ABD’de ara seçimler için geri sayım başladı! Dikkat çeken hareketlilik: Mevcut tablo nasıl?

ABD'de ara seçimler için geri sayım başladı! Dikkat çeken hareketlilik: Mevcut tablo nasıl?

ABD’de 3 Kasım’da 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nin tamamı ve 100 sandalyeli Senato’nun 33 koltuğunda seçime gidilecek.

Seçimlere ilişkin ülke geneli ve eyalet düzeyindeki anketleri derleyen Real Clear Politics’in (RCP) güncel haritasına göre, Demokratlar hem Senato hem de Temsilciler Meclisinde mevcut sandalye sayılarına kıyasla kazanım elde edebilecek bir konumda bulunuyor.

RCP’nin 5 Ekim tarihli haritasında Senato için Demokratların 46, Cumhuriyetçilerin 45 sandalyesi güvenli veya avantajlı konumda gösterilirken, 9 sandalye “toss-up” olarak, yani başa baş şeklinde sınıflandırılıyor.

Temsilciler Meclisinde ise Demokratlar 226, Cumhuriyetçiler 185 sandalyede güvenli veya avantajlı konumda gösteriliyor. 24 sandalye ise iki parti arasında başa baş yarış kategorisinde yer alıyor.

SENATO’DA 9 SANDALYE BAŞA BAŞ

Senato’da çoğunluk için 51 sandalyeye ulaşılması gerekiyor.

RCP’nin başa baş kategorisinde gösterdiği 9 sandalye Alaska (C), Iowa (C), Kansas (C), Maine (C), Michigan (D), Minnesota (D), Ohio (C), Texas (C) ve Nebraska’da (C) bulunuyor.

Bu eyaletlerden 7’si Cumhuriyetçilerin, 2’si ise Demokratların elindeki koltuklardan oluşuyor. RCP’nin haritasında Cumhuriyetçilerin elindeki Alaska, Iowa, Kansas, Maine, Ohio ve Texas yarışları başa baş kategorisinde yer alırken, Michigan, Minnesota ve Nebraska da aynı kategoride gösteriliyor.

TEMSİLCİLER MECLİSİNDE DEMOKRATLAR ÖNDE

Temsilciler Meclisinde çoğunluk için 218 sandalye gerekiyor. RCP’nin güncel haritasında Demokratlar 226, Cumhuriyetçiler 185 sandalyede güvenli veya avantajlı konumda gösterilirken, 24 sandalye “başa baş” kategorisinde bulunuyor. Bu bölgelerin 18’i Cumhuriyetçilerin, 5’i Demokratların elinde, bir bölgede ise mevcut sandalye dağılımı farklılık gösteriyor.

RCP, Temsilciler Meclisinde Demokratların mevcut sandalye sayısına kıyasla net 23 sandalye kazanabileceği bir tablo ortaya koyuyor. Senato için ise Demokratların net 4 sandalye kazanımı öngörülüyor.

RCP’nin başa baş olarak sınıflandırdığı Temsilciler Meclisi bölgeleri arasında Minnesota, Iowa, Nebraska, Kansas, Texas, Alaska, Michigan, Ohio ve Maine bulunuyor.

Bu 24 bölgenin 18’inin Cumhuriyetçilerin elinde olması, Temsilciler Meclisindeki yarışın önemli bölümünün Cumhuriyetçilerin mevcut sandalyelerini koruma mücadelesi üzerinden şekillendiğini gösteriyor.

MEVCUT TABLO NASIL?

ABD’de halihazırda Senatoda Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların 45 sandalyesi bulunuyor. İki bağımsız senatör ise genelde Demokratlarla birlikte hareket ediyor.

Temsilciler Meclisinde ise Cumhuriyetçilerin 218, Demokratların 214, bağımsızların 1 sandalyesi bulunurken, 2 sandalye boş durumda. Böylece Cumhuriyetçiler Mecliste yalnızca 4 sandalyelik bir farkla çoğunluğu elinde tutuyor.

RCP’nin 5 Ekim itibarıyla yayımladığı tablo, ara seçimlere bir ay kala özellikle Temsilciler Meclisinde yarışın oldukça çekişmeli olduğunu ve çok sayıda Cumhuriyetçi sandalyenin başa baş yarış kategorisinde bulunduğunu ortaya koyuyor.

  • İlgili Gönderiler

    Terörist Ben-Gvir’den küstah paylaşım! Yıkılan binalarla övündü: İşler anca böyle yürür

    Soykırım destekçiliğiyle bilinen İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir,sosyal medya platformundaki hesabında, “öncesi ve sonrası” ifadelerini kullanarak binanın yıkılmadan önceki ve yıkıldıktan sonraki görüntüsüne yer verdi.
    ‘İŞLER ANCA BÖYLE YÜRÜR’
    Yıkım esnasında provokatif bir şekilde bölgeye gelip “İşler ancak böyle yürür” sözlerini kullanarak yıkımla övünen Ben-Gvir, yıkım politikasının sahada uygulandığını görmek için Tur Mahallesi’ne geldiğini kaydetti.
    Ben-Gvir, son bir buçuk yıl içinde 10 bin yapıyı yıktıklarını ve arazilerine el koyduklarını, bu arazilerin toplam büyüklüğünün “Tel Aviv ve Givatayim” kentleri kadar olduğunu itiraf etti.
    NE OLMUŞTU?
    İsrail güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Tur Mahallesi’nde 10 ailenin yaşadığı 5 katlı bir binayı sabah saatlerinde yıkmış ve çoğunluğu kadın ve çocuk, 70 Filistinlinin evsiz kalmasına neden olmuştu.
    Bölgeye gelen İsrailli aşırı sağcı bakan, yıkıma katılan buldozerlerden birine binerek poz vermişti….

    İspanya’daki erken seçim kararının perde arkası! ‘Güven tazeleme ruleti’

    MİLLİYET.COM.TR / İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, hükümetin konut krizine çözüm amacıyla hazırladığı iki kararnamenin mecliste reddedilmesinin ardından 29 Kasım’da erken genel seçime gidileceğini açıkladı. Kral 6. Felipe ile görüştüğünü belirten Sanchez, Bakanlar Kurulu’nun meclisin feshi için olağanüstü toplanacağını söylerken, seçimde İspanyolların ülkenin geleceğine ilişkin tercihlerini ortaya koyacağını ifade etti; mevcut anketlerde ise ana muhalefetteki Halk Partisi’nin (PP) önde olduğu ve Vox ile çoğunluk sağlayabileceği öne sürülüyor.
    Peki 29 Kasım seçimi İspanya siyasetinde nasıl bir kırılmaya yol açabilir? İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan, İspanya’daki erken seçim kararını Milliyet.com.tr’ye değerlendirdi.
    YIPRATMA SAVAŞININ PARÇALARI
    Dr. Tercan’ın açıklamaları şöyle; 29 Kasım’da İspanya’da seçim var. Sanchez iktidarı sıkıştırılmaya devam ediliyor, bu defa masada ev krizi var. Madrid sokakları bir süredir barınma krizinin yarattığı öfkeyle çalkalanıyor. Kiraların fırladığı, gençlerin ev sahibi olmayı bir kenara bırakıp başlarını sokacak bir oda dahi bulmakta zorlandığı bir İspanya var karşımızda.
    İspanya’nın seçim gündeminin merkezine bugün yalnızca siyaset değil, yıllardır büyütülen turizm ekonomisinin ortaya çıkardığı toplumsal maliyetler de yerleşmiş durumda. İspanya uzun yıllardır şehirlerini turist çekecek şekilde tanıttı ve küresel turizm markasına dönüştü. Amaç açıktı: Daha fazla turist, daha fazla harcama, daha fazla yatırım, daha fazla istihdam ve kazanç. Bu model önemli ölçüde çalıştı. Ancak turizme hazırlıksız yatırım yapan tüm Avrupa kentleri gibi, beraberinde göç, konut krizi ve sosyal dokunun yıpranmasını da kapı açtı. Yatırımcı çok kazanırken, mavi ve beyaz yakalılar çok yoruldu.
    Seçim kararı ise sadece konut piyasasıyla sınırlı değil; Ceuta’daki göçmen krizi yönetimi tartışmaları ve iktidara yolsuzluk iddiaları, Pedro Sánchez hükümetini yıpratma savaşının parçaları. Son gündeme gelen krizde, ev sorununu çözmek için hazırlanan konut kararnamesinin muhalefet tarafından mecliste reddedilmesi, yasama gücünü de kilitledi. Tam bu çıkmazda Başbakan Sánchez, siyasi kariyeri boyunca sıkça başvurduğu, cesur ve riskli hareketlerinden birini yaptı ve erken seçim dedi.

    ‘GÜVEN TAZELEME RULETİ’
    Hükümet için bu karar bir teslimiyet değil, aksine stratejik bir “saldırı” hamlesi. İspanya’da yıpranmış ve Meclis desteğini kaybetmiş bir azınlık koalisyonuyla yola devam etmek, her geçen gün muhalefet grubunun eline yeni kozlar vermek anlamına geliyordu. Sánchez, seçmene dönüp şu mesajı vermek istiyor: “Görüyorsunuz, reform yapmak istiyoruz ama meclis önümüzü tıkıyor. Bize daha güçlü bir yetki verin ki sosyal krizleri çözelim.”
    Bu bir “güven tazeleme ruleti”. Yıpratılmaya çalışılan iktidar, meşruiyetini tazelemek ve dağınık seçmeni muhalefet korkusuyla sandıkta birleştirmek istiyor. Barınma krizi sağın karşısında Sanchez’in sol partisine avantaj sağlıyor. Sosyal politikadan yanayız sizinleyiz, kartına oynuyor Başbakan Sanchez ve bu karşılık bulabilir.

    SANDIĞIN GÖSTERDİĞİ RİSKLER
    Ancak bu kumarın teminatı oldukça yüksek iki büyük risk; Barınma krizinin merkezinde vatandaş var bir parti yok bu hem avantaj hem değil; hükümetin sunduğu vaatlerin halk tarafından yeterli görünmesi gerekli ve sağ Blok alt yapıyı güçlü hazırladı hırsla ilerliyor. Merkez sağ (PP) ve aşırı sağ (Vox) bloku, hem yolsuzluk dosyalarını hem de sınır güvenliği/Ceuta krizini arkasına alarak sandığa tam bir zafer inancıyla gidiyor.
    İspanya sandığa giderken asıl mesele Sánchez’in bu zorlu virajdan kaçıncı kez sağlam çıkacağı değil; muhalefet çok güçlü saldırıyor, yolsuzluk iddaları ile karalama, Ceuta göç krizi ile yönetme sıkıntısı ve halkın öfkesi şimdi de tüm turistik Avrupa metropollerinin ortak sıkıntısını barınma krizini marjinelleştirip faturasını Sanchez’ e kesmek ve sokağı kullanmak bunların hepsi büyük bir yekün yapıyor.
    İSPANYA’NIN KADERİNİ BELİRLEYECEK
    Önümüzde bir test alanı var; barınma, adalet ve yönetim krizleriyle çalkalanan ve devamlı propagandaya maruz kalan güçlü bir siyasi duruşun seçmenin gözünde ne kadar inandırıcı kalabildiğini izleyeceğiz ve bu İspanya’nın kaderini belirleyecek. Kasım ayındaki sandık, ya Sánchez’e taze bir kan verecek ve güç katacak ya da İspanya siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayacak.
    Peki iki durumda ne olur; Sanchez güçlü çıkarsa İspanya daha da ilerler ve parlamentoda politikaları için destek sıkıntısı çekmez ekonomik ilerleme devam eder ve toplumda sosyal uyuma yatırım yapılır. Uluslararası ilişkilerde de iç siyasette beklendiği gibi ilerleme, uyum ve barış odaklı yaklaşım benimsenir.
    Aşısı sağın içinde bulunduğu sağ blok iktidara gelirse İspanya ise tamamen eksen değiştirir. Bu senaryoda mesele yalnızca göçmenlere yönelik sert politikalarla sınırlı kalmaz; İslam’a tepki, inanç özgürlüklerine ve yargıya müdahale, sivil topluma kısıtlama, bağımsız medyayı zayıflatma, devlet kurumlarını iktidar çizgisinde yeniden yapılandırma gibi faşizan özellikler taşıyan otoriter politikalarla gündeme gelebilir. Uluslararası ilişkilerde, İsrail ve Arjantin’e yaklaşma ajandası olur. Nitekim aşırı sağ lideri Abaskal, İsrail’e sadakatini sıkça dile getiren bir siyasetçi. Dahası, hesap verilebilirlik de kısıtlanabilir. Şöyle ki; Sanchez’i iktidara taşıyan bugünün ana muhalefeti sağ parti PP’nin yolsuzluk dosyası resmi olarak epey kabarık. En belirgin olanı yüzyılın yolsuzluk davaları adıyla anılan Gürtel yolsuzlukları olmuş, yüzlerce yargılama sonucu ile 2018’de gensoru da verilmiş hükümet düşmüş, iktidara Sanchez geçmişti.
    Hasılı günümüzde ise İspanya, Sanchez’in Gazze tutumu ile başlayan İran Savaşında devam eden barışı önceleyen tutumu nedeni ile Batı’nın istenmeyen çocuğu ilan edildi. Sürekli yangınlar, göç krizleri, yolsuzluk karalamaları ve dahası ile, İspanya siyaset arenası, acımasız bir savaş alanına döndü. Gladyatör Sanchez arenada hükümeti için devamlı mücadeleler veriyor. Ancak bu rekabette ekonomik başarısına rağmen Başkan Sanchez indirilmeye çalışılırken olan halka oluyor ve İspanya keskin, zor süreçler yaşıyor….

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Terörist Ben-Gvir’den küstah paylaşım! Yıkılan binalarla övündü: İşler anca böyle yürür

    Terörist Ben-Gvir’den küstah paylaşım! Yıkılan binalarla övündü: İşler anca böyle yürür

    Suudi Arabistan duyurdu! ‘Cizan ve Necran havalimanları hedef alındı’

    Suudi Arabistan duyurdu! ‘Cizan ve Necran havalimanları hedef alındı’

    Bakan Ersoy, Türkiye derecesi elde eden Ahmet Deniz’i bakanlıkta ağırladı

    Bakan Ersoy, Türkiye derecesi elde eden Ahmet Deniz’i bakanlıkta ağırladı

    Adalet Bakanı Gürlek, gündeme ilişkin soruları yanıtlıyor

    Adalet Bakanı Gürlek, gündeme ilişkin soruları yanıtlıyor

    Bakan Yusuf Tekin’den Hakkari’de dikkat çeken açıklamalar: Bu kez bu süreç başarısız olmamalı

    Bakan Yusuf Tekin’den Hakkari’de dikkat çeken açıklamalar: Bu kez bu süreç başarısız olmamalı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un kurtuluşunun yıl dönümünü kutladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un kurtuluşunun yıl dönümünü kutladı