İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

İzmir'de Buca Belediyesi'ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

Oluşturulma Tarihi: Haziran 05, 2026 08:15

İZMİR’in Buca Belediyesi’ne yönelik 6 ilde düzenlenen ‘yolsuzluk’ operasyonunda, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın da aralarında olduğu toplam 54 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Haberin Devamı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Buca Belediyesi ve bağlı birimlerine yönelik çalışma başlattı. Teknik ve fiziki çalışma sonucu, belediye imkan ve kabiliyetlerinin kullanılarak suç örgütü kurulduğu ve yönetildiği, ilçede yürütülen inşaat faaliyetleri kapsamında müteahhitler ile belediye yöneticileri ve çalışanları arasında rüşvet alınıp verildiği, imar süreçlerinde usulsüzlükler yapıldığı ve belediye yönetiminin bu süreçlerde aktif rol aldığı, belediye iştiraklerine ait kredi kartları, banka hesapları ve araçların şahsi harcamalar ile konaklamalarda kullanıldığı, belediye hakkında haber yapan veya sanal medyada paylaşımda bulunan bazı kişilerin darbedildiği, fiilen çalışmayan kişilere kamuoyundaki adıyla ‘bankamatik personeli’ olarak maaş ve çeşitli ödemeler yapıldığının tespit edildiği belirtildi.

Haberin Devamı

Elde edilen deliller doğrultusunda aralarında belediye yöneticileri, çalışanlar ve firma sahiplerinin de bulunduğu 62 şüpheliye yönelik 1 Haziran’da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Hakkında gözaltı kararı verilen 62 şüpheliden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın da aralarında olduğu toplam 54 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 54 şüpheli, sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Emniyet Müdürlüğü önünde bekleyen partililer ve kalabalık ise adliyeye sevk edilen şüphelilere alkışlarla destek verdi. (DHA)


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

  • İlgili Gönderiler

    SON DAKİKA HABERLERİ: İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Göklerden gelen korku’

    MİLLİYET.COM.TR / İsrail basınının önde gelen gazetelerinden Israel Hayom’da Orta Doğu’nun geleceği ve Türkiye’ye dair dikkat çeken bir analiz yayımlandı.
    ‘GÖKLERDEN GELEN KORKU’
    “İsrail’in üzerindeki yeni tehdit: Göklerden gelen korku” başlıklı analizde Türkiye’nin bölgesel askeri kapasitesi özellikle son dönemde güçleriyle adlarından söz ettiren insansız hava araçları ile savunma sanayii hamleleri, Doğu Akdeniz’de artan etkisi ve deniz gücündeki genişleme, Tel Aviv açısından “yakından izlenmesi gereken stratejik tehdit alanı” olarak değerlendirildi.
    İlginizi Çekebilir
    ‘EN BÜYÜK KABUS’
    Analizde, İsrail güvenlik kurumlarının Türkiye’yi henüz resmi olarak düşman ülke kategorisinde görmediği, ancak “yön değişimine açık devlet” olarak tanımladığı ileri sürüldü. Bu tanımın, özellikle olası bölgesel kriz senaryoları açısından kritik bir uyarı niteliği taşıdığı ifade edilirken “Güvenlik sisteminde gözler giderek artan bir endişeyle Türkiye’ye çevriliyor. Türkiye’nin son dönemdeki adımları, en azından İsrail’i rahatsız etmelidir. Hem de çok. Ve eğer İsrail bunlara hazırlanmazsa, kendisini en büyük kabusun içinde bulabilir” denildi.
    ‘KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPACAKLAR’
    Analizde ayrıca Türkiye ile Katar merkezli Müslüman coğrafyasının Orta Doğu’da yükselen yeni bir güç hattı oluşturabileceği iddiasına yer verildi. Bu hattın İsrail açısından çok katmanlı bir güvenlik baskısı oluşturabileceği yorumları yapılırken “İsrail’in köşeye sıkıştırmak için ellerinden geleni yapacaklardır” değerlendirmesinde bulunuldu.

    ‘GÜÇ FARKI VAR’
    İsrail basınındaki analizde en dikkat çeken başlık ise deniz gücü dengesi oldu. Türkiye’nin fırkateyn, korvet, denizaltı ve amfibi çıkarma kapasitesindeki artışa dikkat çekilerek, Türk donanmasının NATO’nun en büyük ikinci kara ordusuyla paralel şekilde deniz gücünü de büyüttüğü ifade edildi.
    Türk donanmasının çok sayıda savaş gemisi, denizaltı ve insansız deniz sistemi geliştirdiği, ayrıca yerli tersanelerde üretim kapasitesinin artmasının “stratejik bağımsızlık” açısından önemli görüldüğü kaydedildi.
    İsrail donanmasının ise daha küçük bir yapıya sahip olduğu belirtilerek, iki ülke arasında özellikle deniz alanında “sayısal ve kapasite farkı” bulunduğu iddia edildi. Bu farkın çatışma senaryosu değil ancak “bölgesel caydırıcılık dengesi” açısından önem taşıdığı vurgulandı.
    ‘GERİ ADIM ATMAYACAKLAR’
    Analizde Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de nüfuzunun artacağına dikkat çekilirken “Türklerin geri adım atması şu an için mümkün görünmüyor” denildi.
    ‘İSRAİL’İN BAĞIMLILIĞI BİR RİSK’
    Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanı anlaşması da analizlerde kritik başlık olarak yer aldı. Bu anlaşmanın Doğu Akdeniz’de yeni bir jeopolitik hat oluşturduğuna dikkat çekilirken İsrail’in deniz ticaretinin büyük ölçüde deniz yollarına bağımlı olması nedeniyle Akdeniz’deki her yeni güç dengesi değişiminin Tel Aviv tarafından “stratejik risk” olarak değerlendirildiği aktarıldı.

    ‘TEHDİTLER BİZİ BOĞUYOR’
    Analizin devamında karışık halde olan İsrail iç siyasetine de geniş yer verildi. Güvenlik kurumlarında kilit pozisyonların boş kaldığı, uzun vadeli askeri planların onay sürecinde gecikmeler yaşandığı ve bu durumun “stratejik hazırlık kapasitesini zayıflattığı” ileri sürüldü.
    Başbakan Binyamin Netanyahu’nun güvenlik yönetimi ve atama politikaları üzerinden eleştirildiği analizde, “Netanyahu korku bariyerini kırmakla övünürken, İsrail’e yönelik tehditler her taraftan bizi boğuyor” denildi.
    ‘TRUMP, TEL AVİV ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURUYOR’
    Son olarak analizde ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’e yönelik tutumuna da değinildi. Trump’ın bazı kararlarının İsrail üzerinde baskı oluşturduğu, hatta bazı değerlendirmelere göre İsrail’in bölgesel hareket alanını sınırladığı öne sürüldü.
    Altın fiyatları neden düşüyor? İşte olumsuz etki yaratan kritik neden
    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun…

    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun

    Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 28 Şubat’ta başlayan savaş ilk gününden itibaren piyasaları alt üst etmişti. Yükselişiyle yatırımcısını memnun eden altın hızla düşüyor, savaşın yaşandığı toprakların en değerli kaynağı petrolse yükseliyordu. Bölgedeki gerilim Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla daha da arttığında petrol artık çok daha yüksek fiyatlardan satılıyordu. Tabii ki bu petrol üreticilerinin kazançlarını, dışarıdan petrol almak zorunda olan ülkelerin ise masraflarını artırıyordu. Bu durum birilerinin işine yarayabilirdi, ‘doğru’ yönetilirse kazanan yine petrol satanlar olurdu. Öyle de oluyordu. Ancak Venezuela’dan sonra İran’da da petrole gözünü diken ABD’nin bambaşka bir planı vardı. Üstelik bu kurnazca yapılmış bir planın parçası olmuş ve petrolü dışarıdan alan ülkeler üzerinde bir dolandırıcılık oyununa dönüşmüştü. ABD ve Başkanı Donald Trump’ın dünyayla oynadığı petrol oyununu ve kurnaz para kazanma yöntemini Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Udum, tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.
    Ateşkesin konuşulduğu nisan ayı boyunca cuma ve pazartesi günleri kaydedilen petrol fiyatları
    15’İNCİ CUMA GELDİ! TRUMP BU KEZ NE DİYECEK?
    Bugün itibarıyla 28 Şubat’tan, savaşın başladığı günden bu yana 15’inci Cuma günü yaşanıyor. ABD Başkanı her Cuma benzer açıklamalarla piyasanın dengesini bozarken bu hafta da benzer bir hamle bekleniyor. Çünkü ABD’den yapılan açıklamalar eskisi kadar olmasa da hala küresel etkisi büyük, ekonomiye yön veren türden. Bugünlerde Trump’ın sözleri son derece çelişkili olduğundan artık o kadar da büyük etki yaratmıyordu. Ancak yine de her barış açıklaması petrolü düşürüyor, her saldırı haberi ise yükseltmeye yetiyordu. Piyasaların kapalı olduğu 2 günde de ABD petrol stoklarını tazeliyordu. 27 Şubat Cuma günü petrolün varil fiyatı 71.32 dolardı. 2 Mart 2026 Pazartesi günü ise 77.24’ü gördüğünde pek çok kişi bunu ‘fiyatlardaki fırlama’ diye anlatmıştı. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth o günlerde bunların sadece bir başlangıç olduğunu söylerken, ABD’nin lehine bir sonuç alınacağı konusunda emindi. Ancak durum pek de öyle olmamış, ABD için de o gün gerçekten her şey yeni başlıyordu.
    Alıntı Metni
    Milyonlarca ebeveyn bebeğini ayağında sağlıyor! Kestirme bir yol mu, gizli bir tehlike mi?

    YALANCI ÇOBAN HİKÂYESİNE DÖNDÜ! PARA VAR GÜVEN YOK
    Savaşın ilk gününden bu yana ABD başkanı Donald Trump çelişkili açıklamalar yapıyordu. ‘Bir öyle bir böyle’ de denebilecek açıklamalar sabah barış akşam yeni bir saldırı yapılması ile anlamsızlaşıyordu. Öyle ki mart ayının sonuna kadar ABD Başkanı neredeyse hiç barış dememişti. ‘Destansı Öfke Operasyonu’ diye isimlendirilen saldırılar başarısız olunca bu kez barış gündeme gelmiş ve birkaç kez ateşkes için anlaşılmıştı. Ancak ABD Başkanı’nın açıklamalarında dikkat çeken bir detay vardı. Trump dünyayla oynuyordu. Bunu, Cuma günleri küresel piyasalar kapanmadan önce barış yapacağız deyip, pazartesiye yeni bir saldırıyla piyasayı uyandırıyordu. Aradaki 2 günde ise petrol stoklarını doldurup ucuz aldığı kaynağı hafta başında daha yüksek fiyattan satıyordu. Yani mesele sadece silahla savaşmak değildi. ABD kurnazca bir plan yürütüyor, kısa vadede sürdürülebilir bir kazanç elde etme peşinde koşuyordu. Ancak bunu yaparken kaybetmemesi gereken değerini ve dünyanın gözünde onu ‘Büyük Amerika’ yapan her şey ellerinden kayıp gidiyordu. Körfez ülkelerinin güvenlik konusunda sırtını yasladığı ABD bu savaşta onları çoktan yanıltmıştı. Güvenilir bilgi ve veri sağladığına inanılan ABD’li kaynaklar kendini yalanlamaya başlamıştı. Para kazanmak uğruna savaşa bir şekilde dahil olan her ülke, başta da ABD güven kaybediyordu. Oysa kazandığı para da yalnızca kısa vadede kendisine avantaj sağlardı. Peki ABD Başkanı gerçekten bir başkan mı, yoksa sadece yatırımcı mı?
    Alıntı Metni

    İÇ SİYASETLE DIŞ SİYASET BİR Mİ? ‘PETROL BİR BAĞIMLILIK HALİNE GELDİ’
    Trump’ın dış politikadaki hamleleri nedeniyle önemli oranda destek kaybettiği ve yaklaşan seçimlerde aleyhine bir sonuç alacağı da konuşulurken, iç ve dış politikaların her zaman aynı mantıkla sürdürülemediği de görülüyordu. ABD Başkanlık koltuğundaki Trump’ın buraya nasıl oturduğunu Doç. Dr. Şebnem Udum şöyle anlattı: “ABD Başkanlık makamı dış politikadan önce ABD iç siyaseti açısından aslında çok önemli tarihi iz taşıyan ve ABD vatandaşlarının saygı duyduğu bir makamdır. Dünya siyaseti açısından da ABD dış politikasında hemen her başkanın adıyla anılan ve dış politikaya yön veren doktrinler vardır. Bazı başkanlar ise dış ilişkilerde izledikleri siyasetle gelenek yaratmıştır. Başkan adayları bağışlarla kampanyalarına destek bulur. Bu bağışlar bireysel ya da belli çıkarları olan lobiler tarafından verilebilir. İş insanı Donald Trump’ın kampanyasında kendi varlığına ek olarak bazı lobilerden ve teknoloji şirketlerinden destek aldığı görülmüştü. Seçmen kararını etkileyen kampanyalarda vaatler ön plandadır. Trump basit bir dil kullanarak, ekonomiyi öne çıkararak, duygulara hitap ederek yükseldi. Ancak dış politikada alınacak tavırlar iç siyasetten farklıdır ve belli kalitelere muhtaç bırakır. Bunlar arasında, diplomasi, coğrafya, tarih, kültür, hitabet bilgisi öne çıkar.” Trump, Doç. Dr. Udum’un burada bahsettiği kaliteleri pek de önemsemiyordu. Onun için para, toprak, ticaret ve finansal sömürü çok daha önemli zaferlerdi. Dünya Trump’ın önemsediği şeylerle dönüyordu belki ama unutulan detay, Trump’ın peşinde olduğu kaynakların Trump’ın yöntemleriyle elde edilmediğiydi. Çünkü ABD ve her masada yanındaki İsrail tüm dünyanın nefretini kazanıyordu. Milyarlarca dolarınız olsa, uçaklarınız ve sağlığınız da olsa ‘hava sahasına girince tutuklanma’ riskiniz olan bir ülkeye giremezsiniz. Yani anahtar yalnızca petrolde değil, petrolle yapılabilecekleri de doğru yönetmekte!
    Alıntı Metni
    Sıfır Atık Festivali’nde tema enerji verimliliği: ‘Türkiye’nin ekonomisine 15 milyar dolarlık katkısı olur’
    Dananın kuyruğu Ankara’da kopacak…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Tek tek ülke ismi verdiler! ABD’den vatandaşlarına kritik uyarı: ‘Dikkatli olun’

    Tek tek ülke ismi verdiler! ABD’den vatandaşlarına kritik uyarı: ‘Dikkatli olun’

    Çin’den 7 yıl sonra dikkat çeken hamle! Tarih belli oldu

    Çin’den 7 yıl sonra dikkat çeken hamle! Tarih belli oldu

    SON DAKİKA HABERLERİ: İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Göklerden gelen korku’

    SON DAKİKA HABERLERİ: İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Göklerden gelen korku’

    İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

    İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

    İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Türkiye elinden geleni yapacak, göklerden gelen korku’

    İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Türkiye elinden geleni yapacak, göklerden gelen korku’

    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun

    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun