Başakşehir’de ambulansa yol vermeyen sürücüye 466 bin lira ceza

Başakşehir'de ambulansa yol vermeyen sürücüye 466 bin lira ceza

Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ve Başakşehir Polis Merkezi Amirliği ekipleri, Süleyman Çelebi Caddesi’nde meydana gelen olayla ilgili inceleme başlattı.

Başakşehir'de ambulansa yol vermeyen sürücüye 466 bin lira cezaEkiplerin yürüttüğü çalışmalarda, 34 BUY 223 plakalı otomobilin sürücüsü Ali Berk B.’nin trafikte ambulans aracına yol vermediği, saldırı amacıyla araçtan indiği ve daha önce de sürücü belgesine el konulduğu tespit edildi.

Başakşehir'de ambulansa yol vermeyen sürücüye 466 bin lira cezaEHLİYETİNE 90 GÜN SÜREYLE EL KONULDU

Yakalanan sürücüye, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca toplam 466 bin TL ceza uygulandı. Sürücünün ehliyetine 90 gün süreyle el konulurken, olayda kullanılan otomobil de 90 gün boyunca trafikten menedildi.

Başakşehir'de ambulansa yol vermeyen sürücüye 466 bin lira cezaAyrıca şüpheli Ali Berk B. hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 179’uncu maddesinde yer alan ‘Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak’ suçundan adli işlem başlatıldığı öğrenildi.

İstanbul Sarıyer’de trafikte kavga eden sürücülere ceza yağdı
Bodrum’da feci kaza! Kamyoneti süren çocuk hayatını kaybetti
  • İlgili Gönderiler

    Üsküdar Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Amine Cansu Çelik, partisinden istifa etti

    Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 2024 yerel seçimlerinde CHP’den gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar’a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkanı bulabileceği düşüncesiyle kabul ettiğini belirtti.
    Kendisi için temel ölçünün hangi makamda bulunduğundan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiği olduğunu vurgulayan Çelik, “Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi. Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.” ifadelerini kullandı.
    İlginizi Çekebilir
    Çelik, bugün yürütülmekte olan hukuki sürecin ise bütün bu yaşananları kendisi açısından çok daha ağır bir boyuta taşıdığına işaret ederek, şunları kaydetti: “Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum. İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.”
    Yaşadığı bu ağır sürecin uzun süredir taşıdığı tereddütleri artık geri dönülemez bir noktaya getirdiğini aktaran Çelik, “Siyaseti kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum. Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar’ın, Üsküdarlıların ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.” ifadelerine yer verdi.
    Yeni Parti milletvekili Veli Ağbaba hastaneye kaldırıldı
    MHP Genel Başkanı Bahçeli, Sarallar ve Şahinler aileleri ile buluştu…

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail’in zulmü karşılıksız kalmıyor

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın New York’taki açıklamalarından satır başları:
    Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel girişimlerle krizlerin çözümünde harcadığı yoğun mesai ve yapıcı yaklaşımlar, katkısı aranan, söyledikleri dikkatle dinlenen bir aktör hâline aldığını bir kez daha görmekten büyük mutluluk duyduk.
    Önümüzdeki dönemde de ülkemizin ağırlığını çok taraflı platformlarda daha da güçlendirmeye, diplomasinin tüm imkânlarını kullanmaya, farklı aktörler arasında köprüler kurmaya inşallah devam edeceğiz. New York’tan bu anlayış ve kararlılıkla ayrılıyoruz.
    “İSRAİL’İN ZULMÜ SONUÇSUZ KALMIYOR”
    Cumhurbaşkanımız, Sayın Trump’la ve diğer ülkelerle beraber bir araya gelme imkânları oldu. Burada iki konu ağırlıklı olarak konuşuldu.
    Bir, geçen sene yine burada süreci başlatılan Gazze Barış Planı’nın karşılaşacağı zorluklar ve sıkıntılar ve İsrail’in bu konudaki kural tanımazlığı. İkincisi ise Körfez’de devam eden gerilimin, bu gerilime ilişkin neler yapılabileceği konusu gündeme geldi. Cumhurbaşkanımız kendileri orada, yani Türkiye’nin bölgesel barış vizyonu ve ona bağlı olarak İsrail yetkililerinin ortaya çıkardığı tehdidi, Gazze’deki sorunları ve aynı zamanda Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklıkların aşılmasına ilişkin vizyonlarını, çözüm önerilerini sundular.
    İlginizi Çekebilir
    İfade ettiğiniz gibi İsrail’in uluslararası yalnızlaşması giderek artar bir duruma gelmiş durumda. Burada tabii ki takip edilen ustalıklı diplomasinin büyük rolü var. Burada uluslararası toplumun hislerini uygulanabilir, görülebilir protestolara, tavırlara ve sonuçlara dönüştürmek gerçekten ciddi bir çaba ve çalışma gerektiriyor. Koordinasyon gerektiriyor. Bu konuda diplomasinin bütün imkânlarını kullanarak Türkiye olarak ortaklarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber yoğun bir çaba içerisindeyiz. Açıkçası bunun ortaya koyduğu sonuçları da görüyoruz. Tabii ki amacımız Gazze’deki dramın bir an önce son bulması, oradaki insani yardım ihtiyacının artması ve Filistinlilerin gelecek kaygısı yaşamaması. Bunu temin etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Ama İsrail’in yaptığı zulmün ve katliamın, yapılan diplomatik çabalar sonucu artık eskisi kadar böyle sonuçsuz kalmadığını görüyoruz. Yani yaptığı her eylemin karşılığında çok ağır bedeller ödemek zorunda.
    “İSRAİL DAHA ÖNCE KARŞILAŞMADIĞI DURUMLARLA KARŞI KARŞIYA KALIYOR”
    Bu yalnızlaşma, Uluslararası Adalet Divanı ve ceza mahkemeleri dâhil olmak üzere burada tabii ki hukuki yaptırımlarla karşı karşıya gibi. Daha önce hiç alışık olmadığı, hiç karşılaşmadığı durumlarla karşılaşıyor. Bu, ifade ettiğim gibi, Cumhurbaşkanımızın dirayetleri idaresinde Türkiye’nin ortaya koyduğu, müttefikleriyle beraber insan vicdanı merkezli, evrensel değerleri dikkate alan ve prensipler çerçevesinde ve prensipler derken de çok fazla kimsayı hedef tutmayan, gözetmeyen politikanın bir sonucu.
    Gerçekten buradaki, özellikle 200’e yakın ulus devlet, bu konularda bu türden bir dış politika liderliğine muhtaç durumdalar. Yani herkesi kuşatan, ortak değerleri gözeten, ayrımcılık yapmayan, barışı hedefleyen bir politik duruş, bir diplomatik girişim. Bunun Türkiye tarafından ve müttefikleri tarafından yapılıyor olması, Filistin meselesinde de çok şükür büyük sonuçlar getiriyor.
    MEKKE İTTİFAKI
    Biz Mekke İttifakı Dışişleri Bakanları olarak, ifade ettiğiniz gibi, New York’ta da bir araya geldik. Burada, yani ittifak sürecinin başından itibaren kesintisiz devam ettirilen çalışmaların bir yenisi yapılmış oldu. Kurumsallaşmaya ilişkin Genel Sekreterlik, biliyorsunuz, önemli bir pozisyon. Amacımız bunun iki hafta içerisinde belirlenmesiydi. Pakistanlı kardeşlerimiz bir aday teklifinde bulundular. Yani büyük olasılıkla bu aday, büyük ülkeler tarafından, bizler tarafından kabul edilecek ve Genel Sekreter görevine başlayacak. Başlamasını müteakip diğer kadrolara atamaların yapılması konusunda çalışmalar nihayete erecek diye düşünüyorum.
    Diğer taraftan tabii bölgede devam eden, özellikle Suudi Arabistan’ı hedef alan birtakım askerî tehditler ve gelişmeler var. Gerek güneyden olsun, gerek kuzeyden yapılan saldırılar… Bunlara ilişkin durumların ne olduğuna ilişkin genel siyasi değerlendirmelerde bulunduk. Yani hem askerî teknik konuları hem siyasi perspektifi uyumlaştırma adına Cumhurbaşkanımızı da bilgilendirdik. Onun ortaya koyduğu genel vizyonu bir siyasi politik ile, ardından da uygulanabilir askerî taktik konulara çevirmeyle ilgili çalışmalarımız her kademede iyi devam ediyor.
    Silahlı Kuvvetlerimiz gerçekten çok profesyonel, biliyorsunuz. Her türlü tehdide cevap verebilecek imkân ve kabiliyetlere, daha önemlisi tecrübeleri var. Şu anda bu konudaki çalışmalardan açıkçası memnunuz. İnşallah, yani daha çatışmasız, barışçıl bir ortamı sağlamada çalışmalarımıza devam edeceğiz.
    KÖRFEZ KRİZİ VE ATEŞKES TEKLİFİ
    Onu bir kez daha İranlı yetkilisinden dinleme imkânım oldu. Daha sonra Amerikalıların buna, ona ilk tepkileri konusunda da birtakım izlenimler alma imkânımız oldu. Güzel olan şey, çabaların devam ediyor olması. Ama tabii negatif olanı ise hâlihazırda bir netice vermemiş olması. Bizim isteğimiz, Cumhurbaşkanımız bunu Sayın Trump’a da söylediler, hiçbir şekilde çatışma ortamına meydan vermeden, savaşı tekrar yenilenmeden bizim diplomatik zeminde çalışmaya devam etmemiz esas olmalı.
    Burada açıkçası bizim Körfez’deki bu konudan birinci dereceden etkilenen, hem ekonomik olarak hem savaş koşulları olarak ve diğer tetkiklerimizin, ortaklarımızın da aynı görüşü paylaşıyor olması önemli. Bunu İranlı arkadaşlarımıza da yaptığımız görüşmelerde çok net anlattık. Yani burada İran gerçekten zor bir durumda; yaptırımlar var, savaş riski var, saldırılar var, taarruzlar var. Ama onun dışında İran’ın ortak olduğu birtakım tavırlar var. Bunların hani daha farklı nasıl yönetilebilir hepsi, bu arayışı en kısa sürede nasıl getirebiliriz ve savaşın bölgeye yaygınlaşması nasıl önlenebilir? O konularda çok kapsamlı bir çalışma içerisinde bulunduk. New York’ta geçirdiğimiz bir hafta süresince gündemimizi işgal eden önemli konulardan biriydi.
    IRAK’IN KUZEYİ VE SİNCAR’DA SON DURUM
    Büyük memnuniyetle görüyoruz ki Irak tarafı, bütün silahlı grupları ülkede silahsızlandırmaya ilişkin bir politik hedef koymuş durumda. Bu, bizim desteklediğimiz bir vizyon. Bunu yaparken özellikle PKK ve ilintili grupların yönetiminde bulunan, başta Sincar olmak üzere, buradaki hususların da silahsızlandırılmasını kendisine hedef olarak koymuş durumda. Tabii Türkiye’nin Irak’taki askerî varlığı, biliyorsunuz, daha önce özellikle terörle mücadele merkezli olan bir varlığı. Başka bir özellikle atıldığı zaman, terörle mücadele maksatlı Irak’la beraber anlaşma heyeti üzerine açılmıştı.
    Şimdi Irak’ın ortaya koyduğu, terörü ve silahlı grupları sona erdirmeye ilişkin bu haritası hayata geçtikçe Türkiye de oradaki varlığını kademeli olarak azaltma ve sonlandırmaya yönelik, tasarruf içerisinde olacak. Cumhurbaşkanımız, buna Irak Başbakanı’yla konuştuklarında iradelerini belli ettiler. İnşallah Sincar’da ortadan terör grubunun varlığı sona erdikten, kalktıktan sonra biz de birtakım adımları tabii ki atacağız.
    Fon soruşturmasında yeni adım! Bakan Gürlek: 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu
    Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız, geri adım atmayacağız…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Üsküdar Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Amine Cansu Çelik, partisinden istifa etti

    Üsküdar Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Amine Cansu Çelik, partisinden istifa etti

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve mevkidaşı Ertuğruloğlu ile görüştü

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve mevkidaşı Ertuğruloğlu ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının kuruluş yıl dönümünü kutladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının kuruluş yıl dönümünü kutladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 26 Eylül Türk Dil Bayramı mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 26 Eylül Türk Dil Bayramı mesajı

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Terörsüz Türkiye sürecinde artık sonuca yaklaştık

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Terörsüz Türkiye sürecinde artık sonuca yaklaştık

    Başakşehir’de ambulansa yol vermeyen sürücüye 466 bin lira ceza

    Başakşehir’de ambulansa yol vermeyen sürücüye 466 bin lira ceza