Dünyanın büyüyen çöp sorunlarından biri de tek kullanımlık bezler. Özellikle plastik ve yüksek emiciliğe sahip sentetik malzemeler içeren bu ürünler, çöplüklerde çok uzun yıllar kalabiliyor. Her gün milyonlarca bezin çöpe atıldığı düşünüldüğünde, ortaya çıkan çevre yükü daha da çarpıcı hale geliyor. Şimdi Japonya’dan gelen yeni bir girişim ise bu soruna farklı bir kapı aralıyor. Kullanılmış bezler özel işlemlerden geçirilerek ayrıştırılıyor, temizleniyor ve yeniden hijyen ürünlerinde kullanılabilecek malzemelere dönüştürülüyor. Sistemin en dikkat çekici tarafı ise hedefin yalnızca atığı azaltmak değil, doğrudan bezden yeniden bez üretebilmek olması.

Bu girişimin arkasında Japon hijyen devi Unicharm ile bazı yerel yönetimlerin ortak çalışması bulunuyor. Uygulama ilk aşamada Japonya’nın güneyindeki iki belediyede yürütülüyor. Yetkililer, bu modelin başarılı olması halinde daha geniş alanlara yayılabileceğini düşünüyor. Böylece hem çöplüklere giden atık miktarı azaltılacak hem de bugüne kadar neredeyse tamamen “çöp” olarak görülen bir ürün grubu ekonomiye yeniden kazandırılacak.
KİRLİ BEZLER YENİDEN İŞLENİYOR
Projenin temeli, yıllar önce çöp depolama alanlarının hızla dolduğunu fark eden yerel yönetimlerin attığı adımlara dayanıyor. Japonya’nın güneyindeki Shibushi ve Osaki bölgelerinde yaşayanlar, uzun süredir oldukça sıkı bir ayrıştırma ve geri dönüşüm sistemi uyguluyor. Bu sayede evsel atığın önemli bir bölümü yeniden değerlendirilirken, çöpe giden miktar ciddi biçimde azaltılmış durumda. 2024 itibarıyla kirli bezler de bu sisteme dahil edildi.
Toplanan bezler önce özel tesislerde işleniyor. Burada ürünler parçalanıyor, temizleniyor ve ana bileşenlerine ayrılıyor. Kağıt hamuru, plastik parçalar ve sıvıyı tutan süper emici polimerler tek tek ayrıştırılıyor. Böylece bezin içindeki her bir malzemenin yeniden kullanılabilmesi için uygun bir altyapı hazırlanıyor. Daha önce bu malzemelerin bir kısmı farklı hijyen ürünlerinde değerlendirilebiliyordu. Ancak yeni geliştirilen yöntem, geri dönüşümün kapsamını daha da genişletmeyi amaçlıyor.
KOKU VE MİKROP TEMİZLENİYOR
Sistemin en dikkat çeken noktalarından biri, ozon kullanılan arındırma süreci. Bu işlem sayesinde bezlerden elde edilen kağıt hamuru hem sterilize ediliyor hem beyazlatılıyor hem de kötü kokudan arındırılıyor. Yani insanların en çok çekindiği konu olan hijyen meselesine özel olarak odaklanılıyor. Elde edilen malzeme daha sonra yeniden üretimde kullanılabilecek hale getiriliyor.
Şirketin bugünkü aşamada bu içerikleri tuvalet kağıdı gibi bazı ürünlerde değerlendirebildiği belirtiliyor. Asıl büyük hedef ise birkaç yıl içinde bezlerdeki plastik ve süper emici polimerleri de yeni bez üretiminde kullanabilmek. Başka bir deyişle, tek kullanımlık bir ürünün yeniden aynı ürün grubuna dönüştürülmesi planlanıyor. Bu da sistemin başarıya ulaşması halinde atık yönetimi açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.
Şimdilik geri dönüştürülmüş ürünler sınırlı bölgelerde sunuluyor ve standart ürünlere göre biraz daha pahalıya mal oluyor. Ancak şirket, üretim ölçeği büyüdükçe maliyetlerin daha dengeli hale gelebileceğini düşünüyor. Ayrıca bu yöntemin bazı üretim süreçlerinde su tüketimini azaltma potansiyeli taşıdığı da vurgulanıyor. Bu da projeyi yalnızca çöp azaltan değil, kaynak kullanımını da düşürmeyi hedefleyen bir model haline getiriyor.
YAŞLANAN JAPONYA ÖNE ÇIKARDI
Bu sistemin Japonya’da öne çıkmasının en önemli nedenlerinden biri, ülkenin hızla yaşlanan nüfusu. Japonya, dünyanın en yaşlı toplumlarından biri olarak biliniyor. Bu nedenle bebek bezlerine olan ihtiyaç zamanla azalırken, yetişkin bezlerine olan talep artıyor. Yaşlı bakımında kullanılan bu ürünlerin miktarı yükseldikçe ortaya çıkan atık da büyüyor. Son dönemde evcil hayvanlar için bez kullanımının da yaygınlaşması, sorunu daha görünür hale getiriyor.
Yani mesele yalnızca çevre kirliliği değil. Aynı zamanda yaşlanan toplumların karşı karşıya kalacağı yeni atık sorunlarından biri de gündeme gelmiş oluyor. Japonya’nın denediği bu model, bu nedenle sadece kendi ülkesini ilgilendiren bir proje olarak görülmüyor. Başarılı olursa benzer nüfus yapısına sahip başka ülkeler için de örnek olabilir.









