Kaspersky’den oltalama saldırısı açıklaması: Bini aşkın e-posta kullanıldı

Kasperskyden oltalama saldırısı açıklaması: Bini aşkın e-posta kullanıldı

AA

Eylül 28, 2026 10:53

Kaspersky, kurumsal hesapları hedef alan ve eylül itibarıyla bini aşkın oltalama e-postasının tespit edildiği siber saldırıyı ortaya çıkardı.

Kaspersky'den oltalama saldırısı açıklaması: Bini aşkın e-posta kullanıldıKaspersky'den oltalama saldırısı açıklaması: Bini aşkın e-posta kullanıldı

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Kaspersky'den oltalama saldırısı açıklaması: Bini aşkın e-posta kullanıldıGoogle’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Kaspersky'den oltalama saldırısı açıklaması: Bini aşkın e-posta kullanıldı
Haberin Devamı

Şirketten yapılan açıklamaya göre, saldırının ilk dalgasında Orta Doğu, Latin Amerika, Batı Avrupa, Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan’daki kurumsal hesaplara resmi yazışmaları taklit eden e-postalar gönderildi.

E-postalarda, kullanıcıların kurumsal kimlik bilgilerini ele geçirmek amacıyla hazırlanan zararlı oltalama bağlantıları kullanıldı.

Yaklaşık bir hafta sonra başlayan ve etkisini sürdüren ikinci dalgada ise saldırganlar, kullanıcı hesaplarının askıya alınmak üzere olduğu iddiasıyla alıcıları harekete geçirmeye çalıştı.

Eylül itibarıyla kampanya kapsamında tespit edilen oltalama e-postalarının sayısının bini aştığı kampanyada, kullanıcıları kimlik avı sayfalarına yönlendiren sahte bağlantıların yanı sıra kişisel verilerle kredi kartı bilgilerini toplamayı amaçlayan yerleşik formlar kullanıldı.

Haberin Devamı

“DOLANDIRICILAR KURUMSAL DÜNYADA ÇOK KULLANILAN POPÜLER MARKALARI SEÇİYOR”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky E-posta Tehditlerinden Koruma Grubu Müdürü Andrey Kovtun, teknolojinin hızla gelişmesi ve yapay zekanın yaygınlaşmasıyla kullanıcıların daha karmaşık dolandırıcılık yöntemlerine karşı bilinçlendirildiğini ancak geleneksel yöntemlerin de kullanılmaya devam ettiğini belirtti.

Basit oltalama yöntemlerinin bazı durumlarda etkili olabildiğine dikkati çeken Kovtun, yoğun e-posta trafiği arasında çalışanların en belirgin oltalama işaretlerini bile gözden kaçırabildiğini, dolandırıcıların da resmi yazışmaları başarıyla taklit edebilmek adına kurumsal dünyada yaygın olarak kullanılan popüler markaları seçtiğini aktardı.

Kovtun, “Yine de bu tür düşük teknolojili taktiklerin kurumsal güvenlik çözümleri tarafından kolaylıkla yakalanması gerekir, bir şirketin siber güvenliği yalnızca çalışanların dikkatine bırakılmamalıdır.” değerlendirmelerini yaptı.

Kovtun, şirketlerin oltalama saldırılarına karşı teknik önlemleri çalışan farkındalığıyla desteklemesi gerektiğini belirterek, şu önerilerde bulundu:

“E-posta güvenliğini otomatikleştirin. Kurumsal e-postaları spam, zararlı yazılım ve her türlü oltalama girişimine karşı koruyan Kaspersky Security for Mail Server gibi özel bir güvenlik çözümü tercih edin. Çalışanların siber güvenlik bilincini artırmak ve insan faktöründen kaynaklanan güvenlik risklerini en aza indirmek için periyodik eğitimler verin. Uç nokta tehdit korumasını çalışan odaklı risk yönetimiyle birleştiren kapsamlı bir güvenlik modeli uygulayın.

Haberin Devamı

Tehditleri şeffaf şekilde paylaşın ve çalışanların teyakkuz düzeyini ölçmek ve riskli kullanıcı gruplarını belirlemek amacıyla kontrollü oltalama simülasyonları gerçekleştirin. Başta yetkili ve kritik hesaplar olmak üzere tüm e-posta hesaplarında MFA kullanımını devreye alın, mümkün olan alanlarda donanım belirteçleri (token) veya mobil anlık bildirim gibi parolasız yöntemlere öncelik verin.”


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

  • İlgili Gönderiler

    ABD’li albaydan canlı yayında Türkiye-İsrail çatışma senaryosu! ‘İki ülkeyle sınırlı kalmayabilir: Thucydides tuzağı’

    MİLLİYET.COM.TR / Orta Doğu’da dengeler yeniden şekillenirken, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim uluslararası kamuoyunun da gündeminde. ABD’li emekli Albay Douglas Macgregor, yayıncı Mario Nawfal’ın programında yaptığı değerlendirmelerde Ankara-Tel Aviv hattındaki gelişmelere ilişkin dikkat çeken senaryolar ortaya koydu.
    Macgregor, Türkiye’nin askeri kapasitesi, güçlü savunma sanayii, coğrafi konumu ve bölgedeki etkinliğinin İsrail açısından uzun vadeli stratejik bir faktör olduğunu savundu. ABD’li emekli albay, İran’a odaklanıldığı bir dönemde Türkiye’nin sahip olduğu askeri ve ekonomik kapasiteyle bölgesel güç dengelerinde giderek daha fazla öne çıktığını ileri sürdü.
    ‘TÜRKİYE’NİN ÇOK BÜYÜK BİR ORDUSU VAR’
    Macgregor’un programdaki en dikkat çekici ifadelerinden biri Orta Doğu’daki mevcut dengelere ilişkin oldu.
    ABD’li emekli albay, “Orta Doğu’daki statüko çöküyor. Türkiye’nin askeri gücü ve savaşa sürülebilecek çok büyük bir ordusu var. İsrail bunu biliyor” dedi.
    Macgregor, bölgenin geleceğinin yalnızca diplomatik görüşmeler veya uluslararası kuruluşlar üzerinden şekillenmeyeceğini savunarak, “Geleceği bilmiyorum ama şunu biliyorum ki, gelecek BM’nin kulislerindeki toplantılarla belirlenmeyecek” ifadelerini kullandı.
    İlginizi Çekebilir
    ‘UZUN VADELİ STRATEJİK KAPASİTE’
    Programda Macgregor’un analizinin merkezinde Türkiye’nin bölgesel askeri kapasitesindeki yükseliş de bulundu.
    ABD’li emekli albay, “Batı’nın uzun süredir İran’a odaklandı ancak Türkiye’nin ekonomisi, coğrafi konumu, sanayi altyapısı ve büyük kara kuvvetleriyle Orta Doğu’daki dengeleri etkileyebilecek kapasiteye sahip” dedi.
    Macgregor “Türkiye’nin bu kapasitesi yalnızca askeri personel ve mevcut platformlarla sınırlı değil. Savunma sanayiinde yerli tasarım ve üretim kabiliyetinin genişlemesi, Ankara’nın uzun vadeli stratejik kapasitesini güçlendiren temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
    ABD’li albay Türkiye’nin yalnızca dışarıdan hazır sistem alan bir ülke olmadığını kendi savunma ekosistemini büyüttüğünü gösterdiğini aktardı.

    ‘KIRMIZI ÇİZGİ NİTELİĞİNDE’
    Macgregor, İsrail’in Suriye’deki saldırılarını da bu çerçevede değerlendirdi. Özellikle Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzuna yönelik olası İsrail saldırısına dikkat çeken Macgregor, olayın Ankara açısından farklı bir anlam taşıyabileceğini savunarak “kırmızı çizgi” niteliğinde diye konuştu.
    ‘THUCYDİDES TUZAĞI’
    Macgregor’un değerlendirmesinde, uluslararası ilişkiler literatüründe “Thucydides Tuzağı” olarak bilinen yaklaşıma da değindi.
    Macgregor “Harvardlı siyaset bilimci Graham Allison’ın yaygınlaştırdığı kavrama göre, yükselen bir güç mevcut düzenin baskın gücünü yerinden etme potansiyeline ulaştığında, güç değişiminin yarattığı korku ve yanlış hesaplamalar çatışma riskini artırabiliyor. Türkiye-İsrail ilişkisine bu perspektifle bakıldığında Ankara’nın bölgesel etkisinin genişlemesi ile İsrail’in mevcut askeri ve stratejik konumu arasındaki gerilim öne çıkıyor” dedi.
    ‘TÜRKİYE’NİN BÖLGEDEKİ ETKİSİ ARTIYOR’
    Macgregor, Türkiye’nin yalnızca diplomatik nüfuz alanını değil, askeri ve teknolojik kapasitesini de geliştirdiğini savundu.
    Konuşmasında “Türkiye’nin savunma sanayii ekosistemi kara, hava, deniz, elektronik harp, radar, hava savunma, füze sistemleri ve insansız platformlara kadar geniş bir alana yayılıyor” dedi.
    Deniz alanında da Türkiye’nin kapasitesinin dikkat çektiğini vurgulayan Macgregor “Mavi Vatan-2026 Tatbikatı, su üstü unsurları, denizaltılar, hava unsurları ve komuta merkezlerinin koordinasyonuyla gerçekleştirildi; tatbikatta yüksek hazırlık seviyesi ve milli kabiliyetlerle oluşturulan operasyonel etkinlik ortaya konuldu” dedi.
    ‘İKİ ÜLKEYLE SINIRLI KALMAYABİLİR’
    Son olarak Macgregor’un en dikkat çekici uyarılarından biri ise olası bir Türkiye-İsrail çatışmasının iki ülke sınırları içinde kalmayabileceği yönünde oldu.
    ABD’li emekli albay, Ankara’nın olası hamlelerini başka güçlerle koordineli biçimde gerçekleştirebileceğini ve özellikle Rusya gibi aktörlerin devreye girmesi halinde bölgesel krizin daha geniş bir çatışmaya dönüşebileceğini savundu.
    ‘KRİTİK DÜĞÜM NOKTASI’
    Macgregor “Bu senaryoda Suriye kritik bir düğüm noktası haline geliyor. Çünkü Türkiye ile İsrail’in aynı coğrafyada kesişmesi, yanlış hesaplama veya karşılıklı misilleme riskini artırabilecek bir alan oluşturuyor” dedi.
    İsrail medyası ‘gizli silahı’ ifşa etti! Dikkat çeken ’24 gün’ detayı: ‘Türkiye’ye 3 bin tonluk uyarı’…

    Türkiye sinema festivali iki günde 777 bin seyirciyle rekor kırdı

    GNÇ Türkiye Sinema Festivali, ikinci yılında 26-27 Eylül tarihlerinde 777 bin seyirciyi sinema salonlarında buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu ilginin birlikte film izleme kültürünün gücünü gösterdiğini belirterek Türk sinemasına yönelik desteklerin süreceğini söyledi.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    ABD’li albaydan canlı yayında Türkiye-İsrail çatışma senaryosu! ‘İki ülkeyle sınırlı kalmayabilir: Thucydides tuzağı’

    ABD’li albaydan canlı yayında Türkiye-İsrail çatışma senaryosu! ‘İki ülkeyle sınırlı kalmayabilir: Thucydides tuzağı’

    Terörist Ben-Gvir’den Filistinli mahkumların hücresine baskın! Tehditler savurdu: ‘Seni öldüreceğim, cehenneme gideceksin’

    Terörist Ben-Gvir’den Filistinli mahkumların hücresine baskın! Tehditler savurdu: ‘Seni öldüreceğim, cehenneme gideceksin’

    Türkiye sinema festivali iki günde 777 bin seyirciyle rekor kırdı

    Türkiye sinema festivali iki günde 777 bin seyirciyle rekor kırdı

    Ankara’da spor salonu kavgası! 1 kişinin öldüğü silahlı çatışma kamerada

    Ankara’da spor salonu kavgası! 1 kişinin öldüğü silahlı çatışma kamerada

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, Lizbon Büyükelçiliği’ni ziyaret etti

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, Lizbon Büyükelçiliği’ni ziyaret etti

    Fon soruşturmasında yeni gelişme: SPK’nın Başsavcılığa gönderdiği yazı ortaya çıktı

    Fon soruşturmasında yeni gelişme: SPK’nın Başsavcılığa gönderdiği yazı ortaya çıktı