Bakan Yumaklı’dan Demirören Medya’nın TEKNOFEST standına ziyaret

Bakan Yumaklı’dan Demirören Medya’nın TEKNOFEST standına ziyaret

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TEKNOFEST’in medya paydaşı olan Demirören Medya Grubu’nun GAP Havalimanına kurduğu standı ziyaret etti. Bakan Yumaklı’ya, Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Bereket Murat Oktay ile Demirören Medya Pazarlama ve İletişim Grup Başkanı Ramazan Cin eşlik etti.

SADECE SAVUNMA DEĞİL

Bakan Yumaklı, ilk olarak D-Smart ve D-Tech Cloud tarafından ortak geliştirilen ‘Dimi’ hakkında bilgi aldı. Daha sonra Demirören Yayınları’nın seçkin eserlerini inceleyen Bakan Yumaklı, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İlginizi Çekebilir

Yumaklı, TEKNOFEST’i sadece savunma sanayisi olarak düşünmekten başka bir boyuta geçtiklerini ifade ederek, “TEKNOFEST nasıl ki ülkemize savunmada çok önemli bir eşik atlattıysa, aynı şekilde gıdamızı savunurken de bu eşiği atlatacak altyapıyı sağlamış oluyor” dedi.

ÜRETMEK YETMEZ

Tarım teknolojilerinde geliştirilen ürünleri sadece sergilemenin yeterli olmadığını dile getiren Yumaklı, “Onları daha verimli, daha kaliteli, daha sürdürülebilir bir üretimle taçlandırmamız gerekir ki geleceğimizi de koruyabilesiniz” diye konuştu.
Bakan Yumaklı’dan Demirören Medya’nın TEKNOFEST standına ziyaret

BÜYÜK CESARET

Yumaklı, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’a gençleri TEKNOFEST mantalitesiyle bütünleştirdiği için teşekkür ederek, “Geçtiğimiz yıl büyük bir cesaretle tarım teknolojilerini TEKNOFEST’in içerisine dahil etmiş olması ve bu yarışmaya ilginin ikinci yılında da katlanarak devam etmesi büyük bir başarı” dedi.

Bakan Kacır, Radyo D canlı yayınında TEKNOFEST’i anlattı

Bakan Yumaklı’dan Demirören Medya’nın TEKNOFEST standına ziyaret

TARIM TEKNOLOJİLERİ

Türkiye’nin genç mühendislerinin tarım teknolojileri alanında önemli ürünler geliştireceğine inandığını belirten Yumaklı, “Pırıl pırıl gençlerimiz, aynı savunma sanayisinde olduğu tarımda da üretmiş olduğu ürünlerle ülkemizi tanıştıracak” diye konuştu.

Bakan Yumaklı’dan Demirören Medya’nın TEKNOFEST standına ziyaret

Bakan Kacır: Küresel uzay gündeminin kalbi Türkiye’de atacak

Bakan Yumaklı’dan Demirören Medya’nın TEKNOFEST standına ziyaret

  • İlgili Gönderiler

    ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının 92. duruşması sona erdi

    İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun basın danışmanı Mustafa Can Poyraz’a, savunmasının ardından Cumhuriyet savcısı soru sordu.
    “Bir Tuğla da Sen Koy kampanyasında ne kadar para toplandı?” sorusuna sanık Poyraz, “Onu bilmiyorum.” yanıtını verdi.
    Sanık Poyraz, savcının, “O süreçle ilgili ruhsat aşamasından bahsediliyor. 24 milyon lira gibi para bankadan gönderilmiş, 17 milyon lira elden verilmiş şeklinde anlatımlar var. İddianamede böyle geçiyor. Bu bahsi geçen görüntülerdeki para sayma meselesinde bu paranın ne için olduğunu biliyor musunuz?” sorusunu da “Kapora olduğunu biliyorum.” şeklinde yanıtladı.
    Cumhuriyet savcısının, “Yani 15 milyon lira gibi paradan bahsediliyor o kamera kayıtlarında. Hiç dikkatinizi çekti mi?” sorusuna sanık Poyraz, “Çekti. O zaman kişi başı bağış limiti 55 bin liraydı, şimdi 600 bin liraya çıkmış.” cevabını verdi.
    Savcının, “Gökhan Taşkapan’ın beyanında 15 milyon lira paradan bahsediliyor ki kamera kayıtlarına baktığınız zaman da 1 milyon liradan daha yüksek para gözüküyor. Siz bu süreçle ilgili, bu paraların taşınma sürecinde bulundunuz mu?” sorusu üzerine sanık Poyraz, “Yok, hayır.” dedi.
    Sanık Poyraz, savcının, “Bu paralar nasıl getirildi binaya?” sorusuna, “Görüntülerde de görünüyor zaten. Ben daha önceki mahkemede de söylemiştim. Fatih Keleş bizim partilimizdir. Biz de oradaydık sadece yani.” yanıtını verdi.
    Savcının, “Ofise gittiğiniz zaman paralar orada mıydı?” sorusunu ise sanık Poyraz, “Hatırlamıyorum ama sonuçta fark etmez yani. Hani ha bizden önce gitmiştir, daha sonra gitmiştir.” şeklinde cevapladı.
    Bunun üzerine Cumhuriyet savcısı, “Ona biz karar vereceğiz.” dedi.
    İlginizi Çekebilir
    TUTUKSUZ SANIK ABDULLAH UÇAN’IN SAVUNMASI
    Duruşmanın devamında bir diğer tutuksuz sanık İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) ihale şefi Abdullah Uçan savunma yaptı.
    Sanık Uçan, Dijital Deneyim Müzesi işi kendilerine ilk geldiğinde yapım işi mahiyetinde olduğunu, yani mal alımı ve inşaat faaliyetlerinin bir arada bulunduğunu belirterek, şu beyanda bulundu:
    “Bu konuda işin başkanlıktan geldiği ve ivedi şekilde tamamlanması gerektiği, bu nedenle istisna şeklinde ihalenin yapılması gerektiği söylenmişti. Biz bu ihalenin yapım işi olduğu ve sürenin minimum 3 ay süreceğini söyleyip, yapım ihalesi olması konusunda direndik. Üzerimizde çok fazla baskı vardı, ihale birimi bu işi yapmak istemiyor şeklinde söylemler vardı. Ancak bizim buradaki itirazlarımız onay ya da ret makamı olarak değil, eleştirel niteliktedir. Çünkü bu alımın hangi yöntemle yapılacağına biz değil, talep sahibi birimin genel müdür yardımcısı ve genel müdür talebiyle, yönetim kurulunun da onayıyla karar verilmektedir.”
    İşlemlere ilişkin komisyonların hiçbirinde bulunmadığını savunan Uçan, yaptığı işlemlerin ihale komisyonu tarafından alınan kararların tebliği niteliğinde olduğunu beyan etti. Uçan, “Yani ihaleye etki edebilecek yetkiye sahip değilim.” dedi.
    Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın, “Onur Aldı ile ilgili beyanların var. Baskı yaptığına dair.” demesi üzerine sanık Uçan, “Onur Bey de söylüyordu yani ‘Bunu bir an önce yapmamız gerekiyor, başkanlıktan geliyor, bir şekilde bitirmemiz gerekiyor.’ diye.” ifadelerini kullandı.
    Başkan Aylan’ın “Baskı kurarak bu ihalenin istisna ihalesi olarak gerçekleştirilmesini istedi. İhalenin hızlıca yapılmasını başkanlığın istediğini söyleyerek baskıyı artırdı. Senin dışında baskıya maruz kalan kim var? Senin dışında baskıya maruz kalan somut isim var mı? Ne gibi baskı?” sorularına sanık Uçan, şu cevabı verdi:
    “Evet. Yani bizim ihaledeki personellerin hepsi aynı şeyi söyler. Mesela Ömür Tahir Elibaş olabilir. Yani çünkü birime gelip birimde yapıyorlardı başkanım o baskıyı. Yani ‘Bir an önce bitirmeniz gerekiyor, siz yapmak istemiyor musunuz, niye ağırdan alıyorsunuz?’ gibi. Yani baskı Onur Bey’den değil, Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer de, ‘Yukarıdan çok fazla baskı geliyordu. Bir an önce bitirmemiz gerekiyor.’ diyordu.”
    Başkan Aylan’ın “İfadende ‘Baskı ve zorlamalıkları neticesinde bazı evraklara imza attık.’ demişsin” şeklindeki beyanını hatırlatması üzerine sanık Uçan, “Evet, oradaki imzaladığımız evraklar, bizim tebligat niteliğindeki evraklar. Hani ihale komisyonu kazanan firmayı belirliyor, biz de onlara kazandığını tebliğ ediyoruz. Yani ‘Bu firma kazandı, bu firma kazanamadı.’ gibi. Ya da sözleşmeye davet tebligatları yani.” dedi.
    Bunun üzerine başkan Aylan’ın, “Yine ifadende bir yerde Erdinç Çolak ile ilgili şöyle bir kısım var. ‘Dijital Deneyim Müzesi ile ilgili ihalelere hangi şirketlerin katılacağını Erdinç Çolak liste halinde İhale Müdürü Bilal Önver’e bildirirdi.’ demişsin.” sözleri üzerine sanık Uçan, “Evet.” cevabını verdi.
    Cumhuriyet savcısının, “İlan yoluyla yapılan ihale ile ilgili de sürenin kasıtlı olarak kısıtlı tutulduğu, dolayısıyla ihaleye başka firmanın girmesinin engellendiği şeklinde beyanınız var.” demesi üzerine sanık Uçan, şu beyanda bulundu:
    “Bu ihalelerin aslında bana göre yapım işi şeklinde olması gerekiyordu. Yapım ihalesinde ilan süresi 28 gün. Daha alt usulü olanlarda ise daha kısa. Dolayısıyla ilan süresi ne kadar kısa olursa rekabeti o kadar daraltır. Ona istinaden söyledim. Biz sadece mevzuatsal boyutuyla anlattık. Hani bunun yapım işi olması gerekiyor. Ama başkanın ve Murat Ongun’un bir an önce müzenin açılmasını istediğini söylediler.”
    Savcının, “Şu an Kültür AŞ’de işinizi bıraktınız mı?” sorusuna sanık Uçan, “İşten çıkarıldım. İşe iade davasını kazandım, istinafa gitti.” dedi.
    Sanık Uçan, savcının “Niçin çıkarıldınız?” sorusuna da, “Bu ifadelerimden dolayı.” cevabını verdi.
    Duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.
    Duruşmalarda toplam 296 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu….

    İsrailli görevlilerin Flydubai yardımcı pilotunun sorgusuna katıldığı iddia edildi

    İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet görevlileri, Hammami’nin sorgusuna katılmak üzere BAE’ye gitti.
    Şin-Bet görevlileri, BAE’li yetkililer ile birlikte Hammami’nin sorgusunda yer aldı.
    İlginizi Çekebilir
    BAE Başsavcısı Hamed Seyf eş-Şamisi, 3 Ekim’de yaptığı açıklamada, Flydubai’nin FZ1073 sefer sayılı uçuşuna ilişkin soruşturmanın, yardımcı pilotun terör eylemi gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğini ortaya koyduğunu duyurmuştu. Şamisi, yardımcı pilotun uçuş sırasında kokpitte kaptan pilota acil durum baltasıyla saldırdığını ve uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığını belirtmişti.
    -Şin-Bet görevlileri tahliye uçuşları için de Dubai’ye gitmişti
    İsrail basını, olayın ardından BAE’de kalan İsrailli yolcuların tahliye uçuşlarını koordine etmek üzere Şin-Bet yetkililerinin Dubai’ye gittiğini bildirmişti.
    Tahliye uçuşlarının, başka hava yolu şirketlerinden bilet alan ancak yaşanan aksaklıklar nedeniyle BAE’de kalan İsrail vatandaşlarını da kapsayacağı belirtilmişti.
    NE OLMUŞTU?
    İsrail basını, Dubai’den Tel Aviv’e hareket eden uçağın Ürdün hava sahasında seyrettiği sırada önce genel acil durum kodu olan “7700”, ardından uçak kaçırılmasını ifade eden “7500” kodunu gönderdiğini duyurmuştu.
    Kanal 12 televizyonu, olayın yolcu uçağını kullanan iki pilotun kavga etmesinden kaynaklandığını aktarmış, uçaktaki yardımcı pilotun Ummanlı olduğunu ve diğer pilotu bıçaklayarak uçağı düşürmeye çalıştığını iddia etmişti.
    Umman vatandaşı olduğu öne sürülen yardımcı pilotun kaptan pilotu defalarca bıçakladığı iddiasına yer verilen son haberde, kabin ekibi ve bazı yolcuların kokpit kapısını kırarak içeri girdikleri ve yardımcı pilota müdahale ettikleri ileri sürülmüştü.
    İsrail Başbakanı Netanyahu, olayda pilotlardan birinin “uçağı düşürme teşebbüsünde bulunduğuna dair işaretler olduğunu” iddia ederken, BAE’ye ait hava yolu şirketi Flydubai, Dubai-Tel Aviv seferini yapan uçağın kokpitinde çıkan kavganın sebebinin belirsiz olduğunu bildirmişti.

    …

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının 92. duruşması sona erdi

    ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının 92. duruşması sona erdi

    Ataşehir Belediyesi’ne operasyon: 5 şüpheli tutuklandı

    Ataşehir Belediyesi’ne operasyon: 5 şüpheli tutuklandı

    Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi, ana para dışındaki kısmını TMSF’ye iade etti

    Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi, ana para dışındaki kısmını TMSF’ye iade etti

    Ticaret Bakanlığından ‘sahte şube’ aldatmacasına ceza

    Ticaret Bakanlığından ‘sahte şube’ aldatmacasına ceza

    İsrailli görevlilerin Flydubai yardımcı pilotunun sorgusuna katıldığı iddia edildi

    İsrailli görevlilerin Flydubai yardımcı pilotunun sorgusuna katıldığı iddia edildi

    Ankara-Şanlıurfa uçağında patlayıcı madde ihbarı

    Ankara-Şanlıurfa uçağında patlayıcı madde ihbarı