Lübnan’da şartlı anlaşma

Lübnan’da şartlı anlaşma

İsrail ve Lübnan’ın ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda, Hizbullah’ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurları Litani Nehri’nin güneyinden çekmesi şartıyla “geniş kapsamlı ateşkes”te mutabakata vardığı bildirildi.

Tarafların, ABD’nin yönlendirmesiyle, Lübnan ordusunun belirli bölgelerde tek yetkili güç olarak kontrolü devralacağı “pilot bölgelerin” hızla oluşturulmasında anlaştığı kaydedildi. Bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına zemin hazırlayacağı belirtilen açıklamada, İsrail ile Lübnan arasındaki ilişkinin yalnızca iki ülkenin egemen hükümetleri tarafından belirlenmesi gerektiği vurgulandı. Lübnan basınındaki haberlere göre, gazetecilere açıklamalarda bulunan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile varılan “şartlı” ateşkesin “son fırsat” olduğunu belirterek, aksi takdirde her iki tarafın da kendi sorumluluklarına katlanacağı uyarısında bulundu.

Hizbullah reddetti

Hizbullah ise anlaşmaya tepkili. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Lübnan ile İsrail arasında yürütülen doğrudan müzakereleri “utanç verici” olarak nitelendirerek ‘İsrail, Lübnan topraklarından çekilene kadar savaşmaya devam edeceklerini’ söyleyerek ateşkesi reddetti.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise, ateşkes metninin Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve Litani’nin kuzeyine çekilmesinin yanı sıra İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki işgalinin sürdürmesini kapsadığını iddia etti.

Kongre’den Trump’a savaş ‘uyarısı’

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılarının sona ermesini öngören “savaş yetkileri” tasarısını kabul etti. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinde yapılan oylamada, 208 “hayır” oyuna karşılık Kongre üyeleri 215 “evet” oyu kullandı. 4 Cumhuriyetçi Kongre üyesinin Demokratlarla birlikte “evet” oyu kullandığı oylama, Trump’ın kendi partisinin çoğunlukta olmasına karşın Temsilciler Meclisinde İran’la savaşın sürmesine yönelik tepkinin somut bir ifadesi olarak değerlendirildi.

Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, tasarının kabul edilmesini “anlamsız bir oylama” olarak niteledi. Oylamada “4 kötü Cumhuriyetçi ve tüm Demokratların” İran ile “son müzakerelerin sürdürüldüğü aşamada” savaş yetkilerini sınırlandırmak için oy kullandığına dikkati çeken Trump, “Böylesine vatanseverlikten uzak bir şeyi kim yapar? Görüşmelerin hangi aşamada olduğunu biliyorlar” ifadesini kullandı.

Söz konusu tasarının Senatodan da geçmesi halinde savaş yetkileri tasarısı, ABD Başkanı Trump’ın masasına gidecek ancak Trump’ın bu yöndeki bir tasarıyı veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.

‘ABD askeri ölürse ateşkes sona erer’

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın Amerikan askerlerini öldürmesi halinde Tahran ile ateşkesi sona erdirmeyi değerlendireceğini yakın çevresine söylediği öne sürüldü. Wall Street Journal gazetesine konuşan ABD’li yetkililer, karşılıklı saldırıların Trump üzerindeki baskıyı ve ateşkesin uzun vadede sürdürülmesine ilişkin şüpheleri artırdığını belirtti. Son haftalarda üzerinde çalışılan çerçeve anlaşmasının, öncelikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve ABD’nin İran’a yönelik ablukasının kaldırılmasını öngördüğünü savunan yetkililer, Trump’ın, İran’ın ABD askerlerini öldürmesi halinde Tahran ile ateşkesi sonlandırmayı değerlendireceğini yakın çevresine söylediğini öne sürdü.

  • İlgili Gönderiler

    Tek tek ülke ismi verdiler! ABD’den vatandaşlarına kritik uyarı: ‘Dikkatli olun’

    ABD ve İran arasındaki gerginlik bölgesel güvenlik endişelerini artırırken, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Orta Doğu’da bulunan ve buraya seyahat etmeyi planlayan vatandaşlarına yönelik uyarı geldi.
    ‘DİKKATLİ OLUN’ ÇAĞRISI
    ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bölgedeki yüksek gerilim nedeniyle güvenlik ortamının karmaşık olduğu ve hızla değişebildiği” hatırlatılarak, “Orta Doğu’da bulunan ABD vatandaşlarının dikkatli olmaları gerektiğini yineliyor ve güncel gelişmeleri takip etmelerini tavsiye ediyoruz” denildi.
    Orta Doğu ülkelerine yönelik seyahat uyarılarının devam ettiği vurgulanan açıklamada, “Bahreyn, İsrail, Batı Şeria, Ürdün, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri için yayınlanan seyahat uyarısı ‘Seviye 3 – Seyahat kararını yeniden gözden geçirin’, İran, Irak, Lübnan, Suriye, Gazze ve Yemen için yayınlanan seyahat uyarısı ise ‘Seviye 4 – Seyahat etmekten kaçının’ seviyesinde kalmaya devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.’EN YAKIN SIĞINAĞI ÖĞRENİN’
    Bölgedeki olası çatışma ihtimaline karşı ABD vatandaşlarının acil durumlarda kullanabilecekleri en yakın sığınakların yerini önceden öğrenmeleri gerektiği ifade edilen açıklamada, ABD’lilere kalabalık gruplar halinde dolaşmama, dikkat çekmeme, güvenlik riski bulunan bölgelerden uzak durma ve güncel güvenlik bildirimlerini takip etme çağrısında bulunuldu.
    İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Türkiye elinden geleni yapacak, göklerden gelen korku’
    Çin’den 7 yıl sonra dikkat çeken hamle! Tarih belli oldu…

    İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Türkiye elinden geleni yapacak, göklerden gelen korku’

    MİLLİYET.COM.TR / İsrail basınının önde gelen gazetelerinden Israel Hayom’da Orta Doğu’nun geleceği ve Türkiye’ye dair dikkat çeken bir analiz yayımlandı.
    ‘GÖKLERDEN GELEN KORKU’
    “İsrail’in üzerindeki yeni tehdit: Göklerden gelen korku” başlıklı analizde Türkiye’nin bölgesel askeri kapasitesi özellikle son dönemde güçleriyle adlarından söz ettiren insansız hava araçları ile savunma sanayii hamleleri, Doğu Akdeniz’de artan etkisi ve deniz gücündeki genişleme, Tel Aviv açısından “yakından izlenmesi gereken stratejik tehdit alanı” olarak değerlendirildi.
    ‘EN BÜYÜK KABUS’
    Analizde, İsrail güvenlik kurumlarının Türkiye’yi henüz resmi olarak düşman ülke kategorisinde görmediği, ancak “yön değişimine açık devlet” olarak tanımladığı ileri sürüldü. Bu tanımın, özellikle olası bölgesel kriz senaryoları açısından kritik bir uyarı niteliği taşıdığı ifade edilirken “Güvenlik sisteminde gözler giderek artan bir endişeyle Türkiye’ye çevriliyor. Türkiye’nin son dönemdeki adımları, en azından İsrail’i rahatsız etmelidir. Hem de çok. Ve eğer İsrail bunlara hazırlanmazsa, kendisini en büyük kabusun içinde bulabilir” denildi.
    ‘KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPACAKLAR’
    Analizde ayrıca Türkiye ile Katar merkezli Müslüman coğrafyasının Orta Doğu’da yükselen yeni bir güç hattı oluşturabileceği iddiasına yer verildi. Bu hattın İsrail açısından çok katmanlı bir güvenlik baskısı oluşturabileceği yorumları yapılırken “İsrail’in köşeye sıkıştırmak için ellerinden geleni yapacaklardır” değerlendirmesinde bulunuldu.

    ‘GÜÇ FARKI VAR’
    İsrail basınındaki analizde en dikkat çeken başlık ise deniz gücü dengesi oldu. Türkiye’nin fırkateyn, korvet, denizaltı ve amfibi çıkarma kapasitesindeki artışa dikkat çekilerek, Türk donanmasının NATO’nun en büyük ikinci kara ordusuyla paralel şekilde deniz gücünü de büyüttüğü ifade edildi.
    Türk donanmasının çok sayıda savaş gemisi, denizaltı ve insansız deniz sistemi geliştirdiği, ayrıca yerli tersanelerde üretim kapasitesinin artmasının “stratejik bağımsızlık” açısından önemli görüldüğü kaydedildi.
    İsrail donanmasının ise daha küçük bir yapıya sahip olduğu belirtilerek, iki ülke arasında özellikle deniz alanında “sayısal ve kapasite farkı” bulunduğu iddia edildi. Bu farkın çatışma senaryosu değil ancak “bölgesel caydırıcılık dengesi” açısından önem taşıdığı vurgulandı.
    ‘GERİ ADIM ATMAYACAKLAR’
    Analizde Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de nüfuzunun artacağına dikkat çekilirken “Türklerin geri adım atması şu an için mümkün görünmüyor” denildi.
    ‘İSRAİL’İN BAĞIMLILIĞI BİR RİSK’
    Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanı anlaşması da analizlerde kritik başlık olarak yer aldı. Bu anlaşmanın Doğu Akdeniz’de yeni bir jeopolitik hat oluşturduğuna dikkat çekilirken İsrail’in deniz ticaretinin büyük ölçüde deniz yollarına bağımlı olması nedeniyle Akdeniz’deki her yeni güç dengesi değişiminin Tel Aviv tarafından “stratejik risk” olarak değerlendirildiği aktarıldı.

    ‘TEHDİTLER BİZİ BOĞUYOR’
    Analizin devamında karışık halde olan İsrail iç siyasetine de geniş yer verildi. Güvenlik kurumlarında kilit pozisyonların boş kaldığı, uzun vadeli askeri planların onay sürecinde gecikmeler yaşandığı ve bu durumun “stratejik hazırlık kapasitesini zayıflattığı” ileri sürüldü.
    Başbakan Binyamin Netanyahu’nun güvenlik yönetimi ve atama politikaları üzerinden eleştirildiği analizde, “Netanyahu korku bariyerini kırmakla övünürken, İsrail’e yönelik tehditler her taraftan bizi boğuyor” denildi.
    ‘TRUMP, TEL AVİV ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURUYOR’
    Son olarak analizde ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’e yönelik tutumuna da değinildi. Trump’ın bazı kararlarının İsrail üzerinde baskı oluşturduğu, hatta bazı değerlendirmelere göre İsrail’in bölgesel hareket alanını sınırladığı öne sürüldü….

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Tek tek ülke ismi verdiler! ABD’den vatandaşlarına kritik uyarı: ‘Dikkatli olun’

    Tek tek ülke ismi verdiler! ABD’den vatandaşlarına kritik uyarı: ‘Dikkatli olun’

    İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

    İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

    İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Türkiye elinden geleni yapacak, göklerden gelen korku’

    İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Türkiye elinden geleni yapacak, göklerden gelen korku’

    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun

    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun

    Lübnan’da şartlı anlaşma

    Lübnan’da şartlı anlaşma

    Sadettin Saran’a 2.5 yıl hapis

    Sadettin Saran’a 2.5 yıl hapis