“Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı. Akdeniz coğrafyasında Türkiye olmalı. Türk cumhuriyetlerinde Türkiye olmalı.”
*
Şunları hatırlıyoruz değil mi:
– Libya da ne işimiz var.
– Cihatçılar Azerbaycan’a yardıma gitti maalesef.
– Mavi vatan masal.
*
Ne oluyor yahu?
Yoksa Kemal Kılıçdaroğlu yerli ve milli mi oluyor?
*
Ama benim üzerinde duracağım esas mesele bu değil.
Şu:
*
Eğer Kılıçdaroğlu gerçekten de yerli ve milli olup CHP’ye de tam egemen olursa…
Bunun Erdoğan’a yararı mı olur, zararı mı olur?
*
İşte tam bu noktada Necip Fazıl’ın şiirine kulak vermek gerekiyor.
Necip Fazıl, bir şiirinde şöyle der:
*
“Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın. / Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın.”
*
O zaman soruyu soralım:
*
CHP, Kılıçdaroğlu eliyle süper yerli / acayip milli olursa…
Erdoğan kime “ey düşmanım” diye seslenecek? Kimler Erdoğan için bir ifade ve hız vesilesi olacak?

ERDOĞAN KILIÇDAROĞLU’NUN DÖNÜŞÜMÜNE NASIL BAKIYOR
ERDOĞAN, dün partisinin grup toplantısında konuştu.
*
Bu konuşmada…
Benim birinci bölümde sorduğum…
“Erdoğan kime ‘ey düşmanım’ diye seslenecek? Kimler Erdoğan için bir ifade ve hız vesilesi olacak” sorularına da bir cevap vermiş oldu.
*
Kılıçdaroğlu’nun milli ve yerli mesajlarına hiç değinmeyen Erdoğan, konuyu şöyle çerçeveledi:
*
– Bizim bugüne kadar şahıslarla işimiz olmadı.
– CHP’nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur.
– Bizim mücadelemiz CHP’nin halk ve milli irade düşmanı ideolojisiyledir.
*
Bunları söyledikten sonra da…
Başörtüsü karşıtlığı, mehtere sırt dönme, hacca giden laf çakma, mandacılık yapma, ramazan etkinliklerini dile dolama gibi örnekler vererek “bizim mücadelemiz bunlarladır” dedi.
*
Yani Erdoğan, “Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın / Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın” şiiri açısından…
Pek sorun yaşamayacağını düşünüyor gibi.

BEYAZ CHP’Lİ / KARA CHP’Lİ
ÖZGÜR Özel’e göre…
– Kendisine taraftar olan CHP’liler “beyaz CHP’li.”
– Kılıçdaroğlu’na taraftar olan CHP’liler “kara CHP’li.”
*
Bazı örnekler üzerinden gidelim:
*
– “İğrenç bıyıklı” diyerek… Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanındaki bazı bıyıklıları CHP’ye yakıştıramıyor Özgür Özel.
*
– “CHP’nin kapısından geçemeyecek tipler” diyerek… CHP’ye tip olarak yakışacak ya da yakışmayacak tip ayrımı yapıyor.
*
– Biraz kilo sorunu yaşayanlara “tosuncuk” diyor. Boya posa da taktığını biliyoruz. Elinden gelse “CHP’nin asıl evlatları fit ve boylu poslu olur” diyecek yani.
*
– Kılıçdaroğlu’na destek veren kalabalık için yüzünü ekşitip “sigara içiyorlar” diyerek… Yine steril CHP’li arayışında olduğunu gösteriyor.
*
– Medyası durur mu? Onlar da “Kılıçdaroğlu taraftarları simitleri, poğaçaları iki dakikada yağmaladılar” diyerek… Bir tür “makarnacı” edebiyatı yapıyorlar.
*
Özgür Özel’in ve medyasının kafasında “Cici CHP’liler” ve “Cici olmayan CHP’liler” ayrımı var.
Ve cicilerin kendi yanında yer aldığına inanıyorlar.

DAYILAR, HALALAR CHP’Yİ NASIL YORUMLAR
– “Bu evden kız alınmaz, bu eve kız verilmez” derler.
– “Yahu bunlar kendi aralarında anlaşamıyor, memleketi nasıl yönetecekler” derler.
– “Birbirleriyle didişmekten bizi unuttular” derler.
– “Biz en iyisi Erdoğan’dan şaşmayalım komşular” derler.
– “Sürekli bağrış, sürekli çağrış. Sıkıldık yahu” derler.
– “Her şeyin bir kıvamı var ama bunlar kıvamı kaçırdılar” derler.
UPUZUN MUHARREM İNCE AÇIKLAMASININ KISA ÖZETİ
UZUN, upuzun bir açıklama yapmış Muharrem İnce.
*
Uzun yazı okumayanlar için kısa özetini geçiyorum:
*
Muharrem İnce’nin demek istediği tam olarak şu:
*
“Şu kavgada öyle bir yerde durayım ki… Sonunda kazanan ben olayım.”

DÖRDÜNCÜ SEZON BİRİNCİ BÖLÜM
DOĞU Demirkol’un “Doğu” dizisinin yeni sezonunun birinci bölümü gelmiş.
İzledim. Özlemişim. Başlangıç olarak iyiydi.
*
Doğu Demirkol’u şu açıdan pek severim:
*
Memleketimizdeki sosyal, kültürel farkları çok ince görerek eleştiriyor. Yaşam tarzı üzerinden hava basanlarla zekice alay ediyor.
*
Tek beklentim şu dizisinden: Bölümlerin tümü bir anda yayınlansa da bize işkence edilmese.

KURAN-I KERİM OKUYAN OYUNCU KIZIMIZ
BERİL Pozam diye bir oyuncu varmış. Adını ilk kez duydum.
*
Bu oyuncumuz, Emre Altuğ’dan İnşirah Suresi’ni öğrenip okumuş ve sureye gönülden vurulmuş.
Daha sonra da Kuran’ı okumaya karar vermiş. Okudukça da etkilenmiş.
*
Bu oyuncumuz için “İktidara selam yolluyor, artık TRT dizilerinde rol alır” diyenlere sesleniyorum:
Ne yani? Kur’an-ı Kerim, sadece iktidara mı indi?

BIRAK BEN GİVER RAHATSIZ OLSUN
İÇİŞLERİ Bakanı Mustafa Çiftçi, “Kudüs’e vali olmak”tan söz ederek işgal altındaki toprakların kurtarılması özlemini dile getirdi.

Tepki İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’ndan geldi.
*
Müsavat Bey.
İsrail’in en faşisti Ben Giver’den rol çalmayın. Bakan Mustafa Çiftçi’den bırakın da Ben Giver rahatsız olsun. Siz araya girmeyin.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz.







