudan ticari faaliyet yürüten Demirören, özellikle Çin başta olmak üzere Asya merkezli küresel rekabetin Avrupa ve Türkiye’yi daha yakın iş birliğine zorladığını söyledi.
Almanya ve Türkiye’nin toplamda yaklaşık 170 milyonluk nüfusuyla önemli bir ekonomik güç oluşturduğunu belirten Demirören, bu potansiyelin ancak ortak stratejiler ve sanayi ittifaklarıyla değerlendirilebileceğini dile getirdi.
Demirören, Gümrük Birliği’nin yalnızca iki ülke arasında değil, Avrupa Birliği’nin dış pazarlara karşı da koruyucu ve güçlendirici bir araç haline getirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Tek tek şirketler değil, sanayi ittifaklarıyla hareket etmeliyiz. Eğitim, üretim ve ortak planlama önümüzdeki dönemin anahtar kavramlarıdır” dedi.
TÜRK TOPLUMU İKİ ÜLKE ARASINDA EN GÜÇLÜ BEŞERİ BAĞ
Toplantının kapanış değerlendirmesini yapan Ahmet Başar Şen, Almanya’da yaşayan 3,5 milyonu aşkın Türkiye kökenli nüfusun, iki ülke arasındaki en güçlü beşeri bağ olduğuna dikkat çekti. Bu toplumun kurduğu şirketler, yaptığı yatırımlar ve oluşturduğu ticari ağlarla her iki ülkenin ekonomisine ciddi katkı sunduğunu belirten Şen, bu potansiyelin daha etkin, daha planlı ve kurumsal biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
EYALET BAZLI YENİ TOPLANTILAR GELİYOR
Ahmet Başar Şen, bundan sonraki süreçte Almanya’nın federal yapısına uygun şekilde eyalet merkezli ekonomi buluşmalarına devam edeceklerini açıkladı. Berlin, Bavyera ve Kuzey Ren-Vestfalya başta olmak üzere farklı eyaletlerde Türkiye ve Almanya’nın reel ekonomilerini bir araya getiren yeni toplantıların planlandığını ifade etti.
Stuttgart’taki bu buluşma, katılımcılar tarafından “yüksek nitelikli, sonuç odaklı ve vizyoner” bir toplantı olarak değerlendirilirken, Almanya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geleceğine dair güçlü ve ortak bir iradenin ortaya konduğu vurgulandı.









