İsrail kulislerinde Türkiye yankısı! ‘Adım adım ilerliyor’ diye duyurdular: ‘1 yılda değil 1 haftada’

İsrail kulislerinde Türkiye yankısı! ‘Adım adım ilerliyor’ diye duyurdular: ‘1 yılda değil 1 haftada’

MİLLİYET.COM.TR / Türkiye’nin hızla büyüyen savunma sanayisi İsrail basınından Makor Rishon’da geniş yer buldu. Makor Rishon‘da yayımlanan analizde, Türkiye’nin artık yalnızca silah tedarikçisi olarak değil, Avrupa güvenliğinde stratejik ortak olarak konumlanmak istediği vurgulandı.

Analizde Türkiye’nin NATO’daki askeri gücü, savunma ihracatındaki yükselişi ve Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma iş birlikleri dikkat çekti.

‘ADIM ADIM İLERLİYOR’

Makor Rishon, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişini ve Avrupa güvenliğindeki artan ağırlığını mercek altına aldı. “Silah tedarikçisinden stratejik aktöre: Türkiye Avrupa güvenliğinin zirvesine doğru adım adım ilerliyor” başlıklı analizde, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi hatırlatılarak “Türkiye için büyük fırsat oldu” denildi.

‘TÜRKİYE OLMADAN KURULAMAZ’

Analizde Türkiye’nin hızla büyüyen savunma sanayisine dikkat çekilirken “Ankara’nın sınırların ötesindeki etkisi göz önüne alındığında Tel Aviv için olumlu bir durum olmasa da artık ‘Türkiye olmadan Avrupa güvenliği kurulamaz’ diyebiliyoruz” sözlerine yer verildi.

İsrail kulislerinde Türkiye yankısı! ‘Adım adım ilerliyor’ diye duyurdular: ‘1 yılda değil 1 haftada’

‘DÜNYA DEVLERİ ARASINDA’

Makor Rishon’un analizinde Türkiye’nin askeri kapasitesi de öne çıkarıldı. Türkiye’nin ABD’nin ardından NATO’daki en büyük ikinci orduya sahip olduğu belirtilirken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 355 bin askerin yanı sıra 378 bin yedek personele sahip olduğu ifade edildi.

Türkiye’nin askeri gücünün yanı sıra savunma sanayisindeki yükselişine de dikkat çekilen analizde, Ankara’nın artık yalnızca silah tedarikçisi olarak değil, stratejik ortak olarak görülmek istediği vurgulandı.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine dayandırılan analizde, Türkiye’nin savunma sanayisinin dünya devleri arasında 11. sırada bulunduğu ve küresel silah pazarının yüzde 1.8’ini oluşturduğu belirtildi.

İlginizi Çekebilir

‘1 YILDA DEĞİL 1 HAFTADA’

Türkiye’nin savunma ihracatındaki artış da analizde önemli bir başlık olarak yer aldı. Yetkililere göre Türkiye’nin savunma ihracatının 2025’te yüzde 48 arttığı, bunun bir önceki yıl kaydedilen yüzde 29’luk artışın ardından geldiği aktarıldı.

Türkiye’nin İHA, tank, zırhlı araç ve savaş gemisi ihracatına ilişkin ise “Eskiden bir yılda elde ettiğimizi şimdi bir haftada elde ediyorlar” değerlendirmesinde bulunuldu.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki üretim kapasitesinin ulaştığı noktaya örnek olarak ise bir Türk savaş gemisinin Romanya’ya teslim edilmesi gösterildi. Bu teslimatın, AB ve NATO üyesi bir ülkeye yapılan ilk Türk askeri gemisi ihracatı olduğu belirtildi.

İsrail kulislerinde Türkiye yankısı! ‘Adım adım ilerliyor’ diye duyurdular: ‘1 yılda değil 1 haftada’

‘SAVUNMA BAĞLARI GÜÇLENİYOR’

Makor Rishon analizinde Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma ilişkilerine de geniş yer verildi. AB içerisinde İspanya, Romanya, Polonya ve özellikle İtalya’nın Türkiye ile derin güvenlik bağları kurduğu aktarıldı. Türk savunma şirketi Baykar’ın İtalyan Piaggio Aerospace’i satın aldığı, ayrıca son 18 ay içerisinde İtalyan savunma devi Leonardo ile ortaklık kurduğu belirtildi.

AB dışında ise İngiltere’nin Türkiye’nin KAAN projesiyle iş birliği yaptığı ifade edildi. Türkiye’nin geliştirdiği 5. nesil savaş uçağı projesi olarak öne çıkan KAAN’ın Avrupa’daki savunma iş birlikleri açısından da önem taşıdığına dikkat çekildi.

‘TÜRKİYE’Yİ DIŞLAMAK RASYONEL DEĞİL’

Son olarak analizin dikkat çeken bölümlerinden biri de Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin SAFE programına erişimi oldu. SAFE kapsamında AB üyesi olmayan ülkelerin şirketlerinin, program kapsamında finanse edilen silah sistemlerindeki bileşen maliyetlerinin en fazla yüzde 35’ini karşılayabildiği belirtildi.

Türkiye’nin fonların daha büyük bölümüne erişebilmesi için AB ile güvenlik ortaklığı kurması ve ardından Brüksel’le özel erişim konusunda müzakere yürütmesi gerektiği ifade edildi. Bunun için ise 27 AB üyesinin tamamının onayı gerekiyor.

Ancak Avrupa’nın Ukrayna’daki savaş ve Washington’la yaşanan diplomatik gerilim arasında bulunduğu mevcut jeopolitik ortamda, Türkiye’nin SAFE programına katılımına izin verilmemesinin “rasyonel olmadığı” değerlendirmesi aktarıldı.

Böylece İsrail basınındaki analiz, Türkiye’nin güçlenen savunma sanayisi, NATO içerisindeki askeri kapasitesi, artan savunma ihracatı ve Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma ortaklıklarıyla Avrupa güvenlik mimarisinde daha büyük bir rol arayışında olduğunu ortaya koydu.

Ukrayna’nın yeni taktiği ortaya çıktı! ‘Zombi araçlar’ cepheye indi: 250 asker esir
Riyad’da Mekke İttifakı toplantısı! Husi sorunu gündemde
  • İlgili Gönderiler

    Orta Doğu’dan kafa karıştıran hamle! Perde arkasında ne var? ‘Apar topar geri çekildi’

    Bölgede peş peşe yaşanan gelişmelerin ardından ABD’den dikkat çeken bir karar geldi. Ayrıntıları açıklanmayan yeni tehdidin ne olduğu bilinmezken, yaşananlar ‘perde arkasında ne var?’ sorusunu beraberinde getirdi. İşte detaylar…ABD, İngiltere’deki RAF Fairford Hava Üssü’nde konuşlu tüm B-1 Lancer ağır bombardıman uçaklarını, ayrıntıları açıklanmayan yeni bir tehdit nedeniyle apar topar ülkesine geri çekti. Uçakların bölgedeki başka bir üsse kaydırılmak yerine doğrudan ABD’ye götürülmesi, Washington’ın aldığı kararın arkasındaki tehdidin boyutuna ilişkin soru işaretlerini artırdı.

    UÇAKLAR NEDEN BİR ANDA GERİ ÇEKİLDİ?
    CNN International’ın haberine göre ABD’nin B-1 Lancer filosuna ilişkin hamlesi, İngiltere’deki üs çevresinde yürütülen dikkat çekici bir soruşturmanın hemen ardından geldi. ABD’li yetkililer, bombardıman uçaklarının Avrupa’daki başka bir noktaya konuşlandırılmak yerine doğrudan ABD’deki ana üslerine döndürülmesinin son derece sıra dışı ve kritik bir karar olduğuna dikkat çekti.
    Kararın, RAF Fairford Hava Üssü’nü hedef aldığı öne sürülen İran bağlantılı bir komploya ilişkin soruşturmanın hemen sonrasında alınması ise dikkatleri daha da artırdı.

    ÜS ÇEVRESİNDE PEŞ PEŞE GÖZALTILAR
    27 Eylül’de İngiliz polisi, üs yakınlarında beş İngiliz vatandaşını gözaltına aldı. Yaşları 23 ile 25 arasında değişen şüpheliler, patlayıcı ve terör suçları şüphesiyle gözaltına alınırken araçlarında yapılan aramalarda herhangi bir patlayıcı bulunmadı.
    Şüpheliler daha sonra kefaletle serbest bırakıldı. ABD Başkanı Donald Trump ise söz konusu kişilerin serbest bırakılmasını eleştirdi. Soruşturmada son olarak perşembe günü 25 yaşındaki İngiliz-İran çifte vatandaşı bir kişi gözaltına alındı.

    ‘GÜÇLÜ GÖSTERGELER BULUNUYOR’
    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada İran’ın olayın arkasında olduğuna dair “güçlü göstergeler” bulunduğunu söyledi.
    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da olayda yabancı bir devlet aktörünün rol oynadığını belirterek, İran’ın dünya genelinde ABD çıkarlarını hedef almaya yönelik tehditlerine dikkat çekti.
    Tahran yönetimi ise suçlamaları kesin bir dille reddetti ve iddiaları tamamen asılsız olarak nitelendirdi. İran ayrıca İngiltere’nin yaklaşımını protesto etmek üzere Londra’nın Tahran Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
    Yaşanan gelişmelerin ardından ABD’nin uzun menzilli B-1 Lancer bombardıman uçaklarının tamamını Avrupa’dan doğrudan ülkesine çekmesi, kamuoyunda “tehdit ne kadar büyük?” sorusunu gündeme getirdi. Washington’ın kararın gerekçesi olarak yalnızca ayrıntıları açıklanmayan yeni bir tehdide işaret etmesi, olayın perde arkasındaki belirsizliği daha da artırdı….

    Ukrayna’nın yeni taktiği ortaya çıktı! ‘Zombi araçlar’ cepheye indi: 250 asker esir

    Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 24 Şubat 2022’de “Ukrayna’da özel askeri operasyon” başlattıklarını duyurmasıyla başlayan Rusya-Ukrayna savaşında 4,5 yılı aşkın bir süre geride kaldı. Savaş 5. yılını geride bırakmaya hazırlanırken, daha önceki yıllarda olduğu gibi kış koşullarının bastırması ve toprağın çamurlaşmasıyla birlikte cephe hattındaki temponun düşmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, insansız sistemlerin yoğun kullanımı sebebiyle her iki taraftaki can kayıplarında bir azalma öngörmüyor. Buna ek olarak tarafların mevcut çatışmalardan elde ettiği tecrübeyle yeni taktikler denemesi halihazırda devam ediyor. Bunun son örneklerinden birisini de geçtiğimiz günlerde Ukrayna ordusunun gerçekleştirdiği “zombi araç” saldırısı oldu.Ukraynalı askeri yetkililer, gerçekleştirilen saldırıda 250 Rus askerinin esir alındığını açıkladı
    Alıntı Metni
    SOVYET DÖNEMİNDEN KALMA ZIRHLI ARAÇLARI “ZOMBİ” YAPTILAR
    General Biletsky’nin yaptığı açıklamaya göre Rus ordusuna karşı gerçekleştirilen saldırıda Sovyetler Birliği döneminden kalma BTR-60 tipi zırhlı personel taşıyıcılar kullanıldı. Bu araçlar, saldırı öncesinde insansız idare edilebilecek şekilde modifiye edildi ve bomba yüklü araçlara dönüştürüldü. “Zombi araç” olarak tanımlanan bomba yüklü insansız zırhlı araçlar, Rus ordusunun en sert şekilde tahkim ettiği mevzilere gerçekleştirilen saldırılarda kullanıldı. Biletsky’ye göre, gerçekleştirilen saldırı sonucunda en az 250 Rus askeri esir alındı ve yaklaşık 2 bin Rus askeri hayatını kaybetti.
    “Zombi saldırısı”na ilişkin yayınlanan görüntülerde bomba yüklü bir BTR-60 tipi zırhlı personel taşıyıcının hızla ilerledikten sonra Rus mevzilerinde patladığı görülüyor. Ukrayna’nın “zombi saldırı” taktiği konusunda uzun süredir gizli çalışmalar yaptığını ifade eden Biletsky, gerçekleşen saldırının 4 sezonluk bir dizinin 3. sezonu olduğunu ifade ederek ilerleyen dönemde benzer şekilde çok sayıda saldırı yapılacağı sinyalini verdi.
    Alıntı Metni
    “PİYASADA KULLANABİLECEĞİMİZ ÇOK SAYIDA ARAÇ VAR”
    Telegraph Gazetesi’nde yer alan bilgilere göre Ukrayna ordusu son dönemde gerçekleştirdiği dron saldırılarında farklı taktikler deniyor. Bu kapsamda kısa süre önce yapılan saldırı sırasında dron sistemleri tarafından taşınan insansız kara araçları, Rus ordusunun cephe gerisine bırakıldı ve Rus ordusuna ait mevzileri arkadan vurdu. “Zombi araçlar”ın geliştirilmesi çalışmalarına katılan Ukraynalı mühendis “David”, sıradan araçları zombi arabalara dönüştürmenin insansız kara araçlarına göre birçok avantajı olduğunu söyledi.
    Sıradan araçların insansız bomba yüklü araçların mevcut insansız kara araçlarından daha hızlı olabileceğini söyleyen mühendis, bu araçların aynı zamanda daha fazla yük taşıyabildiğini ve “zombi araç” saldırılarında daha etkili olabildiklerini belirtti. David, çalıştığı şirketin son dönemde Ukrayna ordusuna en az 2 zombi araç teslim ettiğini ve en az 3 sipariş daha aldıklarını, piyasada hızlı şekilde “zombi araç” haline getirilecek araç bulunduğu için bu yöntemin maliyet açısından da büyük yükler oluşturmadığını ifade etti.
    Alıntı Metni…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Orta Doğu’dan kafa karıştıran hamle! Perde arkasında ne var? ‘Apar topar geri çekildi’

    İstanbul’da pazartesi sabahı trafik kabusu: Yoğunluk yüzde 69’a ulaştı

    İstanbul’da pazartesi sabahı trafik kabusu: Yoğunluk yüzde 69’a ulaştı

    Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda gözaltına alınan 13 kişi adliyeye sevk edildi

    Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda gözaltına alınan 13 kişi adliyeye sevk edildi

    Uçaktan geriye enkaz kaldı! 6 kişi için zamanla yarış

    Uçaktan geriye enkaz kaldı! 6 kişi için zamanla yarış

    Bursa’da fabrika yangını… 30 itfaiye aracı ve tankerle müdahale edildi

    Bursa’da fabrika yangını… 30 itfaiye aracı ve tankerle müdahale edildi

    Mersin’de 3 belediyeye yönelik yolsuzluk soruşturmasında şüpheliler adliyeye sevk edildi

    Mersin’de 3 belediyeye yönelik yolsuzluk soruşturmasında şüpheliler adliyeye sevk edildi