Cumhurbaşkanı Erdoğan: Siz vekil misiniz yoksa militan mı?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Selimiye Camii Şerifi’nin Restorasyon Sonrası Yeniden İbadete Açılışı ile Toplu Açılışı ve Anahtar Teslim Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Sokak eylemleri çağrısında bulunan CHP’li isimlere çok sert sözlerle tepki gösteren Erdoğan “Hırsları boyunu aşan birileri çıkmış ayaklanmaktan bahsediyor. Siz milletvekili misiniz militan mı?. Ne zamandan beri sokakları ayaklandırmak politika oldu siyaset oldu? Biz buna AK Parti olarak müsaade etmeyiz.” ifadelerini kullandı. Erdoğan, CHP’deki iç karışıklığa ilişkin yaptığı konuşmada ise “Siyasi parti değil sanki dövüş kulübü.” dedi.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….
AYM’den CHP’nin ‘128 milyar dolar’ iddiasına ret! Berat Albayrak’ın avukatından açıklama: Yakın siyasi tarihin en büyük iftirası
Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP’nin, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a “kişilik haklarına saldırı” kapsamında manevi tazminat ödemesine ilişkin “hak ihlali” iddiasıyla yaptığı başvuruyu reddetti.
AYM’nin kararına göre, 2020 ve sonrasındaki süreçte CHP Genel Başkanı ve parti yöneticilerinin de arasında olduğu bazı kişiler, dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak hakkında çeşitli açıklamalarda bulundu, ayrıca konuyla ilgili partinin sosyal medya hesaplarından paylaşımlar yapıldı.
Bunun üzerine Albayrak, söz konusu söylemlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, “kişilik haklarına saldırı” yapıldığını ileri sürerek manevi tazminat davası açtı. Davaya bakan İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vererek CHP’nin Albayrak’a 40 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.
İstinaf başvurusu da reddedilen CHP, “ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği” iddiasıyla AYM’ye başvurdu. Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının ise ihlal edilmediğine hükmetti.
İlginizi Çekebilir
KARARIN GEREKÇESİNDEN
AYM’nin kararında Anayasa’da ifade özgürlüğü hakkının güvence altına alındığı, ifade özgürlüğü hakkı ile kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkı arasında adil bir dengenin kurulması gerektiği vurgulandı.
CHP’nin, Albayrak döneminde Merkez Bankasındaki azalan rezervlerle bağının ortaya konulmadığı belirtilen kararda, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nda belirtildiği üzere Merkez Bankasının para politikalarına ve yapılacak işlemlere bankanın kendi organları tarafından karar verilmektedir. Dolayısıyla, mevcut başvuruda başvurucunun ileri sürdüğü olgusal iddiaların, davacıyla olan doğrudan ilgisine ilişkin bir temellendirmenin yapılabildiğinden söz edilemeyecektir.” ifadeleri yer aldı.
Söz konusu tespitler doğrultusunda yerel mahkemece, başvurucu CHP’nin ifade özgürlüğü hakkı ile davacının şeref ve itibar hakkının korunması arasında adil bir dengeleme yapıldığı ifade edilen kararda, şunlar kaydedildi:
“Başvurucunun (CHP) ifade özgürlüğüne yönelik müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiği, başvurucu aleyhine hükmedilen tazminatın orantılı olduğu, bu haliyle derece mahkemelerinin çıkarları dengelerken sahip oldukları takdir paylarını aşmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.”
“128 MİLYAR DOLAR YALANI SİYASİ YALAN OLARAK TESCİLLENDİ”
Sosyal medya hesabından açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de şunları söyledi; CHP’nin “yalan siyaseti” bir kere daha çöktü. CHP tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük üretilen iftira kampanyalarından biri siyasi tarihimize “128 milyar dolar yalanı” olarak geçmişti.
Anayasa Mahkemesi’nin 20 Mayıs 2026 tarihli kararıyla; yerel mahkeme, istinaf ve AYM olmak üzere üç yargı aşamasında da CHP’nin sözde iddiasının delillendirilemediği net şekilde ortaya koyuldu. Böylece CHP’nin Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük iddialarının “yalan siyaseti” olduğu bir kere daha kesinleşti.
AYM kararıyla birlikte CHP’nin “128 milyar dolar yalanı” milletimize söylenmiş büyük bir “siyasi yalan” olarak tescillendi.
Bu “yalan siyaseti”ni üretenlerin milletimize bu yalanı ısrarla niye söylediğini ve neyi amaçladıklarını çok iyi değerlendirmek gerekir.
“Yalan siyaseti” ile mücadele etmek milletimize karşı sorumluluğumuzdur. Bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.
YAKIN SİYASİ TARİHİMİZİN EN BÜYÜK İFTİRASI
Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak’ın avukatı İsa Sinan Göktaş’tan kararla ilgili açıklama geldi.
Göktaş’ın açıklaması şöyle: Yakın siyasi tarihimizin en büyük iftirası, “128 milyar dolar yalanı” söylemini konu alan dava sonucu, davalı Cumhuriyet Halk Partisi’nin (“CHP” veya “Ana Muhalefet” olarak anılacaktır) Sayın Berat Albayrak’a yönelttiği ithamlar nedeniyle tazminat ödemekle yükümlü tutulduğu ve tahsil edilen bedelin Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı’na bağışlandığı bilgisi daha önce kamuoyunun takdirine sunulmuş olup, bu kez de Anayasa Mahkemesi’nin 20.05.2026 tarihli kararı ile CHP tarafından yapılan bireysel başvurunun reddine karar verilmiş ve CHP’nin iftiralarını kurumsallaştırdığı tasdiklenmiştir.
“128 milyar dolar yalanı” temeline dayanan iddiaların asılsızlığı, yargı yollarının tüketilmesiyle hukuken kesinleşmiş olmakla beraber aşağıda yer verilen somut ekonomik verilerle de açıkça ortaya konulmaktadır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (“Merkez Bankası” olarak anılacaktır) piyasa istikrarını sağlamak, spekülatif kur ataklarını bertaraf etmek, sanayicisini, esnafını ve emeklisini pandemi koşullarının olumsuz etkilerinden korumak amacıyla yürüttüğü uluslararası normlara uygun işlemler, veri olmaksızın uydurulan rakamlarla kasıtlı biçimde çarpıtılmış ve bir dezenformasyon operasyonuna dönüştürülmüştür.
STRATEJİK, PLANLI VE CESUR ADIMLARA VURGU
2018 yılı ve sonrasında Türkiye’nin maruz kaldığı yoğun finansal saldırılar karşısında devletin gösterdiği refleksi “buharlaşan rezerv” iddiasıyla gölgelemeye çalışan Ana Muhalefet, esasen Türkiye’yi devaluasyon, enflasyon ve faiz kısır döngüsüne sürüklemeyi hedeflemiş; ancak atılan stratejik, planlı ve cesur adımlarla iktisadi tabular yıkılmış ve bugün önemi daha da iyi anlaşılan ekonomik kazanımlar elde edilmiştir.
CHP’nin tek bir merkezden yönettiği, genel başkanından milletvekillerine, il başkanlarından parti yöneticilerine kadar bilinçli bir şekilde iştirak edilen pespaye yalanlar zincirinde atılan iftiraların aksine, Sayın Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini devraldığı dönemde yaklaşık %25 seviyesinde bulunan enflasyon, para ve maliye politikalarında uygulanan reformlar sayesinde bir yıl içinde %8’e indirilmiştir.
Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı sınır ötesi operasyonlarına, kamuoyuna “Rahip Brunson Krizi” olarak yansıyan siyasi gerilimlere, ABD Başkanı’nın 2018 ve 2019 yıllarında ekonomimizi doğrudan hedef almasına (ABD Başkanı Donald J. Trump tarafindan “Türkiye ekonomisini tamamen mahveder ve yok ederim (bunu daha önce yaptım!)” ifadesi kullanılmıştır), ABD’nin Türkiye’ye ve siyasilere uyguladığı yaptırımlara ve döviz piyasası arka plan kur saldırılarına rağmen ekonomik düzen korunmuş; Covid-19 dönemi sebebiyle yaşanan üretim-tedarik zincirinin kırılması, küresel işsizlik ve ekonomik daralma gibi zorlu şartlarda ise enflasyon %11 seviyesinde tutulmuştur.
“İLK DEFA, MERKEZ BANKASI VERİLERİNE GÖRE 15 MİLYAR DOLAR CARİ FAZLA VERİLEREK CUMHURİYET TARİHİ REKORU KIRILMIŞTIR”
Sayın Berat Albayrak göreve başladığında 57 milyar dolar seviyesinde olan cari açık, bir yıl içerisinde kapatılmış; 17 yıllık AK Parti iktidarı döneminde ilk defa, Merkez Bankası verilerine göre 15 milyar dolar cari fazla verilerek Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmıştır. Böylece tek haneli faiz ve tek haneli enflasyon dengesi kurulmuş, cari fazla verilmiş, pozitif büyüme sağlanmış ve bazı ekonomistlerce “imkânsız üçlü” olarak nitelendirilen hedeflerin doğru politikalarla mümkün olabileceği gösterilmiştir. Anılan tablo, “dış finansman olmadan büyüyemeyiz, cari açık vermeden üretemeyiz” diyerek, ortaya konulan ideali küçümseyenlere de net bir cevap niteliği taşımaktadır.
KONUT VE KREDİ KAMPANYASI
Pandeminin yol açtığı ekonomik durgunluk sebebiyle, konut sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin kapanma ve iflas tehdidiyle karşı karşıya kaldığı, bankalar üzerinde alacak riski baskısının arttığı 2020 yılında; kamu bankaları aracılığıyla, tarihin en uzun vadeli ve en düşük konut kredi oranıyla (%0,49), alt ve orta gelir grubundaki bir milyondan fazla vatandaşımız ev sahibi olmuş; konut stokları eritilmiş, reel sektör desteklenmiş, bankaların risk baskısı azaltılmış ve böylelikle herkesin kazandığı, tarihin en hayırlı işlerinden birine imza atılmıştır.
İstihdamı korumak ve ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla 700 binden fazla esnafa finansman desteği verilmiş; SGK prim ve vergi ödemeleri ertelenmiş, KDV oranları düşürülüp kira stopajı azaltılarak yüz binlerce işletmenin yükü hafifletilmiştir. Ayrıca 6 milyondan fazla aileye nakdi yardım sağlanmış; tek bir esnaf dahi kapanmadan iş gücü piyasası ayakta tutulmuş ve işsizlik azaltılarak pandemi süreci büyük bir başarıyla aşılmıştır.
“YURT DIŞINDAKİ ALTINLAR TÜRKİYE’YE GETİRİLDİ”
Günümüzde yaşanan küresel ölçekteki krizler, sınır ülkelerde devam eden savaşlar, ekonomik ve siyasi yaptırımlar ile önemi bir kere daha anlaşılan ve Türkiye’nin en stratejik hamlelerinden biri olan yurt dışındaki altın rezervlerimizin ülkeye taşınması eylemi de yine aynı dönemde gerçekleştirilmiştir. ABD, İsviçre ve İngiltere’de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye’ye getirilmiş ve Merkez Bankası altın rezervi 2020 yılı sonu itibariyle 719 tona ulaşmıştır.
Türkiye’nin altın rezervlerini yurda getirme hamlesi, diğer ülkeler açısından da örnek teşkil etmiş; artan jeopolitik gerilimler nedeniyle bazı ülkeler rezervlerini içeriye taşırken, bazıları ise yurt dışında tuttukları altınlarına erişimde sorunlarla karşılaşmıştır.
Dünya ekonomisinde yaşanan dönüşüm, Sayın Berat Albayrak tarafından önceden görülmüş; Merkez Bankası rezervlerindeki altın miktarının artırılması için döneminde atılan adımlar büyük bir finansal kazanıma dönüşmüştür. Altın fiyatlarının ons bazında değer artışı dikkate alındığında, 719 ton altının Merkez Bankası rezervlerine katkısı, 2020 yılı itibariyle 40 milyar dolarken 2026 yılı Mayıs ayı itibariyle yaklaşık 110 milyar dolardır.
Bakanlık görevi öncesi Haziran 2018’de Merkez Bankası rezervi 98,4 milyar dolar iken, görevinden ayrıldığı 2020 yılında ise finansal saldırılara, yabancı ülke yaptırımlarına ve ağır pandemi şartlarına rağmen 85,2 milyar dolar olmuştur.
Türkiye ekonomisi, 2020 yılında elde ettiği %1,8’lik büyüme performansı ile Covid-19 salgınına karşın pozitif ayrışmayı başarmıştır. Bütün ülkelerin küçüldüğü pandemi yılında Türkiye, verileri açıklanan OECD ve G-20 ülkeleri arasında Çin’le beraber büyüme kaydeden iki ülkeden biri olmuştur. Aynı dönemde Merkez Bankası, tarihinde görülmemiş şekilde 165 milyar TL (döviz karşılığı yaklaşık 30 milyar dolar) kâr elde ederek rekor kırmış ve bu kârı milletin hazinesine aktarmıştır.
Bankacılık sektöründeki “milli şuur” eksikliğini gidermek, “teminat bankacılığı” anlayışını terk ederek reel sektör ile tüketiciyi daha etkin biçimde desteklemek ve finansal istikrarı sürdürülebilir kılmak amacıyla güçlü adımlar atılmıştır.
Finansal güvenlik stratejisi çerçevesinde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun kademeli olarak devreye aldığı swap düzenlemeleri ile sıcak para akımlarında yaşanan ani yön değişikliklerinden kaynaklanan finansal dalgalanmaların önüne geçilmiştir. Olası jeopolitik risklere ve yaptırım tehditlerine karşı döviz rezervleri içerisindeki ABD tahvillerinin payı azaltılmıştır.
Son dakika…. Beyaz et sektörüne soruşturma! Bakan Gürlek: 13 şirkete ‘denetim kayyımı’ atandı
“MİLLİ ENERJİ VE MADEN POLİTİKASI”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde ise “Milli Enerji ve Maden Politikası” oluşturulmuş ve “Yeşil Kitap” hazırlanarak uzun vadeli strateji belirlenmiştir. Bu çerçevede Karapınar Güneş Enerjisi Santrali başta olmak üzere yenilenebilir enerjide büyük yatırımlar gerçekleştirilmiş, %80 yerlilik oranına ulaşılmış ve rüzgâr enerjisi kapasitesi artırılmış; “Akıllı Kömür Kullanımı” ile 5 milyar ton ilave kömür rezervi keşfedilmiş, üretim ise 60 milyon tondan 100 milyon tona çıkarılmış; Eskişehir Beylikova’daki 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi ile Türkiye bu alanda dünya ikincisi konumuna gelmiştir. Ertuğrul Gazi FSRU gemisinin satın alınması ve Silivri, Tuz Gölü, Hatay Dörtyol tesisleriyle doğalgaz depolama kapasitesinin güçlendirilmesi ile kriz anlarında kesintisiz arz güvencesi sağlanmış; TANAP ve Türk Akım boru hattı projeleri devreye alınarak Türkiye enerji merkezi konumuna yükseltilmiştir. Türkiye’nin elektrik enerjisi ihtiyacının %10’unu tek başına karşılayacak Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi ve 65 yıllık rüyası olan ilk nükleer reaktörü Akkuyu’nun temeli 2018’de atılmıştır. Yıllardır yer altı kaynaklarıyla ilgili efsaneler üretilip hikâyeler anlatılan Şırnak Gabar’da sahaya inilmiş ve ekonomik değeri 110 milyar dolar olan 1 milyar varillik petrol rezervi keşfedilmiştir. Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemileri ülke envanterine katılarak “Mavi Vatan” vizyonu somutlaştırılmıştır. İlk derin sondaj gerçekleştirilerek Karadeniz’de 710 milyar metreküp doğal gaz keşfi yapılmış olup, sahanın ekonomik değeri yüz milyarlarca dolardır.
Hatırlatmak gerekir ki “Gemileri alamazsınız, işletemezsiniz, teknik kapasitemiz yetmez, yabancı ülkeler izin vermez” diyenlerin, “Bu gemiler hurda olacak” diye rapor yazanların, gemi alım süreçlerini sabote ederek imza atmaktan kaçan sözde komutanların, 15 Temmuz gecesi bu milletin canına kasteden FETÖ’cü hainler olduğu ortaya çıkmıştır.
500 yıllık bir ekosistemin dönüşüm sürecine girdiği bu dönemde; enerjiden ekonomiye tam bağımsız Türkiye inşa etme yolunda gerçekleştirilen eylemler, ülkemiz üzerindeki keyfiliğini kaybeden finans ve enerji lobilerinde rahatsızlığa sebep olmuştur.
Getirilen yeni yaklaşımla sıcak para akımlarına dayalı dış finansmanın terk edilmesi, hedefli finansman teşvikleriyle yerli üretim ve ihracatın desteklenmesi, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, stratejik sektörlerde kısmi ve geçici ithal ikame politikalarının uygulanması, tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi, turizm gelirlerinin ve reel sektörün verimliliğinin artırılması ve rekabeti artıracak dönüşüm adımlarının atılması sağlanmıştır. Bu doğrultuda oluşturulan 5 yıllık stratejik planlama çerçevesinde 2017 yılında 157 milyar dolar olan ihracat rakamı 2023 yılı itibarıyla 255 milyar dolara ulaşmıştır.
Böylelikle, Türkiye’ye reva görülen; faiz artırımları yoluyla yabancı sermayenin ülkede tutulması ve döviz kurlarının kontrol altına alınması, bunun sonucunda ekonomik durgunluk ve artan işsizlikle birlikte cari açığın daralması, ardından yeniden dış sermaye girişleriyle borçlanmanın artması, TL’nin değer kazanması, iç talebin canlanması ve devamında cari açığın yeniden büyümesi şeklinde işleyen makroekonomik sarmaldan kalıcı olarak kurtulunması hedeflenmiştir.
Ekonomi literatüründe sıklıkla kullanılan, alıcısı bol olan ancak tarifi de yapılmayan “yapısal reformlar” söylemi, Sayın Berat Albayrak döneminin icraatları ile pratikteki karşılığını bulmuştur.
Dünya ekonomisinin karşılaştığı en büyük sarsıntılardan biri kabul edilen Covid-19 pandemisine rağmen, doğru ekonomik politikaların uygulanmasının bir çıktısı olarak tek haneli enflasyon ve tek haneli faizi sağlayıp, eş zamanlı olarak tarihi rekorla cari fazla veren ve pozitif büyüme sağlayan Türkiye üzerinde kurulmaya çalışılan tahakküm; kimi zaman Ana Muhalefet’in safsata olarak dahi nitelendirilmeyecek “128 milyar dolar yalanı” söylemiyle, kimi zaman toplumun en mukaddes değeri olan aile birliğini hedef alan iftiralarla, kimi zaman da ekonomist görünümlü kapitülasyoncuların somut kazanımları kasıtlı şekilde göz ardı ederek ya da çarpıtarak yürüttükleri organize karalama kampanyalarıyla kendini göstermiştir.
FETÖ iltisaklı hesapların başı çektiği odaklar tarafından akla hayale sığmayacak senaryolar sosyal medya platformları üzerinden dolaşıma sokularak itibar suikastı girişimlerinde bulunulmuş; olgusal temeli olmayan asılsız haberler, sözde gazeteciler tarafından kamuoyuna servis edilmiştir.
Türk siyasi tarihinde görev süresi boyunca en çok yalan ve iftiraya maruz kalan kişilerden biri olan Sayın Berat Albayrak’a yönelik bu hukuksuz eylemlerin, görevinden ayrıldıktan sonra da büyük bir motivasyonla devam etmesinin nedeni, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz menfaatine hayata geçirdiği sayısız çalışmalarıdır.
İsrail ile Türkiye arasında ‘yeni soğuk savaş’: 8 kritik nokta! Doğrudan çatışma olur mu?
“O GÜN ALINAN KARARLARIN DEĞERİ GELECEKTE DAHA NET ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKACAK”
Netice itibarıyla, CHP’nin bu ülkeye sağlayamadığı katkı ve hizmeti, 24 yıllık AK Parti iktidarının yalnızca iki yılında Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini üstlenen Sayın Berat Albayrak gerçekleştirmiştir.
Kısa vadeli siyasi kazanımlardan ziyade Türkiye’nin hiçbir saldırıdan ve sınamadan etkilenmeyecek güçlü bir ekonomik ve finansal altyapıya sahip olması için büyük bir gayret ve milli sorumluluk şuuru ile hareket eden Sayın Berat Albayrak, yoğun emek ve cesaretle hayata geçirilen reform niteliğindeki birçok icraatlarının bıraktığı manevi memnuniyetle 08 Kasım 2020 tarihinde görevinden ayrılmıştır.
Nihai hükmün ahirette verileceği inancıyla; aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler, hakikatin er ya da geç ortaya çıktığını ve adaletin tecelli ettiğini göstermiştir. O gün alınan kararların ve yapılan işlerin değeri bugün daha iyi anlaşılmakta olup, gelecekte ise çok daha net şekilde ortaya çıkacaktır. Kamuoyunun takdirine saygıyla sunulur….
İngiltere’de imamın evine molotofkokteyliyle saldırı! ‘Evin camını kırıp yanıcı madde attı’
Greater Manchester Polisi’nden (GMP) yapılan açıklamada, polisin 10 Haziran Çarşamba günü yerel saatle 21.20’de Bolton’un Sharples bölgesindeki bir eve yönelik kundaklama şüphesiyle ihbar aldığı belirtildi.
Açıklamada, polisin olayı “hedefli saldırı” olarak değerlendirdiği, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığı ve henüz gözaltına alınan kimse olmadığı aktarıldı.
Saldırının, 42 yaşındaki imam Hassan Patel’in eşi, 4 çocuğu ve yeğeniyle yaşadığı eve yönelik olduğu bilgisi verilen açıklamada, evde bulunan 7 kişinin saldırıdan yara almadan kurtulduğu kaydedildi.
SORUMLULAR ARANIYOR
Greater Manchester Polisi Dedektif Başmüfettişi Mike Sharples, yaptığı açıklamada bu tür olayların toplumda kabul edilemez olduğunu ve hiç kimsenin tehdit ya da korku altında hissetmemesi gerektiğini ifade etti.
Sharples, saldırıda kimsenin yaralanmamasının sevindirici olduğunu ancak şüpheli kundaklama saldırısının sonuçlarının çok farklı olabileceğini belirtti.
Olayın toplumda endişeye yol açabileceğini anladıklarını dile getiren Sharples, sorumluları bulmak ve adalet önüne çıkarmak için çalıştıklarını bildirdi.
Sharples, “saldırının hedefli olduğuna” inandıklarını ve kamuya yönelik daha geniş risk bulunmadığını aktararak, soruşturmaya yardımcı olabilecek bilgiye sahip kişilere polise başvurma çağrısında bulundu.
EVİN CAMINI KIRARAK YANAN MADDEYİ İÇERİ ATTI
İmam Patel tarafından paylaşılan güvenlik kamerası görüntülerinde, koyu renkli kıyafetler giyen ve yüzünü kapatan bir kişinin eve yaklaştığı, bir beze sıvı dökerek ateşe verdiği, ardından evin camını kırarak yanan maddeyi içeri attığı görüldü.
Görüntülerde saldırganın eve doğru daha fazla sıvı püskürttüğü ve alevlerin büyüdüğü anlar da yer aldı.
Patel, ailesinin “ciddi ve acımasız kundaklama saldırısı” nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını dile getirerek, saldırının hayatları riske attığını, evde ciddi hasara ve çocukları dahil ailede ciddi üzüntüye yol açtığını ifade etti.
Bolton’da aktif bir vatandaş olduğunu ve her inançtan ya da hiçbir inanca mensup olmayan kişilerle iletişim kurduğunu kaydeden Patel, ailesinin neden hedef alındıklarını bilmediklerini söyledi.
Patel, olayın nefret suçu olarak ele alınmadığını anladıklarını belirterek, tüm olası saiklerin kapsamlı şekilde soruşturulması çağrısı yaptı.
Dünyanın en ölümcül 6 SİHA’sı belli oldu! Listede Türkiye rüzgarı
ABD-İran mutabakatı için sona yaklaşılıyor! Flaş iddia: ‘Tarih belli oldu’
…
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: ‘Yalan siyaseti’ bir kez daha kesinleşti
Anayasa Mahkemesi, CHP’nin 128 milyar lira iddialarının somut hiçbir delile ve olgusal temele dayanmadığını belirterek, eski Bakan Albayrak lehine verilen tazminat kararında herhangi bir hak ihlali olmadığına hükmetmişti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, konuya ilişkin paylaşımında “iddialarının “yalan siyaseti” olduğu bir kere daha kesinleşti.” dedi. Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….
Bakan Gürlek açıkladı: Mehmet Şirin Çelik cinayeti aydınlatıldı, 11 şüpheli gözaltına alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “2021 yılında Batman’da işlenen Mehmet Şirin Çelik cinayetine ilişkin faili meçhul dosya, Batman Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda, Jandarma teşkilatımız tarafından yürütülen titiz çalışmalarla aydınlatılmıştır” dedi. Bakan Gürlek Batman ve Van illerinde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 11 şüpheli şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….
İçişleri Bakanlığı ‘gözaltında kötü muamele’ iddialarına soruşturma başlattı
İçişleri Bakanlığı, ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir kişinin, gözaltı sürecinde kötü muamele ve usulsüz arama uygulamalarına maruz kaldığına yönelik iddialara ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….
LGS öncesi dua etmek için akın ettiler
Şanlıurfa’da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde moral depolamak isteyen öğrenciler ve aileleri, kentin simgesi Balıklıgöl ile Hazreti İbrahim’in doğduğuna inanılan mağarada dua etti, bölgede yoğunluk oluştu.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….
Trump’ın telefonu ‘Çinli’ çıktı!
Trump Mobile’ın T1 Phone modeli, iFixit’in yaptığı detaylı sökümle yeniden gündeme geldi. CT taraması ve parça parça inceleme sonucunda telefonun iç yapısının HTC U24 Pro ile neredeyse birebir aynı olduğu ortaya çıktı. Tek dikkat çeken fark ise batarya tarafında.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….
Kayıp ineği bulduğunda muhteşem manzara ile karşılaştı; buzağıyı sırtında taşıdı
Amasya’da kırsalda doğum yapan ineğinin buzağısını sırtına alan İsa Derici’nin eve kadar taşıdığı anlar, cep telefonuyla görüntülendi.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….
Hücreleri ‘gençleştiren’ tedavi insanda denendi
ABD merkezli Life Biosciences, yaşa bağlı görme kaybı hastalıklarını hedefleyen ER-100 adlı deneysel tedavisinin Faz 1 klinik çalışmasında ilk katılımcıya doz verildiğini duyurdu. Tedavi, hücrelerin yaşlanmayla bozulan gen ifade düzenini yeniden daha genç bir modele yaklaştırmayı amaçlıyor. Ancak uzmanlar için bu aşamada asıl soru tedavinin işe yarayıp yaramadığı değil, güvenli olup olmadığı.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….

















