Bir ülke daha 16 yaş altına sosyal medya yasağı için kolları sıvadı! ‘Tek başına mücadele edemezler’

Bir ülke daha 16 yaş altına sosyal medya yasağı için kolları sıvadı! 'Tek başına mücadele edemezler'

Küresel düzeyde dijital güvenliği artırmaya yönelik adımların bir parçası olan bu düzenleme kapsamında, yeterli koruma önlemlerini aldığını kanıtlayan platformlar yasaktan muaf tutulabilecek.

Kanada Kültür Bakanı Marc Miller, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çocukların korunmasında yetersiz kalındığını vurgulayarak temel koruma mekanizmalarının kurulmasının zorunlu olduğunu belirtti.

Miller, “Teknoloji geliştikçe, yasalarımızın da buna ayak uydurmasını sağlamalıyız çünkü ebeveynler bu zorluklarla tek başlarına mücadele edemezler. Çocukların güvenliği sonradan akla gelmemeli.” ifadesini kullandı.

Tasarı; çocukları kendilerine zarar vermeye teşvik eden, şiddet ve nefreti körükleyen içerikler ile rıza dışı mahrem görüntülerin paylaşımı dahil olmak üzere 7 farklı zararlı içerik türünü kapsıyor.

Bir ülke daha 16 yaş altına sosyal medya yasağı için kolları sıvadı! 'Tek başına mücadele edemezler'

DİJİTAL GÜVENLİK KOMİSYONU KURULACAK

The Guardian’dan edinilen bilgilere göre Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte denetimi sağlamak amacıyla bir dijital güvenlik komisyonu kurulacak.

Muafiyet kriterlerinin detayları daha sonra açıklanacak olup, düzenleyici kurumun tam olarak faaliyete geçmesinin 18 ayı bulabileceği ifade edildi.

Yeni dönemde platformların güvenli olduklarını ispatlamaları ve yaş doğrulama sistemlerini devreye almaları gerekecek. Yetişkinlere yönelik içerik barındıran platformlar ise hiçbir şekilde muafiyet alamayacak.

Tasarının kapsamı sadece sosyal medya şirketleriyle sınırlı kalmadı. Yapay zeka sohbet robotlarını geliştiren şirketlere de kriz müdahale protokolleri gibi önlemler alma ve sorumlu davranma yükümlülüğü getirildi.

AVUSTRALYA’DAKİ UYGULAMA ÖRNEK ALINDI

Sosyal medyaya yaş kısıtlaması getiren küresel hareketin öncülerinden Avustralya’da, 16 yaş altı yasağının yürürlüğe girmesinden bu yana çocuklara ait olduğu tespit edilen yaklaşık 4,7 milyon hesap kapatıldı.

Kanada hükümet yetkilileri, yasa tasarısını hazırlarken teknoloji kullanımı, gizlilik ve ruh sağlığı tartışmalarını tetikleyen Avustralya modelindeki deneyimlerden ve derslerden faydalanacaklarını bildirdi.

Kanada Çocuk Koruma Merkezi Direktörü Lianna McDonald da sosyal medyadaki şantaj olaylarında ciddi artış gözlendiğini belirterek hükümetin bu adımını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

İsrail ‘dikkatli olmalıyız’ diyerek duyurdu! ‘Türkiye’nin ertesi gün planı’
Sırbistan’da Cumhurbaşkanı Vucic’den sürpriz açıklama! ‘İstifa etmeyi planlıyorum’
  • İlgili Gönderiler

    SON DAKİKA HABERLER: Türkiye’yi örnek aldılar! Ada ülkesi ismini değiştiriyor

    Dünyanın en küçük cumhuriyeti olarak bilinen Pasifik ada ülkesi Nauru, sömürge döneminden kalan resmi adını değiştirerek yerli dilde kullanılan “Naoero” ismini benimsemeye hazırlanıyor.
    Yaklaşık 13 bin nüfuslu ada ülkesinin Cumhurbaşkanı David Adeang, Ocak ayında parlamentoda yaptığı konuşmada, “Naoero” adının ülkenin mirasını, dilini ve kimliğini daha doğru şekilde yansıttığını belirtti. Parlamento tarafından oy birliğiyle kabul edilen önerinin ardından, isim değişikliğinin resmileşmesi için referandum düzenlenecek.

    YERLİ ADIN GERİ DÖNÜŞÜ
    “Naoero” (Nao-ero şeklinde telaffuz ediliyor), Nauruluların kendi dillerinde ülkeleri için kullandıkları isim. Halen kullanılan “Nauru” ise yabancıların yerli adı doğru telaffuz edememesi nedeniyle resmi kayıtlara geçmiş bir versiyon olarak kabul ediliyor.
    Hükümet açıklamasında, yerli adın “ülke halkının tercihiyle değil, yabancıların kolaylığı için değiştirildiği” vurgulandı.

    KOLONYAL GEÇMİŞİN İZLERİ
    Pasifik Okyanusu’nda, Avustralya’nın yaklaşık 3 bin kilometre kuzeydoğusunda bulunan ve yalnızca 21 kilometrekare yüzölçümüne sahip ada, tarih boyunca çeşitli isimlerle anıldı.
    The Guardian’dan edinilen bilgilere göre ada, 1798 yılında bölgeye ulaşan İngiliz denizci tarafından “Pleasant Island” (Hoş Ada) olarak adlandırıldı. Almanya’nın 1888’de adayı ilhak etmesinin ardından “Nauru” adı resmi kayıtlara girdi. Daha önce ise “Nawodo” ve “Navoda Onawero” gibi farklı isimler de kullanılmıştı.
    1919 yılında Avustralya’nın Milletler Cemiyeti mandası kapsamında adanın yönetimini devralmasının ardından da “Nauru” ismi korunmaya devam etti. Ülke, 1968 yılında bağımsızlığını kazandı. Avustralya ise 2001 yılından itibaren adayı göçmen gözaltı merkezi olarak kullanmaya başladı.
    ‘YER İSİMLERİNİ DEĞİŞTİRMEK SÖMÜRGECİLİĞİN BİR PARÇASIYDI’
    ABD’deki Evergreen State College’da coğrafya ve Yerli Amerikan çalışmaları profesörü olan Zoltán Grossman, yer isimlerinin değiştirilmesinin sömürgeci yönetimlerin sıkça başvurduğu bir yöntem olduğunu belirtti.
    Grossman, “Yer adlarını değiştirmek, yerli halkların varlığını silmeye yönelik sömürgeci uygulamaların önemli bir parçasıydı. Bu sadece isimlerle ilgili değil, isimleri değiştirme gücünün kimde olduğuyla da ilgilidir” dedi.
    TÜRKİYE’Yİ ÖRNEK ALDILAR
    Nauru hükümeti, isim değişikliğini savunurken son yıllarda benzer adımlar atan ülkelere de dikkat çekti. Türkiye’nin uluslararası alanda “Türkiye” adını kullanmaya başlaması, Svaziland’ın “Esvatini” adını benimsemesi ve Mikronezya’daki Chuuk eyaletinin geçmişte kullanılan “Truk” adından uzaklaşması örnekler arasında gösterildi.

    ‘SÖMÜRGEDEN ARINMA SÜRECİNİN PARÇASI’
    Uzmanlara göre yerli isimlerin yeniden kullanılması, eski sömürgelerin egemenliklerini ve kültürel kimliklerini vurgulamalarının bir yolu olarak görülüyor.
    “Decolonial Atlas” projesinin kurucusu Jordan Engel, dünyada yerli isimlerin yeniden kullanılmasına yönelik güçlü bir eğilim oluştuğunu belirterek, “Sömürgeden arınma sürecinin temelinde kendi kaderini tayin hakkı bulunur. Bunun en temel ifadelerinden biri de kendi dilinizi konuşabilmek ve atalarınızın verdiği yer isimlerini kullanabilmektir” değerlendirmesinde bulundu.
    NAURUCA DİLİ TEHLİKE ALTINDA
    UNESCO, Nauru halkının konuştuğu Nauruca dilini “ciddi derecede tehlike altındaki diller” arasında sınıflandırıyor. Dil günlük yaşamda kullanılmaya devam etse de okullarda öğretilmiyor.
    Uzmanlar, ülkenin resmi adının “Naoero” olarak değiştirilmesinin dilin korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
    HALK ARASINDA DESTEK VAR
    Ülkesini uluslararası müsabakalarda temsil eden Naurulu güreşçi Arcmen Willis, isim değişikliğini desteklediğini söyledi.
    İnsanların yeni ismi doğru telaffuz etmeye alışmasını istediğini belirten Willis, “Kimliğimizi korumamız önemli. Çünkü bir gün kaybolursa artık ne Nauru ne de Naoero kalır” dedi.
    Dünyanın en güvenli ülkeleri belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?
    ŞİMDİDEN KULLANILMAYA BAŞLADI
    Resmi değişiklik henüz gerçekleşmemiş olsa da “Naoero” adı şimdiden ülkenin posta servisi, sağlık sistemi ve kamu hizmeti kuruluşları tarafından kullanılmaya başlandı. Avustralya’nın Nauru’daki Yüksek Komiserliği de resmi iletişimlerinde her iki isme birden yer veriyor.
    Willis ise isim değişikliğinin günlük yaşamdan çok ülkenin dünyadaki algısı açısından önemli olduğunu belirterek, “Bu sadece bir isim değişikliği. Beni değiştirmiyor” ifadelerini kullandı.
    Sırbistan’da Cumhurbaşkanı Vucic’den sürpriz açıklama! ‘İstifa etmeyi planlıyorum’
    20 yıldır kimse çözememişti! Uzaydaki sinyallerin sebebi ‘vampirler’ çıktı…

    SON DAKİKA HABERLER: Orta Doğu’da sıcak dakikalar! ABD ve İran’dan peş peşe karşılıklı misillemeler

    MİLLİYET.COM.TR / Orta Doğu’da tansiyon giderek yükselirken ABD ile İran arasındaki savaş yeni bir eşiğe taşındı.
    İRAN’IN ALTYAPISI HEDEF ALINDI
    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald Trump’ın talimatıyla İran’daki çok sayıda hedefe yönelik “meşru müdafaa” kapsamında saldırılar başlatıldığını duyurdu. Gece başlayan saldırılarda İran’ın gözlem, iletişim ve hava savunma altyapısının hedef alındığı belirtildi.
    CENTCOM açıklamasında vurulan hedeflere ilişkin ayrıntı paylaşılmazken, saldırıların ABD güçlerine ve uluslararası ticari gemilere tehdit oluşturduğu belirtilen askeri unsurlara yönelik olduğu ifade edildi. Açıklamada, saldırıların İran’ın “süregelen saldırganlığına” yanıt niteliği taşıdığı savunuldu.
    ‘HÜRMÜZ BOĞAZI KAPATILDI’
    İran basını ise çatışmaların yalnızca karada değil denizde de yaşandığını bildirdi. Mehr Haber Ajansı, İran ve ABD donanmaları arasında ülkenin güneyindeki sularda çatışmalar meydana geldiğini aktardı.
    Gerilimi tırmandıran bir diğer gelişme Hürmüz Boğazı’ndan geldi. İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu’l Enbiya Karargahı, ABD’nin Hürmüz Boğazı çevresine yönelik saldırılarının ardından stratejik su yolunun kapatıldığını açıkladı. Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan boğazdaki karar, uluslararası piyasalarda endişeyi artırdı.

    ’49 TOMAHAWK FÜZESİ KULLANILDI’
    Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada İran içindeki hedeflere yönelik operasyonlarda 49 Tomahawk füzesinin kullanıldığını ve bazı hedeflerin başkent Tahran’a yaklaşık 65 kilometre mesafede bulunduğunu söyledi. ABD savaş uçaklarının İran hava sahasında görev yaptığını belirten Trump, ülkenin güneybatısındaki radar ve hava savunma sistemlerinin imha edildiğini ileri sürdü.
    ‘TRUMP YALAN SÖYLÜYOR’
    Trump ayrıca İranlı üst düzey yetkililerin kendisini arayarak saldırıların durdurulmasını talep ettiğini iddia etti. Ancak Tahran yönetimi bu açıklamayı sert bir dille reddetti. İranlı bir yetkili, Trump’ın iddiasının “tamamen yalan” olduğunu belirterek hiçbir temas kurulmadığını ve İran’ın saldırılara askeri karşılık verdiğini açıkladı.
    ‘SALDIRILAR DAHA DA ŞİDDETLENİR’
    ABD Başkanı, İran’ın anlaşmayı imzalamaması halinde saldırıların daha da sertleşeceğini belirterek bombardımanın “şiddetli” şekilde süreceğini ifade etti.
    ‘BOMBALARLA MÜZAKERE EDERİZ’
    ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Florida’da yaptığı açıklamada İran’a yönelik yeni operasyonları doğruladı. Hegseth, İran’ın nükleer silah sahibi olamayacağını vurgulayarak “İran kritik tesislerine bırakılacak Amerikan bombalarıyla karşı karşıya kalacak. Gerekirse bombalarla müzakere ederiz” dedi.
    İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olamayacağını vurgulayan Hegseth, diplomatik çözüm için hala fırsat bulunduğunu ancak Tahran’ın bunu değerlendirmediğini öne sürdü.

    ‘100 MİLYONDAN FAZLA ÇIKARILDI’
    Hegseth ayrıca Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamasında ABD’nin bölgedeki ticari gemileri korumaya devam ettiğini belirterek, Amerikan gözetiminde 100 milyon varilden fazla petrolün güvenli şekilde taşındığını ifade etti.
    ’18 HEDEF VURULDU’
    Tahran ise saldırılara doğrudan karşılık verdi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin ülkenin güneyine yönelik saldırılarının ardından Kuveyt ve Bahreyn’de bulunan Amerikan üslerine yönelik misilleme gerçekleştirdiklerini açıkladı. Açıklamada Kuveyt’teki Ali El Salim ve Ahmed El Cabir hava üsleri ile Bahreyn’deki Şeyh İsa Hava Üssü’nde toplam 18 hedefin vurulduğu bildirildi.
    İran ayrıca Bender Abbas Havalimanı ile polis ve güvenlik birimlerinin de ABD saldırılarında hedef alındığını öne sürdü.
    KUVEYT HAVA SAHASI KAPATILDI
    Bölgedeki tansiyonun yükselmesi üzerine Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü hava sahasının geçici olarak kapatıldığını duyurdu.
    ‘SON SALDIRI DALGASI TAMAMLANDI’
    ABD ordusundan daha sonra yapılan açıklamada ise son saldırı dalgasının tamamlandığı bildirildi. CENTCOM, İran’ın gözlem, iletişim ve hava savunma altyapısını hedef alan operasyonların sona erdiğini açıklarken, saldırıların ABD güçlerine ve uluslararası ticari gemilere yönelik tehditlere karşı gerçekleştirildiğini vurguladı. ABD güçlerinin bölgede teyakkuz halinde kalmaya devam ettiği belirtildi.
    ‘GENİŞ ÇAPLI ÇATIŞMA RİSKİ ARTIYOR’
    Karşılıklı saldırılar, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve Körfez’deki Amerikan varlıklarına misillemelerle birlikte birlikte ABD-İran hattında gerilim son yılların en kritik seviyesine ulaştı. Diplomatik çözüm ihtimali zayıflarken, Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir çatışma riski giderek artıyor.
    100 milyar Euro’luk proje çöktü, KAAN adeta tek alternatif: ‘Başka ihtimal kalmadı!’
    ABD, İran’a yeniden saldırı başlattı! İran: Hürmüz Boğazı tamamen kapatıldı…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Keşmir’de protestolar şiddetlendi! Polis ve göstericilerin çatışmasında 15 ölü

    Keşmir’de protestolar şiddetlendi! Polis ve göstericilerin çatışmasında 15 ölü

    Okul gezisindeki arkadaş zorbalığı Kemal Utku’yu ölüme sürükledi, öğretmenlere soruşturma açıldı

    Okul gezisindeki arkadaş zorbalığı Kemal Utku’yu ölüme sürükledi, öğretmenlere soruşturma açıldı

    SON DAKİKA HABERLER: Türkiye’yi örnek aldılar! Ada ülkesi ismini değiştiriyor

    SON DAKİKA HABERLER: Türkiye’yi örnek aldılar! Ada ülkesi ismini değiştiriyor

    İçişleri Bakanı Çiftçi’den net mesaj: Yeni nesil suç çetelerini eylem yapamaz hale getireceğiz

    İçişleri Bakanı Çiftçi’den net mesaj: Yeni nesil suç çetelerini eylem yapamaz hale getireceğiz

    Kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapatılan yol, 5,5 ay sonra ulaşıma açıldı

    Kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapatılan yol, 5,5 ay sonra ulaşıma açıldı

    Bebeğinin yanında dövüp üzerindeki kıyafetleri çıkardılar! Genç kadın o anları anlattı… ‘Evinin etrafına bırakıp polise şikayet ederiz’ tehdit ediyorlar

    Bebeğinin yanında dövüp üzerindeki kıyafetleri çıkardılar! Genç kadın o anları anlattı… ‘Evinin etrafına bırakıp polise şikayet ederiz’ tehdit ediyorlar