Beykoz ve Sarıyer’de yarın denize girilmesine izin verilmeyecek

Beykoz ve Sarıyer'de yarın denize girilmesine izin verilmeyecek

Beykoz Kaymakamlığından yapılan açıklamada, ilçe sınırlarında Karadeniz’e kıyısı bulunan sahiller, plajlar ve koylarda dalga boyu yüksekliği nedeniyle, İl İdaresi Kanunu gereğince yarın denize girmenin yasaklandığı bildirildi.

Sarıyer Kaymakamlığından yapılan açıklamada, son meteorolojik değerlendirmeler doğrultusunda yarın gün bitimine kadar dalga boyunun yüksek olacağının değerlendirildiği belirtildi.

Açıklamada, can güvenliği açısından herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için yarın geçici olarak Sarıyer sınırları içerisinde bulunan Kısırkaya Halk Plajı’nın girişe kapatılmasına karar verildiği kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Irak Türkiye’ye günde 1 milyon varil petrol verecek
SGK duyurdu! Emekliye yeni avantaj paketi

  • İlgili Gönderiler

    İran’ın Keşm Adası yakınlarında patlama sesi duyuldu

    İran’ın resmi haber ajansı IRNA’da yer alan habere göre, Hürmüz Boğazı’nda yer alan Keşm Adası civarında bir patlama sesi duyuldu.
    Sesin deniz tarafından geldiği ve adaya herhangi bir roketin veya füzenin isabet etmediği belirtildi. Söz konusu patlamaya ilişkin yerel makamlardan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Hürmüzgan eyaletine bağlı ve Hürmüz Boğazı’nda yer alan Keşm Adası, Basra Körfezi’nin en büyük adası olma özelliği taşıyor.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye İsrail resti: Mazlumların sesi olmaya devam edeceğim
    Trump: Erdoğan çok çetin biri ve iyi dostum

    ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının 85. duruşması sona erdi

    İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık iş insanı Mustafa Başar Arıoğlu savunma yaptı.
    Arıoğlu, savunmasında, çalıştığı şirkette İstanbul Metrosu, İzmir Metrosu, Dubai Metrosu, Avrasya Tüneli ve Çanakkale Köprüsü gibi birçok önemli ve zor projenin sorumlusu olarak başında bulunduğunu, şirketleri İstanbul’un ilk metrosunu yaparken kendisinin de şantiye şeflerinden birisi olduğunu söyledi. İddianameye konu ihaleyi bizzat ihale komisyonunun düzenlediğini belirten Arıoğlu, idare ile aralarında önceden belirlenmiş bir anlaşma bulunduğu iddiasının doğru olmadığını savundu.
    Sanık Arıoğlu, “Birinci ihaledeki iptal, ikinci ihalede eleme sonucunda her iki ihaleden de eli boş çıkmış olmamız, böyle bir anlaşma bulunmadığının en somut göstergesidir.” ifadesini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından şirketlerine davet gelmesi üzerine ihaleye katılmaya karar verdiklerini anlatan Arıoğlu, bu katılımın şirketlerinin 35 sene evvel yaptığı İstanbul’un ilk metrosuyla bağlantılı olmasına dayandığını kaydetti.
    Arıoğlu, ihaleye teklif vermeden yaklaşık bir ay önce Fatih Keleş ile Haliç’te bulunan İBB’nin Kürek Kayak Sporu yapılan bir tesisinde görüştüklerini anlatarak, şu beyanda bulundu: “Buraya gittiğimizde ‘Bu ihaleyi almanız durumunda belediye için bazı sosyal yardım işleri yapmanızı isteyebiliriz.’ dediler. Ben de bu projenin teknik risklerinin yüksek, buna karşılık kar marjının da çok düşük olduğunu ancak ne kadar yardım yapabileceğimiz konusunda herhangi bir garanti veya söz veremeyeceğimizi, işi yaparken bize imal ettirilecek taleplerin bazılarını çok cüzi ve şirket defterlerimize işleyebileceğimiz nitelikte olması durumunda değerlendirebileceğimizi söyledim. Fatih Keleş’in burada söz konusu taleplerle ilgili verdiği örnekler, belediye tarafından yapılması gereken sosyal tesis, iftar veya yemek çadırı, semt pazarı düzenlemesi gibi sosyal içerikli konulardı.”
    Hiçbir taahhütte bulunmayarak oradan ayrıldıklarını belirten Arıoğlu, “Sonra biz bunu ihaledeki iş ortaklarımıza aktardık, iş ortaklarımızla hak edişlerin ve sosyal yardım dahi olsa ucu açık talepleri kabul edemeyeceğimiz konusunda mutabık kaldık. Zaten bu görüşmeden sonra Fatih Keleş ile ihale sonrasına kadar herhangi bir görüşmemiz olmamıştır.” diye konuştu. Arıoğlu, sonrasında Keleş’in rekabet şartları yeterince oluşmadığından ihalenin iptalinin ilgili makamlarca uygun görüldüğünü söylediğini ifade ederek, “Fatih Keleş ile bu bahsettiğim görüşmeler haricinde herhangi bir görüşmemiz olmamıştır, kendisiyle ya da bir başkasıyla herhangi bir anlaşmamız olmamıştır. Kendisine ya da onun yönlendirdiği herhangi bir kişiye hiçbir maddi menfaat sağlamadık, bunların sözünü bile etmedik. Yukarıda da anlattığım üzere ortada kabul edilmiş bir teklif, üzerinde uzlaşılmış bir konu ya da bir menfaat vaadi yoktur.” savunmasını yaptı.
    Tutuksuz sanık İBB’de mühendis Burak Salman da “ihaleye fesat karıştırma” ile suçlandığını belirterek, ihalede yaklaşık maliyetin gizliliğini ihlal ettiği iddiasını kabul etmediğini, yaklaşık maliyeti kimseyle paylaşmadığını, buna ilişkin dosyada da herhangi bir somut delil bulunmadığını öne sürdü.
    Tutuksuz sanık iş insanı Selim Özderya ise 30 yıldır kamu müteahhitliği ve sanayiciliği yaptığını, İBB ile de 2008 yılından beri çalıştığını, 2019 ve 2024 tarihleri arasında 100’e yakın ihalesine katıldığını belirterek, 2019 öncesi almış olduğu işin iptal edildiğini, iki adet de alması gereken işin tarafına verilmediğini anlattı.
    Hak edişlerinin çok geç ödendiğini söyleyen sanık Özderya, şu beyanda bulundu: “Bu süreçte o tarihin parasıyla yüzde 55’e varan yüksek faiz oranlarıyla yaklaşık 600 milyon kredi çekmek zorunda kalmıştım. Çok sıkışmıştım. İfademde geçen benden talep edilen nakdi bedelleri, alacaklarımı alamamam sebebiyle içinde bulunmuş olduğum olağanüstü olumsuz ekonomik koşullar altında firmalarımın batmaması için vermek zorunda kaldım. Buna rağmen hak edişlerim çok gecikmeli ödendi. İfade tarihinde bile 750 milyona yakın bir alacağım vardı. Bu alacağım yaklaşık bir yıl sürede ödendi. İdareden haksız bir menfaat talep etmedim, elde de etmedim.”
    Cumhuriyet Savcısı’nın, “Savcılık ifadenizde Fatih Keleş ile bir konuşmanızdan bahsetmişsiniz, yüzde 10, yüzde 5 meselesi. Bunu nasıl gerçekleştirdiniz?” sorusuna sanık Özderya, “İptal edilen bir işim vardı 2019 yılında. İdareye gitmiştim, bu durumu açıklamak istemiştim. O dönemin daire başkanı yetersiz bir ödenek yok gerekçesiyle işin iptal edileceğini söyledi. Bunun üzerine Fatih Bey’e gittim ben. Fatih Bey’e konuyla ilgili bilgi verdim. Başkan danışmanıydı o zaman.” yanıtını verdi.
    “‘BAŞKASINA YÜZDE 10 AMA SANA HEMŞEHRİM OLDUĞUN İÇİN YÜZDE 5.’ DEDİ”
    Savcının, “İlk ifadenizde, Fatih Keleş iddianıza göre daha önceden ‘Süreçler nasıl yürüyor?’ diye sormuş. Ondan sonra bir oran meselesinden bahsediyorsunuz. Siz kapıdan çıkarken ‘Başkasına yüzde 10 ama sana hemşehrim olduğun için yüzde 5.’ dedi.’ demişsiniz. Ve siz kendisine, ‘Sen istediğini yaz, ben bir şey yazmıyorum deyip ayrıldım.’ şeklinde beyanınız var. Bu olay nerede gerçekleşti?” sorusunu sanık Özderya, “Bakırköy Ek Hizmet Binası’nda 5. katta, makamında.” şeklinde yanıtladı.
    Cumhuriyet Savcısı’nın, “Yine daha sonraki beyanlarınızda Zafer Keleş’e 4 parça halinde 20 milyon lira para vermişsiniz şantiyenizde ve herhalde Florya’da. Bu nasıl gerçekleşti?” sorusuna sanık Özderya, şu yanıtı verdi:
    “Zafer Keleş geldi benim yanıma. Kayabaşı şantiyeme geldi. Orada kendisiyle paraya ihtiyaçları olduğunu, muhtaç insanlara dağıtılmak üzere benden para istedi. Ben de benim durumum zaten yok, ben de yardıma muhtaç olmuşum neredeyse, alacaklarımı alamıyorum. Birtakım sohbetimiz oldu bu esnada. Ondan sonra ödemelerimi çok zor aldığım için Zafer Keleş’in de ‘Sen idareye yardım edersen, idare de sana yardım eder.’ şeklinde beyanları oldu. Ödemelerimi alamıyorum diye de vermek zorunda kaldım.” Özderya, savcının “20 milyon lira gibi bir paradan bahsetmişsiniz 4 parça halinde. Bunları nasıl teslim ettiniz?” sorusuna ise “Bunların iki tanesini şantiyemde verdim. İki tanesini de Florya’da Zafer Keleş’e verdim. Makbuz kesmedim.” cevabını verdi.
    Cumhuriyet Savcısı’nın, “Yine burada Arif Gürkan Alpay ile ilgili beyanınız var. 2022 yılında 750 bin lira, 2023 yılında 1 milyon 200 bin lira, 2024’te 3 milyon lira gıda kartı vermişsiniz. Bu nasıl gerçekleşti?” sorusunu yönelttiği sanık Özderya, “Biz zaman zaman zaten idarede toplantı yapıyorduk. Arif Bey ramazanlardan evvel ‘Ramazan geliyor, yardım eder misin?’ dedi. Ben de kendi fiyatımı belirledim, kendi rakamımı 750 bin liraya getirdim. Daha sonrası tekrar toplantılar yaptığımız zaman yine ‘Ramazan yaklaşıyor abi, gelecek dönem yardım etmişsin, şimdi yapar mısın?’ dedi. ‘Olur.’ dedim. Gıda kartlarını sekreterliğe bıraktım. Dosyada belgeleri var.” şeklinde konuştu.
    Savcının, “Yine Ufuk Karakaya ile ilgili bir görüşmeniz olmuş galiba. Ufuk Karakaya işte sizi mağdur etmiş, ‘Sen de bize yardım et, bu vesileyle alacaklarını daha hızlı alırsın.’ şeklinde konuşma olmuş. ‘5-10 milyon civarında bir şey olsun, sen bunu Florya’daki başkana bırakırsın.’ diye bir söylem olmuş. Bu olay nasıl gelişti?” sorusuna sanık Özderya, şu şekilde cevap verdi: “Yine alacaklarımı almak için ben Bakırköy’deki Ek Hizmet Binası’na gitmiştim. Ufuk Bey depremi söyledi. Depremde yardıma muhtaç insanların olduğunu söyledi. ‘Neye ihtiyacı var, alıp göndereyim.’ dedim. Kendisi de bana o zaman ‘Abi herkes talan ediyor, başkanlık olarak nakit olarak verelim, sen getirirsin, bırakırsın Florya’ya.’ deyince ‘Tamam.’ dedim, bıraktım. Diğer paraları Zafer Keleş’e verdiğim için ona bıraktım.”
    “SÜLEYMAN ATİK’E YÖNLENDİRMESİYLE ÖDEME YAPILDI”
    Tutuksuz sanıklardan iş insanı Mehmet Faruk Baştürk ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek, beraatini istedi. Duruşma Savcısı, çapraz sorgusu sırasında Baştürk’e, “İfadenizde 13 milyon lira para verdiğinizi söylemişsiniz. Parayı kime teslim ettiniz?” sorusunu yöneltti.
    Bunun üzerine Baştürk, “Süleyman Atik. Gönderdiği elemanı olabilir ya da kendisi.” cevabını verdi. Sürecin nasıl geliştiğinin sorulması üzerine Baştürk, “Süreç Yakup Öner’in yönlendirmesiyle oldu. Yakup Öner’in bir kreş yardım desteğiyle başladı. Sonra o şekilde Süleyman Atik’e yönlendirmesiyle ödeme yapıldı.” dedi. Baştürk, ödemeyi nerede teslim ettiğinin sorulması üzerine, “Cep telefonu paylaşılmıştı. O telefonla görüşülerek adres belirlendi, o adreste teslimat yapıldı iki sefer.” diye konuştu. Duruşmada, 15 tutuksuz sanığın savunmasının da alınmasıyla davada toplam 247 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu. Duruşma yarına ertelendi.
    Enver Altaylı hakkında “kamu görevlisine karşı tehdit”ten soruşturma başlatıldı
    Sermaye Piyasası soruşturması: Pusula ve Tera Holding yöneticilerine tutuklama talebi…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    İran’ın Keşm Adası yakınlarında patlama sesi duyuldu

    İran’ın Keşm Adası yakınlarında patlama sesi duyuldu

    ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının 85. duruşması sona erdi

    ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının 85. duruşması sona erdi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan CNN Türk’e konuştu: Bölgedeki yangını söndürmek için çalışıyoruz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan CNN Türk’e konuştu: Bölgedeki yangını söndürmek için çalışıyoruz

    Ankara’da sel nedeniyle çöktü, çok sayıda araç hasar gördü

    Ankara’da sel nedeniyle çöktü, çok sayıda araç hasar gördü

    TCMB Başkanı Karahan: Yurt içi yerleşiklerin Türk lirasına olan talebi güçlü seyrediyor

    TCMB Başkanı Karahan: Yurt içi yerleşiklerin Türk lirasına olan talebi güçlü seyrediyor

    Bataklığa saplanan kişi kurtarıldı

    Bataklığa saplanan kişi kurtarıldı