Son dakika: Trump’tan BM’de İran çağrısı: Ekonomiden dışlanmasına katkıda bulunun

Son dakika: Trump'tan BM'de İran çağrısı: Ekonomiden dışlanmasına katkıda bulunun

Trump’ın konuşmasının satır başları şöyle: Amerika geri döndü ve ülkemiz bugün şimdiye kadarkinden çok daha güçlü. Ekonomimiz şu anda dünyanın en iyisi. Ordumuz dünyanın en güçlüsü. Teknolojimiz hiç kimsenin gerisinde kalmıyor ve her konuda ilerideyiz. Enerjimiz bütün dünyaya yayılıyor ve Amerika yükseliyor. Gücümüz artıyor. Ülkemiz şimdiye kadarkinden çok daha iyi bir durumda ve geleceğimiz de çok parlak.

DÜNYANIN EN ATEŞLİ ÜLKESİYİZ

Amerika tarihindeki en büyük vergi indirimlerini gerçekleştirdik ve Amerika’ya şu anda tarihimizdekinden çok daha büyük yatırımlar yapılıyor. Hatta dünya tarihinde hiçbir ülkeye bu kadar yatırım yapılmamıştı. Ayrıca borsamızda rekor üstüne rekor kırmaya devam ediyor ve bu yalnızca geçtiğimiz 12 ayda gerçekleşti. Ayrıca 21 trilyon dolarlık yatırım sözü aldık. Ve tabii ki kıyasladığımız dört yıllık sürede önceki yönetim 1 trilyon dolar almıştı. Bir buçuk yıl önce ülkemiz ölüyordu. Ancak şu anda dünyanın en sıcak, en ateşli ülkesiyiz.

Çok uzun süredir devam eden küresel sorunları çözmeye başladık. Şu anda bu odada bir sürü çok önemli lider var. Çoğunuzu çok iyi tanıyorum. Ancak çok kısa bir sürede dünyayı daha güzel, daha güvenli ve çocuklarımız için daha güvenli bir hale getirmeye çalıştık. Dünyanın en önemli ülkesinin başkanı olarak tehditlerin büyümesine izin verme gibi bir niyetim yok. Sorunlar var oldukça daha da zor çözülen hale gelir ve ben de üstüme düşeni yaptım. Barış getireceğim dedim ve barış getirdim. Başkaları bütün tehditleri yok sayarken ben onlarla yüzleştim. Başkaları cesaretten bahsederken Amerika bu cesareti gösterdi. Başkaları güç vaat ederken ben Amerika’nın dünyanın en güçlü ülkesi olması için elimden geleni yaptım.

Son dakika: Trump'tan BM'de İran çağrısı: Ekonomiden dışlanmasına katkıda bulunun

“İRAN’IN NÜKLEER SİLAHLARA ERİŞMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİM”

Bir sürü ülkeyle birlikte çalıştık. Bu odadaki ülkelerle ve bir sürü sorunla baş ettik. Yılların bitmemiş meselelerini bitirmek üzerine uğraştık ve bu tehlikelerden biri de çok iyi bir örnektir. Dünyadaki en büyük sorunlardan biri olarak, dünyadaki bütün terörün en büyük sponsoru İran İslam Cumhuriyeti. 51 yıldır fanatik İran rejimi kan dökerek yönetimini sürdürdü. Kaos yarattı bütün Orta Doğu’da ve ötesinde. Onlar Orta Doğu’nun zorbalarıydı. Ancak artık zorba değiller.

İlginizi Çekebilir

Siyasete atıldığım ilk günden bu yana şunu söyledim. İran’ın nükleer silahlara asla erişmesine müsaade etmeyeceğim. Ve geçen sene görevi devraldığımda, başladığımız ilk anda onlarla müzakerelere oturdum. Çünkü iş birliği yapmak istedim ve böylece nükleer programı sonlandırmak istedim. Teröre verdikleri desteği sonlandırmak istedim. Ancak onlar bunu kabul etmedi ve bu onlar açısından çok büyük bir hataydı. Sonrasında da gece yarısı Çekiçli Operasyonu gerçekleştirdik ve onların nükleer programını enkaz altında bıraktık. Bir anlaşma yapmaları gerektiğini söyledim. Ancak onlar tekrar reddetti. Sonrasında da füze ve drone tehditlerine güvendiler. Ancak bölgedeki Amerikan görevlilerini ve bölgedeki herkesi tehdit ettiler ve Avrupa’ya da vurma yetisine sahip, bu güce sahip bir füze de ürettiler. Umarım Avrupa bunu not almıştır.

İran, nükleer silahlara ulaşma konusundaki koşusunu sürdürüyordu. Balistik füze korumasıyla bu programlarını sürdürmeye çalıştılar ve başarılı olsalardı terör ve ölümü sonsuza kadar yaymaya devam edebilirlerdi. Nükleer bir faciayla karşı karşıya olurduk.İki hafta sonra da 7 Ekim saldırısının üçüncü yıl dönümünü geride bırakacağız. İran burada 1.200 çok masum sivili öldürdü ve onlara eziyet etti. Çocukları öldürdüler. İran’ın dini lideri bunu insanlığa bir hizmet olarak nitelendirdi. Aynı rejim 72 binden fazla kendi vatandaşını katletti. 10 binden fazla kişi protesto ettikleri için öldürüldü. Böyle bir rejimin nükleer silahlara sahip olup o şekilde terör eylemleri gerçekleştirdiğini hayal etmek bile çok zor. Ancak bu, birçoğunun göz ardı etmek istediği bir gerçekti. Herkes bunu görmezden geldi. Bir sürü lider görmezden geldi. Bu konuda hiçbir adım atmak istemediler ancak sorunun varlığını biliyorlardı.

İran’ın anlaşma yapması için onlara defalarca fırsat verdim. ABD ya da diğer ülkelerle anlaşma yapmalarına imkân verdik. Bu çok yıkıcı bir sorundu. Dolayısıyla çözmeye çalıştık ancak olmadığı zaman da Destansı Öfke Operasyonu ile birlikte 150 gemilik donanmalarını denizin dibine gönderdik. Aynı şekilde hava kuvvetleri de yok oldu. Hava savunmaları da komple imha edildi. Drone ve füze üretim kapasiteleri neredeyse sıfırlandı. Bütün kapasitelerini ortadan kaldırdık. Yok olmamış olan tek şey enflasyon. O da onların ülkelerini yok ediyor. Ve yüzde 300’e ulaştı enflasyonları. Ancak bir ateşkeste anlaştıktan sonra bile müzakerelerimiz, müzakerelerden sonra bile sivil gemilere karşı yaptıkları terör eylemleri devam etti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’na teşekkür etmek istiyorum. İran’ın ticari taşımacılığa yönelik aşağılık terör saldırılarını kınayan bu karardan dolayı teşekkür ediyorum. Ve çok memnunum ki Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler burada ortak sunucu sayısı olarak tarihteki tüm konseylerden daha fazlaydı. Burada baskımızı sürdürüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri Donanması da 1 milyar dolarlık varil petrol çıkarttı Venezuela’dan ve savaşın başından bu yana devam ediyoruz. 22, 25, 32, 37 gemi indirdik. Sürekli oradan gemi çıkardık. Her gece, her gün. Ve önümde çok önemli bir karar var. Bir anlaşma yapılacak mı İran’la? Ve bu anlaşma onların yeniden daha iyi bir ülke inşa etmelerine müsaade edecek miyiz? Belki de Orta Doğu’nun en iyi ülkelerinden ya da dünyanın en iyi ülkelerinden biri olacaklar. İran İslam Cumhuriyeti’ni yok mu edeceğim? Çok hızlı bir şekilde mi yapacağım? Ve onların başka kimseye zarar verme, onları öldürme hakkını ve şansını tanımadan mı yapacağım? Onları cehenneme bizzat kendi ellerimle, umutsuzluğa kapanılacak şekilde mi yollayacağım? Ve şu anki inancım bir anlaşma yapacağımız yönünde. Bence ara seçimlerden hemen sonra bir anlaşma yapacağız. Çünkü onlar için anlaşmayı yapmamak hiç mantıklı değil. Onlar şu anda ara seçimlerde nasıl bir performans göstereceğimi görmek istiyor. Ancak ben şu anda bir seçime girmiyorum. Onu zaten yaptım. Ve çok büyük bir farkla seçimi kazandım. Yani burada iki buçuk yıl daha kalacağım zaten garanti. Şu anda bir seçime ben girmiyorum.

“ABD’YE KATILIN İRAN’IN İZOLE EDİLMESİNE KATKIDA BULUNUN”

Dolayısıyla hiçbir zaman bu ara seçime İran konusunda bir ehemmiyet vermedim. Hatta bu konu aklımın ucundan bile geçmedi. Burada düşündüğüm tek şey İran’ın nükleer silahlara asla erişemeyecek olması. Buradaki korkak hainler ABD’nin mühimmatının tükenmekte olduğunu söylüyor ancak bu doğru değil. Tüketebileceğimizden, hatta tüketmeyi tahayyül bile edemeyeceğimiz kadar fazla mühimmatımız var. Şu anda çok hızlı bir şekilde mühimmatımızı artırıyoruz envanterimize. En güçlü mühimmatlarımızdan eklemeye devam ediyoruz. Kullandığımızdan daha hızlı bir şekilde. Ayrıca yeni tesisler de açacağız, yeni fabrikalar da açacağız. Şu anda 18 tane yeni fabrika, dünyanın en güçlü savunma sanayisi şirketlerinden fabrikalar kuruluyor ve çok hızlı bir şekilde bunların inşası sonuçlanacak. Dolayısıyla bu hızlı inşaat süreçleri de ürettikleri silahların ve savunma ürünlerinin çok hızlı bir şekilde kullanıma geçeceği anlamına geliyor bizim ve müttefiklerimiz tarafından. Bütün devletlerin bize katılmasını istiyorum. ABD’ye katılın ve İran’ın tamamen izole bir şekilde ekonomiden dışlanmasına katkıda bulunun ve onların terörü desteklemesine engel olun. Buradaki terörist rejim çok kötü davranıyor. Yalnızca güçlü oldukları ve özgüvenli oldukları için değil, aslında bunun asıl sebebi zayıf ve çaresiz olmaları. Biz geçtiğimiz 51 yılda İran’ın estirdiği bu terörün sona ermesini istiyoruz ve petrol fiyatları da bu şekilde savaşın başındakinden bile daha düşük bir seviyeye ulaşacak. Çok düşüktü biliyorsunuz petrol fiyatları. Yeterli iradeyle her şey mümkündür ve çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir. Bir yıl önce dünyadaki bu önemli liderlerle görüştüğüm zaman Gazze’deki savaş çok vahşi bir şekilde sürüyordu. Hamas’ın tünelleri her yerdeydi ve bir sonuca varılması mümkün görünmüyordu.

Birlikte yaptığımız genel kurulda görüşmelerimiz her şeyi durdurdu ve birkaç gün sonra Gazze’deki savaşı durdurduk. Binlerce hayatı kurtardık ve ayrıca bütün kalan rehineleri de evlerine getirdik. Hem ölü hem diri. Hepsini geri getirdik. Herkes bunun bir mucize olduğunu düşünmüştü. Bunu başarmamızı bir mucize olarak yorumlamıştı.

Burada göreve geldiğimden beri sekiz savaşı sonuçlandırdım ve bütün ülkelerin liderleriyle çok dostane ilişkilerimiz var. Bu savaşların çok büyük bir kısmı çok uzun sürdü, onlarca yıl sürdü ve bunları durdurabilmemin sebebi, bu sonuca varabilmemin sebebi ise liderlerin hepsiyle çok özel ilişkilerimin olmasıydı. Ayrıca ticareti kullanmamız ve gümrük vergileriyle tehdit etmemdi.

Bu ülkelerin hepsiyle ticaretimiz var ve bunların arasında Kamboçya ve Tayland, Kosova’yla Sırbistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Ruanda, Pakistan’la Hindistan, Ermenistan ve Azerbaycan ve elbette Gazze’deki savaş ve daha önce de söylediğim gibi bütün rehinelerin geri alınmasını da buna dahil ediyorum. Bu ülkelerin hepsi bana özel teşekkür mektupları yolladılar. Pakistan Başbakanı çok iyi bir adamdır. Şunu söyledi: “Donald Trump 30 milyon hayatın kurtarılmasını sağladı.

“GRÖNLAND VE DANİMARKA İLE İMZA ATILACAK”

Kuzey Amerika’da Grönland ve Danimarka ile çok önemli bir anlaşma yaptık. Grönland halkı da ABD’ye güvenlik konusunda sınırsız bir hak veriyor. Bölgeyi savunmak için istediğimizi yapabileceğiz. Bizim onayımız olmadan ticaret bile yapılamayacak. 2 büyük askeri tesis kuracağız ve bu anlaşma bugünün sonunda imzalanacak.

“KARTELLERİ YOK EDİYORUZ”

Kartelleri DEAŞ gibi yok ediyoruz. Uyuşturucu botlarının yüzde 97’sini batırıyoruz.

ERDOĞAN 4. SIRADA

Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temsil ettiği Genel Kurul haftasında, liderlerin yanı sıra BM ve uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticileri de çeşitli temaslarda bulunacak. Yüksek düzeyli katılım haftası, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman’ın konuşmalarıyla başladı. Genel Kurul kürsüsüne ilk sırada Brezilya, ev sahibi ülke ABD, Ürdün ve Türkiye çıkacak.

Infografik Görsel (Quality Image)
  • İlgili Gönderiler

    Seyir halinde yanmaya başlayan TIR köprüden düştü

    Kars’ta seyir halinde alev alan TIR, kontrolden çıkarak köprüden düştü. Alevler çevredeki anızlara sıçrarken, sürücü araçtan atlayarak kurtuldu.

    Kaza, Kars-Ardahan karayolunda meydana geldi. Sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen TIR, seyir halindeyken bilinmeyen nedenle alev aldı. Durumu fark eden sürücü, araçtan atlayarak yara almadan kurtulurken, TIR kontrolden çıkarak köprüden düştü. TIR’daki yangın kısa sürede büyürken, alevler çevredeki anızlara da sıçradı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    İtfaiye ekipleri, TIR ve anızlardaki alevlere müdahale ederek yangını kontrol altına aldı. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
    Komşusunun kapısını matkapla deldi! Yaşadığı korkuyu böyle anlattı: Evden çıkamaz hale geldiler
    Kazı Kazan ile hayatı değişti: 20 bin sandı, 20 milyon lira kazandı…

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan New York’ta önemli açıklamalar! ‘Asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz’

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta TASC, UID, MÜSİAD ve USCMO tarafından düzenlenen etkinliğe katıldı.
    İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;
    Sevgili genç kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler, sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Yine sizlerin vasıtasıyla şu an burada olmasalar da kalpleri bizimle selamlarımı gönderin. Sizlerle New York’ta yeniden bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Programı teşrif ettiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum. Bu güzel birliktelikte emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Rabbim toplantımızı hayırlara tebdil eylesin.
    İlginizi Çekebilir
    Barışa ve kardeşliğe inşallah vesile eylesin. Bu buluşmayı hem sizlerin buradaki çalışmalarına tanıklık etmek hem de ortak meselelerimizi istişare etmek bakımından çok kıymetli buluyorum. Bir defa şunu tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Amerika’da yaşayan Türk ve Amerikan Müslüman toplumunu buluşturan bu salonda pasaportların, sınırların ve coğrafyaların ötesinde bir kardeşlik var. Burada müşterek bir vicdan, birbirimizin derdiyle dertlenmeyi ve dayanışmayı besleyen yüce bir ruh var. Burada Türk Teavün Cemiyeti’nden Hars Cemiyeti’ne Gülcemal vapuruyla bu topraklara ulaşan ilk nesillerden, Amerika’nın dört bir yanında kök salmış güçlü millet varlığımıza kadar uzanan köklü bir mirasın taşıyıcıları var. Bu salonda muhabbet var. Hudutları ve kültürleri aşan büyük bir kardeşlik var. Bu salonda hepimize güven veren muhteşem bir dayanışma iklimi var.
    Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bu salonda vücut bulan kardeşlik ruhunun bir parçası, bir üyesi olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Tabii böylesine güçlü bir aidiyetin sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Çünkü kardeşler, birbirlerine destek olurlar. Kardeşler birbirlerinin hukukuna riayet ederler. Kardeşler birbirleri arasında köken ayrımı, gelir ayrımı, dil, kültür, renk ayrımı yapmazlar. Kardeşler görüş farklılıkları sebebiyle kendi aralarında duvar örmezler. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hazreti Peygamber’in kardeşliğimizi tarif eden şu hadis-i şerifini özellikle hatırlatmak istiyorum. Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona hıyanet etmez. Yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz. Müslümanın her şeyi; malı, ırzı, kanı, Müslümana haramdır. Takva işte burada kalptedir. Bir kişiye Müslüman kardeşine hakaret etmesi kötülük olarak yeter.
    Evet, neselenin özü işte budur. Kıymetli dostlarım, çok değerli misafirler, madem ki kardeşiz, öyleyse bunun hakkını vermek zorundayız. Bu birlikteliği teşkilatlanmaya, teşkilatlanmayı da topluma değer üreten kalıcı bir güce dönüştürmek mecburiyetindeyiz. Bugün Amerika’da Türk, soydaş ve Müslüman toplumlarının ulaştığı noktaya baktığımızda önemli bir insan kaynağı, ciddi bir tecrübe ve giderek büyüyen bir kurumsal kapasite görüyoruz. İş dünyasında, bilimde, akademide, sağlıkta, hukukta ve teknolojide çok kıymetli başarılara imza atan kardeşlerimiz bulunuyor. Profesör Doktor Aziz Sancar hocamız gibi bilim dünyasında başlattığı çığırla insanlığın tekamülüne vesile olan değerlere sahibiz. Biz hangi görüşe sahip olursa olsun, hıyanet çukuruna düşmediği sürece tüm vatandaşlarımızın başarılarıyla iftihar ediyoruz. Yaşadıkları her yerde Türkiye’nin sesini, birikimini ve değerlerini en güzel şekilde temsil eden ülkemizle Amerika arasındaki dostluğun güçlenmesi için emek veren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sizler ortaya koyduğunuz başarılarla, kurduğunuz dostluklarla, içinde yaşadığınız topluma yaptığınız katkılarla Türkiye’nin tabii elçilerisiniz. Şüphesiz bu gönül halkası yalnızca vatandaşlarımızdan ibaret değil. Türk vatandaşı olmadığı halde Türkiye’ye ve milletimize samimi bir muhabbet besleyen Türk milletine yönelik önyargılara ve haksızlıklara karşı sözünü esirgemeyen dostlarımızın varlığını da çok önemsiyoruz. Soydaşlarımızla Amerikan Müslüman toplumuna, Türkiye ile gönül bağı kurmuş bütün dostlarımıza uzanan bu geniş dayanışma ağı bizim için çok kıymetlidir.
    “ASİMİLASYONUN HER ÇEŞİDİNE HAYIR DİYORUZ”
    Türkiye’nin dostluğunu çoğaltan, ülkemizin daha doğru anlaşılmasına katkı sunan ve ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda dayanışmasını gösteren bütün dostlarımıza sizlerin huzurunda en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Değerli kardeşlerim, dünyanın neresinde olursanız olun başarının sırrı nitelikli eğitimdedir. Türk toplumunun siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayattaki yerinin pekiştirmesi çocuklarımızın ve gençlerimizin iyi bir eğitim almasına bağlı. Bununla birlikte evlatlarımızın kendi dillerini ve kültürlerini öğrenmesi, ana vatanlarıyla bağlarını koruması da önemlidir. Esasında bu entegrasyonun önünde asla bir engel değil. Günümüzde bireylerin kendilerini birden fazla ülkeye ait hissetmeleri gayet doğaldır. Burada esas itiraz edilmesi gereken bir göçmenin yaşadığı topluma entegre olabilmesi için ondan köklerini inkar etmesini beklemektir. Dahası bir göçmen grubunun içinde yaşadığı toplumla bütünleşebilmesi için o toplumun da göçmenleri kabul etmesi, haklarına saygı göstermesi gerekir. Amerika bu konuda istisnai bir örnek olmakla birlikte Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar yaşanıyor. Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz. İnsanımızın yaşadığı ülkenin güçlü bir parçası haline gelirken ana vatanıyla olan bağlarını korumasını son derece kıymetli görüyoruz.
    Müslüman düşmanlığıyla, yabancı karşıtlığıyla ve her türlü ayrımcılıkla daha güçlü mücadele etmenin yolu buradan geçiyor. İslam coğrafyasını kana ve gözyaşına bulamak isteyenlere dur demenin yolu buradan geçiyor. Gazze’de yaşanan soykırımın başka yerlerde tekrar etmesini engellemenin yolu buradan geçiyor. Türkiye’ye atılan iftiraları boşa çıkarmanın yolu aynı şekilde buradan geçiyor. Türkiye ile Amerika arasındaki ticareti, yatırımları ve ekonomik işbirliklerini artırmanın yolu da buradan geçiyor. Kardeşlerim, bunun için başkaları bir çalışıyorsa biz on çalışacağız. Kardeşliğimize sıkıca sarılacak, boynumuzu bükmeyecek, yüzümüzü yere eğmeyecek, kendimizi hiçbir zaman ikinci, üçüncü sınıf hissetmeyeceğiz. Bu vesileyle yaklaşan ara seçimlerde tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. İradenizi sandığa her üst seviyede yansıtmanız çok çok önemlidir. Birlik içinde, beraberlik içinde, en önemlisi de kardeşlik içinde buradaki faaliyetlerinizi başarıyla sürdürmenizi gönülden temenni ediyorum. Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’nin ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızın çabalarını takdirle karşıladığımı tekrar ifade ediyorum. Türkiye’nin ve şahsımızın her daim yanınızda olduğunu, sizlere her türlü desteği vermeye hazır olduğunu bilmenizi isterim. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken buluşmamıza vesile olan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ni, Yurt Dışı Türkler Başkanlığımızı, programa destek veren, katkı sunan tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum. Amerika’nın farklı eyaletlerinden buluşmamıza iştirak eden her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Şehirlerinizdeki kardeşlerime şahsımın ve milletimin en derin selamlarını iletmenizi sizlerden özellikle istirham ediyorum. Sağ olun, var olun. Tekrar görüşünceye kadar Cenab-ı Allah’a emanet olun….

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    ABD ve Çin, Busan mutabakatını 10 Ocak’a kadar uzattı

    ABD ve Çin, Busan mutabakatını 10 Ocak’a kadar uzattı

    Seyir halinde yanmaya başlayan TIR köprüden düştü

    Seyir halinde yanmaya başlayan TIR köprüden düştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan New York’ta önemli açıklamalar! ‘Asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz’

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan New York’ta önemli açıklamalar! ‘Asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz’

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz

    Kars’ta seyir halindeki tır alev alev yandı: Şoför son anda kurtuldu

    Kars’ta seyir halindeki tır alev alev yandı: Şoför son anda kurtuldu

    SPK’dan 3 gerçek ve 1 tüzel kişiye 71 milyon lira idari para cezası

    SPK’dan 3 gerçek ve 1 tüzel kişiye 71 milyon lira idari para cezası