HABER MERKEZİ
Oluşturulma Tarihi: Nisan 23, 2026 11:37
Lübnan merkezli Al Mayadeen, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşta hedeflerine ulaşamadığını öne sürdü. Analizde, İran’ın asimetrik savaş yönetimi ile mevcut durumu kendi lehine çevirdiği savunuldu.
Lübnan merkezli Al Mayadeen’de yayımlanan dikkat çekici analizde, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşta hedeflerine ulaşamadığı öne sürüldü. Yazıda, İran’ın askeri, siyasi ve ekonomik araçlarla “asimetrik savaş yönetimi” sergilediği ve savaşı kendi lehine çevirdiği savunuldu.
“HIZLI ZAFER BEKLENİYORDU, OLMADI”
Analizde, savaşın başında birçok çevrenin İran’ın kısa sürede yenileceğini düşündüğü belirtildi. Ancak çatışmaların uzadığı, İran’ın geri adım atmadığı ve ABD ile İsrail’in ilan ettikleri hedefleri gerçekleştiremediği ifade edildi.
Yazıda, “İran beyaz bayrak çekmedi” değerlendirmesine yer verildi.

SAVAŞIN KÖKENİ 1979 DEVRİMİ
Analizde, İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin yeni olmadığı, 1979’daki İslam Devrimi sonrası başladığı savunuldu.
Yeni İran yönetiminin, devrimi tehdit eden en büyük güçler olarak Washington ve Tel Aviv’i gördüğü belirtilirken, iki taraf arasındaki düşmanlığın yarım asra yakın süredir sürdüğü ifade edildi.
TRUMP DÖNEMİ İÇİN DİKKAT ÇEKEN İDDİA
Yazıda, Donald Trump’ın ABD tarihinde ilk kez İsrail ile birlikte İran’a karşı doğrudan ve tam ölçekli savaşa giren başkan olduğu öne sürüldü.
Bu hamlenin, ABD’nin Orta Doğu’daki ilişkileri açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

İRAN’IN DİRENCİNİN 3 ANA NEDENİ
Al Mayadeen analizinde, İran’ın beklenenden güçlü direncinin üç temel nedene dayandığı ileri sürüldü.
- Kendi kendine yeterlilik: İran’ın ağır yaptırımlara rağmen özellikle gıda ve savunma sanayisinde önemli kapasite geliştirdiği savunuldu. Bu durumun, savaş sırasında ülkenin dayanıklılığını artırdığı belirtildi.
- İç cephede birlik: İran halkının, üst düzey isimlere yönelik saldırılara rağmen yönetim etrafında kenetlendiği ifade edildi. Bu nedenle rejim değişikliği beklentisinin boşa çıktığı öne sürüldü.
- Hürmüz Boğazı kozu: Analizde, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini stratejik baskı aracı olarak kullandığı savunuldu. Petrol ve temel ürün fiyatlarındaki artışın küresel ekonomiyi sarstığı, bunun da Washington üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi.
“TRUMP ATEŞKESE MECBUR KALDI”
Yazıda, ekonomik baskı ve bölgesel dengeler nedeniyle Trump yönetiminin ateşkese yöneldiği öne sürüldü.
İslamabad’da yapılması planlanan müzakereler için geçici ateşkes ilan edildiği, ancak tarafların şartlarda uzlaşamaması nedeniyle sürecin tıkandığı kaydedildi.

YENİDEN SAVAŞ İHTİMALİ MASADA
Pakistan’ın arabuluculuk girişimlerine rağmen ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasında ısrar ettiği belirtilen analizde, bunun yeni çatışmaların önünü açabileceği ifade edildi.
Yazıda, “Tüm işaretler çatışmaların yeniden başlamasının mümkün olduğunu gösteriyor” değerlendirmesi yapıldı.
“NETANYAHU’NUN SAVAŞINA SIKIŞTI”
Al Mayadeen’in analizinde, Trump yönetiminin Netanyahu’nun sağladığı yanlış bilgilere dayanarak hareket ettiği öne sürüldü. Söz konusu değerlendirmede, İran’daki liderlik yapısının zayıfladığı ve halkın rejimi devirmek için harekete geçeceği yönündeki beklentilerin, hızlı bir zafer planının temelini oluşturduğu ifade edildi.
Ancak bu varsayımın sahada karşılık bulmadığı ve savaşın başlatılmasına dayanak oluşturan planları ciddi şekilde zora soktuğu belirtildi.

Yazıda, Trump’ın hem iç kamuoyunda yükselen savaş karşıtı baskı hem de uluslararası alanda yalnızlaşma arasında sıkıştığı ifade edildi.
Öte yandan, küresel ekonomik sistemin kırılgan yapısı ve tek taraflı hegemonya ısrarının, Washington üzerindeki baskıyı daha da artırdığı savunuldu.
“İRAN’IN KOZLARI DAHA GÜÇLÜ”
Analizin sonunda İran’ın elindeki kozların küçümsenmemesi gerektiği savunuldu. Trump’ın hem ABD iç kamuoyundan gelen baskı hem de kırılgan küresel ekonomi nedeniyle zorlandığı, bu nedenle Washington’un istediği sonucu alamadığı ileri sürüldü.








