Samanyolu’nun uzayda başıboş şekilde sürüklenmediği, aksine dev bir karanlık madde tabakasının içine gömülü olabileceği öne sürüldü. Yeni araştırmaya göre galaksimizin bulunduğu yer, adeta bir krepin içindeki yaban mersini gibi, görünmeyen ama kütle çekimiyle etkisini hissettiren büyük bir yapının parçası olabilir. Bilim insanları bunun, gökbilimcilerin uzun süredir açıklamakta zorlandığı üç kozmik gizemi aynı anda açıklayabileceğini söylüyor.

Hollanda’daki Groningen Üniversitesi’nden astronom Ewoud Wempe liderliğindeki ekip, yakın uzaydaki galaksilerin hareketlerini inceleyerek görünmeyen kütlenin dağılımını modelledi. Çalışma, çevremizdeki bölgenin sanıldığından daha düzenli ve daha yapılı olabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılara göre bu görünmeyen yapı, “soğuk karanlık madde”den oluşan geniş bir tabaka olabilir.
ÜÇ GİZEM BİRDEN
Bu modelin dikkat çekici yanı, yerel evrendeki üç önemli bilmeciyi aynı çerçevede açıklayabilmesi. Bunlardan ilki, Samanyolu ile Andromeda ve çevresindeki galaksilerin yer aldığı düzlemsel yapı olan “Yerel Levha”. İkincisi, bu yapının hemen yakınında bulunan ve beklenenden çok daha az galaksi içeren “Yerel Boşluk”. Üçüncüsü ise, evrenin yerel ölçekte beklenmedik derecede düzenli genişlemesi anlamına gelen “sessiz Hubble akışı”.
Normalde Samanyolu ile Andromeda’nın kütle çekimi, çevredeki galaksilerin hareketlerinde daha büyük düzensizlikler yaratmalıydı. Ancak gözlemler, yakın çevredeki genişlemenin şaşırtıcı biçimde düzgün olduğunu gösteriyor. Bu durum da uzun süredir bilim dünyasında tartışma konusu oluyordu.
SİMÜLASYON NE GÖSTERDİ?
Araştırma ekibi, yakın çevrede bulunan ve görece izole oldukları için daha güvenilir kabul edilen 31 galaksinin hareketlerini kullandı. Ardından evrenin ilk dönemlerinden başlayan bilgisayar simülasyonları kurarak bugün gözlenen hareketleri yeniden üretmeye çalıştı.
Sonuçta gözlemlerin ancak belirli bir koşulla açıklanabildiği görüldü: Çevremizdeki kütle, düz bir tabaka gibi dağılmış olmalı ve bu tabakanın üstünde ve altında da derin boşluklar bulunmalı. Başka bir deyişle, Samanyolu’nun bulunduğu bölge yalnızca galaksilerden oluşan rastgele bir mahalle değil; karanlık maddenin şekillendirdiği geniş bir kozmik mimarinin parçası olabilir.
NEDEN ÖNEMLİ?
Bu senaryo doğruysa, yeni ve sıra dışı bir fizik kuramına ihtiyaç duyulmuyor. Çünkü gökbilimciler, evrendeki galaksilerin dağılımının büyük ölçüde karanlık madde ağıyla belirlendiğini zaten biliyor. Yani görünmeyen bir karanlık madde levhası varsa, bunun galaksilerin dizilişine de yansıması beklenir.
Aynı şekilde böyle bir tabakanın kütle çekimi, çevresindeki maddeleri kendine çekerek iki yanında boşluklar oluşturabilir. Bu geometri ayrıca kütle çekiminin etkisini belirli yönlerde azaltarak dıştaki galaksilerin daha düzgün biçimde uzaklaşmasına izin verebilir. Böylece hem Yerel Levha, hem Yerel Boşluk, hem de sessiz Hubble akışı tek bir çerçevede anlam kazanmış oluyor.









