Uzaya çıkmak sadece kemikleri ve kasları zorlamıyor; beyni de yerinden oynatıyor. Araştırma ekibinin yeni çalışmasına göre, astronotlar Dünya’ya döndükten sonra beyin, kafatasının içinde yukarı ve arkaya doğru kayıyor ve bazı bölgelerde şekil değişikliği gösteriyor. Üstelik bu değişim, uzayda kalınan süre uzadıkça belirginleşiyor.

Dünya’da yerçekimi, vücuttaki sıvıları sürekli aşağı doğru çeker. Uzayda ise bu “aşağı çekiş” ortadan kalktığı için sıvılar başa doğru kayıyor; astronotların yüzünün şişkin görünmesi de bu yüzden. Aynı denge değişimi, beyin ve beyin omurilik sıvısının (beyni çevreleyen sıvı) kafatası içindeki “yerleşimini” etkiliyor. Yerçekimi olmayınca beyin adeta kafatası içinde daha serbest kalıyor ve çevredeki yumuşak dokularla birlikte farklı kuvvetlere maruz kalıyor.
MRI İLE TAKİP
Ekip, farklı sürelerle uzayda bulunmuş 26 astronotun uçuş öncesi ve uçuş sonrası MRI beyin görüntülerini karşılaştırdı. Ölçümler daha doğru olsun diye her kişinin kafatası, iki taramadaki aynı konuma “hizalandı”; böylece beynin, kafatasına göre ne kadar yer değiştirdiği net biçimde görülebildi.
Önceki çalışmalar “ortalama” ya da “tüm beyin” üzerinden değerlendirme yapıyordu. Bu çalışma ise beyni 100’den fazla bölgeye ayırıp her bir bölgenin hareketini ayrı ayrı izledi. Böylece, genel ortalamaya bakınca kaybolan küçük ama önemli kaymalar ortaya çıktı.
2 MİLİMETRELİK DEĞİŞİM
Sonuç net: Uçuş sonrası beyin, genel olarak yukarı ve geriye doğru kayıyor. Ve uzayda kalış süresi uzadıkça bu kayma artıyor. Özellikle Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) yaklaşık 1 yıl kalan astronotlarda, beynin üst kısımlarına yakın bazı bölgeler 2 milimetreden fazla yukarı doğru hareket etti. “2 milimetre ne ki?” gibi gelebilir; ancak kafatası içi alan son derece sıkı ve sınırlı olduğu için bu ölçekteki yer değişimleri bile anlamlı kabul ediliyor.
En büyük kaymaların, hareket ve duyuyla ilişkili bölgelerde görülmesi dikkat çekti. Ayrıca beynin iki yarım küresindeki bazı yapılar orta hatta doğru yaklaşırken, sağ ve sol tarafta bu hareketin yönü birbirine zıt olabiliyor. Bu zıtlıklar “tüm beyin ortalaması”na bakıldığında birbirini götürdüğü için, önceki araştırmalarda bazı etkilerin gözden kaçmış olabileceği düşünülüyor.
DÖNÜŞTE TOPARLANIYOR
İyi haber şu: Değişimlerin büyük bölümü, Dünya’ya dönüşten sonra 6 ay içinde kademeli olarak normale dönüyor. Ancak “arkaya doğru” kaymanın toparlanması daha sınırlı görünüyor. Uzmanlar bunu, yerçekiminin “aşağı” çekmesine bağlayarak açıklıyor: Yerçekimi geri değil, aşağı yönde etkili olduğu için bazı etkiler daha kalıcı olabiliyor.
Araştırmacılar bu bulguların, “uzaya gitmeyin” anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Çalışmada, duyusal işlemeyle ilgili bir bölgedeki daha büyük yer değişimlerinin, uçuş sonrası dengeyle ilgili bazı değişimlerle ilişkili olabildiği görülse de mürettebatta baş ağrısı, beyin sisi gibi belirgin şikâyetler rapor edilmedi. Yani çalışma, acil bir sağlık riski göstermiyor; ancak uzun görevler çoğaldıkça bu tür değişimlerin daha yakından izlenmesi gerektiğini işaret ediyor.









