Şırnak’ta 30 yıl sonra köylerine dönüyorlar! Terör nedeniyle boşaltılan köy yeniden canlanıyor

Şırnak’ta 30 yıl sonra köylerine dönüyorlar! Terör nedeniyle boşaltılan köy yeniden canlanıyor

Şırnak’ta terör nedeniyle boşaltılan köyler, Terörsüz Türkiye süreci ile dolmaya başladı. Köylerine gelip yerleşen vatandaşların talepleri ile bir bir yerine getiriliyor.

Şırnak’ta 30 yıl sonra köylerine dönüyorlar! Terör nedeniyle boşaltılan köy yeniden canlanıyor

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Yeşilöz yaylasındaki Akarsu köyü 30 yıl önce terör nedeniyle boşaltılmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı süreçte yıllar sonra ilk defa terörün bölgeden temizlenmesiyle beraber huzur ve güven ortamı tamamen tahsis edildi.

Şırnak’ta 30 yıl sonra köylerine dönüyorlar! Terör nedeniyle boşaltılan köy yeniden canlanıyor

Vatandaşlar tekrar köylerine dönmek için kaymakamlığa dilekçe verdi. Dilekçeleri olumlu karşılayan Şırnak Valiliği köylere dönüş projeleriyle köylerine dönen vatandaşlar için şebeke, sulama kanalları, içme suyu şebekeleri, su depoları ve elektrik hatları yaptı.

Şırnak’ta 30 yıl sonra köylerine dönüyorlar! Terör nedeniyle boşaltılan köy yeniden canlanıyor

İlk etapta yapılan çalışmaları gören vatandaşlar köylerinde kalıcı kalmak için evler yapmaya başladı. 30 yıl sonra ilk defa köylerine gelerek yaz kış kalmayı düşünen vatandaşlar yolların da yapılmasını talep ediyor.

Şırnak’ta 30 yıl sonra köylerine dönüyorlar! Terör nedeniyle boşaltılan köy yeniden canlanıyor

Hayvancılık ve arıcılıkla geçimini sağlayan bölge halkı devletin desteğiyle tekardan köylerindeki çalışmalarına başladı.

Şırnak’ta 30 yıl sonra köylerine dönüyorlar! Terör nedeniyle boşaltılan köy yeniden canlanıyor

Şırnak’ta 30 yıl sonra köylerine dönüyorlar! Terör nedeniyle boşaltılan köy yeniden canlanıyor

Arif Ahmet Denizolgun soruşturmasında 3 kamu görevlisine iddianame! Otopsi videosu için ‘yok’ denildi, kayıt sonradan ortaya çıktı
Haber İçi Banner
  • İlgili Gönderiler

    Mekke İttifakı’nda ikinci toplantı yarın yapılacak

    Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, yarın, Riyad’da düzenlenecek “Ortak Savunma İçin MekkeAnlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı’na Bakan Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katılacak.
    İlginizi Çekebilir
    Fidan’ın yarınki toplantıda, ittifakın kurumsallaşma sürecine ve bundan sonra atılacak adımlara dair Türkiye’nin görüşlerini paylaşması, Orta Doğu’da barış ve istikrara yönelik tehditlere dair değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.
    Müttefiklerin müşterek güvenliklerini ilgilendiren bölgesel gelişmelere ilişkin görüşlerini ifade etmesi planlanan Fidan’ın, ittifak çalışmalarında kısa sürede sağlanan ilerlemenin bölgede kalıcı istikrar perspektifi açısından değerli olduğunu kaydetmesi de öngörülüyor.
    Fidan’ın, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları karşısında Türkiye’nin güçlü dayanışmasını ve desteğini teyit etmesi, kutsal mekanlara yönelik provokasyon amaçlı eylemlerin kabul edilemez olduğunun altını çizmesi de bekleniyor.
    İttifakın, mevcut tehditlere ortak ve etkin cevap üretme kapasitesinin yanı sıra bölgesel krizlerin önlenmesi bakımından da taşıdığı öneme işaret etmesi öngörülen Fidan’ın, bölgedeki ihtilafların barışçıl yollarla çözüme kavuşturulmasının öncelik taşıdığını, gerilimi daha da tırmandırabilecek eylemlerden kaçınılması gerektiğini belirtmesi planlanıyor.
    Fidan’ın uluslararası ticaret yollarında seyrüsefer serbestisinin ve güvenliğinin sağlanmasının önemini bir kez daha vurgulaması ve İsrail’in bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları hedef almaya devam ettiğine dikkati çekmesi öngörülüyor.
    ‘ORTAK SAVUNMA İÇİN MEKKEANLAŞMASI’
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al Suud, 7 Ağustos’ta Mekke’de, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalamıştı.
    Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın bölgesel sorunlara bölgesel çözümler geliştirme yönündeki taahhütlerinin ve bölgesel güvenlik ile istikrarı odağına alan ortak stratejik vizyonlarının bir yansıması olan anlaşma, üç ülkenin ortak caydırıcılık ve savunma yoluyla güvenliklerinin tahkim edilmesini hedefliyor.
    STRATEJİK SİYASİ VE SAVUNMA KOMİTESİ
    Anlaşma kapsamındaki faaliyetlere yön vermek üzere dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi teşkil edilmiş, komitenin ilk toplantısı Türkiye’nin ev sahipliğinde 31 Ağustos 2026’da İstanbul’da yapılmıştı.
    Bu toplantıda kurucu nitelikli kararlar alınmış ve ittifakın kurumsallaştırılmasına yönelik teknik çalışmalar değerlendirilmişti. Bu doğrultuda, ittifakın Sekretaryasının en kısa sürede Riyad’da teşkil edilmesi öngörülmüştü.
    İlk Genel Sekreter olarak ise Pakistan’dan emekli Korgeneral Nauman Mahmood aday gösterilmişti.
    Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli haftası marjında, 24 Eylül’de ABD’nin New York kentinde toplantı düzenlemişti.
    Toplantıda, bölgesel gelişmeler ele alınmış, toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride kutsal Mekke şehrine ve Suudi Arabistan’ın sivil ve ekonomik altyapısına yönelik saldırılar kınanmıştı.
    Üç ülkenin genelkurmay başkanları da 25 Eylül’de Riyad’da bir araya gelmişti.
    İran: Sunulan 7 şart uygulanmadıkça Hürmüz Boğazı açılmayacak!
    Detaylar 61 yıl sonra ortaya çıktı: İsrail casusu Eli Cohen’in yakalanma ve idam süreci…

    Detaylar 61 yıl sonra ortaya çıktı: İsrail casusu Eli Cohen’in yakalanma ve idam süreci

    Suriye ordusunda görev yaparken İsrailli casus Eli Cohen’in deşifre edilip yakalanmasında kritik rol oynayan birimin kurucusu ve emekli subay Said Caviş, Cohen’in Ebu Rummane’deki dairesinde yakalanmasından idamına, devlet başkanı tarafından sorgulanmasından kayıp saatine, Fatiha Suresi ile nasıl deşifre edildiğinden idam gecesine kadar sürece ilişkin ayrıntıları paylaştı.
    Suudi Arabistan merkezli Al Majalla’da beş bölüm halinde yayımlanan yazı dizisinin son iki bölümünde, İsrail casusu Cohen’in yakalanmasında önemli görev üstlenen Caviş, operasyonun bilinmeyen yönlerini aktardı.
    TUTUKLAMA ÖNCESİ 6 GÜN KONTROL ALTINDA TUTULDU
    Cohen’in hemen tutuklanmak yerine evinde 6 gün boyunca kontrol altında tutulduğunu belirten emekli Caviş, şifreleri çözmek için Beyrut’tan “Üç Silahşörler” kitabı ile “El-Muhtar” dergisinin ilgili sayısının getirtildiğini kaydetti.
    Cohen ile normal bir şekilde oturup konuştuklarını, hatta tedbir amaçlı onunla restorana bile gittiklerini söyleyen Caviş, yakalanmasında yabancı istihbaratların rolü olmadığını söyledi.
    Caviş, “Sovyet istihbaratı ya da Hindistan Büyükelçiliği Cohen’in yakalanmasında rol oynamadı. Operasyon tamamen kendi birimim olan ‘134 Numaralı Telsiz Gizli Servisi’ tarafından gerçekleştirildi” açıklamasında bulundu.

    FATİHA SURESİ​​​​​​​ İLE DEŞİFRE OLDU
    Caviş, altıncı günün sonunda Cohen’in dönemin Suriye Devlet Başkanı Emin Hafız tarafından sorgulandığını belirtti. Cohen’in Yahudi olduğunun anlaşılmasında Fatiha Suresi’ni okuyamamasının etkili olduğunu söyleyen Caviş, sorgu anını şöyle anlattı:
    “Cohen’i kapıda durdurdular. Dönemin Genel Komutanı ve Devlet Başkanı Emin Hafız, Halep şivesiyle ‘Adın ne?’ diye sordu. Cohen, ‘Kamil Emin Sabit, Suriyeli bir Arabım, ticaretle uğraşıyorum ve Müslümanım’ yanıtını verdi. Bunun üzerine Hafız, ona Fatiha Suresi’ni okumasını söyledi. Cohen’in okurken hata yapması üzerine Hafız, ‘Senin yaşında Fatiha’yı bilmeyen bir Müslüman var mı?’ dedi ve hemen ardından yanındakilere dönerek ‘Bu bir Yahudi’ dedi.”
    ‘İDAM KARARINA KARŞI ÇIKTIM, 89 GÜN HAPSE ATILDIM’
    Caviş, Cohen’in hayatta tutulmasının olası bir takas veya istihbarat alışverişi açısından daha değerli olacağı düşüncesiyle idam kararına karşı çıktığını belirtti.
    Bu itirazı nedeniyle hapis cezası aldığını söyleyen Caviş, “Bazı kişilerin Cohen’in ölümünde çıkarı olabileceği yönündeki şüphelerimi dile getirdiğim için 89 gün hapse atıldım” dedi.

    COHEN: BENİ KANDIRDILAR, ÇOCUĞUM YETİM BÜYÜYECEK
    Cohen ile idamından önceki gece hapishanede yaklaşık iki saat baş başa görüştüklerini belirten Caviş, Cohen’in bu görüşmede kendisine ağlayarak şunları söylediğini aktardı:
    “Beni kandırdılar. Bağlı olduğum yönetim bana ‘Şam’ı bombalamak zorunda kalsak bile senin başına bir şey gelmesine izin vermeyeceğiz’ demişti. Ama ben şimdi buradayım.” 

    Caviş, Cohen’in yakalandığını İsrail’e bildirmeden önce Mossad ile “ellerinde Cohen olduğunu bilmiyorlarmış” gibi yazıştıklarını belirtti. Caviş ayrıca Cohen’in yenidoğan oğlundan söz ederken “Bu çocuk yetim büyüyecek” dediğini aktardı.
    ‘COHEN’İN CESEDİ HALA SURİYE’DE’
    Caviş, Cohen’in idamından bir gece önce altı subayla bir araya gelerek defin yerini görüştüklerini ve İsraillilerin cesedi ele geçirmeye çalışabileceği endişesiyle, sürekli nöbet tutulan bir askeri kışlanın girişinin defin yeri olarak seçilmesine karar verildiğini aktardı.
    Hangi kışlanın seçildiğini tam olarak bilmediğini söyleyen Caviş, Cohen’in cesedinin halen Suriye’de bir kışlanın önünde gömülü olduğunu düşündüğünü dile getirdi.
    Caviş, “Cohen’in cesedi Suriye’de. Eğer İsrailliler naaşa ulaşmış olsaydı bunu çoktan duyurup büyük bir gürültü koparırlardı” ifadelerini kullandı.
    Caviş, Cohen’in idamından yıllar sonra ortaya çıkan saati hakkında da konuştu. Rejimin devrilmesinden önce İsrail’de, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Mossad direktörünün katıldığı bir kutlamayla saatin “özel bir operasyonla” geri alındığının duyurulduğuna işaret etti.
    Caviş, eski Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkan Yardımcısı Ali Memlük ile Cohen’in saati konusunda yaptıkları görüşmede yaşananları ise şöyle anlattı:
    “Ali Memluk bana saatin fotoğrafını gösterip tanıyıp tanımadığımı sordu. Ona bunun Cohen’in saati olduğunu söyledim. Yakalandıktan sonra saat kolundaydı ve onu sorgulayan subay Abdülkadir Abdülcelil’e verilmişti. Yıllar sonra Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Şarika kentinde karşılaştığım Abdülcelil, bana saati kolunda göstererek ‘Cohen olayından benden başka kimse yararlanmadı, saatini aldım’ diye övünmüştü.”

    TELEGRAFLARI FRANSIZCA GÖNDERİYORDU
    Caviş, “Cohen’in kamufle yöntemlerinden biri telegraflarını Arapça ve İbranice değil Fransızca göndermesiydi” dedi.
    Cohen’in gönderdiği metinlerin Fransızca olduğunu ve Posta Enstitüsü Müdürü Ahmed Şevki Al-Rashi tarafından tercüme edildiğini aktaran Caviş, “Telgraflar genel olarak ‘falancaya gittim, falanca geldi’ türünden kritik olmayan günlük bilgiler içeriyordu” dedi.
    Caviş, Cohen’in asıl amacının ise Suriye vatandaşlığı alıp hükümette görev üstlenmek olabileceğini dile getirdi. Caviş, Cohen davasında yargılanarak ceza alan iş insanı Macid el-Ard’ın ise haksızlığa uğradığını savundu.
    İkilinin yalnızca Avrupa’dan dönüş sırasında yolda karşılaştığını ve sıradan bir yol arkadaşlığı yaptığını söyleyen Caviş, “Gezginler arasındaki tanışıklık, birinin diğerinin casus olduğunu bildiğini kanıtlamaz. Macid el-Ard’ın masum olduğuna inanıyorum” dedi.
    Suudi Arabistan merkezli Al Majalla’da yayımlanan röportaj dizisinin ilk üç bölümünde, Cohen’in deşifre edilme süreci, yakalanması ve ele geçirilen delillere ilişkin ayrıntılar aktarılmıştı.
    İsrail’in önemli casuslarından biri kabul edilen Cohen, Kamil Emin Sabit takma adıyla 1962-1965 yıllarında Suriye’nin başkenti Şam’da görev yapmıştı.
    Suriyeli üst düzey askeri yetkililerle yakın ilişkiler geliştirerek Golan Tepeleri’ndeki askeri faaliyetlere ve devletin karar mekanizmasına ilişkin topladığı bilgileri İsrail’e aktaran Cohen, 18 Mayıs 1965’te idam edilmişti.
    İran: Sunulan 7 şart uygulanmadıkça Hürmüz Boğazı açılmayacak!
    60 sene sonra babasını buldu: Hayranı olduğu ünlü rock yıldızı çıktı!
    …

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Cevdet Yılmaz İstanbul’daki sempozyumda konuştu: Terörü ülkemizin gündeminden çıkaracağız

    Cevdet Yılmaz İstanbul’daki sempozyumda konuştu: Terörü ülkemizin gündeminden çıkaracağız

    Son dakika: Adana’da 4.8 büyüklüğünde deprem

    Son dakika: Adana’da 4.8 büyüklüğünde deprem

    Almanya’da Başbakan Merz’in partisine olan destek rekor düşüşte, AfD yükselişini sürdürüyor

    Almanya’da Başbakan Merz’in partisine olan destek rekor düşüşte, AfD yükselişini sürdürüyor

    Sınav heyecanı yaşayan gencin talihsizliği: Park halindeki otomobili alev alev yandı

    Sınav heyecanı yaşayan gencin talihsizliği: Park halindeki otomobili alev alev yandı

    Mekke İttifakı’nda ikinci toplantı yarın yapılacak

    Mekke İttifakı’nda ikinci toplantı yarın yapılacak

    Bursa’da ormanlık alanda vahşet! Sevgilisi, 18 yaşındaki Gökçe’nin boğazını kesip öldürdü

    Bursa’da ormanlık alanda vahşet! Sevgilisi, 18 yaşındaki Gökçe’nin boğazını kesip öldürdü