ABD ile İran arasında ‘Hürmüz’ misillemesi son sürat devam ediyor! Tehditler art arda geldi… Ya hepimiz ya hiçbirimiz
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ın çevresinde yer alan köprü veya enerji santralini bombalama tehdidine ilişkin, “Köprülerimiz ya da enerji santrallerimiz saldırıya uğrarsa ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin elektriği kesilecektir.” uyarısında bulundu.
Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, ABD Başkanı Trump’ın İran’ın altyapısına yönelik saldırı tehdidine yanıt verdi verdi.
Konuya ilişkin bildiri yayımlayan Musevi, “Köprülerimiz ya da enerji santrallerimiz saldırıya uğrarsa ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin elektriği kesilecektir.” ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada, “Bundan böyle, İran İslam Cumhuriyeti Hürmüz Boğazı’nda bir gemiye füze, roket, insansız hava aracı veya başka herhangi bir cihaz veya silahla ateş açtığı her seferinde, Amerika Birleşik Devletleri, başkent Tahran’ın çevresinde veya içinde bulunanlar da dahil olmak üzere bir köprü veya enerji santralini bombalayarak imha edecektir.” ifadelerini kullanmıştı.
İlginizi Çekebilir
ERAKÇİ: ABD SALDIRILARINA KATKIDA BULUNANLAR, MEŞRU HEDEF OLARAK KABUL EDİLECEK
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, desteğin türü ne olursa olsun, ABD’nin olası saldırılarında katkısı bulunan tarafların meşru hedefler olarak kabul edileceğini söyledi.
ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin ardından Erakçi sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
“Savunma doktrinimiz net: Göze göz, dişe diş.” ifadesini kullanan Erakçi, “İran’a karşı herhangi bir saldırganlık, altyapımız dahil, güçlü ve kararlı bir yanıt vermemizi zorunlu kılacak.” uyarısında bulundu.
Erakçi, ABD’nin olası saldırılarına ilişkin de “Böyle bir saldırganlığa katkıda bulunanlar, desteğin türü ne olursa olsun, meşru hedefler olarak kabul edilecek.” ifadesini kullandı.
“İRAN’A DÜŞÜK MALİYETLİ SALDIRI FİKRİ KÜRESEL EKONOMİYE UZANAN SONUÇLAR DOĞURUR”
İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, “İran’a karşı düşük maliyetli bir saldırı fikrinin enerji piyasasına ve küresel ekonomiye uzanan sonuçlar doğurabilecek bir hata” olduğunu söyledi.
Velayeti, sosyal medya hesabından ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.
İran’ın “caydırıcılığın yeni bir aşamasında olduğunu” söyleyen Velayeti, “İran’a karşı düşük maliyetli bir saldırı düzenleme fikri, askeri alanın çok ötesinde enerji piyasasına ve küresel ekonomiye kadar uzanan sonuçlar doğurabilecek bir hatadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Velayeti, “Beyaz Saray, İran’ı tehdit ederek, bölgesel müttefikleri harekete geçirerek ve Avrupa lobisini etkinleştirerek daha fazla güvenlik ve istikrar sağlamayacağını, aksine hataların sonuçlarını küresel hale getireceğini bilmelidir.” ifadelerini kullandı.
“HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA ALTERNATİF GÜZERGAHLARIN KULLANILMAMASI KONUSUNDA UYARIYORUZ”
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nda alternatif güzergahların kullanılmaması korusunda uyarıda bulundu.
Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı’na ilişkin bildiri yayımladı.
Bildiride, “Hürmüz Boğazı’nın girişi ve çıkışı bellidir ve kesin kontrolümüz altındadır. Alternatif güzergah güvensiz ve tehlikelidir. Hürmüz Boğazı’nda alternatif güzergahların kullanılmasının telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada, “Bundan böyle, İran İslam Cumhuriyeti Hürmüz Boğazı’nda bir gemiye füze, roket, insansız hava aracı veya başka herhangi bir cihaz veya silahla ateş açtığı her seferinde, Amerika Birleşik Devletleri, başkent Tahran’ın çevresinde veya içinde bulunanlar da dahil olmak üzere bir köprü veya enerji santralini bombalayarak imha edecektir.” ifadelerini kullanmıştı.
İRAN MECLİS BAŞKANI KALİBAF: YA HEPİMİZ YA HİÇBİRİMİZ
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran’ın petrol satamadığı bir bölgede kimsenin petrol satamayacağını belirterek, ya herkesin güvende olacağını ya da hiç kimsenin güvende olmayacağını söyledi.
Kalibaf, sosyal medya hesabından Hürmüz Boğazı ve petrol satışına ilişkin açıklama yaptı.
“Bu savaşın denklemi net; ya hepimiz ya hiçbirimiz!” ifadesini kullanan Kalibaf, “Bizim petrol satmadığımız bir bölgede kimse petrol satmayacak. Güvenliğimiz sağlanmazsa, hiçbir altyapı güvende olmayacak.” dedi.
Kalibaf, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin ABD güçlerinin yokluğuna bağlı olduğunu savunarak “Boğaz’daki durumun savaştan önceki haline dönmeyeceğini defalarca söyledik.” ifadesini kullandı.
TRUMP’TAN TEHDİT
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın bundan sonra Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yeni bir saldırı düzenlemesi durumunda, “Tahran’ın yanında veya içinde bir köprü ya da enerji santralini” hedef alacaklarını bildirdi.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’ı, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere saldırması durumunda ülkenin başkenti ve çevresindeki altyapıları vurmakla tehdit etti.
İran’a yönelik saldırıların eskisine göre daha şiddetli olacağı işaretini veren Trump, bugünden itibaren caydırıcılık konusunda daha kritik hedeflere yöneleceklerini vurguladı.
Trump, “Bu noktadan itibaren İran İslam Cumhuriyeti, füze, roket, dron veya başka herhangi bir cihaz veya silahla Hürmüz Boğazı’ndaki bir gemiye ateş açtığında, ABD, başkent Tahran’ın yanında veya içinde bulunanlar da dahil olmak üzere bir köprü ya da enerji santralini bombalayacak ve yok edecektir.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı’nın açıklaması, İran’ın önceki günlerde Orta Doğu’daki ABD üslerine yaptığı saldırılarda 3 askerin daha hayatını kaybetmesinin ardından geldi.
Trump, dün yaptığı paylaşımda hayatını kaybeden ABD askerlerinin sayısını 18 olarak açıklamıştı….
Yeni parti ne zaman kurulacak? Özgür Özel tarih verdi
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP’li bazı milletvekilleriyle Çankaya’daki bir otelde düzenlenen toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, “Bir yandan da CHP’yi terk etmiyormuşsunuz. Parti meclis üyelerinin bazıları, CHP’de kalacakmış. Olası bir kararda yeni partiden CHP’ye bir dönüş olur mu?” sorusu üzerine Özel, “Partinin teknik kurulunu milletvekillerimizle yapıyoruz. Partinin siyasi kuruluşunu milletimiz ile birlikte ağustos-eylül ayında yapacağız. O kuruluşla birlikte yeni partimize katılacağız.” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
CHP’DE STRATEJİ ‘TOPLU İSTİFA’
CHP’de Özgür Özel’in yeni parti kararıyla başlayan büyük hareketlilik devam ediyor. Ankara kulislerinde konuşulanlara göre CHP’den yeni partiye geçişlerin bireysel değil, toplu istifalarla gerçekleşmesi planlanıyor. Bunun gerekçesi ise yeni partiye katılacak milletvekillerinin aynı zamanda partinin kurucu kadrosunda yer alacak olması.
İddiaya göre milletvekillerinin, yeni partinin kuruluş dilekçesi verilmeden önce toplu olarak CHP’den istifa ederek kurucu isimler arasında bulunması hedefleniyor. Yeni partiye kaç milletvekilinin katılacağı ise henüz netleşmiş değil.
KAÇ MİLLETVEKİLİ YENİ PARTİYE GEÇECEK?
Detayları CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova şöyle aktardı;
“CHP’de istifalar toplu olacak. Yani genel olarak benimsenen strateji bu. Neden? Çünkü milletvekilleri aynı zamanda yeni partinin kurucuları olacaklar. Dolayısıyla yeni partinin dilekçesi verilmeden evvel toplu olarak istifa edip yeni partinin kurucu isimleri arasında yer almaları planlanıyor. Şimdi kaç milletvekilinden bahsediyoruz? Dünden beri bu tartışılıyor. Benim konuştuğum Özgür Özel’e yakın isimler 75’in üzerine net olarak bakıyoruz diyorlar. Ancak bu rakamın 92-93 olabileceğini de ifade ediyorlar.
Dün parti grubundaki havaya baktığımız zaman 81-82 milletvekilinin yeni partiye geçeceği kesin gözüyle bakılıyor idi. Ancak dediğim gibi bu rakamın 92-93 ile 75-80 arasında olabileceği öngörülüyor. Neden? Çünkü son anda fikir değiştirebilecek olan var. Belki bir strateji olarak bazı isimlerin CHP parti grubunda kalması yönünde bir karar çıkabilecek. Bugün Özgür Özel yine kendi yönetim organlarıyla bir araya geliyor. Onlarla konuşuyor. Dün il başkanlarıyla bir aradaydı. Milletvekilleriyle görüşüyor. Dolayısıyla bu toplantılardan çıkacak karara da bağlı bir miktar.
Son dakika… Kılıçdaroğlu cephesinden Özel destekçilerine çağrı: Bu yanlıştan dönün
KILIÇDAROĞLU CEPHESİNİN TAVRI
Öte yandan genel merkeze baktığım zaman orada da şöyle bir iddia var. Özgür Özel kanadının bütün milletvekillerini tek tek arayıp birtakım güvence ve garantiler verdiği iddia ediliyor. Hatta Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen bazı milletvekillerinin dahi telefonla aranarak ikna edilmeye çalışıldığı öne sürüldü. Buna karşılık Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu meseleyi siyasi pazarlık konusu yapmama kararında olduğu, dolayısıyla milletvekillerine şu veya bu yönde bir telkinde bulunmadığı da yine genel merkez kaynakları tarafından ifade ediliyor. Hatta işte dünkü gruptan önce 12-13 milletvekilinin Kemal Kılıçdaroğlu’nu arayıp not bıraktığı, görüşmek istediği de söylendi genel merkez kaynaklarınca ama Kılıçdaroğlu onlara dönmedi bilgisi verildi. Neden? Kılıçdaroğlu’nun neyi tercih ettiğinin farkında olanlarla yol yürümek lazım görüşünde olduğu ifade ediliyor. Ve genel merkezdeki genel havanın da gidenin önünde durmaya gerek yok şeklinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta istifa edip gideceklerin de zamanla bir iç muhasebe yapacağından neredeyse emin genel merkez kaynakları. Yani yeni yol diye girdikleri yol çıkmaz yol olabilir mesajını da veriyorlar.
MECLİS’TEKİ SANDALYE DAĞILIMI BELİRSİZ
Tüm bu sebeplerden dolayı kaç milletvekili yeni partiye geçecek ve yeni partinin grubu Meclis’te nasıl bir sandalye dağılımına sahip olacak bugünden söylemek zor. Ama şunu ifade edebilirim. Genel beklenti 75 ile 80 arasında bir milletvekilinin CHP’den ayrılıp yeni partiye geçeceği şeklinde.
GÖZLER BELEDİYE BAŞKANLARININ KARARINDA
Şimdi belediye başkanları için de dün Özgür Özel, partiyi kurduktan sonra yarın arayıp da sen niye geçmedin, sen niye geçmedin gibi sorgu suale girmeyin uyarısı oldu. Neden? Çünkü Özgür Özel cephesi bu konuda belediye başkanlarına zaman tanıma şeklinde bir karar almış vaziyette. Bunun da bir arka planı var elbette.
Son dakika: CHP’de Özgür Özel’in yeni parti ilanı sonrası Mansur Yavaş’ın kararı ne olacak? Son kulis bilgileri
ZEYDAN KARALAR, ÖZGÜR ÖZEL’E SIRTINI DÖNDÜ
Çünkü işte bazı belediye başkanlarının şu an CHP’de kalmanın daha korunaklı olacağı yönünde bazı duygulara sahip olduğu ve buna saygı duyulacağı da ifade ediliyor. Nitekim dün Adana Zeydan Karalar ben CHP’de kalacağım açıklamasını yaptı. Bir başka önemli isim Mersin Belediye Başkanı. Bakalım o ne karar verecek. Mansur Yavaş en kritik isimlerden birisi ki benim edindiğim bilgilere göre Mansur Yavaş da bu konuda acele etmeme yönünde taşların yerine oturmasını ve siyasi gelişmelerin ne yönde ilerleyeceğini görmek için belli bir süre bekleyeceği konuşuluyor parti kulislerinde.
TEŞKİLATLANMA SÜRECİ BAŞLIYOR
Şimdi bir de teşkilatlanma meselesi var. Onu da özetleyeyim. Şimdi dün il başkanlarıyla görüştü Özgür Özel. O toplantıya yaklaşık 75-76 il başkanı katıldı. Parti kurulduktan sonra teşkilatlanmaya geçilecek. Görünen o ki ilk aşamada genel merkezin görevden aldığı o 56 il başkanı yeni partiye geçecek ve ardından da il ilçelerde yine toplu istifalar görebileceğiz gibi duruyor.
Grup toplantısında CHP’ye veda: Ateşten gömleği giyiyoruz
“PARTİNİN ADI DEĞİŞİR, BİRLEŞİLİR” MESAJI NE ANLAMA GELİYOR?
Dün Özgür Özel’in verdiği bir mesaj çok konuşuldu Ankara’da. Dedi ki, “Partinin adı, logosu değişir ama gün gelir, devran değişir, birleşilir, bir bütünü bozamazlar.” Bu ne demek? Yani bu yeni parti yarın bir gün tekrar CHP ile birleşmek üzere mi kuruluyor? Bu mesajı mı vermeye çalıştı? Bunu biraz sorguladığım zaman CHP içerisinde yola devam etmeye çalışanlar bunu farklı okudu. Onlar diyor ki kopardığı parçayı büyütmek için bir hamle yaptı. Bunu böyle yorumladılar. Neden? İşte çünkü CHP’nin bölünmemesi. CHP’den ayrılmak istemeyen, içine sindiremeyenleri de bir şekilde bu mesajla yanına çekmeye çalışıyor yorumları yapıldı. Ama Özgür Özel’le birlikte hareket edenlere sorduğum zaman da elbette kısa vadede CHP ile birleşmek, CHP’ye dönüş şu an söz konusu bile değil diyorlar. Bizim hedefimiz iktidara yürümek söyleminin altını çiziyorlar. Ancak ilerleyen süreçte özellikle butlan sonrası CHP’de bir kurultay yapılacak. Yani önümüzdeki 4 ay, 5 ay ve en fazla 6 ay sonra bir kurultay yapılacak. Ve orada yeni bir yönetim gelir mi CHP’ye? O yönetimle seçim öncesi bir işbirliği kararı alınır mı? Ama dediğim gibi siyasette tabii bugünden geleceği okumak çok zor. Kaldı ki işte CHP için de kalıp mücadeleyi orada sürdürmeyi düşünenler bugün Özgür Özel’in aldığı kararı eleştiriyorlar. Çünkü diyorlar ki tamam Kılıçdaroğlu yanlış yaptı bunu kabul edelim. Fakat 4 ay sonra kurultaya gidecekse partiyi 4 ay için mi bırakıyorlar? CHP’nin bölünmesi kime yarar? Kılıçdaroğlu’nu iktidarın rotasında hareket etmekle suçlayanlar aslında şu anda tamamen iktidara hizmet ediyorlar gibi birtakım eleştiriler de var. Ve siyasi geleceği açısından da şu an bir maceraya girdikleri yönünde birtakım iddialar var.
YENİ PARTİNİN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK İKİ KRİTİK SÜREÇ
Yeni parti kurulduktan sonra parti programı ve kurmay kadro görüldükten sonra bugün yeni partiyi destekleyen ve heyecanlı bir hava yaratanların beklentileri karşılanmazsa bazı kopuşlar olabilir. Diğer yandan CHP Genel Merkezi’nde kurultay sonrası gelişecek yeni yönetime bakarak yine 6 ok seçmen tercih edebilir gibi birtakım görüşler ve değerlendirmeler yapılıyor. Şu aşamada her iki tarafın da okuması farklı. Çok net ama iki süreç önemli olacak. Yeni parti kurulacak. Kurmay kadrosu, parti programı, nasıl bir ideoloji benimseyeceği ve bugün destekleyenlerin ne kadar bu partiye tutunabileceği. İki. CHP’de bundan sonra yapılacak kurultay. O kurultay sonrası gelecek yönetim. Ki CHP içinde kalanların bir kısmı da ne Kılıçdaroğlu ne Özgür Özel diyor. Ve kurultaya kadar sabredip orada yeni bir lider ismiyle çıkmayı ve partiyi bir şekilde yönetmeyi düşünenler de var. Ama gelişmelere göre göreceğiz tabii.”
Özgür Özel’in açıkladığı yeni partiye geçecek CHP’li vekiller belli oldu! İşte isim isim liste……
Ece Üner, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter’in Ahbap soruşturmasında verdikleri ifade ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın AHBAP Derneği’ne yönelik yürüttüğü soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Bilgi sahibi sıfatıyla ifadeye çağırılan ünlülerden Ece Üner, Öykü Serter ve Gökhan Özoğuz Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na geldi.
3 isim de savcılıktaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.
İlginizi Çekebilir
ECE ÜNER’DEN BİRLİK BERABERLİK SAVUNMASI
Savcılık ifadesi ortaya çıkan sunucu Ece Üner, Haluk Levent’i sanatçı kimliği ve AHBAP Derneği’nin yöneticisi olması nedeniyle tanıdığını, kendisiyle ilk kez 6 Şubat depremlerinin ardından Oğuzhan Uğur’un YouTube kanalında düzenlediği programda yüz yüze geldiğini söyledi. Derneğe bağış yapmadığını belirten Üner, “AHBAP Derneği’ne yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerde kastettiğim husus derneğin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde ‘AFAD da bizim, AHBAP da bizim’ şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti.” dedi.
“KENDİMİ KANDIRILMIŞ HİSSEDİYORUM”
Ece Üner, “Eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması söz konusuysa ben de kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent’in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Geçmişte yaptığım paylaşım nedeniyle pişmanım, AHBAP’la ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent’in ifadesinde gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Eylemlerini lanetliyorum.” dedi.
Ahbap soruşturmasında Ece Üner, Öykü Serter ve Gökhan Özoğuz adliyede
“HALUK LEVENT İLE YARDIM KONUSUNDA ÇOK KISA GÖRÜŞTÜM”
Gökhan Özoğuz ifadesinde, AHBAP Derneği Başkanı Haluk Levent ve dernek yönetici veya üyeleri ile herhangi bir tanışıklığı olmadığını söyleyerek, “Haluk Levent’i gerek basından gerekse aynı sektörden olmamız nedeniyle ismen tanırım ancak kendisi ile herhangi bir zaman diliminde yüz yüze gelmedim. Sadece Kahramanmaraş deprem felaketinden sonra bölgede yardım faaliyetinde bulunuyordum. Bu yardımı gerek İstanbul’da gerekse de o bölgede bulunan tanıdıklar aracılığıyla gerçekleştiriyorduk. Emin olmamakla birlikte Haluk Levent ile ne tür bir yardım yapılacağı hususunda çok kısa görüşmüş olabilirim. Nitekim görüşme neticesinde de herhangi bir sonuç elde etmedik. İhtiyaç durumunda beni arayacağını belirtti ve telefonu kapattı. Sonrasında da herhangi bir arayan olmadı.” dedi.
“YARDIM TOPLAMA FAALİYETİM OLMADI”
Haluk Levent ve AHBAP Derneği’ne herhangi bir para transferi olmadığını söyleyen Özoğuz, “Oğuzhan Uğur ile deprem öncesi tanışıklığım müzik ortamından vardı. Deprem zamanı sosyal medyada sıkça paylaşımlarını ve yardım toplama faaliyetlerini gördüğüm için kendisini arayıp ne yapabileceğimi sordum. Bana ofise gelip bizzat yerinde görmemi istedi. Ben de bunun üzerine Oğuzhan’a ait ofise gittim. Burada bana çalışmalarından bazılarını gösterdi. Hatta göçük altında olan kişiler arayıp adres belirtiyorlardı. Bu adresleri bölgede bulunan kişi veya kurumlara ilettiğini anımsıyorum. Bana dinletilen bazı görüşme içeriklerinde ağlayan kız çocukları ve insanlar vardı ve ben bunları duyunca kendimi kötü hissettim ve oradan ayrıldım. Herhangi bir şekilde AHBAP Derneği için veya Oğuzhan Uğur’un belirttiği herhangi bir hesap için yardım toplama faaliyetim olmadı.” dedi.
Son dakika… Oğuzhan Uğur’un sevk edildiği cezaevi belli oldu
“O SÖZLERİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇİN SÖYLEMEDİM” DEDİ
Sosyal medya paylaşımlarına yönelik konuşan Özoğuz, “YouTube platformunda yapılan paylaşımda ‘Korkunç şeyler yaşandı ve yaşanıyor. Gerçekten de hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissediyorum’ şeklinde bir söylemim oldu ancak bunu kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti ve herhangi bir kamu kurumu için belirtmedim. Göçük altında olan ve çıkarılmayı bekleyen insanların olduğunu görünce ve bir kısmının seslerini duyunca konuşmaların ve seslerin etkisinde kalarak göçük altındaki kişiler ve onları dışarıda bekleyen yakınlarının çaresizliğini anlatmak istedim. Bunun dışında bir niyetim ve söylemim olmadı.” dedi.
“HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM”
Haluk Levent’in çok eskiden, 1990’ların sonlarında, 2000’lerin başlarında günde 4 tane üniversite konserine gittiğini duyduğunu ve yine buradan elde ettiği gelirleri de kumar ve bahis borçlarına karşılık kullandığını duyduğunu söyleyen Özoğuz, “Ama buna birebir şahit değilim. Ancak eskiden beri yapılacak olan yardımlar konusunda Haluk Levent ve derneğine yardımda bulunulmaması yönünde iradem olmuştur ve yakın çevremi de bu konuda yönlendirmişimdir. Haluk Levent gerek sosyal medyada gerek televizyonda gerekse de kamu kurumlarında birçok faaliyette bulundu ve yine birçok kesim tarafından bu faaliyetleri desteklendi ve takdir gördü. Bundan dolayı da o dönem AHBAP Derneği’ne güven duymuştum ancak bahse konu soruşturmadan ve kısmen içeriğinden haberdar olduktan sonra gerek şahsım gerekse benim gibi düşünen insanların yanıldığını gördük, hayal kırıklığına uğradım. Buna ilişkin olarak ‘Ah Ahbap vah Ahbap, hep böyle mi olacak bu işler’ şeklinde bir kınama tweeti paylaştım. AFAD, Kızılay veya AKUT gibi kurumlara herhangi bir güvensizliğim söz konusu olmamıştır. Benim tek amacım insanlara faydalı olabilmek ve yardımcı olabilmektir. Ben vatanıma, milletime, devletime aşk ile bağlıyım. Aksi düşünülemez. Yegane amacım bu bağlılıkla yardım etmektir. Benim iyi niyetimi kötüye kullanarak ve yapılan yardımları da kötü iş ve işlemlerde kullanılmasına sebebiyet vermiş isem benim için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur.” dedi.
Son dakika… Gözaltındaki Oğuzhan Uğur’un ifadesi ortaya çıktı! İşte aylık geliri
“TRAVMA YARATTI”
Öykü Serter ifadesinde, 1999 yılında meydana gelen Adapazarı depreminde muhabir olarak sahada aktif olarak çalıştığını belirterek, “O dönem yaşanan sürece yakinen tanık oldum. Bundan kaynaklı doğal afetlerle ilgili konularda kişisel hassasiyetim bulunmaktadır. Daha doğrusu o dönem bizzat mesleğim itibarıyla şahit olduğum insan manzaraları bende travma yarattı. Ben bizzat o dönem toprağın altından ceset parçaları dahi çıkarttım. İnsanların birbirlerine yetişememesine tanık oldum. Bu husus beni derinden yaralamıştı. Meslek hayatım boyunca da bu tür doğal afetlerle ilgili konularda duyarlı oldum.” dedi.
“MENFAAT SAĞLAYICI FAALİYETLERİ KABUL ETMEM MÜMKÜN DEĞİL”
Bu konuda çok hassas olduğu için 6 Şubat depreminde istem dışı öfkelendiğini söyleyen Serter, “Bana göstermiş olduğunuz tweetlerimi o öfke halinde attım. Ben o dönem tweetleri atarken devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldıklarını düşünerek değil, ortak acıyı paylaşmak için duygularımı dile getirdim. Herhangi bir şekilde insanları AHBAP’a veya herhangi bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmedim, sevk etmedim. Haluk Levent isimli şahsı şahsen tanımam. Şahsen de bu tarz yardım faaliyeti yapan topluluklara itibar etmem. Haluk Levent ile herhangi bir kişisel ilişkim hayatımın hiçbir döneminde olmadı. Kendisi ile herhangi bir ticari ilişkim veyahut para alışverişim olmadı. AHBAP Derneği aracılığıyla bir yardım faaliyetinde bulunmadım. AHBAP Derneği’ne para yatırmadım. İnsanları AHBAP Derneği’ne yönlendirecek hiçbir söylemde bulunmadım. İnsanların duygularının sömürülerek bu tür menfaat sağlayıcı faaliyetleri kabul etmem mümkün değildir. Nasıl ki yardıma geç gidilmesine, insanlara yetişilememesine tepki gösteriyorsam bu tür insanların zor durumlarından faydalanarak insanların duygularını suistimal ederek yapılan bu tür eylemlerin de her zaman karşısındayım.” dedi.
Ahbap soruşturmasında Haluk Levent’in başını daha da ağrıtacak 2 ifade! ‘Çekleri görünce kavga ettim’…
Meteoroloji uyarmıştı! İstanbul’da fırtına etkili oldu, ağaçlar devrildi
Meteorolojinin uyarılarının ardından İstanbul’da fırtına etkili oldu. Bazı ilçelerde çatılar uçtu, ağaçlar devrildi.
İlginizi Çekebilir
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yaptığı uyarıların ardından İstanbul’da fırtına etkisini gösterdi. Esenyurt, Arnavutköy, Küçükçekmece, Avcılar, Büyükçekmece gibi ilçelerde fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Bazı ilçelerde ağaçlar, araçların üzerine devrildi, bazı ilçelerde ise çatılar uçtu.
SICAKLIK 35 DERECEDEN 22’YE DÜŞTÜ
Günlerdir etkisini sürdüren bunaltıcı sıcakların ardından hava adeta tersine dönüyor. Hafta sonu planı yapan milyonlarca kişiyi ilgilendiren yeni tahminlerde, kuzeybatıdan Türkiye’ye giriş yapan sistemin birçok ilde gök gürültülü sağanak ve ani sıcaklık düşüşüne yol açacağı belirtildi. Bazı bölgelerde termometrelerin kısa sürede yaklaşık 10 derece gerilemesi beklenirken, Meteoroloji özellikle kuvvetli yağış görülecek iller için peş peşe uyarılarda bulundu. Sistemin etkisini ilk hissettirdiği Edirne’de ise sağanak yaşamı olumsuz etkilerken, cadde ve sokaklar kısa sürede suyla kaplandı.
Kuzeybatıdan gelen yağışlı sistem hafta sonu yurdun büyük bölümünde etkili olacak. Öte yandan Edirne’de kuvvetli sağanak etkili olurken vatandaşlar zor anlar yaşadı. Edirne’de gök gürültülü sağanak etkili oldu. Kentte öğleden sonra başlayan sağanak, hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu.
Vatandaşlar, sağanaktan korunmak için binaların girişleri ile otobüs duraklarına sığındı. Sağanak öncesi 35 derece ölçülen hava sıcaklığı 22 dereceye kadar düştü. Kentte sağanağın hafta sonuna kadar aralıklarla sürmesi bekleniyor.
SICAKLIKLAR DÜŞÜYOR
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Sefa Dere, ülke genelinde hava sıcaklıklarının hissedilir derecede düşeceğini belirtti.
Dere, yarın yurdun kuzeybatısından gelecek yağışlı sistemle beraber kuzey, iç ve batı kesimlerde yağış görüleceğini söyledi.
Yarın yurdun kuzey kesimlerinde yağışların etkili olacağını bildiren Dere, “Marmara’nın doğusu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Ardahan ve Kars çevrelerinde yağış bekliyoruz.” dedi.
Cuma günü Marmara Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve Akdeniz’in Toroslar kesiminde yağış beklendiğini dile getiren Dere, hafta sonunda yağışların yurdun iç ve batı kesimlerini tamamen etkisi altına alacağını, ülkenin kuzey kesimlerinde de yer yer kuvvetli ve şiddetli olacağını kaydetti.
Dere, İç Anadolu ve Ankara’da yağışların cumadan itibaren görüleceğine dikkati çekerek, yurtta sıcaklıkların hissedilir derecede düşeceğini bildirdi.
ÜÇ BÜYÜKŞEHİRDE HAVA DURUMU
Ankara’da sıcaklıkların 30 ila 31 derece civarında seyrettiğini anlatan Dere, “Cuma gününden itibaren Ankara’ya yağış geliyor. Bu yağışla beraber cumartesi günü Ankara’da sıcaklıklar 20 dereceye kadar düşecek. Pazar gününden itibaren tekrar sıcaklıklar artacak.” ifadelerini kullandı.
İstanbul’da üç gün boyunca yağış beklendiğini söyleyen Dere, yarın Anadolu yakasında görülecek yağışların, cuma ve cumartesi günü İstanbul genelinde etkili olacağını kaydetti.
Dere, cumartesi günü İstanbul’da kuvvetli yağışların beklendiğini bildirdi.
İzmir’de yarın ve cuma günü yağış beklenmediğini vurgulayan Dere, “Cumartesi günü İzmir’e de yağış geliyor. Bu gelecek olan etkili sistemle beraber hava sıcaklıklarında İzmir’de 1 ila 2 derece düşüş bekliyoruz.” dedi.
Sıcaklık 35 dereceden 22’ye düştü! Kuvvetli sağanak yağış yurda giriş yaptı
Adıyaman’daki yeni köy evleri vatandaştan tam not aldı: Devlet babalığından fazlasını yaptı…
Almanya ve Rusya Bakü’de gizlice mi görüştü? Aliyev: Topraklarımız bizden habersiz kullanıldı
Almanya Başbakan Merz ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Berlin’de yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Merz, Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının Almanya ve Avrupa Birliği (AB) açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan barış anlaşmasını “tarihi” olarak nitelendiren Merz, bu anlaşmanın onlarca yıl süren çatışmanın geride bırakılması için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.
Merz, Almanya ve AB’nin bölgede kalıcı barışın sağlanmasına her türlü katkıyı vermeye hazır olduğunu dile getirdi.İki ülke arasında bugün Alman-Azerbaycan Ortak Ekonomik Konseyi kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını anımsatan Merz, bunun her iki ülkedeki şirketler için önemli bir sinyal olduğunu kaydetti.
Orta Doğu’da devam eden kriz nedeniyle enerji güvenliğinin öneminin daha da arttığını vurgulayan Merz, “Azerbaycan ile enerji tedarikimizi daha da çeşitlendirmek istiyoruz.” dedi.
Merz, görüşmede yenilenebilir enerji ve hidrojen alanındaki işbirliğinin de ele alındığını, Azerbaycan’ın yatırım programının Alman şirketleri için yeni fırsatlar oluşturabileceğini söyledi.
Azerbaycan’ın enerji fazlası üreten az sayıdaki ülkeden biri olduğuna işaret eden Merz, “Almanya’nın enerji arzını güvence altına almak söz konusu olduğunda Azerbaycan bizim için ilgi çekici bir ortaktır.” ifadesini kullandı.
‘BÖYLE BİR GÖRÜŞMEDEN HABERİM YOK’
Rusya’dan doğal gaz alımının durdurulmasının ardından yeni tedarik kaynakları aradıklarını belirten Merz, Azerbaycan’ın bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini ve Avrupa’nın enerji güvenliği açısından kilit ortaklardan biri haline geldiğini dile getirdi.
Bakü’de Alman ve Rus siyasetçilerin katıldığı öne sürülen gayriresmi görüşmeye ilişkin soruyu da yanıtlayan Merz, “Böyle bir görüşmeden haberim yok” ifadesini kullandı.
Aliyev ise, konuyla ilgili, ‘Topraklarımız bizden habersizce kullanıldı’ ifadelerini kullandı.
“Azerbaycan, Almanya’nın yeterli petrol arzına sahip olmasını sağlamada önemli ölçüde katkıda bulunabilir”Cumhurbaşkanı Aliyev de Azerbaycan’da 200’den fazla Alman şirketinin faaliyet gösterdiğini anlattı.
Ortak yatırımlar sayesinde bu sayının artmasını beklediklerine işaret eden Aliyev, Alman şirketlerine yeni yatırım teklifleri sunacaklarını ifade etti.
‘1.5 METREKÜP ALMANYA’YA SAĞLANDI’
Aliyev, Azerbaycan’ın halihazırda Almanya’ya ham petrol ihraç ettiğini anlatarak, gelecekte yeşil enerjinin de Avrupa pazarına ulaştırılacağını belirtti.
Enerji güvenliği alanındaki işbirliğinin kapsamlı şekilde gelişeceğini söyleyen Aliyev, şu değerlendirmede bulundu:”Azerbaycan, Almanya’nın yeterli petrol arzına sahip olmasını sağlamada önemli ölçüde katkıda bulunabilir. Bu konuda hiçbir sorun yok. Doğal gaza gelince, bu yıl Almanya’ya doğal gaz tedarikine başladık. Geçen yıl toplam doğal gaz ihracatımız 25 milyar metreküp oldu. Bunun 1,5 milyar metreküpü Almanya’ya sağlandı.”
Aliyev, talep gelmesi ve gerekli altyapı yatırımlarının yapılması halinde bu miktarın artırılabileceğini dile getirerek, mevcut TANAP (Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı) ve TAP boru hatlarının (Trans Adriyatik Boru Hattı) tam kapasiteyle çalıştığını, ihracatın artırılması için yeni boru hatları ve finansmana ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.Avrupa bankalarına doğal gaz ve petrol altyapı projelerine yönelik finansman politikalarını yeniden gözden geçirmeleri çağrısında bulunan Aliyev, gerekli yatırımların sağlanması halinde Azerbaycan’ın Almanya ve Avrupa’ya enerji ihracatını daha da artırabileceğini ifade etti.
Bu arada, Alman ve Rus siyasetçilerin katıldığı öne sürülen gayriresmi görüşmeye ilişkin soru soruldu. Aliyev, cevabında, söz konusu kişilerin basında belirtilen tarihlerde Bakü’de bulunduğunu doğruladı.
Azerbaycan makamlarının toplantı hakkında önceden bilgilendirilmediğini aktaran Aliyev, böyle bir görüşmenin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine katkı sağlaması halinde bunu memnuniyetle karşılayacaklarını söyledi.Öte yandan, basın toplantısının öncesinde iki ülke arasında siyasi, ekonomik, enerji, savunma ve eğitim alanlarında işbirliğini derinleştirmeyi öngören “İkili Ortaklığın Stratejik Gündemine İlişkin Ortak Bildiri” imzalandı.
BAKÜ’DEKİ ALMAN-RUS GÖRÜŞMESİ İDDİASI
İngiltere merkezli The Times gazetesinin haberinde, Almanya ve Rusya’dan eski üst düzey siyasetçi ve diplomatların Bakü’de gayriresmi görüşmede bir araya geldikleri belirtilmişti.
Haberde Alman heyetinde eski Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı ve Brandenburg Eyalet Başbakanı Matthias Platzeck ile eski Başbakanlık Ofisi Başkanı Ronald Pofalla’nın yanı sıra İsviçreli diplomat Tim Guldimann’ın da yer aldığı öne sürülmüştü.
Rus tarafını ise eski Başbakan ve Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı Viktor Subkov, Rusya Bilimler Akademisi Avrupa Enstitüsü Başkanı Alexey Gromyko ile Rusya İnsan Hakları Konseyi Başkanı Valeri Fadeyev’in temsil ettiği iddia edilmişti.
Dışişleri: Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası uygulama tehditlerini kınıyoruz
Trump’tan İran’a yeni tehdit! ‘Her ateşe karşılık bombalayacağız’…
Trump’tan İran’a yeni tehdit! ‘Her ateşe karşılık bombalayacağız’
ABD Başkanı Trump, İran’a yönelik yeni tehditlerde bulundu. Trump, “Bundan böyle, İran Hürmüz Boğazı’nda bir gemiye ateş açtığı her seferinde, ABD İran’da bir köprüyü veya elektrik santralini bombalayacak ya da imha edecektir” ifadelerini kullandı.
‘HER ATEŞE KARŞILIK BOMBALAYACAĞIZ’
Trump’ın tam açıklaması şu şekilde:
İran bundan sonra Hürmüz Boğazı’nda, ister füze, roket, insansız hava aracı ya da başka herhangi bir araç veya silahla olsun, bir gemiye her ateş açtığında, Amerika Birleşik Devletleri Tahran’ın başkentinde bulunanlar da dahil olmak üzere bir köprüyü veya elektrik santralini bombalayacak ve imha edecektir.
‘İRAN BÜYÜK BEDEL ÖDEYECEK’
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden ABD askerleri için düzenlenen törenin ardından uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’ın “çok ağır bir bedel ödeyeceğini” söyledi.
BÖLGEDE SON DURUM
İran’da Hürmüz Boğazı’ndaki Lark Adası’nın ABD tarafından füze saldırısıyla hedef alındığı bildirildi. Tesnim Haber Ajansı’na göre, yerel saatle 14.48’de düzenlenen saldırının etkisiyle adada şiddetli patlama sesleri duyuldu.
Saldırının boyutu, füzenin isabet ettiği nokta ve meydana gelen muhtemel hasarın belirlenmesine yönelik incelemelerin yetkili kurumlarca başlatıldığı kaydedildi.
Bulgaristan’a ABD uçakları konuşlandırılacak! Sebebi belli oldu
Türkiye’nin son hamlesi İsrail ve Yunanistan’da yankılandı! ‘101 km’lik zırh’ diye duyurdular: ‘Türk barutu Akdeniz’de’…
Dışişleri: Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası uygulama tehditlerini kınıyoruz
Dışişleri Bakanlığı’ndan Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası uygulama tehditlerine dair açıklama geldi.
‘ABLUKA TEHDİTLERİNİ KINIYORUZ’
Açıklamada “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası uygulama tehditlerini kınıyor; Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha teyit ediyoruz.
Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda deniz güvenliğini ve seyrüsefer serbestisini tehlikeye atan; deniz taşımacılığını ve küresel ticareti hedef alan eylem ve tehditlerin bir an önce sona erdirilmesi gerekmektedir.
Bölgedeki mevcut gerginliği daha da tırmandırabilecek her türlü eylemden kaçınılması yönündeki çağrımızı yineliyoruz” denildi.
Türkiye’nin son hamlesi İsrail ve Yunanistan’da yankılandı! ‘101 km’lik zırh’ diye duyurdular: ‘Türk barutu Akdeniz’de’
İran duyurdu! ‘ABD, Hürmüz’deki Lark Adası’na saldırdı’…
Türkiye’nin son hamlesi İsrail ve Yunanistan’da yankılandı! ‘101 km’lik zırh’ diye duyurdular: ‘Türk barutu Akdeniz’de’
MİLLİYET.COM.TR / ABD basınından Bloomberg’ün özel haberine göre sismik araştırma gemisi Oruç Reis, 30 Ağustos’a kadar Akdeniz’de Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) birbirine bağlayacak doğalgaz boru hattının geçeceği güzergahta sismik araştırmalar yürütecek.
Türkiye ile KKTC arasında 10 Temmuz’da imzalanan mutabakat zaptının ardından, Türkiye’den adaya uzanacak stratejik doğalgaz boru hattı projesi için de düğmeye basılmıştı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 101 kilometre uzunluğundaki hattın 97 kilometresinin denizden, 4 kilometresinin ise karadan geçeceğini açıklamıştı. Mersin’in Anamur ilçesi ile Girne’nin doğusundaki Teknecik arasında inşa edilecek hattın çift yönlü tasarlanacağını belirten Bayraktar, bu sayede gelecekte adada üretilebilecek doğalgazın Türkiye’ye, buradan da Avrupa’ya ulaştırılmasının önünün açılabileceğini ifade etmişti.
‘TÜRKİYE’NİN ELİ GÜÇLENİYOR’
Türkiye’nin Oruç Reis’i sahaya sürmesi ve doğalgaz hattı için çalışmaları başlatması Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRY) ve İsrail basınında geniş yankı buldu. Haberlerde Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminde elini güçlendirdiği ve bölgedeki dengeleri etkileyebilecek kritik bir adım attığı yorumları öne çıktı.
‘TÜRK BARUTU AKDENİZ’DE’
Yunanistan merkezli Banking News, “Türk barutu Akdeniz’de: Türkiye, Kuzey Kıbrıs’a boru hattı döşüyor” başlıklı haberinde, “Doğu Akdeniz’de sıcaklık yükseliyor. Türkiye, geniş kapsamlı enerji planını hayata geçiriyor” ifadelerini kullandı.
‘YUNANİSTAN’IN YAPAMADIĞINI YAPTILAR’
Rum basınından Nomisma, “Türkiye, Yunanistan’ın yapamadığını yaptı” başlığıyla verdiği haberde, Türkiye’nin Anamur’u Girne’nin doğusuna bağlayacak doğalgaz hattını Avrupa ile arasında bir “enerji köprüsüne” dönüştürmeyi hedeflediğini yazdı. Haberde, 101 kilometrelik hattın 97 kilometresinin deniz altında, 4 kilometresinin ise karada olacağı ve çift yönlü akış sistemiyle işletilmesinin planlandığı aktarıldı.
‘101 KİLOMETRELİK ZIRH’
Atina merkezli Hellas Journal ise “Türkiye’nin 101 kilometrelik zırhı: Oruç Reis yola çıktı” başlıklı haberinde, Türkiye’nin 30 Ağustos’a kadar geçerli NAVTEX ilan ettiğini belirterek, “Doğu Akdeniz’i Türkiye’ye tam anlamıyla bağlayacak 101 kilometrelik hat için hazırlıklar başladı” değerlendirmesinde bulundu.
‘TÜRKİYE, AKDENİZ’İ SARSIYOR’
İsrail basınından Maariv de “Türkiye, Akdeniz’i sarsıyor: Bölgede dengeleri değiştiren hamle” başlığıyla yayımladığı haberde, projenin KKTC’nin enerji güvenliğini güçlendireceğini ve elektrik üretiminde daha temiz doğalgaza geçişi hızlandıracağını yazdı. Haberde ayrıca uzmanların, bu hattın gelecekte Doğu Akdeniz gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak stratejik bir enerji koridorunun temelini oluşturabileceği yönündeki değerlendirmelerine yer verildi.
Maariv, boru hattının takvimine ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulundu. Haberde, “Yetkililere göre mühendislik çalışmalarının 2026 sonunda tamamlanması, boru hattının ise 2028 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor” ifadeleri kullanıldı.
NE OLMUŞTU?
Doğu Akdeniz’de 2020 yılı boyunca karşılıklı yayımlanan NAVTEX ilanları Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilimi tırmandırmıştı. Yunanistan’ın Girit’in doğusunda NAVTEX ilan etmesinin ardından Türkiye, söz konusu alanın kendi kıta sahanlığını kapsadığı gerekçesiyle karşı NAVTEX yayımlamıştı. Daha sonra Oruç Reis’in sismik faaliyetleri nedeniyle peş peşe yeni NAVTEX ilanları yapılmıştı.
Türkiye ile KKTC arasında imzalanan “KKTC’ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı” kapsamında planlanan doğal gaz boru hattının, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz ticaretinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendirilmişti.
Akdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü Sohbet Karbuz da Türkiye ile KKTC arasında planlanan doğal gaz boru hattının mevcut ihracat alternatiflerine göre bazı ticari avantajlar sağlayabileceğini söylemişti.
…
15 milyonda bir yaşanan ‘mucize’ doğum! Tek yumurta dördüzler dünyaya geldi
Avustralya’da 34 yaşındaki Jenitar Na’amoana, herhangi bir tüp bebek veya doğurganlık tedavisi görmeden gerçekleşen gebelik sonucu dünyaya gelen tek yumurta dördüzlerini kucağına aldı.
Doktorlar, bu tür gebeliklerin yaklaşık 15 milyonda bir görüldüğünü belirtiyor.
Avustralya’nın Queensland eyaletindeki 14 Temmuz’da sezaryenle doğum yapan Jenitar Na’amoana, hamileliğinin 28 hafta 4. gününde Emily, Harriet, Catherine ve Alexa adını verdiği dört kız bebeğini dünyaya getirdi.
‘BÜYÜK ŞAŞKINLIK’ YAŞADI
Na’amoana ve eşi Jortham, herhangi bir doğurganlık tedavisi uygulanmadan tek yumurta dördüzü beklediklerini öğrendiklerinde “büyük bir şaşkınlık” yaşadıklarını söyledi.
Doktorlara göre bebekler, döllenen tek bir yumurtanın dört embriyoya bölünmesiyle oluşan tek yumurta dördüzler olarak dünyaya geldi.
BİR ANDA 8 ÇOCUKLU AİLE OLDULAR
ABD’li New York Post’un ‘mucize’ olarak aktardığı haberine göre daha önce dört çocuğu bulunan Brisbane çifti, yaşları 1 ile 10 arasında değişen çocuklarıyla birlikte sekiz çocuklu bir aile haline geldi.
Gebeliği takip eden Dr. Alexa Bendall, vakanın yalnızca tek yumurta dördüzü olmasıyla değil, dört bebeğin de aynı plasentayı paylaşmasıyla daha da sıra dışı olduğunu söyledi.
Bendall, “Tek yumurta dördüzleri yaklaşık 15 milyon gebelikte bir görülüyor. Ancak dördünün de aynı plasentayı paylaşması daha önce görülmemiş bir durum” ifadelerini kullandı.
Yüksek riskli gebelik nedeniyle Na’amoana, hamileliğinin 25. haftasında hastaneye yatırılarak yakın takibe alındı.
Doktorlar, ciddi komplikasyon riskine rağmen annenin 28 hafta 4 güne kadar önemli bir sorun yaşamadan ilerlemesini “olağanüstü” olarak değerlendirdi.
Avrupa’da turistlere ‘artık yeter’ diyen 5 şehir! Radikal yasak kararları
Macron hükümetinde şok bakan istifası! ‘Arılara zarar veren’ yasa kriz çıkardı…
İsrailli bakandan skandal sözler! ‘Gazze’ye yeniden yerleşeceğiz’
Aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi üyesi Bakan Eliyahu’nun açıklaması, devlet televizyonu KAN’da yayınlandı. Eliyahu, açıklamasında “Nihaî hedefimiz, Gazze’nin kontrolünü yeniden ele geçirmek; orada yerleşimlerin kurulması.” ifadesini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun henüz bu konuyu gündeme getirmediğinin farkında olduğunu ancak bu konunun masada olduğunu dile getiren Eliyahu, Orta Doğu’da ancak bu tür bir söylemin etkili olduğunu savundu.
GAZZE’NİN İŞGALİ
İsrail, 1967’deki “Altı Gün Savaşı” olarak bilinen muharebede, Gazze Şeridi’ni de işgal etmişti.
İşgalini sürdüren İsrail, Filistinlilerin topraklarını gasbederek Gazze’deki birçok noktaya yasa dışı yerleşim birimleri inşa etmişti.
YASA DIŞI YERLEŞİMLER
Bu yasa dışı yerleşim birimleri, 2005’te İsrail tarafından boşaltılmıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kabinesindeki bazı bakanların da destek verdiği kimi dernek ve kuruluşlar, Gazze’de 2005’te boşaltılan bu yasa dışı yerleşim birimlerinin yeniden inşa edilmesini ve buralara Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin yerleştirilmesini savunuyor.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, aşırı sağcı bakanlar ve milletvekilleri, İsrail ordusunun saldırılarla yerle bir ettiği Gazze Şeridi’nde yeni yasa dışı Yahudi yerleşimleri kurulması talebiyle 20 Temmuz’da Gazze sınırına yürümüştü.
İsrail ordusu, Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne yönelik başlayan ve yaklaşık iki yıl süren ağır saldırıların ardından Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen bölgeye saldırılarını sürdürüyor.
İspanya’da yangın kabusu! En az 30 bin hektarlık alan küle döndü, binden fazla kişi tahliye edildi
Macron hükümetinde şok bakan istifası! ‘Arılara zarar veren’ yasa kriz çıkardı…

















