Uzayda aylar geçirmek, yerçekimi algısını değiştiriyor

Aylarca uzayda kalan astronotların bedeni Dünya’ya dönünce hızla toparlanıyor gibi görünse de, beyin yerçekimine aynı hızda uyum sağlayamıyor. Yeni araştırma, mikro yerçekiminin nesneleri tutma, hareket ettirme ve ağırlık algısı üzerinde beklenenden daha kalıcı etkiler bırakabildiğini ortaya koydu.

Uzayda aylar geçirmek, yerçekimi algısını değiştiriyor

Haberin Devamı

Uzun süre uzayda kalan astronotların bedeni Dünya’ya döndüğünde yeniden yerçekimine uyum sağlıyor gibi görünse de, beyin aynı hızda adapte olamıyor. Yeni araştırmaya göre aylarca mikro yerçekiminde kalan astronotlar, cisimleri kavrarken ve hareket ettirirken hâlâ Dünya’daki yerçekimini “bekliyor”; dönüşten sonra da nesnelerin ağırlığını kısa süreliğine yanlış tahmin edebiliyor.

YERÇEKİMİ BEYNİN İÇİNDE KALIYOR

Belçika’daki Louvain Katolik Üniversitesi ile İspanya’daki Bask Bilim Vakfı’ndan araştırmacılar, UUİ’de en az 5 ay kalan 11 astronotun nesneleri nasıl tuttuğunu ve hareket ettirdiğini inceledi. Çalışmada 2 kadın ve 9 erkek astronot yer aldı. Sonuçlar, aylar süren ağırlıksız deneyime rağmen beynin yerçekimiyle oluşmuş eski alışkanlığı tamamen silmediğini gösterdi.

Haberin Devamı

Uzayda aylar geçirmek, yerçekimi algısını değiştiriyor

Dünya’da bir nesneyi tutmanın ana nedeni, onun düşmesini engellemek. Uzayda ise mikro yerçekimi nedeniyle nesneler aynı şekilde düşmediği için tutuşun amacı daha çok onları yönlendirmek oluyor. Buna rağmen araştırmada astronotların, uzayda ihtiyaç duyulandan daha güçlü kavrama uyguladığı görüldü. Yani eller, sanki hâlâ yerçekimine karşı mücadele etmeleri gerekiyormuş gibi davranmayı sürdürdü.

Araştırmacılar bunun insan beyninin yıllar boyunca Dünya koşullarına göre geliştirdiği derin bir alışkanlıktan kaynaklandığını düşünüyor. Uzayda aylar geçirilse bile bu yerleşik tahmin sistemi tamamen silinmiyor.

UZAYDA HAREKETLER DE DEĞİŞİYOR

Deneylerde astronotlardan özel olarak tasarlanmış bir nesneyi başparmak ve işaret parmağı arasında tutup yukarı-aşağı hareket ettirmeleri istendi. Bazı görevlerde bu hareketler bir metronom eşliğinde yapıldı, bazı görevlerde ise serbest bırakıldı. Ayrıca sabit duran bir nesne üzerinde ellerini yukarı ve aşağı kaydırmaları da istendi.

Ölçümler, mikro yerçekiminde kol hareketlerinin daha yavaş olduğunu ve yukarı ya da aşağı hareket sırasında uygulanan kuvvetlerin birbirine daha simetrik hale geldiğini ortaya koydu. Dünya’da bir nesneyi yukarı kaldırırken daha fazla, aşağı indirirken daha az güç uygulanıyor. Uzayda ise bu fark belirgin biçimde azalıyor.

Haberin Devamı

Araştırmanın dikkat çeken yanlarından biri de astronotların, aylar geçmesine rağmen kavrama gücünü uzay şartlarına tam olarak göre ayarlayamaması oldu. Yani nesneler düşmeyecek olsa bile eller, alışılmış biçimde fazla güç kullanmaya devam etti.

DÜNYA’YA DÖNÜNCE HEMEN NORMALE DÖNMÜYOR

Araştırmacılara göre beden, Dünya’ya dönüşten sonra oldukça hızlı şekilde eski düzene yaklaşabiliyor. İlk gün içinde hareketlerin önemli bölümü yeniden Dünya’daki tipik düzene dönüyor. Ancak beyin nesnelerin ağırlığı ve kütlesi konusunda bir süre yanlış öngörüler yapabiliyor.

Hatta bazı astronotların, testlerde kullandıkları nesnelerin beklediklerinden daha ağır geldiğini söylediği aktarıldı. Bu da uzun süreli ağırlıksız olmanın, yalnızca kaslar ve denge sistemi üzerinde değil, beynin fiziksel dünyayı tahmin etme biçimi üzerinde de etkili olduğunu gösteriyor.

Haberin Devamı

Bilim insanlarına göre bu bulgu gelecekteki Ay ve Mars görevleri açısından önemli olabilir. Çünkü uzun uzay yolculuklarında alet kullanımı, ekipman taşıma ve hassas görevlerde yapılacak küçük hata payları bile kritik sonuçlar doğurabilir. Çalışma, insan beyninin yerçekimini ne kadar derin biçimde öğrendiğini ve uzayda bile bunu tamamen bırakmadığını ortaya koyuyor.

  • İlgili Gönderiler

    İletişim Başkanı Duran A Milli Futbol Takımı’na video mesajla başarı diledi

    İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda mücadele edecek A Milli Futbol Takımı için video mesaj yayınladı.
    Duran mesajında, “A Milli Futbol Takımımızın çok kıymetli oyuncularını, teknik heyetinden yöneticisine, malzemecisinden sağlık ekibine kadar her bir görevlimizi canı gönülden selamlıyor, Ay Yıldızlı ekibimize başarılar diliyorum.
    Sevgili futbolcu kardeşlerim, biz millet olarak futbolu çok seviyoruz. Futbol, bizler için sokakta başlayan bir hayal, mahalle aralarında filizlenen bir tutku ve milyonları bir araya getiren büyük bir sevdadır. Bugün artık gelişmiş altyapılarımız, spor kulüplerimiz sayesinde ülkemizin dört bir yanında yüzbinlerce çocuğumuz futbol oynuyor, hayallerinin peşinden koşuyor.
    Tıpkı sizler gibi bir gün Ay Yıldızlı formayı giyebilmenin hayaliyle yanıp tutuşuyor. Siz de bir zamanlar Lefterlerin, Metin Oktayların, Baba Hakkıların giydiği formayı sırtınıza geçirmeyi, ülkenizi temsil etmeyi düşündünüz. Hem Allah vergisi yetenekleriniz, hem de çocukluğunuzdan bu yana ortaya koyduğunuz dirayetli çalışma ve azminizle bu onura eriştiniz.
    Ve tam 24 yıllık bir hasrete son vererek bu aziz milleti yeniden futbolun en büyük sahnesine 2026 Dünya Kupası’na taşıdınız. Bu büyük sahneye uzanan yolda takım olarak gösterdiğiniz gayrete hepimiz şahidiz. Şimdi ise tüm dünyanın gözü önünde bu başarıyı daha da ileriye taşıma zamanı” ifadelerini kullandı.

    ‘YOLUN SONU KUPA OLSUN’
    İletişim Başkanı Duran, şöyle devam etti:
    “Turnuva boyunca elinizden gelenin en iyisini yapacağınıza, bizleri gururlandıracağınıza ve hepsinden önemlisi Ay Yıldızlı bayrağımızı layıkıyla temsil edeceğinize olan inancımız tam. 86 milyonun kalbi sizlerle atacak, milletimizin duaları sizinle olacak. Turnuvada elde edeceğiniz derece ne olursa olsun, milletimizin sizleri gururla bağrına basacağından emin olun.
    Milli Takımımızın yeteneklerine, takım ruhuna ve mücadele azmine sonuna kadar inanıyorum. Bu duygularla oyuncularımızın yanı sıra teknik ekibimize, yöneticilerimize ve milli takıma emeği geçen tüm görevlilerimize gönülden başarılar diliyorum. Vurduğunuz gol, yolun sonu kupa olsun inşallah. Başarılarla dolu bir dünya kupası geçirmenizi diliyorum. Rabbim yolunuzu açık etsin.”
    Cumhurbaşkanı Erdoğan A Milli Futbol Takımı’na video mesajla başarı diledi…

    130 yıllık gizem çözüldü! İşte ipek elbiseden çıkan şifreli notların sırrı

    Her şey ABD’de yaşayan Sara Rivers Cofield adlı bir koleksiyoncunun 2013 yılında ABD’nin Maine eyaletinde bir antika dükkanından 1880’lere ait ipek bir elbise satın almasıyla başladı. Elbisenin etek kısmındaki gizli bir cepte, üzerinde anlaşılması güç kelimeler ve sayılar bulunan iki buruşuk kağıt bulundu.

    İŞİN İÇİNE KRİPTOLOGLAR DAHİL OLDU
    Yaklaşık on yıl boyunca kriptologlar, kağıtlardaki ifadelerin anlamını çözmeye çalıştı. Metinlerde şu tarz cümleler yer alıyordu:
    “Bismark yaprak dökmeyen geyik bankası”
    “Calgary Küba korumasız ördek faganı çürütüyor”
    “Bahar vahşi doğası bir okuma acemisini kaplıyor”
    Kağıtların kenarlarına ayrıca “101 PM” (22:11) ve “1124 P” (23:24) gibi zaman notlarının düşüldüğü görüldü. İlk değerlendirmelerde bu notların yasa dışı kumar ağlarına, gizli ajan jargonuna ya da elbise ölçülerine ait olabileceği ihtimalleri üzerinde duruldu.

    İPUCU TELGRAF TEKNOLOJİSİYLE BULUNDU
    Araştırmacı Wayne Chan, çözüm yolunu telgraf sistemlerinde buldu. O dönem telgraf şirketlerinin kelime başına ücretlendirme yapması nedeniyle, mesajların daha kısa iletilebilmesi için “telgraf stenosu” olarak bilinen bir sıkıştırma sistemi kullanılıyordu.
    Chan, 170’ten fazla kod kitabını inceledikten sonra nihayet doğru bağlantıyı kurdu: Söz konusu kodlar, 1800’lerin sonlarında ABD ulusal hava servisi olarak görev yapan ABD Ordusu Sinyal Kolordusu’na aitti. 1887’de kabul edilen bu sistem, bir meteoroloji istasyonunun hava raporunu yalnızca altı kelimeye kadar sıkıştırmasına imkan veriyordu.

    KODLARIN ANLAMI NE?
    Çözülen ifadeye göre “Bismark, omit, leafage, buck, bank” şu meteorolojik verileri içeriyordu:
    Bismark: İstasyon konumu (Dakota Bölgesi)
    Omit: Barometrik basınç (30.08 inHG) ve hava sıcaklığı (56°F)
    Leafage: Çiğ noktası (32 derece)
    Buck: Yağış yok, rüzgâr kuzeyden esiyor
    Bank: Açık hava koşulları, rüzgâr hızı saatte 12 mil
    Wayne Chan, bu verileri dönemin hava durumu kayıtlarıyla karşılaştırarak mesajın gönderildiği tarihi de netleştirdi: 27 Mayıs 1888.
    İlginizi Çekebilir
    ÇÖZÜLEN ŞİFRENİN ARKASINDAN BAŞKA BİR GİZEM ÇIKTI
    Mesajların anlamı büyük ölçüde çözülmüş olsa da, bu resmi hava raporlarının bir ipek elbisenin gizli cebine nasıl ve neden yerleştirildiği hâlâ yanıt bekliyor.
    Elbisenin iç kısmında yer alan etikette “Bennett” ismine rastlandı. Wayne Chan ve araştırmacılar, dönemin Washington DC’deki Sinyal Servisi ofisinde görev yapan ya da telgrafla çalışan kadınların izini sürse de elbisenin gerçek sahibine henüz ulaşılamadı. Elbisenin 130 yıl boyunca el değiştirmiş, farklı ortamlarda karışmış veya yeniden satılmış olabileceği değerlendiriliyor.
    Gizem büyük ölçüde çözülse de ipek elbisenin ardındaki hikâyenin tamamı hâlâ bilinmezliğini koruyor.
    ‘En ölümcülü’ doğada ortaya çıktı, bir diğeri şehirde kabus yaşattı: Dev yılanlar kamerada!…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Marmaray’da yumruklu kavga… O anlar kameraya böyle yansıdı

    Marmaray’da yumruklu kavga… O anlar kameraya böyle yansıdı

    İletişim Başkanı Duran A Milli Futbol Takımı’na video mesajla başarı diledi

    İletişim Başkanı Duran A Milli Futbol Takımı’na video mesajla başarı diledi

    İstanbul’da feci kaza! Freni patlayan araç evin bahçesine uçtu: 1 yaralı

    İstanbul’da feci kaza! Freni patlayan araç evin bahçesine uçtu: 1 yaralı

    130 yıllık gizem çözüldü! İşte ipek elbiseden çıkan şifreli notların sırrı

    130 yıllık gizem çözüldü! İşte ipek elbiseden çıkan şifreli notların sırrı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan A Millilere destek mesajı: Şimdi yeni bir destanı yazmanın tam zamanı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan A Millilere destek mesajı: Şimdi yeni bir destanı yazmanın tam zamanı

    130 yıllık gizem çözüldü! İşte antika elbiseden çıkan şifreli notların sırrı

    130 yıllık gizem çözüldü! İşte antika elbiseden çıkan şifreli notların sırrı