Bakan Kacır’dan Çelik Kubbe açıklaması

Bakan Kacır'dan Çelik Kubbe açıklaması

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde ticaretin yanı sıra stratejik alanlardaki işbirliğinin de önem taşıdığını belirterek, gelecek dönemde kritik teknolojilerde işbirliğini daha ileri seviyelere taşıyacaklarını, veri merkezleri, yapay zeka gibi alanlarda Türkiye-Amerika ortaklığını çok daha güçlü hale getireceklerini ifade etti.

Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a eşlik eden Bakan Kacır, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneğinin (ASKON) düzenlediği 4. Türk-Amerikan İş Dünyası Buluşması’nda konuştu.

İlginizi Çekebilir

Türkiye’nin, Erdoğan’ın liderliğinde, AK Parti hükümetleri döneminde eşine az rastlanır bir başarı hikayesine imza attığını vurgulayan Kacır, bunun en önemli boyutlarından birinin ekonomik ve ticari alanda elde edilen kazanımlar olduğunu söyledi.

Kacır, Türkiye’nin, yıllık 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatının bugün 280 milyar doların üzerine çıktığını belirterek, teknoloji seviyesi orta yüksek ve yüksek olan ürünlerdeki ihracatın da 10 milyar dolardan 116 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.

“İLK 10 SAVUNMA SANAYİ İHRACATÇISI ÜLKEDEN BİRİ OLACAĞIZ”

Türkiye’nin teknoloji ve AR-GE kapasitesine ilişkin bilgi veren Kacır, ülke genelinde 115 teknoparkta 13 binden fazla teknoloji girişiminin faaliyet gösterdiğini, 1700’den fazla AR-GE ve tasarım merkezi bulunduğunu ve 310 binden fazla AR-GE çalışanının görev yaptığını anlattı.

Kacır, Türkiye’nin kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştiren, üreten ve dünya pazarlarına rekabetçi şekilde sunabilen bir ülke haline geldiğini de dile getirdi.

Savunma sanayisindeki gelişmelere de değinen Kacır, Türkiye’nin dünyanın en büyük 11. savunma sanayisi ihracatçısı olduğunu belirterek, “İnşallah, az kaldı. Önümüzdeki yıl ilk 10 savunma sanayi ihracatçısı ülkeden biri olacağız.” dedi.

Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisi ihtiyacının yüzde 80’inden fazlasını yerli olarak geliştirdiği ve ürettiği sistemlerle karşıladığını, ülkenin insansız hava araçlarında (İHA) dünya lideri olduğunu, aynı anda 50’den fazla savaş gemisi üretebildiğini söyledi. Bakan Kacır, Türkiye’nin kara araçları, deniz platformları, su altı araçları, uzay ve uydu sistemleri, siber ve kuantum sistemlerde kendi teknolojilerini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen bir ülke olduğunu ifade etti.

Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti

“100 MİLYAR DOLAR HEDEFİ İÇİN ÇOK DAHA FAZLA ÇALIŞMAMIZ LAZIM”

Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilere de değinen Kacır, “Son 10 yılda Türkiye-Amerika arasındaki ticaret hacmi iki misline erişti. Fakat birlikte belirlediğimiz 100 milyar dolar hedefi için çok daha fazla çalışmamız lazım.” diye konuştu.

Kacır, Türkiye-ABD ilişkilerinde ticaretin yanı sıra stratejik alanların da önem taşıdığını belirterek, son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki diyaloğun özellikle stratejik alanlarda yeni işbirliklerinin kapısının aralanmasına imkan tanıdığının altını çizdi.

İş insanlarının bu imkanı en iyi şekilde değerlendireceklerini belirten Kacır, “Önümüzdeki dönemde kritik teknolojilerde işbirliğimizi daha ileri seviyelere taşıyacak, veri merkezleri, yapay zeka gibi alanlarda Türkiye-Amerika ortaklığını çok daha güçlü hale getireceğiz.” dedi.

Kacır, ABD ziyaretleri kapsamında çok sayıda iş insanıyla bir araya geldiklerine işaret ederek, Türkiye’nin yatırım, teknoloji ve AR-GE alanlarında sunduğu imkanları Amerikan iş dünyasına anlattıklarını, onları Türkiye’de yatırım ile işbirliklerine davet ettiklerini ve Türkiye’ye olan ilginin her yıl arttığını dile getirdi.

“TÜRKİYE, BARIŞ VE İSTİKRAR ADASI OLARAK YOLUNA GÜÇLÜ ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR”

Dünyanın farklı bölgelerindeki krizler ve çatışmalara dikkati çeken Kacır, Türkiye’nin “barış ve istikrar” adası olarak yoluna güçlü şekilde devam ettiğini belirtti.

Kacır, bunda Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin çok büyük payı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bunda Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, ardında Türk milletinin sıkı bir şekilde durması ve istiklaline en güçlü şekilde sahip çıkarak istikbale hep birlikte yürüme iradesini sürdürmesinin çok büyük payı var. İnşallah bu iradeden taviz vermeksizin Türkiye’yi ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerine hep birlikte eriştirecek, Milli Teknoloji Hamlesi’ni bugünkünden çok daha ileri düzeylere yükseltecek roketlerimizin, füzelerimizin hızını, menzilini artıracak hava savunma sistemi projelerini, Çelik Kubbe’yi mutlaka tamamlayacak, hiç kimsenin aklının ucundan dahi Türk milletine zarar vermeyi geçiremeyeceği bir caydırıcılık seviyesine Allah’ın izniyle ulaşacağız.”

  • İlgili Gönderiler

    İran’ın ‘gizli sahibi’: Devrim Muhafızları! Tahran’ın ‘demir yumruğu’ nasıl ayakta kalıyor?

    Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – İran, ABD veya İsrail arasındaki gerilim ve çatışma durumu söz konusu olduğunda bu denklemde adından muhakkak söz ettiren aktörlerden birisi de İran Devrim Muhafızları Ordusu. Bazı uzmanların “devlet içinde devlet” olarak tanımladığı muhafızların, günümüzde mevcut İran yönetiminin elindeki en önemli güçlerin başında geldiği ve İran Şahı Rıza Pehlevi’yi deviren protestoların 1979 yılında Ayetullah Humeyni’nin ilan ettiği “İslam Cumhuriyeti”ni korumakla yükümlü olduğu biliniyor. Temelde bir askeri oluşum gibi görülen bu yapı, İran içinde nüfuz ettiği alanlarla bir askeri örgütten çok daha fazlasını ifade ediyor. Bazı uzmanlar, özellikle 28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail saldırılarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun ülke yönetimindeki rolünün ciddi şekilde arttığını düşünüyor.
    Alıntı Metni
    KENDİ İÇERİSİNDE AYRI KUVVET KOMUTANLIKLARI VAR
    Devrim Muhafızları Ordusu’nun ilk girdiği çatışmalardan birisi 1980-1988 arasında gerçekleşen Irak-İran savaşı oldu. Her iki taraftan da binlerce kişinin hayatını kaybettiği çatışmalar, bu yapının gelişiminde oldukça önemli ve kilit bir rol oynadı. Savaşın ardından Devrim Muhafızları Ordusu’nun yeniden yapılandırılması gerektiğine karar verildi ve yetkileri genişletildi. Humeyni’nin 1989 yılında hayatını kaybetmesinin ardından başa geçen Ali Hamaney döneminde muhafızlara verilen görevler daha da genişletildi. Bu dönemde Devrim Muhafızları özellikle istihbarat çalışmaları alanında güçlendirildi.
    Devrim Muhafızları Ordusu, günümüzde 5 ana temel üzerinde şekilleniyor. İran ordusundan ayrı olarak kara, hava ve deniz kuvvetlerine sahip olan bu yapılanmanın Besic isimli gönüllülerden oluşan milis yapılanması ve İran dışında faaliyet gösteren Kudüs Gücü Komutanlığı isimli iki önemli ayağı bulunuyor. 150 binden fazla askere sahip olduğu tahmin edilen Devrim Muhafızları’nın milis yapılanması Besic’in de 100 bin ila 1 milyon arasında değişen bir gönüllü güce sahip olduğu düşünülürken 1999, 2009 ve 2024-2025 yıllarında İran’da yapılan rejim karşıtı gösterileri bastırmakta görev almıştı. İran’ın sahip olduğu füze gücünü elinde bulunduran Devrim Muhafızları, aynı zamanda sınır güvenliği ve nükleer tesislerin korunmasında da görev alıyor.
    Danimarka’nın perdesiz evleri! Sebebi II. Dünya Savaşı: Her yıl aynı gün tüm ülke mumla aydınlanıyor
    Devrim Muhafızları Ordusu idaresindeki İran yeraltı füze üssü
    Alıntı Metni
    EKONOMİ VE GÜNLÜK HAYATTA DA SÖZ SAHİBİLER
    Devrim Muhafızları’nın İran içindeki faaliyetleri sadece güvenlikten ibaret değil. Rejimi korumakla görevli olan bu yapılanma, iş dünyasından siyasete, ekonomiden spora kadar İran içinde birçok farklı alanda söz sahibi olarak biliniyor. Geçmişte bu yapılanmada görev almış olan gaziler hükümette ve parlamentoda üst düzey görevlerde bulunuyor. Analistlere göre bu duruma ek olarak iş başvurularında muhafızlarda görev almış olan kişiler daha avantajlı oluyor. Devrim Muhafızları, ülkenin kırsal kesimlerinde sağladığı istihdam ve sosyal yardımlarla ülkenin birçok noktasında yeni destekçiler kazanmak için kampanyalar yürütüyor.Devrim Muhafızları Kudüs Gücü eski komutanı Kasım Süleymani. Süleymani 2020 yılında Irak’ta ABD suikasti sonucunda öldürüldü. Ölümünden önce sertlik yanlıları tarafından İran’ın gelecekteki Cumhurbaşkanı adaylarından birisi olarak görülüyordu
    Devrim Muhafızları’nın 2005-2013 yılları arasında İran’ı yöneten Mahmud Ahmedinejad döneminde ekonomik anlamda çok güçlendiği, bu sayede İran ekonomisindeki birçok sektörde söz sahibi oldukları tahmin ediliyor. Askeri yapılanmanın petrol sektöründen elde edilen kazancın yarısına sahip olduğu tahmin ediliyor. Bununla birlikte Ukrayna savaşı sebebiyle Rusya’ya yapılan silah satışları, Myanmar’daki iç savaş sırasında cunta yönetimine jet yakıtı sağlanması ve ABD yaptırımlarını aşarak Çin’e petrol satılmasını sağlayan “Gölge filo” sistemin de pay sahibi olduğu ifade ediliyor.
    Alıntı Metni
    YÖNETİM 3 KİLİT İSİMDE
    İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey yöneticilerinin çoğunun son yıllarda ABD ve İsrail tarafından suikaste uğradığı biliniyor. Ancak buna rağmen muhafızların yapılanmasında ciddi bir sorun yaşanmadığı bunun en önemli sebebinin halefiyet stratejisi olduğu ifade ediliyor. Uzmanlara göre İran yönetimi, öldürülen komutanların yerine görev alacak isimlerin belirlendiği acil durum planlarına sahip şekilde ilerliyor. Devrim Muhafızları Ordusu’nun en üst ismi tüm yapının başkomutanı olarak biliniyor ve doğrudan Dini Lidere bağlı olarak çalışıyor ve halihazırda bu görevi daha önce İran Savunma Bakanı olan Ahmed Vahidi yapıyor. Vahidi, görevi selefi Muhammed Pakpur’un Mart ayında İsrail tarafından öldürülmesinin ardından devralmıştı. Pakpur ise bu görevi İsrail’in Haziran 2025’te 12 gün savaşında öldürdüğü Hüseyin Salami’den devralmıştı. Devrim Muhafızları liderleri Ahmed Vahidi, İsmail Kaani ve Hüseyin Taeb
    Muhafız yapılanmasının en önemli ayaklarından birisi olan Kudüs Gücü komutanlığını ise İsmail Kaani yürütüyor. Kaani, bu göreve Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin ardından 2020 yılında atanmıştı. Yapının bir diğer önemli ayağı olan Besic gücüne ise Din adamı ve eski istihbarat şefi Hüseyin Taeb liderlik ediyor.
    Alıntı Metni
    Milyonlarca beyaz yakalıyı yakından ilgilendiriyor! Uzaktan çalışma dönemi resmen başladı: Mesai düzeni değişiyor
    Galatasaray’da Okan Buruk’tan form mesajı: Puan tablosunda onların önündeyiz…

    Milyar dolarlık Gazze planı

    Toplantıda, Gazze’nin “yeniden inşası” ve “yönetilmesi” için hazırlanan 2,45 milyar dolarlık, 6 ay süreli plan kapsamında başlangıç aşamasında 66 taslak proje hakkında bilgi verildi. Taslak projeler arasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 maddelik “Gazze Planı” çerçevesinde altyapı, eğitim ve sağlık alanında girişimler yer alıyor. “Axios” haber platformunun haberine göre, planın uygulanmasına İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimlerin hemen ardından başlanması hedefleniyor.
    71,5 milyar $
    Öte yandan Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı, Filistin ekonomisinde Ekim 2023’ten bu yana yaşanan kayıpları raporladı. Filistin ekonomisi ile kamu maliyesinin ağır baskı altında bulunduğu belirtilen raporda, Gazze’nin toparlanması ve yeniden inşası için gereken kaynağın 71,5 milyar dolar olduğu hesaplandı….

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Sıcaklık Avrupa’nın ekonomik gücünü zayıflattı

    Sıcaklık Avrupa’nın ekonomik gücünü zayıflattı

    Meteoroloji tarih vererek uyardı: Kuvvetli sağanak geliyor! Sıcaklıklar aniden düşecek! İstanbul dahil birçok ilde alarm

    Meteoroloji tarih vererek uyardı: Kuvvetli sağanak geliyor! Sıcaklıklar aniden düşecek! İstanbul dahil birçok ilde alarm

    Fon soruşturması: 11 kişi daha tutuklandı

    Fon soruşturması: 11 kişi daha tutuklandı

    Ankara’da 750 bin liralık vurgun

    Ankara’da 750 bin liralık vurgun

    İran’ın ‘gizli sahibi’: Devrim Muhafızları! Tahran’ın ‘demir yumruğu’ nasıl ayakta kalıyor?

    İran’ın ‘gizli sahibi’: Devrim Muhafızları! Tahran’ın ‘demir yumruğu’ nasıl ayakta kalıyor?

    Trump’a Türk damat

    Trump’a Türk damat