Trump’a isyan ettiler! 25 eyalet aynı anda dava açtı

California Başsavcısı Rob Bonta, Arizona Başsavcısı Kris Mayes ve Oregon Başsavcısı Dan Rayfield öncülüğünde bir araya gelen 25 eyalet, ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada, Trump yönetiminin geçen ay açıkladığı tarifelere itiraz etti.
İlginizi Çekebilir
Dava dilekçesinde, Trump yönetiminin 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında uygulamaya koyduğu tarifelerde yasal yetkisini aştığı ve İdari Usul Yasası’nı ihlal ettiği savunuldu.
Başsavcılar, söz konusu tarifelerin gerçek bir gerekçeye dayanmadığını, iddia edilen zorla çalıştırma uygulamalarını hedef almak amacıyla tasarlanmadığını ve daha önce mahkemeler tarafından yasaya aykırı bulunan tarifeleri yeniden uygulamaya koyma amacı taşıdığını ileri sürdü.
Dava dilekçesinde mahkemeden, tarife kararının hukuka aykırı ilan edilerek iptal edilmesi, yürürlüğünün durdurulması ve tarifeler kapsamında ödenen gümrük vergilerinin iade edilmesi talep edildi.
Trump yönetimine karşı açılan davaya katılan eyaletler arasında Colorado, Connecticut, Delaware, Hawaii, Illinois, Massachusetts, Maryland, Maine, Michigan, Minnesota, Nevada, New Jersey, New Mexico, New York, North Carolina, Rhode Island, Virginia, Vermont, Washington ve Wisconsin yer alırken, Kentucky ve Pennsylvania valileri de koalisyona katıldı.
California Başsavcısı Rob Bonta, yaptığı yazılı açıklamada, “Başkan Trump, Amerikalıların yaşam maliyetini artırma konusunda o kadar kararlı ki bunu yapmak için yasaları tekrar tekrar ihlal etmeyi göze alıyor.” ifadelerini kullandı.
Bonta, bunun Trump yönetiminin tarifeleri yasa dışı biçimde uygulamaya yönelik üçüncü girişimi olduğunu belirterek, yönetimin yetkisini kötüye kullanmasına karşı üçüncü kez dava açtıklarını kaydetti.
Arizona Başsavcısı Kris Mayes de yaptığı açıklamada, tarifelerin market fiyatlarının yükselmesine, küçük işletmelerin daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalmasına ve ekonominin neredeyse her sektöründe kaosa yol açtığını savundu.
Oregon Başsavcısı Dan Rayfield ise “yasa dışı” olarak tanımladığı gümrük vergilerinin bedelini yabancı hükümetlerin değil ABD halkının ödediğini ifade etti.
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), 23 Temmuz’da, zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamada ve bu yasağı etkin şekilde uygulamada yetersiz kaldıkları gerekçesiyle 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında yürütülen soruşturmalar sonucunda 60 ticaret ortağına yüzde 10 veya yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuştu.
Trump yönetiminin son tarife hamlesi, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na (IEEPA) dayandırılarak uygulanan tarifelerin yasaya aykırı olduğuna hükmetmesinin ardından 24 Şubat’ta 122. Bölüm kapsamında devreye sokulan 150 gün süreli yüzde 10 oranındaki geçici küresel tarifelerin süresinin dolmasına bir gün kala gelmişti….

Venezuela’daki depremlerde can kaybı 6 bin 125’e yükseldi

Venezuela Ulusal Meclis (AN) Başkanı Jorge Rodriguez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 579 artarak 6 bin 125, yaralı sayısının ise 16 bin 740 olduğunu belirtti.
Bu arada Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, başkent Caracas’ta katıldığı konut teslim töreninde açıklamalarda bulundu. Yıl sonuna kadar 4 bin aileye 4 bin konut teslim edeceklerini vurgulayan Rodriguez, “Aralık ayına kadar teslim edeceğimiz bu 4 bin konuta ek olarak, yeni evlerin inşasına başlamak için arazi incelemelerimizi sürdürüyor ve sahaları temizliyoruz. Üstelik bu sayıya, sıfırdan yapacağımız ve inşa edeceğimiz yeni projeler dahil değil.” ifadelerini kullandı.
Rodriguez, afetzedeleri yalnız bırakmayacaklarını belirterek, “Amacımız, bu çifte depremden ağır şekilde etkilenen vatandaşlarımıza huzur ve mutluluk vermek; onlara yalnız olmadıklarını hissettirmektir. Geçici çadır kentlerde ve kamplarda kalan her bir kişinin, her bir çocuğun ve her bir büyüğümüzün yalnız olmadığını bilmesini istiyoruz.” diye konuştu.
VENEZUELA’DA 2 BÜYÜK DEPREM MEYDANA GELMİŞTİ
ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran’da Venezuela’da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde 2 deprem meydana geldiğini bildirmişti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 26 Haziran’daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı maddi hasarın maliyetini 6,7 milyar dolar olarak hesaplamıştı.
İçişleri Bakanlığı: Erdal Beşikçioğlu, Etimesgut Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı
Trump’tan ‘Hürmüz Boğazı kontrolümüzde’ açıklaması! İran’dan ‘müzakere’ resti…

Bakan Gürlek, Bakan Işıkhan ile bir araya geldi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile biraraya geldi.
Bakan Gürlek, NSosyal’deki hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Vedat Işıkhan ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Çalışma hayatının güçlendirilmesine yönelik Bakanlıklarımız arasındaki işbirliğini değerlendirdik. Sayın Bakanımıza nazik ziyareti için teşekkür ediyorum.”
Bakan Memişoğlu sağlık yatırımlarına ilişkin açıklamada bulundu
Türkiye, Mısır ve Katar, Gazze’de İsrail ihlallerini şiddetle kınadı…

Havacılık tarihine geçecek skandal! Malezyalı pilot havalimanında valiz dolusu uyuşturucuyla yakalandı; idrar testi de pozitif çıktı

Olay, 28 Temmuz’da Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı’ında meydana geldi. Kuala Lumpur’dan Jakarta’ya görevli olarak gelen Malezya Airlines pilotu MSO’nun bavulu, gümrük memurlarının X-ray kontrolünde şüpheli bulundu.

Bavulda yapılan aramalarda 14 büyük paket içinde toplam 25,2 kilogram ağırlığında 70 bin 114 uyuşturucu hap, el bagajında ise 4 gram metamfetamin ele geçirildi. Yapılan idrar testinde de pilotun uyuşturucu kullandığı tespit edildi. Yetkililer, pilotun uçuş sırasında bu maddelerin etkisi altında olduğunun değerlendirildiğini bildirdi.

ÜÇÜNCÜ KEZ UYUŞTURUCU TAŞIDIĞINI İTİRAF ETTİ
Soruşturmada ifadesi alınan pilot, bir kişinin talimatıyla uyuşturucuyu Jakarta’ya getirdiğini, karşılığında 50 bin Malezya ringgiti (yaklaşık 12 bin dolar) almasının vaat edildiğini söyledi. Polis, pilotun uyuşturucu taşıma olayını üçüncü kez gerçekleştirdiğini açıkladı.

TESTLERİ ATLATMAK İÇİN TEMİZ İDRAR TAŞIMIŞ
Polis, pilotun ani uyuşturucu testini geçebilmek amacıyla önceden alınmış temiz idrarı bir şişede yanında taşıdığını belirledi. Şüphelinin sorgusunda, “Ani test olursa bunu kullanacaktım” dediği öğrenildi

SON DAKİKA | Petrol fiyatları çakıldı! 3 haftanın en düşüğünü gördü
İçişleri Bakanlığı: Erdal Beşikçioğlu, Etimesgut Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı…

Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı! Denizcilik Genel Müdürlüğü: 3 yaralı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Karadeniz’de dron saldırısına uğrayan “NADEZHDA” isimli Ro-Ro gemisinde 13’ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 mürettebatın bulunduğunu ve gemide bulunan denizcilerin Rusya deniz unsurları tarafından emniyetli şekilde Novorossiysk Limanı’na tahliye edildiğini bildirdi.
3 YARALININ DURUMU AĞIR
Genel Müdürlüğün, sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, konuya ilişkin bilgi verildi.
Novorossiysk Limanı’ndan Samsun’a seyir halinde bulunan “NADEZHDA” isimli Ro-Ro gemisinin, Novorossiysk’e yaklaşık 20 deniz mili açıkta dron saldırısına uğradığı belirtilen paylaşımda, gemide 13’ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 mürettebatın bulunduğu ifade edildi.
Paylaşımda, ilk belirlemelere göre geminin yaşam mahallinde ve baş kısmında hasar meydana geldiği ve gemide yangının devam ettiği bildirilerek, şunlar kaydedildi:
“MRCC Novo ile yapılan görüşme neticesinde, gemide bulunan denizcilerin Rusya’ya ait deniz unsurları tarafından emniyetli şekilde Novorossiysk Limanı’na tahliye edildiği öğrenilmiştir. İlk bilgilere göre 3 personelin sağlık durumunun ağır olabileceği bildirilmiştir. Gemide yangın devam etmekte olup, bölgede dron saldırısı riskinin sürmesi nedeniyle kurtarma operasyonu gerçekleştirilememektedir. Konuya ilişkin gelişmeler yakından takip edilmekte olup tüm denizcilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlıkla ailelerine kavuşmalarını temenni ediyoruz.”
3 Ağustos 2026 tarihinde, Novorossiysk Limanı’ndan Samsun’a seyir hâlinde bulunan NADEZHDA isimli Ro-Ro gemisinin, Novorossiysk’e yaklaşık 20 deniz mili açıkta dron saldırısına uğradığı bilgisi alınmıştır.Gemide, 13’ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 mürettebat… pic.twitter.com/yb1pDYmCBE— DENİZCİLİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (@denizcilikgm) August 3, 2026
SON DAKİKA | Petrol fiyatları çakıldı! 3 haftanın en düşüğünü gördü
Uçakta rahatsızlanan yolcu için anons yapıldı! İlk müdahaleyi Sağlık Bakanı Memişoğlu yaptı…

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola vakaları 3 bin 748’e çıktı

Sağlık Bakanlığının paylaştığı son verilere göre salgın, Haut-Uele, Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Tshopo eyaletlerinde etkisini sürdürüyor.
Salgının başlangıcından bu yana 3 bin 748 doğrulanmış vaka kaydedilirken, 1657 kişi hayatını kaybetti. Salgında ölüm oranının yüzde 44, temaslı takip oranının ise yüzde 80,1 olarak güncellendiği bildirildi.
EBOLA, AFRİKA’DA BİNLERCE KİŞİNİN ÖLMESİNE NEDEN OLDU
Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976’da Sudan’ın Nzara kasabasında ve KDC’nin Yambuku köyünde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.
KDC’deki salgın, Ebola Nehri yakınındaki köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti. Ebola virüsü, Aralık 2013’te Batı Afrika’da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası yaşamını yitirmişti.
KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs’ta ülkede salgın ilan edilmişti. Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın nadir Ebola varyantı “Bundibugyo” virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.
Trump’tan ‘Hürmüz Boğazı kontrolümüzde’ açıklaması! İran’dan ‘müzakere’ resti
Uçakta rahatsızlanan yolcu için anons yapıldı! İlk müdahaleyi Sağlık Bakanı Memişoğlu yaptı…

Trump’tan ‘Hürmüz Boğazı konrolümüzde’ açıklaması! İran’dan ‘müzakere’ resti

ABD Başkanı Donald Trump, müzakereler konusunda İran’ın tutarsız açıklamalar yaparak “ikiyüzlü” davrandığını ve Hürmüz Boğazı’nın ABD tarafından kontrol edildiğini​​​​​​​ savundu.
ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, bugün başlaması planlanan İran müzakerelerine değindi. Trump, İran’ın önce ABD ile görüşmek için kendilerine “yalvardığını”, sonra ise kamuoyu önünde “sadece Umman ile görüştüklerini” ifade ederek tutarsız davrandığını savundu.
“İRAN İKİ YÜZLÜ”
ABD Başkanı, “İran yönetimi inanılmaz derecede ikiyüzlü. Bir görüşme talep ediyorlar, hatta yalvarıyorlar, görüşmeler başlıyor ve yakın gelecekte de yenileri planlanıyor, sonra da açıkça ve gururla (ABD ile) hiçbir görüşme yapmadıklarını, hiçbir şeyin konuşulmadığını ve sadece Umman ile müzakere ettiklerini söylüyorlar.” ifadesini kullandı.
İlginizi Çekebilir
Trump ayrıca, İran’ın aksi yöndeki açıklamalarına karşın Hürmüz Boğazı’nın Amerikan donanması tarafından kontrol edildiğini ve İran bir anlaşmaya imza atana kadar kendilerinin istemediği hiçbir geminin boğazdan geçemeyeceğini belirtti. Trump, paylaşımının sonunda İran’ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olamayacağı söylemini yineledi. ABD Başkanı, dünkü açıklamasında İran ile müzakerelerin bugün yeniden başlayacağını ve planlanan saldırıları durdurduğunu ifade etmişti.
İRAN’DAN ‘MÜZAKERE’ RESTİ
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile bölgesel konuları ele aldı.
İran Dışişleri Bakanı’nın resmi Telegram hesabına göre Erakçi ile Busaidi telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede taraflar bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün yaptığı açıklamada “ABD ile müzakere halinde değiliz. Umman ile görüşmeler Hürmüz Boğazı’ndaki gemilerin güvenli geçişine odaklanıyor.” demişti. Umman ile yapılan görüşmelerin, Hürmüz Boğazı’nda güvenli gemi geçişlerini sağlamak amacıyla yeni ve geçici bir güzergah belirlemeye yönelik olduğunu söyleyen Bekayi şu ifadeleri kullanmıştı:
“ABD ile müzakere halinde değiliz. Umman ile görüşmeler Hürmüz Boğazı’nda gemilerin güvenli geçişine odaklanıyor. ABD’nin deniz ablukası ve saldırıları devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı’nın mevcut durumunda bir değişiklik olmayacak.”​​​​​​​
Uçakta rahatsızlanan yolcu için anons yapıldı! İlk müdahaleyi Sağlık Bakanı Memişoğlu yaptı
FETÖ’cü terörist Burkay Karatepe’ye yardım eden şüpheliden çarpıcı ifadeler: ‘Salih usta’ diye tanıdım…

Çin basınından dikkat çeken Türkiye analizi! ‘ABD, İngiltere ve Rusya’nın yer aldığı gruba katıldı’

Türkiye’nin dış politikada attığı adımlar uluslararası medya tarafından yakından takip ediliyor. Çin merkezli South China Morning Post, Türkiye’nin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) nezdinde diyalog ortağı statüsüne yükselmesini analiz etti.
Analizde, Türkiye’nin ASEAN’daki etkili diyaloğunun, kendisini “orta güç” olarak konumlandırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirildi.
TÜRKİYE DEVLERİN YER ALDIĞI GRUPTA
South China Morning Post’un haberine göre, 21 Temmuz’da alınan kararla Türkiye, 2021’de Birleşik Krallık’ın kabulünden bu yana yeni diyalog ortağı alınmayan ASEAN’da ABD, Çin, Rusya, Birleşik Krallık, Avustralya, Japonya ve Güney Kore’nin yer aldığı gruba katıldı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, aynı gün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin “2010 yılında ASEAN ile kurumsal ilişkilerimizin temelini atmamızdan bu yana” ASEAN üyeleriyle iş birliğini artırdığını ve ticaret hacmini 6,5 milyar dolardan 16 milyar dolara çıkardığını belirtti.
Fidan, “Yaklaşık 700 milyon nüfusa ve 4 trilyon doları aşan ekonomiye sahip ASEAN bölgesiyle siyasi ve ekonomik iş birliğimizin daha da derinleşeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ASEAN ile ilişkileri, 2010 yılında Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’nın imzalanmasıyla başladı. Türkiye, 2017 yılında ise sektörel diyalog ortağı statüsü kazandı.

ASYA ÜLKELERİ İLE GÜÇLÜ İLİŞKİLER
Haberde, Türkiye’nin özellikle Malezya, Vietnam, Endonezya, Tayland ve Singapur ile güçlü ticari ilişkileri bulunduğu ifade edildi.
SAVUNMA VE TİCARET ALANINDA İŞ BİRLİĞİ
Ankara ayrıca Endonezya, Malezya ve Filipinler’e gelişmiş insansız hava araçları, zırhlı araçlar, korvetler, helikopterler ve diğer silah sistemleri ihraç ederek bölgeyle savunma ve ticaret alanındaki bağlarını güçlendirdi.
Fidan, “Bu gelişme, küresel diplomasi vizyonumuzun doğu eksenini oluşturan Asya-Pasifik bölgesindeki etkimizi artırmak, ASEAN bölgesine yönelik uzun vadeli stratejimizi ilerletmek ve mevcut projelerimizi tamamlamak açısından son derece önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.
‘TÜRKİYE STRATEJİK ÖZERKLİĞİNİ GÜÇLENDİRME YOLUNDA’
SCMP’ye değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” söyleminin küresel yönetişimde daha fazla aktörün temsil edilmesi gerektiği anlayışını yansıttığını belirtti.
Habere göre uzmanlar, “ASEAN’ın merkezilik konusundaki ısrarı ile Türkiye’nin stratejik özerklik politikası benzer bir noktadan besleniyor. Her ikisi de stratejik esnekliğin giderek azaldığı bir dönemde kendi seçeneklerini açık tutma arzusunu taşıyor” ifadelerini kullandı.
KITALAR VE HALKLAR ARASINDA KÖPRÜ BAKIŞI
SCMP’ye göre “Türkiye kendisini her zaman kıtalar ve halklar arasında bir köprü olarak gördü. Bu öz algı da dış politikasına yansıdı” diyen analistler, ASEAN ile ilişkilerde gelinen noktanın uzun yıllara dayanan sürecin doğal sonucu olduğunu söyledi.
FARKLI SİYASİ GRUPLARLA EŞ ZAMANLI İLİŞKİ
Habere göre analistler, Türkiye’nin uluslararası sistemdeki parçalanma ve çok kutupluluğu dikkate alarak farklı siyasi bloklarla eş zamanlı ilişki geliştirmeyi hedeflediğini belirtti.
Yazıya göre bir analist, “Ankara uluslararası sistemin giderek daha parçalı ve çok kutuplu hale geldiğini görüyor ve Türkiye’yi yerleşik siyasi bloklar arasında çalışabilen bir ülke olarak sunuyor” dedi.
‘DÜRÜST VE GÜVENİLİR BİR DOST’
Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki yakın ilişkilere dikkati çekilen analizde, “ASEAN’ın içgüdüsü de önemli bir açıdan benzer. Malezya’nın Türkiye’yi dürüst ve güvenilir bir dost olarak tanımlaması önemli ölçüde siyasi güveni yansıtıyor. Enver İbrahim ile Erdoğan’ın kişisel olarak yakın ilişkileri bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, bu güvenin kalıcı iş birliğine dönüşmesi için Türkiye’nin ASEAN’ın uzlaşıya dayalı kurumsal yapısına uyum sağlayarak toplantılara düzenli katılım göstermesi, somut projeleri finanse etmesi ve tüm üye ülkelerle yakın istişare yürütmesi gerektiğini kaydetti.
70 yıl sonra tarihi an! Kaplanlar Orta Asya bozkırına geri döndü
KKTC sınır kapılarında geçişler azaldı! İlk 6 ayda dikkat çeken düşüş…

70 yıl sonra tarihi an! Kaplanlar Orta Asya bozkırına geri döndü

Kazakistan’ın Almatı bölgesindeki İle-Balhaş Devlet Doğa Rezervi’nde, “Ümit” adı verilen dişi Amur kaplanının bozkırda doğal yaşam alanına salındığı tören düzenlendi.
Törene, Kazakistan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Yerlan Nısanbayev, Rusya Adalet Bakanı ve Amur Kaplanı Merkezi Denetleme Kurulu Başkanı Konstantin Çuyçenko’nun yanı sıra bilim insanları, uluslararası doğa koruma kuruluşlarının temsilcileri ve projede görev alan uzmanlar katıldı.

70 YIL SONRA İLK KEZ
Bakan Nısanbayev, yaptığı konuşmada, kaplanların tarihi yaşam alanlarına dönüşünün Kazakistan, Rusya ve uluslararası ortakların uzun yıllara dayanan ortak çalışmasının sonucu olduğunu belirtti.
Bugün tarihi bir ana tanıklık ettiklerini belirten Nısanbayev, “Kaplanların Kazakistan’dan yok olmasının üzerinden 70 yılı aşkın süre geçtikten sonra ilk kaplan yeniden tarihi yaşam alanına bırakıldı. Bu, devletimizin, Rus meslektaşlarımızın, bilim insanlarının ve uluslararası ortaklarımızın yıllardır yürüttüğü çalışmaların sonucudur.
Önümüzde kaplanların izlenmesi ve sürdürülebilir bir popülasyon oluşturulması için büyük bir çalışma var.” dedi.
Böylece kaplanların Kazakistan’da tamamen ortadan kaybolmasının üzerinden 70 yılı aşkın süre geçtikten sonra ilk kez bir kaplan tarihi yaşam alanına geri döndü.

ÜMİT’E GPS/GSM UYDU TAKİP TASMASI TAKILDI
Doğaya salınmadan önce Ümit, kapsamlı veteriner kontrollerinden geçirildi. Uzmanlar, kaplanın sağlık durumu, davranışları, avlanma becerileri ve insanlara karşı tepkisini ayrıntılı şekilde değerlendirdi.
Yapılan incelemelerin ardından tek başına doğada yaşayabilecek durumda olduğuna karar verilen Ümit’e, serbest bırakılmadan önce hareketlerinin anlık olarak takip edilmesini sağlayacak GPS/GSM uydu takip tasması takıldı.Kaplan, uydu sistemi, fotokapanlar ve diğer modern izleme yöntemleriyle 24 saat boyunca uzmanlar tarafından takip edilecek.
Ümit, Mayıs 2026’da Rusya’nın desteğiyle Kazakistan’a getirilen dört Amur kaplanından biri.
İkisi yetişkin, ikisi yavru olmak üzere ülkeye getirilen diğer erkek kaplan ile iki yavru kaplan, İle-Balhaş Devlet Doğa Rezervi’ndeki özel adaptasyon alanlarında uzmanların gözetiminde gelişim ve davranış süreçlerini sürdürüyor.Erkek kaplan ile yavruların veteriner ve davranış testlerinin tamamlanmasının ardından doğal yaşama bırakılıp bırakılmayacağına karar verilecek.
KKTC sınır kapılarında geçişler azaldı! İlk 6 ayda dikkat çeken düşüş
Ümit’in salındığı İle Nehri Vadisi ile Güney Balhaş bölgesi, tarih boyunca Turan kaplanlarının doğal yaşam alanı olarak biliniyor. Tugay ormanları ve zengin av hayvanı varlığı sayesinde bölge, Orta Asya’nın en büyük yırtıcılarından biri olan Turan kaplanına ev sahipliği yapıyordu.
Ancak 20. yüzyılın ortalarında doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi, yabani toynaklı hayvanların azalması ve kaçak avcılık nedeniyle Turan kaplanı Kazakistan’da tamamen yok oldu.
Bilim insanları, son yıllarda yapılan moleküler genetik araştırmaların Turan kaplanı ile Amur kaplanının genetik olarak neredeyse aynı olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor. Bu nedenle Amur kaplanı, Orta Asya’da tarihi yaşam alanlarında kaplan popülasyonunun yeniden oluşturulması için en uygun kaynak popülasyon olarak kabul ediliyor.
Adana kebabını öve öve bitirememişti! Ermenistan’da Rubinyan’a yeni görev…

KKTC sınır kapılarında geçişler azaldı! İlk 6 ayda dikkat çeken düşüş

Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden KKTC’ye 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde kara kapıları üzerinden yapılan geçişlerde, bir önceki yılın aynı dönemine göre düşüş yaşandı. KKTC Turizm Bakanlığı’nın, Polis Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği istatistiklere göre, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden gelen Kıbrıslı Rumlar ile diğer ülke uyrukluların toplam giriş sayısı, 2025 yılının ilk altı ayında 2 milyon 121 bin 216 olarak kaydedilirken, bu rakam 2026’nın aynı döneminde 1 milyon 827 bin 715’e geriledi.
Böylece söz konusu girişlerde yıllık bazda yüzde 13,84 oranında azalma gerçekleşti.Aynı kategoride 2024 yılının ilk yarısındaki giriş sayısı ise 2 milyon 371 bin 668 olmuştu.
KKTC VATANDAŞLARININ GİRİŞLERİNDE ARTIŞ
Ocak-Haziran dönemleri dikkate alındığında, Kıbrıslı Rumların KKTC’ye girişleri 2024 yılında 1 milyon 434 bin 879; 2025 yılında 1 milyon 227 bin 168 ve 2026 yılında ise 1 milyon 24 bin 706 olarak kayıtlara geçti. Buna göre, Kıbrıslı Rumların KKTC’ye girişleri 2026 yılında 2024’e göre yüzde 28,6; 2025’e göre ise yüzde 16,5 oranında azaldı. Veriler, sınır kapılarındaki yoğunluğun önemli bölümünü KKTC vatandaşlarının oluşturduğunu gösterdi. KKTC vatandaşlarının Ocak-Haziran dönemindeki giriş sayısı 2026 yılında 1 milyon 611 bin 338’e yükselirken, aynı rakam 2025 yılında yaklaşık 1 milyon 603 bin olarak kaydedilmişti.
KKTC vatandaşlarının da dahil edilmesiyle birlikte 2026 yılının ilk altı ayında kara kapılarından gerçekleşen toplam giriş sayısı 3 milyon 439 bin 53 oldu. Ancak bu rakam, 2025’in aynı dönemindeki 3 milyon 724 bin 827 toplam girişe göre yüzde 7,66 oranında, yani 285 bin 334 giriş daha düşük gerçekleşti.
Verilere göre, yılın ilk altı ayında kara kapılarından KKTC’ye günlük ortalama 19 bin kişi giriş yaptı.
Bu sayı 2025’in aynı döneminde 20 bin 577 olarak hesaplanmıştı. Günlük ortalama girişlerin 8 bin 902’sini KKTC vatandaşları, 5 bin 661’ini Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde yaşayan Kıbrıslı Rumlar, 4 bin 437’sini ise diğer ülke vatandaşları oluşturdu.
Tuna Nehri’nde kontrollü patlama! Su akışı kritik seviyede
YENİ SINIR KAPILARI TARTIŞMASI SÜRÜYOR
Özellikle hafta sonlarında yüksek hava sıcaklıklarının da etkisiyle sınır kapılarında uzun araç kuyrukları oluşmaya devam ediyor. Lefkoşa ve Gazimağusa bölgesindeki geçiş noktalarında yaşanan yoğunluk, yeni sınır kapılarının açılması yönündeki talepleri yeniden gündeme taşıyor.
Buna rağmen, iki taraf arasında yeni geçiş noktalarının açılmasına yönelik girişimlerde somut bir ilerleme sağlanamadığı, mevcut kapılarda yaşanan yoğunluğun ise çözüm bekleyen önemli konular arasında yer aldığı belirtiliyor.
Avrupa’da yeni virüs paniği! Çiftliklerde yayılıyor…