15 milyonda bir yaşanan ‘mucize’ doğum! Tek yumurta dördüzler dünyaya geldi
Avustralya’da 34 yaşındaki Jenitar Na’amoana, herhangi bir tüp bebek veya doğurganlık tedavisi görmeden gerçekleşen gebelik sonucu dünyaya gelen tek yumurta dördüzlerini kucağına aldı.
Doktorlar, bu tür gebeliklerin yaklaşık 15 milyonda bir görüldüğünü belirtiyor.
Avustralya’nın Queensland eyaletindeki 14 Temmuz’da sezaryenle doğum yapan Jenitar Na’amoana, hamileliğinin 28 hafta 4. gününde Emily, Harriet, Catherine ve Alexa adını verdiği dört kız bebeğini dünyaya getirdi.
‘BÜYÜK ŞAŞKINLIK’ YAŞADI
Na’amoana ve eşi Jortham, herhangi bir doğurganlık tedavisi uygulanmadan tek yumurta dördüzü beklediklerini öğrendiklerinde “büyük bir şaşkınlık” yaşadıklarını söyledi.
Doktorlara göre bebekler, döllenen tek bir yumurtanın dört embriyoya bölünmesiyle oluşan tek yumurta dördüzler olarak dünyaya geldi.
BİR ANDA 8 ÇOCUKLU AİLE OLDULAR
ABD’li New York Post’un ‘mucize’ olarak aktardığı haberine göre daha önce dört çocuğu bulunan Brisbane çifti, yaşları 1 ile 10 arasında değişen çocuklarıyla birlikte sekiz çocuklu bir aile haline geldi.
Gebeliği takip eden Dr. Alexa Bendall, vakanın yalnızca tek yumurta dördüzü olmasıyla değil, dört bebeğin de aynı plasentayı paylaşmasıyla daha da sıra dışı olduğunu söyledi.
Bendall, “Tek yumurta dördüzleri yaklaşık 15 milyon gebelikte bir görülüyor. Ancak dördünün de aynı plasentayı paylaşması daha önce görülmemiş bir durum” ifadelerini kullandı.
Yüksek riskli gebelik nedeniyle Na’amoana, hamileliğinin 25. haftasında hastaneye yatırılarak yakın takibe alındı.
Doktorlar, ciddi komplikasyon riskine rağmen annenin 28 hafta 4 güne kadar önemli bir sorun yaşamadan ilerlemesini “olağanüstü” olarak değerlendirdi.
Avrupa’da turistlere ‘artık yeter’ diyen 5 şehir! Radikal yasak kararları
Macron hükümetinde şok bakan istifası! ‘Arılara zarar veren’ yasa kriz çıkardı…
İsrailli bakandan skandal sözler! ‘Gazze’ye yeniden yerleşeceğiz’
Aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi üyesi Bakan Eliyahu’nun açıklaması, devlet televizyonu KAN’da yayınlandı. Eliyahu, açıklamasında “Nihaî hedefimiz, Gazze’nin kontrolünü yeniden ele geçirmek; orada yerleşimlerin kurulması.” ifadesini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun henüz bu konuyu gündeme getirmediğinin farkında olduğunu ancak bu konunun masada olduğunu dile getiren Eliyahu, Orta Doğu’da ancak bu tür bir söylemin etkili olduğunu savundu.
GAZZE’NİN İŞGALİ
İsrail, 1967’deki “Altı Gün Savaşı” olarak bilinen muharebede, Gazze Şeridi’ni de işgal etmişti.
İşgalini sürdüren İsrail, Filistinlilerin topraklarını gasbederek Gazze’deki birçok noktaya yasa dışı yerleşim birimleri inşa etmişti.
YASA DIŞI YERLEŞİMLER
Bu yasa dışı yerleşim birimleri, 2005’te İsrail tarafından boşaltılmıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kabinesindeki bazı bakanların da destek verdiği kimi dernek ve kuruluşlar, Gazze’de 2005’te boşaltılan bu yasa dışı yerleşim birimlerinin yeniden inşa edilmesini ve buralara Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin yerleştirilmesini savunuyor.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, aşırı sağcı bakanlar ve milletvekilleri, İsrail ordusunun saldırılarla yerle bir ettiği Gazze Şeridi’nde yeni yasa dışı Yahudi yerleşimleri kurulması talebiyle 20 Temmuz’da Gazze sınırına yürümüştü.
İsrail ordusu, Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne yönelik başlayan ve yaklaşık iki yıl süren ağır saldırıların ardından Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen bölgeye saldırılarını sürdürüyor.
İspanya’da yangın kabusu! En az 30 bin hektarlık alan küle döndü, binden fazla kişi tahliye edildi
Macron hükümetinde şok bakan istifası! ‘Arılara zarar veren’ yasa kriz çıkardı…
Diplomasiye siber darbe! Güney Kore’de 10 bin personelin verisi tehlikede
Yonhap’ın ismi açıklanmayan Dışişleri Bakanlığı yetkilisine dayandırdığı haberine göre, Bakanlık, Şubat 2026’da çevrim içi eğitim sistemine şüpheli erişimin tespit edildiğine ilişkin bilgilendirilmesinin ardından sistemi kapattı.
Bakanlık yetkilisi, KNDA’nın çevrim içi eğitim sistemine yönelik siber saldırıda, emekli ve görevdeki diplomatlar dahil yaklaşık 10 bin personele ait kişisel verilerin sızdırılmış olabileceğini belirtti.
HACKERLARIN KİMLİKLERİ TESPİT EDİLEMİYOR
Kimlik ve cep telefonu numaraları ile ev adresleri gibi “hassas kişisel verilerin” ele geçirildiğine ilişkin bulgu olmadığını öne süren Bakanlık yetkilisi, kurumun şu anda siber saldırıyı düzenleyenlerin kimliğini tespit etmek için gerekli teknik altyapıya sahip olmadığını kaydetti.
Bakanlık yetkilisi, “Yurt dışındaki hacker gruplarının olaya karışması da dahil, hiçbir olasılığı göz ardı etmiyoruz. Bunu ulusal güvenliği ilgilendiren bir durum olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, olayla ilgili soruşturmanın devam ediyor.
Avrupa’da turistlere ‘artık yeter’ diyen 5 şehir! Radikal yasak kararları
74 yıl önce sırra kadem basmıştı! Kayıp uçak bulundu: İlk görüntüler şaşkına uğrattı…
ABD-Suudi Arabistan hattında dev anlaşma! ’30 yıl sürecek, on milyarlarca dolar değerinde’
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, ismi açıklanmayan ABD’li yetkililerine dayandırdığı haberinde, Trump’ınSuudiArabistanile nükleer anlaşmayı onayladığı öne sürüldü.
’30 YIL SÜRECEK, ON MİLYARLARCA DOLAR DEĞERİNDE’
30 yıl sürecek yeni anlaşmanın on milyarlarca dolar değerinde olacağı tahminine yer verilen haberde, anlaşmanınSuudiArabistan’a “sivil nükleer program sağlayacağı ve potansiyel olarak uranyum zenginleştirmesinin önünü açacağı” iddiasına yer verildi.
‘URANYUM ZENGİNLEŞTİRME TESİSİ DAHİL’
Haberde,SuudiArabistan’ın nükleer altyapısının geliştirilmesinde ABD’li şirketlere merkezi rol verilmesinin amaçlandığı aktarılarak, ABD-SuudiArabistan’ın ortak değerlendirmesi sonucunda gerekli görülmesi halinde, Amerikan şirketlerinin bu ülkede uranyum zenginleştirme tesisi kurmasının da anlaşmaya dahil olduğu ileri sürüldü.
KONGRE’YE SUNULACAK
Bu şartın, ABD’yeSuudiArabistan’ın nükleer programı üzerinde nüfuz sağlayacağı değerlendirmesinde bulunulan haberde, Trump yönetimi yetkililerine göre, bu koşulun nükleer programın “askeri amaçlarla kötüye kullanılmasını önlemenin bir yolu olduğu” savunuldu.
Haberde ayrıca, anlaşmanın gelecek günlerde Kongre’ye sunulmasının beklendiği belirtildi.
74 yıl önce sırra kadem basmıştı! Kayıp uçak bulundu: İlk görüntüler şaşkına uğrattı
Eurasia Review’den çarpıcı Türkiye analizi! Gelecek 10 yılda neler olacak? ‘Sınırların ötesindeki kilit’…
Kargo paketinin altından yılan çıktı! 3 yaşındaki çocuk ölümle burun buruna geldi
Kapıya bırakılan kargo paketini almak için uzandı, hayatının şokunu yaşadı. Paketin altına gizlenen çıngıraklı yılan, 3 yaşındaki Addy Barajas’ın elini ısırdı. Zehirlenen küçük çocuk hastaneye kaldırılırken, iki gün boyunca çocuk yoğun bakım ünitesinde panzehir tedavisi gördü.
ÇINGIRAKLI YILAN ELİNİ ISIRDI
Fox News’ün haberine göre olay, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde meydana geldi. Addy’nin annesi kapıya bırakılan kargo paketini almak istedi. Ancak paketin altına saklanan yılan, Addy’nin sol elini ısırdı.
YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRDÜ
Paniğe kapılan aile, küçük çocuğu sağlık ekiplerine ulaştırdı. Hastaneye kaldırılan Addy daha sonra çocuk yoğun bakım ünitesine sevk edildi. Doktorlar, iki gün boyunca ek doz panzehir tedavisi uyguladı.
Babası Manuel Barajas, kızının durumunun giderek düzeldiğini belirterek, “Şu anda yaklaşık yüzde 70 iyileşti. Isırılan bölgede hala morluklar var. Morali çok iyi ancak sürekli neden yılan tarafından ısırıldığını soruyor” ifadelerini kullandı.
BU YIL VAKALAR PEŞ PEŞE GELDİ
Yaban hayatı uzmanları, mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar nedeniyle çıngıraklı yılanların bu yıl normalden daha erken ortaya çıktığını ve bunun yılan ısırığı vakalarında ciddi artışa neden olduğunu belirtiyor.
Yetkililer, son haftalarda çok sayıda çıngıraklı yılan ısırığı vakasına müdahale edildiğini açıklarken, bu yıl eyalet genelinde üç kişinin yılan ısırması sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.
Mayıs ayında yürüyüş yapan bir kadın çıngıraklı yılan tarafından ısırıldıktan sonra helikopterle hastaneye kaldırılırken, mart ayında başka bir kadın da yürüyüş sırasında uğradığı yılan saldırısı sonucu yaşamını yitirdi.
AİLEDEN UYARI
Yaşadıkları korku dolu anların ardından konuşan baba Manuel Barajas, özellikle evlerin çevresinde ve kapıya bırakılan kargo paketleri alınırken dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Sağlık yetkilileri ise çıngıraklı yılan tarafından ısırılan kişilerin vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alması, mümkün olduğunca hareketsiz kalması ve kulaktan dolma yöntemlere başvurmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Eurasia Review’den çarpıcı Türkiye analizi! Gelecek 10 yılda neler olacak? ‘Sınırların ötesindeki kilit’
Orta Doğu’da füzeler peş peşe ateşleniyor! ABD’den dikkat çeken İran açıklaması: ‘Altyapı hedef alındı’…
SON DAKİKA HABERLER: Dikkat çeken Türkiye analizi! 10 yılda neler olacak? ‘Sınırların ötesindeki kilit’
MİLLİYET.COM.TR / Rusya-Ukrayna Savaşı’yla birlikte Avrupa’nın güvenlik dengeleri değişirken, uluslararası yayın organı Eurasia Review’de yayımlanan kapsamlı analizde Türkiye’nin NATO içindeki değişen rolü mercek altına alındı.
‘İTTİFAKIN BELİRLEYİCİSİ’
Analizde, Ankara’nın uzun yıllar boyunca jeopolitik konumuyla açıklanan stratejik öneminin artık çok daha farklı dinamiklerle değerlendirildiği belirtildi.
Türkiye’nin Karadeniz’deki konumu, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olması, gelişen savunma sanayisi ve kriz dönemlerinde üstlendiği diplomatik rolün, İttifak açısından giderek daha belirleyici hale geldiği ifade edildi.
“TÜRKİYE ARTIK SADECE COĞRAFYASIYLA AÇIKLANAMAZ”
Analizde, uzun yıllar boyunca Türkiye’nin NATO açısından öneminin Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki konumuyla açıklandığı belirtilirken, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından bu yaklaşımın değiştiği ifade edildi.
Türkiye’nin artık yalnızca Türk Boğazları’nı kontrol eden ülke olarak değil, askeri kapasitesi, savunma sanayisi ve diplomatik ağı sayesinde NATO’nun gelişen güvenlik mimarisine yön veren ülkelerden biri haline geldiği vurgulandı.
‘BENZERSİZ KONUMA SAHİP’
Analize göre Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşla birlikte Karadeniz yeniden Avrupa güvenliğinin merkezlerinden biri haline geldi.
Enerji koridorları, ticaret yolları, askeri hareketlilik ve deniz güvenliğinin NATO’nun stratejik planlamasında kritik önem kazandığı belirtilen analizde, Türk Boğazları’nı kontrol eden tek NATO üyesi olan Türkiye’nin benzersiz bir konuma sahip olduğu kaydedildi.
‘STRATEJİK GÜCE DÖNÜŞTÜ’
Ankara’nın Montrö Sözleşmesi’ni uygulayarak savaşan tarafların savaş gemilerine yönelik geçişleri kısıtlamasının uluslararası hukukun bölgesel istikrarın korunmasında oynadığı role örnek gösterildiği analizde, Türkiye’nin kriz yönetimindeki pozisyonunun öne çıktığı ifade edildi.
Ancak analizde, Türkiye’nin öneminin yalnızca coğrafi konumundan kaynaklanmadığı, askeri kapasitesi, savunma sanayisi ve diplomatik kabiliyetleriyle bu avantajı stratejik güce dönüştürdüğü vurgulandı.
İlginizi Çekebilir
‘NATO’NUN İKİNCİ BÜYÜK ORDUSU’
Bununla birlikte analizde Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük daimi silahlı kuvvetlerine sahip olduğuna dikkat çekildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO operasyonları, terörle mücadele faaliyetleri, barışı koruma görevleri ve sınır ötesi harekatlardan elde ettiği operasyonel deneyimin, İttifak’ın caydırıcılık ve hızlı müdahale kapasitesine önemli katkı sağladığı belirtildi.
NATO’nun hazırlık seviyesini artırmaya çalıştığı mevcut güvenlik ortamında, bu operasyonel deneyimin yalnızca asker sayısından daha önemli hale geldiği değerlendirmesine yer verildi.
‘NATO’NUN BELKEMİĞİ: TÜRK SAVUNMASI’
Analizde Türkiye’nin son yıllarda yerli savunma sanayisine yaptığı yatırımların stratejik önemini artırdığı belirtildi.
Baykar, TUSAŞ, Roketsan ve ASELSAN’ın geliştirdiği teknolojilerin Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltırken NATO’nun kolektif savunma kapasitesine de katkı sunduğu ifade edildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın insansız hava araçları, hassas güdümlü mühimmat, elektronik harp ve istihbarata dayalı operasyonların önemini ortaya koyduğu belirtilirken, Türkiye’nin bu alanlardaki deneyimi sayesinde modern savaş teknolojilerinde öne çıkan ülkeler arasında gösterildiği aktarıldı.
Analizde, Türkiye’nin geliştirdiği savunma sanayisi ekosisteminin NATO’nun modernizasyon sürecine katkı sunduğu değerlendirmesi yapılırken “Türk savunması ittifakın belkemiği haline geliyor” denildi.
‘AZ SAYIDAKİ ÜLKELERDEN BİRİ’
Analizde Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca hem Kiev hem de Moskova ile iletişim kurabilen az sayıdaki ülkeden biri olduğuna dikkat çekildi.
Ankara’nın Ukrayna’ya destek verirken Rusya ile diplomatik kanalları açık tutmasının Karadeniz Tahıl Girişimi gibi kritik süreçlerin yürütülmesine imkan sağladığı belirtilirken, bunun NATO açısından önemli bir stratejik avantaj oluşturduğu ifade edildi.
Türkiye’nin Avrupa, Karadeniz, Kafkasya ve Orta Doğu’nun kesişiminde yer alması nedeniyle birçok NATO ülkesinden daha karmaşık bir güvenlik ortamında hareket ettiği belirtilen analizde, bu durumun Ankara’nın diplomatik esnekliğini güçlendirdiği kaydedildi.
‘10 YILDA NELER OLACAK?’
Analizin son bölümünde ise NATO’nun geleceğine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı sona erse bile Avrupa’nın uzun yıllar boyunca jeopolitik rekabet, askeri modernizasyon ve bölgesel istikrarsızlıkla karşı karşıya kalacağı belirtilen analizde, NATO’nun da savunma sanayisi iş birliği, teknolojik yenilik, hızlı askeri hareket kabiliyeti ve bölgesel dayanıklılık alanlarına daha fazla ağırlık vereceği ifade edildi.
Bu süreçte Türkiye’nin sahip olduğu askeri kapasite, gelişmiş savunma sanayisi, operasyonel deneyimi ve farklı bölgesel aktörlerle kurduğu diplomatik ilişkiler sayesinde İttifak içinde daha da kritik bir rol üstleneceği değerlendirildi.
‘SINIRLARIN ÖTESİNDEKİ KİLİT’
Analizde mevcut eğilimlerin sürmesi halinde Türkiye’nin önümüzdeki on yıl boyunca NATO’nun gelişen güvenlik mimarisinde ve Euro-Atlantik güvenliğinin şekillenmesinde kilit aktörlerden biri olmayı sürdüreceği değerlendirmesine yer verildi.
Sonuç bölümünde ise Türkiye’nin NATO içindeki stratejik öneminin artık yalnızca bulunduğu coğrafyadan değil, askeri gücü, gelişen savunma sanayisi, diplomatik girişimleri ve stratejik esnekliğinden kaynaklandığı ifade edildi. Analizde, NATO’nun değişen güvenlik anlayışı içinde Türkiye’nin rolünün “sınırların ötesindeki kilit olarak” yeniden tanımlandığı vurgulandı.
Eurasia Review’den çarpıcı Türkiye analizi! Dikkat çeken ‘gelecek 10 yıl’ senaryosu: ‘Sınırların ötesindeki kilit’
Altın tırmanışa geçti! İşte sert yükselişin 2 nedeni…
Gözler Trump’ın İran kararında
ABD ve İran arasında ateşkesin sona ermesiyle karşılıklı saldırılarılar devam ederken, ABD’nin şu aşamadan sonra nasıl bir adım atacağı merak konusu. ABD’nin saldırıları genişletme ihtimali gündemdeki yerinin korurken, bunun ‘olasılığı’ hakkında çeşitli iddialar bulunuyor. ABD’nin, gelecek günlerde İran’a yönelik hava saldırılarının kapsamını genişletmesi konusunda kaynak yetersizliği nedeniyle “kısıtlamalarla” karşı karşıya olduğu iddia edildi. Washington Post gazetesine konuşan ve ABD’nin hava savunma ve uzun menzilli mühimmat stoklarının azaldığına işaret eden yetkili, “savaş hasarı” nedeniyle bölgeye daha fazla asker ve uçak sevk etme kapasitesinde de kısıtlamalar olduğuna dikkati çekti. Yetkili, “Operasyonları güvenli bir şekilde sürdürmek için yeterli kaynağımız yok ve Beyaz Saray’ın bunun farkında olduğunu sanmıyorum.” ifadesini kullandı. ABD’nin gelecek günlerde İran’a süren hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığını ve bu bağlamda Orta Doğu’ya yakıt ikmal uçaklarının yanı sıra ilave savaş uçakları da sevk etmeye başladığı iddia edilmişti.
Arabuluculardan çağrı
Öte yandan ABD ve İran arasındaki dolaylı müzakereleri yeniden canlandırma konusunda çalışmalar sürüyor. Pakistan’da hükümet kaynakları, Pakistan ve Katar’ın, ABD ile İran arasında gerilimin düşürülmesi ve savaşın sonlandırılmasına yönelik görüşmelere dönülmesi için öneri ilettiğini belirtti. Ortak öneride, taraflara 9 Temmuz’dan önceki duruma dönmesi çağrısı yapıldığını ifade eden kaynaklar, bunun, savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerin yeniden başlaması için “ilk adım” olacağını söyledi. Axios platformuna açıklama yapan iki kaynak da Pakistan, Katar, Mısır ve diğer arabulucuların ABD ve İran’a 10 günlük ateşkes önerisinde bulunduğunu iddia etti. ABD’li bir yetkili ise Başkan Donald Trump yönetiminin öneriyi incelediğini ve İsrail’i “diplomatik pencereyi kapatabilecek adımlardan kaçınmaya” çağırdığını öne sürdü.
‘Müzakerelerde kararları 6 kişilik komite veriyor’
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, basına dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Kendisinin yeni İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney ile hiçbir görüşme yapmadığını belirten Arakçi, ABD ile gerçekleştirilen nükleer konulu görüşmelerde kararların İran Güvenlik Konseyi içinde yer alan 6 üyeli bir komite tarafından alındığını açıkladı. Buna göre komitede Arakçi’nin dışında Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Zülkadir ve ismi açıklanmayan iki kişi yer alıyor.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin ülke içerisinde yapılan bazı yorumlara dair “Müzakereler konusunda uzmanlık dışı açıklamalar, kazanımları küçültüyor” dedi.
Husilere karşı önlem alınacak
Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası tehdidine karşı, Suudi liderliğindeki Arap koalisyonu Babülmendep Boğazı’ndaki gemiler için güvenlik önlemi alacağını duyurdu. Koalisyon Sözcüsü Turki el-Maliki “Husilerin geçen gemilere yönelik tehditlerine verilecek yanıt güçlü ve kararlı olacaktır” dedi.
Saldırılar sürdü
ABD ordusu gece İran’ın orta kesimlerindeki İsfahan ve Şiraz başta olmak üzere güneydeki Çabahar, Kunarek, Bender Lenge, Sirik ile Abadan kentine yönelik saldırılar düzenledi. Yetkililer, “Saldırılar, Başkan Trump aksine karar verene kadar devam edecek ancak iki ülke arasındaki görüşmeler sürüyor” ifadesini kullandı. İran ise, Bahreyn’deki Patriot hava savunma sisteminin vurulduğunu ve Kuveyt’teki üç ABD üssünün İHA’larla hedef aldığını açıklarken, Irak’ın Erbil şehrine de saldırı düzenledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Kuveyt’e ait Bubiyan adası ile Ali es-Salem Hava Üssü’ndeki ABD radarlarının ise vurulduğunu bildirdi.
100 asker yaralanmış
CBS News’e isminin gizli kalması koşuluyla konuşan ABD’li yetkililer, İran’ın füze saldırısı düzenlediği ABD üslerinde çok sayıda askerin yaralandığını iddia etti. Haberde, “Orta Doğu bölgesindeki üslere düzenlenen çok sayıda İran hava saldırısında, yaklaşık 100 Amerikalı askerin yaralandığı, yaralıların çoğunun görevlerine geri döndüğü” belirtildi.
Savaşa destek kalmadı
The Economist dergisinin haberine göre yapılan son anketler, İran ile yürütülen savaşın anket kayıtlarının tutulmaya başlandığı dönemden bu yana ABD tarihindeki en popülerlikten uzak çatışma olduğunu ortaya koyuyor. Kamuoyunda bu sürece verilen destek hızla erirken, Trump’ın İran’a saldırma kararına yönelik net onay oranı eksi yüzde 30 seviyesine kadar geriledi.
…
Dini nikahla birlikte yaşadığı eşini öldürdü
Olay, saat 21.00 sıralarında Merkez Mahallesi’ne bağlı Menderes Caddesi’nde meydana geldi. Y.A.B. isimli çocuk, anne ve babası kapıyı açmayınca polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, kapının açılmaması üzerine eve balkondan girdi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde vücudunda bıçak yaraları bulunan ve yerde hareketsiz şekilde yatan Tutku Burcu Köseoğlu’nun hayatını kaybettiği belirlendi. Evde yaşanan arbede sırasında kendisinin de bıçaklandığı belirlenen Yusuf Berber hastaneye kaldırıldı. Tutku Burcu Köseoğlu’nun cenazesi morga kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Amerikan basını yazdı: İran savaşı nedeniyle ABD bütçesi haftalar içinde tükenecek
Özgür Özel’in açıkladığı yeni partiye geçecek CHP’li vekiller belli oldu! İşte isim isim liste……
ABD, İran’daki ‘askeri hedeflere’ saldırmaya başladığını açıkladı
CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İran’a yönelik yeni saldırılar hakkında bilgi verdi.
Açıklamada, ABD kuvvetlerinin doğu saatiyle 19.00’da İran’daki “askeri hedeflere” saldırmaya başladığı ifade edildi.
Bu saldırılar ile birlikte ABD’nin arka arkaya 11 gece İran’a saldırılar düzenlediği aktarılan açıklamada, saldırılar ile “İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemileri tehdit etme kabiliyetini” zayıflatmanın amaçlandığı kaydedildi.
İRAN’IN FARKLI EYALETLERİNDE PATLAMALAR
ABD’nin saldırı başlattığını duyurmasının ardından İran’ın farklı eyaletlerinde çok sayıda patlama sesi duyulduğu bildirildi.
İran basınına göre, ABD’nin saldırı açıklaması sonrası ülkenin genelinde birçok kent ve liman hedef alındı.
Haberlerde, Tebriz kentinin güneyinde askeri bir bölgenin yakınlarında, Huzistan eyaletine bağlı Mahşehr ve Behbehan kentlerinde patlamalar meydana geldiği aktarıldı.
İlginizi Çekebilir
İran Devlet Televizyonu, ülkenin güneydoğusundaki Sistan-Belucistan eyaletine bağlı Çabahar kentinde 4 patlama sesi duyulduğunu ve bölgede ABD savaş uçaklarının uçuş yaptığını duyurdu.
Yine aynı eyalette yer alan Kunarek kentinde de patlama sesi işitildiği belirtildi.
Hürmüzgan eyaletindeki Sirik kenti, Buşehr kenti yakınlarındaki iki bölge ve ülkenin batısında bulunan Kirmanşah eyaletine bağlı Kangavar kenti de ABD füze ve hava saldırılarının hedefi oldu.
BAŞKENT TAHRAN’DA HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ DEVREYE GİRDİ
Öte yandan İran basınına göre, ABD’nin saldırı başlattığını duyurmasının ardından başkent Tahran’a da saldırı oldu.
Fars Haber Ajansı, saldırı iddiaları üzerine Tahran’ın doğusunda hava savunma sistemlerinin devreye girerek ateşlendiğini duyurdu.
Özgür Özel’in açıkladığı yeni partiye geçecek CHP’li vekiller belli oldu! İşte isim isim liste……
Eskişehir TEI’de yangın! Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün: Kontrol altına alındı
Esentepe Mahallesi’nde faaliyet gösteren fabrikada çıkan yangına çok sayıda ekibin müdahalesi sürüyor. Bölgeye itfaiye ekiplerinin yanı sıra AFAD, ESGAZ ve sağlık ekipleri de yönlendirildi. Çalışmalara Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 1. Ana Jet Üssü Komutanlığı’ndan 2 ekip söndürme çalışmalarına destek verdi.
İlginizi Çekebilir
Yangın sebebi ile fabrika çalışanları tahliye edildi. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz da yangın bölgesine gelerek söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Yangınla ilgili henüz bir resmi açıklama yapılmazken, alevlerin bir enerji kaynağında meydana gelen patlama ve çevreye yayılan yanıcı maddelerin tutuşmasından kaynaklandığı belirtiliyor.
SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANI HALUK GÖRGÜN’DEN AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Eskişehir’de kurulu TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) yerleşkesinde çıkan yangına havadan ve karadan müdahale edildiğini belirterek “Eskişehir’deki TEI yerleşkemizde meydana gelen yangın, ilgili ekiplerimizin özverili çalışmaları sonucunda kontrol altına alınmıştır.
En büyük tesellimiz, herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasıdır. Soğutma çalışmaları ile olayın nedenine ilişkin teknik incelemeler ilgili birimler tarafından sürdürülmektedir.
Yılların emeğini ve mühendislik birikimini taşıyan TEI ailemiz, ülkemizin millî teknoloji yolculuğunun en kıymetli değerlerinden biridir. Bu süreci de aynı disiplinle geride bırakarak kritik projelerin aksamadan ilerlemesine yönelik adımları hızla atacağız.
Başta TEI ailemiz olmak üzere tüm savunma sanayii ekosistemimize geçmiş olsun diyor, yangına ivedilikle müdahale eden tüm kurumlarımıza ve fedakârca görev yapan ekiplerimize teşekkür ediyorum.” açıklamasında bulundu.
Bakan Kacır, TÜBİTAK Fen Lisesi mezunlarının YKS başarısını kutladı
Adalet Bakanlığından “Rojin Kabaiş” iddialarına ilişkin açıklama…

















