Telefonuna gelen reklamı kapatmak isterken dolandırıldı: Faiziyle birlikte bankadan tazminat alacak

Telefonuna gelen reklamı kapatmak isterken dolandırıldı: Faiziyle birlikte bankadan tazminat alacak

Oluşturulma Tarihi: Nisan 25, 2026 11:25

İzmir’de telefonunun ekranına gelen reklamı kapatmak isterken bilgisi dışında banka hesabından para ve kredi çekilerek toplam 273 bin 537 lira dolandırılan S.P., konuyu yargıya taşıdı. İzmir 6’ncı Tüketici Mahkemesi, söz konusu olayda bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesiyle yüzde 70 oranında kusurlu olduğuna karar verip, tazminat ödemesine hükmetti.

Haberin Devamı

Olay, 17 Ekim 2023 tarihinde meydana geldi. S.P, telefonuyla film izlerken ekranın üst kısmında reklamı kapatmak amacıyla ‘X’ işaretine tıkladı. Bu işarete tıkladıktan sonra telefonun ekranı kilitlendi. Ekran ışığı yanıp sönmeye başladı. S.P., telefona müdahale edemedi. S.P., sabah uyandığında bilgisi ve rızası dışında mobil bankacılık üzerinden 10 bin lira kredi çekildiğini ve vadeli hesabının bozularak toplam 263 bin 537 lirasının üçüncü şahıslara havale edildiğini fark etti. Bunun üzerine S.P., avukatı Şenay Geçkil aracılığıyla durumu yargıya taşıdı.

TEKNİK ARAYÜZ GÜVENLİK AÇISINDAN EKSİK

İzmir 6’ncı Tüketici Mahkemesi’nde açılan davada alınan bilirkişi raporunda; mobil uygulamanın tüketicilere 2 bileşenli doğrulama (2FA) güvenlik protokolünü ayarlayabilecek arayüz sunmadığı vurgulandı. Raporda teknik arayüz güvenlik eksikliği bulunduğunun altı çizilirken, bankanın olayda yüzde yüz teknik eksikliği/hatası olduğu kanaatine varıldığı belirtildi. Bilirkişi raporunun ardından davanın kısmen kararına karar veren İzmir 6’ncı Tüketici Mahkemesi, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek, sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hale getirmeleri gerektiğini vurguladı.

Haberin Devamı

FAİZİYLE BİRLİKTE TAZMİNAT

Bankaların bankacılık işlemlerinde işlem yapan gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı gerekli alt yapıları sağlamaları gerektiğinin de altı çizildi. Mahkeme, söz konusu olayda bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği; davacının da yeterli özeni göstermediğine kanaat getirdi. Mahkeme, bankanın kusurunun oranının yüzde 70, S.P’nin kusur oranının ise yüzde 30 olduğuna karar verdi. Bu sebepten ötürü yüzde 70 oranında kusurlu olan bankanın, bu orana denk gelen 184 bin 415 liralık maddi tazminatı en yüksek mevduat faiziyle birlikte davacıya ödemesine hükmetti.

‘MÜŞTERİYİ KORUMAK ZORUNLULUKTUR’

Kararı değerlendiren S.P’nin avukatı Şenay Geçkil, “Şüpheli ve yüksek tutarlı işlemlere rağmen ek doğrulama ve güvenlik mekanizmalarının devreye alınmaması dijital bankacılıkta açık bir güvenlik zafiyetidir. Güvenlik yoksa sorumluluk bankadadır. Mahkemenin bankayı kusurlu bulması, benzer mağduriyetler yaşayan vatandaşlar açısından emsal niteliği taşımaktadır. Bankanın, elektronik bankacılık işlemlerinde güvenli işlem altyapısını sağlama ve müşteriyi koruma yükümlülüğü bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.

  • İlgili Gönderiler

    İsrail ile Türkiye arasında en tehlikeli senaryo! Tel Aviv 3 kritik kırılma noktasını yazdı

    İsrail’in Orta Doğu’daki skandal eylemleri devam ediyor. İşgalci ordusu, Lübnan ve Gazze’deki saldırılarına ateşkese rağmen devam ediyor. Bölgedeki gerginlik devam ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son açıklamaları İsrail medyasında endişeye yol açtı.
    ERDOĞAN’IN SÖZLERİ SONRASI İSRAİL’DE ENDİŞE
    Haberde, Erdoğan’ın “Türkiye’nin güvenliği Hatay’da değil; Halep’te, Şam’da ve Beyrut’ta başlar” yönündeki ifadelerinin bölgede geniş yankı uyandırdığı belirtildi. Erdoğan’ın ayrıca Türkiye’nin bölge ülkelerinde sahada yeni oldubittilere izin vermeyeceğini ve ulusal çıkarlarına yönelik tehditleri görmezden gelmeyeceğini vurguladığı aktarıldı.
    Analizde, söz konusu açıklamaların İsrail’in bölgedeki skandal faaliyetleri ve bunun Türkiye’nin bölgesel hedefleri üzerindeki etkileri dikkate alındığında sürpriz olmadığı ifade edildi.
    Haberde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri de yakından takip ettiği belirtildi.
    İsrail’in son dönemde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ilişkilerini güçlendirme çabalarının Ankara tarafından dikkatle izlendiği aktarıldı. Erdoğan’ın, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının ihlal edilmesi durumunda Ankara’nın sert ve net bir karşılık vereceği yönündeki açıklamalarına da yer verildi.
    Analizde, ‘Türkiye ile İsrail arasındaki rekabetin’ Ankara’nın NATO üyeliği ve Amerika Birleşik Devletleri ile olan stratejik ilişkilerinden bağımsız değerlendirilemeyeceği ifade edildi. Bu çerçevede Washington’un son aylarda özellikle Suriye sahasında ortaya çıkan gerilim noktalarını sınırlamaya çalıştığı öne sürüldü.

    ‘ARAP ÜLKELERİ İSRAİL’E KARŞI RAHATSIZLIĞI TÜRKİYE’YE BİLDİRİYOR’
    Haberde, Ankara’nın son dönemde başta Suudi Arabistan olmak üzere önemli Arap ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirdiğine dikkat çekildi. Söz konusu ülkelerin de İsrail’in bölgesel faaliyetlerinin artmasından duydukları rahatsızlığı Türkiye ile paylaştıkları ileri sürüldü.
    Analize göre Ankara’nın İran ile İsrail arasındaki mevcut gerilimde diplomatik çözüm çağrılarını öne çıkarmasının nedenlerinden biri de bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillenme ihtimali olduğu iddia edildi. Haberde, İran’ın bölgedeki konumunda yaşanabilecek herhangi bir değişimin Orta Doğu’daki güç dağılımını yeniden tanımlayabileceği değerlendirmesi yapıldı.
    ‘TÜRKİYE-İSRAİL ARASINDAKİ KIRMIZI ÇİZGİ AŞILIR MI?’
    İsrail basınının haberine göre, Türkiye ile İsrail arasındaki rekabetin zaman zaman kırmızı çizgiye yaklaşabileceği, ancak bu aşamada ne kadar ileri gideceğinin tahmin edilmesinin zor olduğu belirtildi.
    İSRAİL ABD’NİN DİYALOĞUNA GÜVENİYOR
    Analize göre, rekabetin nispeten kontrol altında kalacağı değerlendiriliyor. Bunun başlıca nedeni olarak ise ABD’nin taraflar arasındaki dengeleri şekillendirme konusunda önemli bir diyaloğa sahip olması gösterildi.
    Savaş sona eriyor: Anlaşma bugün imzalanıyor
    Brezilya’da korkunç ihmal! Genç kadını 40 metre yüksekten halatsız attılar…

    16 yıllık cinayet topuk kanıyla çözüldü! Bebeğini çöpe atmış

    Manisa’da 2010 yılında yaşanan bebek ölümü aydınlatıldı. Sağlık Bakanlığı’nın topuk kanı verileri üzerinden yapılan çapraz sorgulamalar sayesinde, Berin Dikbaş’ın 16 yıl önce bebeğini dünyaya getirdikten sonra çöp konteynerinin yanına bıraktığı tespit edildi. Dikbaş tutuklanarak cezaevine gönderildi.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    İsrailli Bakan Smotrich’ten skandal çağrı! ‘Dahiye’de 10 bina vurulsun’

    İsrailli Bakan Smotrich’ten skandal çağrı! ‘Dahiye’de 10 bina vurulsun’

    İsrail ile Türkiye arasında en tehlikeli senaryo! Tel Aviv 3 kritik kırılma noktasını yazdı

    İsrail ile Türkiye arasında en tehlikeli senaryo! Tel Aviv 3 kritik kırılma noktasını yazdı

    Ukrayna’da saldırılar durulmuyor

    Ukrayna’da saldırılar durulmuyor

    14 Eylül’de ders başı

    14 Eylül’de ders başı

    CHP grup toplantısında ikinci raunt

    CHP grup toplantısında ikinci raunt

    Sorulara uzman yorumu: Hem bilgi hem yorum ölçüldü

    Sorulara uzman yorumu: Hem bilgi hem yorum ölçüldü