Suudi Arabistan’dan Necran bölgesi için ‘acil durum’ uyarısı
Yemen’deki İran destekli Husilerin saldırılarının hedefindeki Suudi Arabistan’ın güneyinde yer alan Necran bölgesi için muhtemel tehlikelere karşı uyarı mesajı yayımlandı.
Suudi Arabistan Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Necran bölgesinde yaşanabilecek acil durumlara karşı uyarıda bulunuldu.
TOPLANMA ALANLARINDAN UZAK DURULMASI ÇAĞRISI
Açıklamada, bölge halkına can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla Sivil Savunma ekiplerinin talimatlarına uyulması, toplanma alanlarından uzak durulması ve görüntü çekilmemesi çağrısında bulunuldu.
İran-Pakistan ilişkilerinde yeni dönem! İş birliği artıyor
Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, daha sonra bir açıklama daha yayımlayarak söz konusu tehlikenin sona erdiğini bildirdi.
Yemen’deki İran destekli Husiler, başkent Sana’ya yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle Suudi Arabistan’ı suçlamış ve karşılık verecekleri tehdidinde bulunmuştu….
Suudilerin F-35’i Atina’ya dert oldu!
Hava gücüyle Türkiye’ye havada üstünlük kurma peşinde olan Yunanistan, ABD’den gelecek F-35 savaş uçaklarını teslim alacağı zamanı beklerken, Türkiye’nin bu konudaki hamlelerini “endişeyle” izliyor, hatta komplo teorileri kuruyor. Nitekim Yunan “Ta Nea” gazetesi, “Mekke İttifakı” nedeniyle Ankara’nın, Riyad’ın alacağı F-35’ler sayesinde “Yunanistan’ın kullanacağı uçakların sırrını çözebileceği” iddiasını gündeme getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmelerinde Türkiye’ye F-35 satışını yeniden gündeme getirmesinden rahatsız olan ve engellemek için kapı kapı dolaşıp, lobilerini devreye sokan Atina’nın, şimdilerde Suudi Arabistan’a satışına onay verilen 48 adet F-35 Lightning II savaş uçağından endişeye kapıldığı ortaya çıktı. Yunanistan merkezli “Ta Nea” gazetesinde yer alan bir analizde, ABD’nin, Suudi Arabistan Krallığı’na 24,3 milyar dolar karşılığında 48 adet F-35 Lightning II savaş uçağı satışını onaylayarak bir yandan Orta Doğu’da güç dengesi sağlanmasına çalıştığı vurgulanırken diğer yandan “Yunanistan ve İsrail’in ulusal güvenliğini doğrudan etkilediği” öne sürüldü.
Altın neden yükselmiyor? Piyasalar tek noktaya kilitlendi
‘PENCERE AÇILDI!’
Riyad’ın, Atina ve Tel Aviv’in ardından 5. nesil uçak kullanıcıları kulübüne katılmasının basit bir ticari anlaşma olmadığını iddia eden “Ta Nea”, bu durumun, Suudi Arabistan’ı Türkiye ve Pakistan’la askeri olarak birbirine bağlayan “Mekke İttifakı” dikkate alındığında, “karmaşık bir jeopolitik boyut kazandığını” savundu.
Bu yeni gerçekliğin, Yunan ve İsrail diplomasisini stratejik planlarını yeniden değerlendirmeye zorladığı ifade edilen yazıda, Ankara’yla savunma ittifakı kuran Suudi Arabistan’ın F-35’i satın almasının, Yunanistan ve İsrail için ortak zorluklar ve farklı tehditler de doğurduğu kaydedildi.
Yunanistan için en büyük endişenin, “Riyad’ın Türkiye ile sürdürdüğü açık eğitim hattı nedeniyle Ankara’ya teknolojik “sızıntı” riski olduğunu savunan gazete, “Ankara’nın Rus S-400 hava savunma satın alması nedeniyle F-35 programından kesin olarak dışlanmış ve 5. nesil savaş uçaklarına geçme fırsatını kaybetmiş göründüğünü, ancak Mekke İttifakı sayesinde dolaylı ama değerli bir ‘pencere’ açıp, gizli teknolojiye erişim sağladığını” iddia etti.
TATBİKAT KORKUSU
Türkiye ile Suudi Arabistan hava kuvvetlerinin, düzenli olarak Anadolu Kartalı gibi tatbikatlara katıldığını vurgulayan gazeteye göre, Riyad, F-35’i filosuna entegre ettiğinde, Türk hava savunması ve pilotları, bu uçakların radar, elektromanyetik ve termal izini gerçek koşullarda inceleme fırsatı bulacak. İddiaya göre bu da, Ankara’nın karşı önlemler geliştirmesine ve Yunanistan’ın Ege harekat bölgesinde aradığı stratejik sürpriz avantajını önemli ölçüde azaltmasına olanak tanıyacak.
Sırların sızması riskiyle karşı karşıya kalan Washington’ın, dünyanın en sıkı “Son Kullanıcı İzleme” programlarından birini uygulamaya koyduğunu, F-35’in Amerikan merkezi bilgi sistemi (ODIN/ALIS) ile bağlantılı bir “uçan bilgisayar” olduğunu yazan gazete, ABD’nin, Türkiye veya Pakistan gibi program dışındaki ülkelerin personelinin uçağa yaklaşmasını veya bakımını yapmasını yasaklayan katı koşullar getirdiği savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD ile ticareti ikiye katladık
Bu yeni jeopolitik denkleme karşın, Yunan F-35’lerinin, Türk F-16 Viper’larına karşı niteliksel üstünlüğünü koruyacağını değerlendiren Ta Nea, Atina’nın, Washington’dan, Yunan F-35’inin frekanslarının ve taktik kütüphanelerinin Suudi Arabistan aracılığıyla dolaylı olarak sızdırılmayacağına dair açık güvenceler alması gerektiğini ve İsrail’le olan bağlarını sıkılaştırması gerektiğini de öne sürdü.
RUM MECLİSİNDE F16 KRİZİ
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma ve Ulaştırma komisyonlarının ortak oturumunda, Ercan Havalimanı’nda konuşlu Türk uçakları üzerinden başlayan tartışmanın krize dönüştüğü bildiriliyor. KKTC basınında yer alan haberlere göre, Rum aşırı sağcı ELAM partisi, Türk savaş uçakları ve İHA’larının adadan ayrılması için kamuoyu oluşturulmasını istedi. Muhalefetteki AKEL milletvekilleri ise, bu talebe, “Önce Baf’taki Andreas Papandreu Hava Üssü’nde konuşlu Yunan F-16’larını konuşun” diyerek karşı çıktı. ELAM’ın da, bunun üzerine, Yunan savaş uçaklarının güven verdiğini savundu, muhalefeti Yunan jetlerinden rahatsız olmakla suçladı.
ABD’DEN KÖRFEZ’E 5 MİLYAR DOLAR
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre; ABD, Orta Doğu ülkelerinin ABD/İsrail-İran savaşında zarar gören enerji altyapılarını yeniden inşa etmelerine yardımcı olacak yeni bir fona 5 milyar dolar yatırım yapmayı önerdi. Teklifin, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil çeşitli Orta Doğu ülkeleriyle görüşüldüğü öne sürülen haberde, ABD’nin 8 Orta Doğulu ülkeden kendi teklifine eşdeğer bir katkı isteyeceği ve 10 milyar dolarlık yatırım fonu oluşturmayı hedeflediği iddia edildi….
Rusya Avrupa’ya saldıracak mı?
Polonya Başbakanı Donald Tusk ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un açıklamalarında, bu tehlikeye dikkat çekilirken, önlem çağrısında bulunuldu. Macron, Fransa’nın siyasi liderlerini gizli bir istihbarat brifingine çağırdı ve ardından Rusya’nın yoğunlaşan hibrit saldırılarından kritik altyapıyı korumak için yeni önlemler açıkladı.
‘Ciddiye almalıyız’
Tusk ise, Rusya’nın NATO ülkelerine karşı insansız hava aracı veya füze saldırıları düzenleyip bunları kaza gibi gösterebileceği uyarısında bulundu. Tusk, Rusya’nın, NATO’nun ortak savunma ilkesi 5’inci maddesinin “pratikten çok teorik” olduğunu kanıtlamak için İttifak topraklarına saldırabileceğini söylerken, bu açıklamasını “istihbarat değerlendirmelerine” dayandırdı. Macron, Tusk’ın uyarıları için “sağlam ve iyi belgelenmiş” derken, Hollanda Başbakanı Rob Jetten de Polonyalı mevkidaşının açıklamaları için, “Bu uyarıyı çok ciddiye almalıyız” ifadesini kullandı.
Öte yandan Birleşik Krallık vatandaşlarına savaş olasılığına hazırlanmaya başlamaları ve konserve yiyecekler ile içme suyu stoklamaları çağrısında bulundu. İngiltere’de Soğuk Savaş’ın ardından rafa kaldırılan ve kamu kurumlarının savaş koşullarında nasıl hareket edeceğini belirleyen “Savaş Kitabı” da yeniden güncelleniyor. Son dönemde Rusya’nın başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde gerçekleştirdiği siber saldırılar ve hibrit savaş dikkat çekiliyor.
Hedef Suvalki
CNN’de yer alan haberde ise Rusya’nın yakın müttefiki Belarus’un yaptığı askeri tatbikata dikkat çekildi. Belarus, geçtiğimiz hafta Baltık ülkelerini NATO’nun geri kalanına bağlayan Suvalki Koridoru yakınlarında büyük çaplı tatbikatlar gerçekleştirdi. Rusya’nın ABD yönetimindeki tavırdan da faydalanarak NATO’yu denemek adına Suvalki Koridoru’na bir saldırı düzenleyebileceği ve neler olacağını görmek için beklemeye geçeceği iddia ediliyor. CIA Direktörü John Ratcliffe’in, Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyaretin de, Rusya’ya bu yönde bir adım atmaması yönünde, ‘uyarı’ içerikli olduğu iddia ediliyor.
‘2027 sonbaharı’
Fransız istihbarat servisi, Avrupa’ya olası büyük çaplı bir Rus saldırısı için tarih de verdi. Fransız istihbaratı, olası bir saldırı için 2027’nin sonbaharı üzerinde durdukları iddia etti. Olası saldırılarda; Fransa’nın elektrik santralleri, telekomünikasyon ağları ve içme suyu tesisleri gibi kritik altyapı unsurlarının potansiyel hedefler arasında olabileceği aktarıldı.
Rusya’da sonuç belli
Rusya’da “sonucu baştan belli” görülen seçimlerde Vladimir Putin’in partisi Birleşik Rusya açık farkla kazandı. Birleşik Rusya yüzde 57,82, Komünist Parti yüzde 13,8, Liberal Demokrat Parti yüzde 8,99, Yeni İnsanlar Partisi yüzde 7,96 oranında oy aldı. Birleşik Rusya’nın 450 sandalyelik Duma’da toplam 355 sandalye elde edebileceğini belirtti. Kötüleşen ekonomi ve savaş yorgunluğu ortamında düzenlenen seçimlere katılım oranı ise yüzde 59 oldu….
BBC ekranında Kral’a suçlama
İngiltere Kralı Charles’ın 1997’de hayatını kaybeden eski eşi Prenses Diana’nın kardeşi Kont Charles Spencer’ın (62) ablasının ölümüyle ilgili yazdığı “Kuğu Şarkısı” adlı kitap bugün çıktı. Spencer kitapta, Kral Charles’ın Diana’nın ölümü üzerine kendisine “Onu yakında unutacağız” dediğini iddia ediyor. Kral Charles (77) ise geçen hafta yaptığı açıklamada, “Kardeş acısı yıllar geçse bile akıl yürütmeyi bulanıklaştırabilir ve hafızayı farklı şekilde biçimlendirebilir” sözleriyle iddiayı reddetmişti.
‘Ölümü neşelendirdi’
Spencer ise BBC’ye verdiği röportajda gerçeği söylediğini, eski eniştesi olan kralın Diana’nın ölümüyle neşelendiğini, bunu sevgilisi Camilla ile evlenmek için fırsat olarak gördüğünü belirtti. Kont, kralı kendisine “gerçeği çarpıtma” anlamına gelen “gaslighting” (psikolojik manipülasyon) uygulamakla suçladı. Kralın “Diana’yı yakında unutacağız” ifadesi üzerine telefonu kapattığını belirten Spencer, “Kral o cümleyi asla kullanmadım demiyor, beni yalancılıkla suçlayarak gaslighting uyguluyor. Kral hakkında çok şey biliyorum ama onları konuyla ilgisi olmadığı için kitaba dahil etmedim. Ben bu kitabı yazarak her gün özlediğim kız kardeşime karşı tarihi görevimi yaptım” dedi.
Bahtsız prenses
Günümüzün İngiltere Kralı Charles ile soylu Spencer ailesinden gelen Lady Diana, 1981’de evlendi. Prens William ile Harry’i dünyaya getiren çiftin evliliği, Charles’ın hayatından hiç çıkarmadığı sevgilisi Camilla nedeniyle 1996’da bitti. Prenses Diana 1997’de 36 yaşındayken Paris’teki trafik kazasında sevgilisi Dodi Fayed ve sürücüyle birlikte hayatını kaybetti. Charles 2005’de evlendiği Camilla’yı kraliçe yaparken, Diana’nın hayaleti, Buckingham Sarayı’ndan hiç çıkmadı….
Petrol bereket mi olacak ‘lanet’ mi? Küçük bir ülkenin İran savaşıyla başlayan büyük sınavı
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –Küçük bir Güney Amerika ülkesi olan Guyana’nın başkenti Georgetown sokaklarında, son günlerde gerçekleşen ekonomik büyümenin izleri net şekilde görülebiliyor. Şehrin sokaklarında sıkışık trafik içinde gezen lüks spor araçlar, yeni açılan yabancı restoranlar, yurt dışından gelen müzisyenlerin katıldığı görkemli partiler ve şatafatlı düğünlerin sayısı her geçen gün daha da artıyor. Yaklaşık 1 milyon nüfusa sahip olan ve İngilizce konuşulan Guyana’da yaşanan bu durumun temel sebebi ise hâlihazırda Ortadoğu genelinde yaşanan ABD-İran gerilimi ve bunun enerji piyasalarına olan etkisi.
Alıntı Metni
DÜNYANIN EN HIZLI BÜYÜYEN EKONOMİLERİNDEN BİRİSİ OLDU
Guyana’nın beklenmedik yükselişinin en önemli sebeplerinden birisi Georgetown’ın binlerce kilometre ötesinde gerçekleşen gelişmelerle doğrudan bağlantılı. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran’ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve Ortadoğu genelindeki petrol tesislerini hedef alması üzerine yaşanan kriz, sınırları aşarak tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun hâline geldi. Tam da bu ortamda henüz yeni bir petrol üreticisi olan Guyana, kimsenin beklemediği bir şekilde küresel enerji piyasalarının yeniden yapılanma sürecinde kilit aktörelerden birihâline geldi.
Ortadoğu’dan tedarik edilen petrolün sevkiyatının aksaması ve bölgedeki üreticilerinpetrol üretiminikısmasının ardından küresel piyasalardaki ihtiyacı karşılamak için Kanada, Brezilya, Arjantin ve Venezuela gibi tedarikçiler oluşan boşluğu doldurmak amacıyla üretim oranlarını hızlıca artırdı. Bu tedarikçilerden birisi de yakın zamanda petrol üretmeye başlayan Guyana oldu.TheNew York Times gazetesinin konuya ilişkin yaptığı haberde yer alan araştırmalara göre, Amerika kıtası şu anda dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 37’sini karşılıyor; bu oran on yıl önce yüzde 27 idi.Ortadoğu’daki krizin daha da uzaması hâlinde bu oranın önümüzdeki dönemde giderek yükselmesi bekleniyor. Bu artış ortamında Guyana, petrol ihracatından elde edeceği geliri daha da katlıyor. Öyle ki bu durum daha şimdiden hissedilebilir bir noktaya ulaştı. İran savaşı petrol fiyatlarını tırmandırırken ve ülkeler tankerlerin hedef alınma ihtimalinin yüksek olduğu geçiş noktalarından uzak yerlerde petrol tedarikini güvence altına almak için yarışırken, Guyana bu yıl tahmini 6,5 milyar dolarlık petrol geliri elde etmeye hazırlanıyor; bu rakam yıl başında tahmin edilen miktarın iki katından fazla.
Alıntı Metni
‘BİZİM İÇİN HİÇBİR ANLAMI YOK’
Ülkenin petrol ihracatından elde ettiği gelir artıyor olsa da hâlihazırda birçok kişi Guyana’nın elde ettiği bu kazancın sadece belirli bir zümrenin servetini büyüttüğünü ve sokağa yansımadığını düşünüyor. Bu tablo da ülke genelindeki şikâyetleri ve huzursuzluğu artırıyor. Guyana’nın komşusu Venezuela ile sahip olduğu gergin ilişkiler, Venezuela’nın Guyana toprakları üzerindeki hak iddiası ve tüm bunlara rağmen binlerce Venezuelalı göçmenin çalışmak için Guyana’ya gelmesi de ülke genelindeki bu hassas atmosferi daha da tırmandırıyor.
Hükümet yetkilileri ise petrol gelirlerinin Latin Amerika’nın en yoksul ülkelerinden biri olan bu coğrafyada yaşam standartlarını temelden iyileştirdiğini savunuyor ve bu duruma örnek olarak vergi indirimlerini, köprüler ve otoyollar gibi yeni altyapı yatırımlarını, üniversite harçlarının kaldırılmasını ve vatandaşlara yapılan yaklaşık 500 dolarlık tek seferlik nakit ödemelerini gösteriyor. Nüfusu az olan ülkede kamu yatırımlarının önümüzdeki dönemde hızla artarak yeni normal hâline gelmesi bekleniyor. Guyana’nın kişi başına düşen petrol rezervi değeriyle, bu alanda Kuveyt’ten sonra dünyada ikinci sırada yer aldığı tahmin ediliyor.
Alıntı Metni
BÜYÜME HÂLÂ SOKAKLARA TAM OLARAK YANSIMADI
Uzmanlara göreRomolaLucas’ın vurguladığı durum Guyana’nın yeni gerçekliklerinden birisi hâline gelebilir ve Guyana’nın ekonomik büyümesi ile sahadaki koşullar arasında rahatsız edici bir kopukluk yaratabilir. Dünya Bankası Guyana’nın yüksek gelirli ülkeler statüsüne yükseldiğini belirtirken, yaklaşık 32 bin dolarlık kişi başına düşen yıllık gelir, Uruguay ve Şili gibi nispeten gelişmiş ülkeler dâhil tüm Latin Amerika’nın önüne geçmiş durumda; ancak başkentin sokaklarında bu tablo, ülkenin aniden gelişmiş bir ekonomiye dönüştüğü hissini vermiyor.
Araştırmacılaragöre bu durumun en net göstergeleri başkentin sokaklarında açıkça görülüyor. Georgetown’ın kanal sisteminde hâlihazırda arıtılmamış kanalizasyon suları akmaya devam ediyor. Şehirde yaşayan birçok ailenin ise yangın, fırtına ve benzeri felaket durumlarına karşı savunmasız evlerde yaşadığı belirtiliyor. Kontrolsüz trafik ve suç oranlarının yüksek olmasıyla birlikte başkentteki durum birçok şehir sakini için kaotik bir hâl alıyor. Gelir seviyesinin artmasıyla birlikte şehirde yeni inşa edilen çelik binalar ise mevcutta yetersiz olan altyapı eksikliğini birçok kişi için daha hissedilir hâle getiriyor.
Alıntı Metni
…
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katıldı
Dışişleri Bakanlığı, toplantıya ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden açıklama yaptı.
Açıklamada, Fidan’ın New York’ta düzenlenen Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Altıncı Toplantısı’na katıldığı belirtildi.
Bakan Fidan’ın ayrıca BM 81. Genel Kurulu marjında Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün Dışişleri Bakanlarının iştirakiyle düzenlenen eşgüdüm toplantısına da katıldığı aktarıldı.
Dünyanın gözü New York’ta! Türkevi’nde diplomasi rüzgarı: Erdoğan’dan kritik temaslar
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD ile ticareti ikiye katladık
…
Trump ve Macron New York’ta bir araya geldi
ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için geldiği New York’ta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi.
ABD Başkanı Trump, New York’ta Fransa Cumhurbaşkanı ile ikili görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmenin ardından basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan Macron, Trump ile “çok verimli” bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.
Trump ile özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve İran’la çatışmalar konusunda olumlu bir görüşme yaptıklarını kaydeden Macron, “Konuştuğumuz diğer konu Kızıldeniz’deki durumdu. Bu, küresel fiyatlar açısından önemli. Ardından Ukrayna ve Rusya hakkında uzun bir görüşme yaptık.” dedi.
Dünyanın gözü New York’ta! Türkevi’nde diplomasi rüzgarı: Erdoğan’dan kritik temaslar
Tom Barrack CNN Türk’e konuştu: Trump ve Erdoğan arasında çok iyi bir ilişki var…
Ankara’da apartman dairesinde korkunç olay! 3 erkeğin cansız bedeni bulundu
Olay, akşam saatlerinde Anadolu Mahallesi 500’üncü Sokak’taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Daireden kavga silah sesleri duyanların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen ekipler, daire içindeki Mehmet B., Mehmet Emre Ç. ve kardeşi Enes Ç.’yi öldürülmüş halde buldu.
Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.
Olay yerinde yapılan incelemenin ardından 3 kişinin cansız bedenleri, otopsi için Adli Tıp Kurumu’nun morguna götürüldü.
Cinayeti işleyen kişi ya da kişileri tespit edip, yakalamak için harekete geçen polis, soruşturmaya çok yönlü olarak devam ediyor.
İstanbul’dan Ağrı’ya gidiyordu! Amasya’da yolcu otobüsü şarampole uçtu! 24 kişi yaralandı
Şişli’de dehşete düşüren olay! Annesi odaya girince kahroldu; odasında not, telefonunda video bıraktı…
New York’ta CNN Türk’e konuşan Bakan Kurum: BM’de tüm dünyayla eylem planımızı paylaştık
New York’ta COP31 Eylem Gündemi Lansmanı’nda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ardından CNN Türk’e özel açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, Türkiye’nin bilgi ve becerisini dünya ile paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.
Türkiye’nin eser siyasetiyle ortaya koyduğu bakışı COP31’e de uygulamak istediğini belirten Kurum “Aslında Türkiye’nin becerisini, bilgisini, tecrübesini Antalya’da tüm dünyaya aktarmış olacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yapmış olduğumuz o eser siyasetiyle ortaya koyduğumuz icra bakışını COP31’de de uygulamak istiyoruz.” diye konuştu.
Bakan Kurum, ayrıca şunları söyledi: Ben de şahsım adına aslında böyle bir iş ve icraat, sonuç odaklı bir insanım. COP Başkanlığı olarak da artık sözün bittiği, eylemin, neticenin alındığı bir süreci yürütüyoruz. Hedefler ortaya koyduk. Az önce BM’de tüm dünyayla o hedeflerimizi, eylem planımızı paylaştık ve işin sonunda bu kötü gidişatı durduracak bir karar almak istiyoruz. Bu hedefleri gerçekleştirecek iradeyi ortaya koymak istiyoruz.
EMİSYON AZALTMA HEDEFİ
Nasıl deprem bölgesinde işte iki yılda 455 bin konut yaptıysak, aslında o beceriyi, o bilgiyi, o birikimi tüm dünyaya iklim değişikliği noktasında da aktarmak istiyoruz. Buna ilişkin hedeflerimiz var. 2035 yılında yüzde 35 elektrifikasyon hedefi koyduk ki bu COP’un alışık olmadığı bir süreçti. Yine döngüsel malzeme kullanım oranını yüzde 15’e çıkarma hedefi koyduk 2035 yılına kadar ve yine atıkların yüzde 50 azaltılması hedefi. Bugün metan emisyonlarıyla uğraşıyoruz. Yine emisyonların azaltılması hedefiyle aslında bu sözleşme süreci yürütüyoruz ve Paris Anlaşması’nın ikinci on yılında, evet, tüm kararlar değerli, tüm alınan, yapılan işler değerli ama bu gelinen süreçte artık netice, netice, netice diyorum ve bu neticeyi alacak iradeyi inşallah Antalya’da ortaya koyacağız.
Eylem gündemimize ilgiyi güzel gördük. Gerçekten yaklaşım çok iyi. Bilhassa finansmana erişim noktasında İklim Uygulama Köprüsü’nü hayata geçiriyoruz. UNDP ile Birleşmiş Milletler’in bütün organlarıyla çalışıyoruz. OECD ile işbirliğimiz var, Uluslararası Çevre Ajansı ile işbirliğimiz var, Dünya Meteoroloji Örgütü ile yine stratejik işbirliği yapıyoruz.
‘AMACIMIZ EVLATLARIMIZA DAHA GÜZEL BİR GELECEK BIRAKMAK’
Tüm bunların amacı da geleceğimiz gençlerimize, evlatlarımıza daha güzel bir gelecek bırakabilmek. Bunun mücadelesini ortaya koyuyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğinde yürüttüğümüz Sıfır Atık Projesi’ni anlatacağız. Burada elde ettiğimiz başarıları anlatacağız ve bu süreci açıkçası fırsat olarak görüyoruz. Ekonomik anlamda, sanayinin dönüşümü anlamında bu fırsata da inşallah liderlik yapacağız ve hem ülkemizi hem de dünyanın bütün ülkelerini, kimsenin geride bırakılmadığı o anlayışı COP Başkanlığı süresinde yürütüyor olacağız.
Yani bu anlamda bu birikim aktarıyor olmamız da, çok önemli. Bu mücadele için irade göstermek gerekiyor. Elimizi, gövdemizi taşın altına koymak gerekiyor. Biz de inşallah Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu iradeyi ortaya koyacağız.
Tom Barrack CNN Türk’e konuştu: Trump ve Erdoğan arasında çok iyi bir ilişki var
‘ABD, Körfez’deki enerji tesislerinin yeniden inşası için 5 milyar dolar önerdi’ iddiası!…
İstanbul’dan Ağrı’ya gidiyordu! Amasya’da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 24 yaralı
İstanbul’dan Ağrı istikametine giden M.S. idaresindeki 04 ABG 628 plakalı yolcu otobüsü, Gökçebağ mevkisinde kontrolden çıkarak tarlaya girdi.
İhbar üzerine kaza yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Kazada, otobüste bulunan 24 kişi yaralandı.
Yaralılar, Merzifon Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Dünyanın gözü New York’ta! Türkevi’nde diplomasi rüzgarı: Erdoğan’dan kritik temaslar…
















