12 yıldır arıyordu! Taşların arasından servet çıktı: ‘1 milyon dolar değerinde’

12 yıldır arıyordu! Taşların arasından servet çıktı: '1 milyon dolar değerinde'

Yıllardır toprağı ve taşları tek tek eleyen Jack Pearadin, aradığı büyük fırsatı sonunda buldu. Arkansas’taki bir arazide arkadaşının yardımıyla yaptığı aramada 6.03 karatlık dev bir elmas bulan Pearadin, taşın koleksiyoncular tarafından 1 milyon dolar değerinde olabileceğinin söylendiğini açıkladı.

‘12 YILDAN UZUN SÜREDİR ARIYOR’

New York Post’un haberine göre ABD Donanması yedek personeli olan Pearadin, 12 yıldan uzun süredir elmas ve değerli taş arıyor. Daha önce aynı bölgede 300’den fazla değerli taş bulan Pearadin, bu kez karşılaştığı taşın şimdiye kadar keşfettiklerinden tamamen farklı olduğunu söyledi.

Keşif anını sosyal medyada canlı yayınlayan Pearadin, kovadaki çakılları yıkayıp masanın üzerine döktü. Taşların arasındaki parlak parçayı fark ettiği anda ise heyecanını gizleyemedi.

‘TIRNAK BÜYÜKLÜĞÜNDE’

Tırnak büyüklüğündeki elmas, bu yıl Arkansas’taki Crater of Diamonds State Park’ta bulunan en büyük elmas oldu.

‘O KADAR SEVİYORUM Kİ’

Missouri doğumlu Pearadin, 2013 yılından bu yana şansını aynı parkta deniyor. Hobisine olan tutkusu o kadar büyüdü ki yakınlardaki Murfreesboro’ya taşınarak aramalarına daha fazla zaman ayırmaya başladı.

“O kadar seviyorum ki” diyen Pearadin, bugüne kadar bulduğu elmasların büyük bölümünü internet üzerinden sattı.

Parkta her yıl yaklaşık 400 ila 800 arasında elmas bulunuyor. Ancak park yetkilisi Sarah Bivens’e göre bunların büyük bölümü yalnızca yaklaşık çeyrek karat ağırlığında.

Pearadin’in bulduğu 6.03 karatlık taş ise bu nedenle sıradan keşiflerden oldukça farklı.

12 yıldır arıyordu! Taşların arasından servet çıktı: '1 milyon dolar değerinde'

15 DOLARA GİRİYORLAR, BULDUKLARINI GÖTÜRÜYORLAR

Crater of Diamonds State Park’ın en dikkat çekici özelliği ise ziyaretçilere buldukları değerli taşları yanlarında götürme hakkı vermesi.

Parkta ziyaretçiler 15 dolar giriş ücreti ödeyerek 5 galonluk bir kovayı taş ve toprakla doldurabiliyor. Kovanın içinden elmas veya başka bir değerli taş çıkması halinde ise buldukları taşı kendileri alabiliyor.

1972 yılında eski açık ocak elmas madeninin devlet parkına dönüştürülmesinden bu yana bölgede 37 binden fazla elmas bulundu.

Parkta bugüne kadar çıkarılan en büyük elmas ise “Uncle Sam” adı verilen 40.23 karatlık taş oldu. Elmas, 1924 yılında keşfedildi ve ABD’de şimdiye kadar bulunan en büyük elmas olarak kayıtlara geçti.

“Uncle Sam” daha sonra kesilip parlatılarak 12.42 karatlık bir elmasa dönüştürüldü ve Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’ne bağışlandı. Taş bugün müzenin “Great American Diamonds” sergisinde sergileniyor.

DAHA ÖNCE 9 VE 7 KARATLIK ELMASLAR DA BULUNDU

Parkta son yıllarda daha büyük taşlara da rastlandı. Parkın yardımcı müdürü Waymon Cox’a göre 2020 yılında Arkansaslı bir banka yöneticisi 9 karatlık bir elmas buldu. 2024 yılında ise Fransa’dan gelen bir ziyaretçi 7.46 karatlık bir elmas çıkardı.

Pearadin’in 6.03 karatlık keşfi ise bu yıl parkta bulunan en büyük taş oldu.

ELMASLAR NASIL YERYÜZÜNE ÇIKIYOR?

Elmaslar, Dünya’nın derinliklerinde aşırı basınç ve yüksek sıcaklık altında kristalleşiyor. Volkanik faaliyetler sonucu yeryüzüne taşınan bu kristaller daha sonra su ve rüzgar gibi doğal etkenlerle çevreye yayılıyor.

Gemological Institute of America’dan kıdemli yönetici Nathan Renfro’ya göre doğal elmaslar çoğu zaman bulanık görünümlü ve alışılmadık şekillerde bulunuyor. Kesilip parlatıldıklarında ise ağırlıklarının yaklaşık yüzde 25’ini kaybediyorlar.

Renfro, ABD’de elmasların ana kayaçtan çıkarıldığı bilinen yalnızca iki bölge bulunduğunu belirtiyor: Arkansas’taki Crater of Diamonds ve Colorado’daki Kelsey Lake.

Kelsey Lake’deki arazi, ticari madencilik faaliyetinin sona ermesinin ardından yeniden doğal haline bırakılırken, Arkansas’taki park bugün halka açık şekilde elmas aranabilen dünyadaki ender yerlerden biri olmayı sürdürüyor.

Renfro, bu durumu “olağanüstü” olarak nitelendirirken, dünyanın büyük bölümündeki elmas madenlerinin son derece sıkı güvenlik altında işletildiğini belirtti.

6 KARATLIK ELMAS GERÇEKTEN 1 MİLYON DOLAR MI?

Pearadin’in “Amerikan Rüyası” adını verdiği taşın gerçek değerinin ne kadar olacağı ise henüz kesinleşmiş değil.

Little Rock’ta görev yapan sertifikalı değerleme uzmanı Laura Stanley’e göre parkta bulunan tipik 0.17 karatlık bir elmas yaklaşık 700 dolara satılabiliyor. Buna karşılık kaliteli, 6 karatlık sarı bir elmasın yaklaşık 250 bin dolar değerinde olabileceğini belirten Stanley, taşların kaynağının da değer üzerinde etkili olduğunu ifade etti.

Stanley, parkta bulunan elmasların diğer taşlarla kolayca karşılaştırılamayacağını belirterek, bölgedeki keşiflerin kendine özgü bir değer taşıdığını söyledi.

Pearadin ise koleksiyoncuların kendisine taşın 1 milyon dolar değerinde olabileceğini söylediğini aktardı. Ancak elmasın nihai değerinin belirlenmesi için uzman incelemesi ve taşın kalitesinin değerlendirilmesi gerekiyor.

İsrail’de hesaplar bozuluyor! ‘Yeni cephe’ itirafı: ‘Türkiye yakından takip edilmeli’
İki doz ölümcül ilaca rağmen ölmedi! İnfaz anına dair kan donduran detaylar sızdı: ‘Kolum patlayacak gibi’
  • İlgili Gönderiler

    Orta Doğu’dan kafa karıştıran hamle! Perde arkasında ne var? ‘Apar topar geri çekildi’

    Bölgede peş peşe yaşanan gelişmelerin ardından ABD’den dikkat çeken bir karar geldi. Ayrıntıları açıklanmayan yeni tehdidin ne olduğu bilinmezken, yaşananlar ‘perde arkasında ne var?’ sorusunu beraberinde getirdi. İşte detaylar…ABD, İngiltere’deki RAF Fairford Hava Üssü’nde konuşlu tüm B-1 Lancer ağır bombardıman uçaklarını, ayrıntıları açıklanmayan yeni bir tehdit nedeniyle apar topar ülkesine geri çekti. Uçakların bölgedeki başka bir üsse kaydırılmak yerine doğrudan ABD’ye götürülmesi, Washington’ın aldığı kararın arkasındaki tehdidin boyutuna ilişkin soru işaretlerini artırdı.

    UÇAKLAR NEDEN BİR ANDA GERİ ÇEKİLDİ?
    CNN International’ın haberine göre ABD’nin B-1 Lancer filosuna ilişkin hamlesi, İngiltere’deki üs çevresinde yürütülen dikkat çekici bir soruşturmanın hemen ardından geldi. ABD’li yetkililer, bombardıman uçaklarının Avrupa’daki başka bir noktaya konuşlandırılmak yerine doğrudan ABD’deki ana üslerine döndürülmesinin son derece sıra dışı ve kritik bir karar olduğuna dikkat çekti.
    Kararın, RAF Fairford Hava Üssü’nü hedef aldığı öne sürülen İran bağlantılı bir komploya ilişkin soruşturmanın hemen sonrasında alınması ise dikkatleri daha da artırdı.

    ÜS ÇEVRESİNDE PEŞ PEŞE GÖZALTILAR
    27 Eylül’de İngiliz polisi, üs yakınlarında beş İngiliz vatandaşını gözaltına aldı. Yaşları 23 ile 25 arasında değişen şüpheliler, patlayıcı ve terör suçları şüphesiyle gözaltına alınırken araçlarında yapılan aramalarda herhangi bir patlayıcı bulunmadı.
    Şüpheliler daha sonra kefaletle serbest bırakıldı. ABD Başkanı Donald Trump ise söz konusu kişilerin serbest bırakılmasını eleştirdi. Soruşturmada son olarak perşembe günü 25 yaşındaki İngiliz-İran çifte vatandaşı bir kişi gözaltına alındı.

    ‘GÜÇLÜ GÖSTERGELER BULUNUYOR’
    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada İran’ın olayın arkasında olduğuna dair “güçlü göstergeler” bulunduğunu söyledi.
    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da olayda yabancı bir devlet aktörünün rol oynadığını belirterek, İran’ın dünya genelinde ABD çıkarlarını hedef almaya yönelik tehditlerine dikkat çekti.
    Tahran yönetimi ise suçlamaları kesin bir dille reddetti ve iddiaları tamamen asılsız olarak nitelendirdi. İran ayrıca İngiltere’nin yaklaşımını protesto etmek üzere Londra’nın Tahran Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
    Yaşanan gelişmelerin ardından ABD’nin uzun menzilli B-1 Lancer bombardıman uçaklarının tamamını Avrupa’dan doğrudan ülkesine çekmesi, kamuoyunda “tehdit ne kadar büyük?” sorusunu gündeme getirdi. Washington’ın kararın gerekçesi olarak yalnızca ayrıntıları açıklanmayan yeni bir tehdide işaret etmesi, olayın perde arkasındaki belirsizliği daha da artırdı….

    İsrail kulislerinde Türkiye yankısı! ‘Adım adım ilerliyor’ diye duyurdular: ‘1 yılda değil 1 haftada’

    MİLLİYET.COM.TR / Türkiye’nin hızla büyüyen savunma sanayisi İsrail basınından Makor Rishon’da geniş yer buldu. Makor Rishon’da yayımlanan analizde, Türkiye’nin artık yalnızca silah tedarikçisi olarak değil, Avrupa güvenliğinde stratejik ortak olarak konumlanmak istediği vurgulandı.
    Analizde Türkiye’nin NATO’daki askeri gücü, savunma ihracatındaki yükselişi ve Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma iş birlikleri dikkat çekti.
    ‘ADIM ADIM İLERLİYOR’
    Makor Rishon, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişini ve Avrupa güvenliğindeki artan ağırlığını mercek altına aldı. “Silah tedarikçisinden stratejik aktöre: Türkiye Avrupa güvenliğinin zirvesine doğru adım adım ilerliyor” başlıklı analizde, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi hatırlatılarak “Türkiye için büyük fırsat oldu” denildi.
    ‘TÜRKİYE OLMADAN KURULAMAZ’
    Analizde Türkiye’nin hızla büyüyen savunma sanayisine dikkat çekilirken “Ankara’nın sınırların ötesindeki etkisi göz önüne alındığında Tel Aviv için olumlu bir durum olmasa da artık ‘Türkiye olmadan Avrupa güvenliği kurulamaz’ diyebiliyoruz” sözlerine yer verildi.

    ‘DÜNYA DEVLERİ ARASINDA’
    Makor Rishon’un analizinde Türkiye’nin askeri kapasitesi de öne çıkarıldı. Türkiye’nin ABD’nin ardından NATO’daki en büyük ikinci orduya sahip olduğu belirtilirken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 355 bin askerin yanı sıra 378 bin yedek personele sahip olduğu ifade edildi.
    Türkiye’nin askeri gücünün yanı sıra savunma sanayisindeki yükselişine de dikkat çekilen analizde, Ankara’nın artık yalnızca silah tedarikçisi olarak değil, stratejik ortak olarak görülmek istediği vurgulandı.
    Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine dayandırılan analizde, Türkiye’nin savunma sanayisinin dünya devleri arasında 11. sırada bulunduğu ve küresel silah pazarının yüzde 1.8’ini oluşturduğu belirtildi.
    İlginizi Çekebilir
    ‘1 YILDA DEĞİL 1 HAFTADA’
    Türkiye’nin savunma ihracatındaki artış da analizde önemli bir başlık olarak yer aldı. Yetkililere göre Türkiye’nin savunma ihracatının 2025’te yüzde 48 arttığı, bunun bir önceki yıl kaydedilen yüzde 29’luk artışın ardından geldiği aktarıldı.
    Türkiye’nin İHA, tank, zırhlı araç ve savaş gemisi ihracatına ilişkin ise “Eskiden bir yılda elde ettiğimizi şimdi bir haftada elde ediyorlar” değerlendirmesinde bulunuldu.
    Türkiye’nin savunma sanayisindeki üretim kapasitesinin ulaştığı noktaya örnek olarak ise bir Türk savaş gemisinin Romanya’ya teslim edilmesi gösterildi. Bu teslimatın, AB ve NATO üyesi bir ülkeye yapılan ilk Türk askeri gemisi ihracatı olduğu belirtildi.

    ‘SAVUNMA BAĞLARI GÜÇLENİYOR’
    Makor Rishon analizinde Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma ilişkilerine de geniş yer verildi. AB içerisinde İspanya, Romanya, Polonya ve özellikle İtalya’nın Türkiye ile derin güvenlik bağları kurduğu aktarıldı. Türk savunma şirketi Baykar’ın İtalyan Piaggio Aerospace’i satın aldığı, ayrıca son 18 ay içerisinde İtalyan savunma devi Leonardo ile ortaklık kurduğu belirtildi.
    AB dışında ise İngiltere’nin Türkiye’nin KAAN projesiyle iş birliği yaptığı ifade edildi. Türkiye’nin geliştirdiği 5. nesil savaş uçağı projesi olarak öne çıkan KAAN’ın Avrupa’daki savunma iş birlikleri açısından da önem taşıdığına dikkat çekildi.
    ‘TÜRKİYE’Yİ DIŞLAMAK RASYONEL DEĞİL’
    Son olarak analizin dikkat çeken bölümlerinden biri de Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin SAFE programına erişimi oldu. SAFE kapsamında AB üyesi olmayan ülkelerin şirketlerinin, program kapsamında finanse edilen silah sistemlerindeki bileşen maliyetlerinin en fazla yüzde 35’ini karşılayabildiği belirtildi.
    Türkiye’nin fonların daha büyük bölümüne erişebilmesi için AB ile güvenlik ortaklığı kurması ve ardından Brüksel’le özel erişim konusunda müzakere yürütmesi gerektiği ifade edildi. Bunun için ise 27 AB üyesinin tamamının onayı gerekiyor.
    Ancak Avrupa’nın Ukrayna’daki savaş ve Washington’la yaşanan diplomatik gerilim arasında bulunduğu mevcut jeopolitik ortamda, Türkiye’nin SAFE programına katılımına izin verilmemesinin “rasyonel olmadığı” değerlendirmesi aktarıldı.
    Böylece İsrail basınındaki analiz, Türkiye’nin güçlenen savunma sanayisi, NATO içerisindeki askeri kapasitesi, artan savunma ihracatı ve Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma ortaklıklarıyla Avrupa güvenlik mimarisinde daha büyük bir rol arayışında olduğunu ortaya koydu.
    Ukrayna’nın yeni taktiği ortaya çıktı! ‘Zombi araçlar’ cepheye indi: 250 asker esir
    Riyad’da Mekke İttifakı toplantısı! Husi sorunu gündemde…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Orta Doğu’dan kafa karıştıran hamle! Perde arkasında ne var? ‘Apar topar geri çekildi’

    İstanbul’da pazartesi sabahı trafik kabusu: Yoğunluk yüzde 69’a ulaştı

    İstanbul’da pazartesi sabahı trafik kabusu: Yoğunluk yüzde 69’a ulaştı

    Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda gözaltına alınan 13 kişi adliyeye sevk edildi

    Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda gözaltına alınan 13 kişi adliyeye sevk edildi

    Uçaktan geriye enkaz kaldı! 6 kişi için zamanla yarış

    Uçaktan geriye enkaz kaldı! 6 kişi için zamanla yarış

    Bursa’da fabrika yangını… 30 itfaiye aracı ve tankerle müdahale edildi

    Bursa’da fabrika yangını… 30 itfaiye aracı ve tankerle müdahale edildi

    Mersin’de 3 belediyeye yönelik yolsuzluk soruşturmasında şüpheliler adliyeye sevk edildi

    Mersin’de 3 belediyeye yönelik yolsuzluk soruşturmasında şüpheliler adliyeye sevk edildi