Ahbap soruşturması! 7 şüpheliye tutuklama talebi

Ahbap soruşturması! 7 şüpheliye tutuklama talebi

“Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı” iddiasına ilişkin soruşturma kapsamındaki dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 13 şüpheliden 7’si tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri tamamlanan şüphelilerden 7’si tutuklama, 6’sı adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tutuklanmaları istenen şüphelilerin Hüseyin Başaran, Deniz Şimşek, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat ve Muhammed Ali Yılmaz, adli kontrol talep edilenlerin ise Ali Demirhan, Orhan İnan, Faruk Koç, Emre Saral, Recep Demir ve Ayhan Demir olduğu öğrenildi.

İlginizi Çekebilir

SAVCILIĞIN SEVK YAZISI

Savcılığın, tutuklanması talep edilen 7 şüpheliyle ilgili sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, soruşturma kapsamında 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği tarafından toplanan bağışların harcamalarının araştırıldığı, mal veya hizmet alımı için sözleşme yapılan özel hukuk tüzel kişiliklerinin yetkilerinin ve yapılan harcamaların irdelendiği belirtildi.

Şüpheli Haluk Levent tarafından edinilen görece fazla sayıda taşınmaz devirlerinin de araştırma konusu olduğu aktarılan yazıda, bu taşınmazların Haluk Levent ve diğer şüphelilerce devredildiği üçüncü kişilerin soruşturmaya dahil edildiği kaydedildi.

Yazıda, Haluk Levent veya işaret ettiği şüphelilere yapılan taşınmaz devirlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, bu taşınmazların alım ve satımında değerlerinin çok üzerinde yahut altında rakamlar belirlenip belirlenmediğinin halen soruşturulduğu ifade edildi.

Sevk yazısında, şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilerek, şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmalarına karar verilmesi talep edildi.

Öte yandan şüpheli Hüseyin Başaran savcılıkta verdiği ifadesinde, Haluk Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsettiğini belirterek, “Bu kişiye tekne satabileceğimizi söyledi. ‘Ben de bundan komisyonumu alırım’ dedi. Sonra bizden birtakım belgeler istediler, verdik ses seda çıkmadı. Ayrıca bana kendisi için bir jet satın almak istediğini söyledi. Benim jetimin satılık olduğunu bir şekilde öğrenmiş. Sonra bana bir protokol getirdi. Sonra satış gerçekleşmedi. Ben protokole imza attım ama satış tabii ki gerçekleşmedi. Birisine göstereceğini söylemişti ama kim olduğunu söylememişti.” beyanında bulundu.

Son dakika…Ahbap soruşturması! Hüseyin Başaran: Haluk Levent jet almak istedi, tılsımlı gibiydi…

OPERASYON

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, soruşturma dosyasında elde edilen deliller doğrultusunda gerçekleştirilen dördüncü dalga operasyonda şüpheliler hakkında 4 ana başlık altında soruşturma işlemi yürütüldü.

Şüphelilerle ilgili “konut ve konteyner alımlarına ilişkin işlemler” başlığındaki soruşturma, Ahbap Derneğinin 2023’te konut yapımı amacıyla anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutları tamamlamadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında yürütülmüştü.

Soruşturmanın “Yeliz Kaya’ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler”e yönelik kısmında ise bazı şirketler ve kişiler tarafından şüpheli Kaya’ya sıralı şekilde çok sayıda taşınmazın devredildiği belirlenmişti.

Başaran Holding AŞ tarafından 22, Power İnşaat AŞ tarafından 10, Koçsu Yapı AŞ tarafından 17 ve Orhan İnan tarafından da 10 taşınmazın Yeliz Kaya’ya devredildiği tespit edilmiş, bununla ilgili Başaran Holding AŞ’nin sahibi Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 5 kişi hakkında işlem yapılmıştı.

“Dernek çeklerine ilişkin işlemler” kısmında da Ahbap Derneği tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri soruşturma kapsamında incelenmiş, bu kapsamda çeklerin son cirantası olduğu belirlenen Sibel Kaya ile Muhammed Ali Yılmaz hakkında işlem başlatılmıştı.

Soruşturmanın “Haluk Levent ile bağlantılı şüpheli ilişkilere ilişkin işlemler” başlığında ise Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali Demirhan hakkında işlem yapılmış ve Ayhan Demir, Nejdet Kuy, Murat Yaren, Ayhan Çevik, Hüseyin Başaran, Recep Demir, Emre Saral, Faruk Koç, Orhan İnan, Sibel Kaya, Muhammed Ali Yılmaz, Ali Demirhan ile Deniz Şimşek hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından 27 Temmuz’da düzenlenen operasyonda 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

İki kritik bölgeden güzel haber! Bakan Yumaklı orman yangınlarındaki son durumu açıkladı
  • İlgili Gönderiler

    Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurul Salonu’nda BM’nin 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından Guterres ile görüştü.
    BM Genel Merkezi’ndeki görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu’na ilişkin hazırlanan defteri de imzaladı.
    Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi ve Türkiye tarafından BM Gıda ve Tarım Örgütü Genel Direktörlüğüne aday gösterilen Mehdi Eker ile Türkiye’nin New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal da yer aldı.
    ELE ALINAN KONULAR
    İletişim Başkanlığı görüşmeye ilişkin açıklamada bulundu: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu #ErdoganTheVoiceOfJustice (Adaletin Sesi Erdoğan) için bulunduğu New York’taki BM binasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanımız, görev süresinin sonuna yaklaşan Genel Sekreter Guterres ile küresel barış ve güvenliği ilgilendiren pek çok konuda yakın çalıştıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’de barış istemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını, Batı Şeria’daki yerleşimci terörü ile Kudüs’teki kutsal mekanlara yapılan saldırıların durumu daha da kötüleştirdiğini, iki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, İran ve Ukrayna’da tansiyonun düşürülmesi gerektiğini, Türkiye olarak diplomatik sürece bağlı kalınması için gayret gösterdiğimizi, Hürmüz konusunda bölge içinden doğacak bir sürecin fayda sağlayabileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanımız, Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliği için taraflardan sorumlu tutum sergilemelerini beklediğimizi, Türkiye’nin Karadeniz’de ticaret gemilerinin hedef alınmasından rahatsız olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanımız görüşmede, Ada’da Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin netice vermeyeceğini söyledi. Görüşmede Cumhurbaşkanımızın yanı sıra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Büyükelçi Mehmet Güllüoğlu ile Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Mehdi Eker hazır bulundu.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye İsrail resti: Mazlumların sesi olmaya devam edeceğim
    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu! İsrail heyeti kaçtı: İşte o anlar

    Son dakika: Trump’tan BM’de İran çağrısı: Ekonomiden dışlanmasına katkıda bulunun

    Trump’ın konuşmasının satır başları şöyle: Amerika geri döndü ve ülkemiz bugün şimdiye kadarkinden çok daha güçlü. Ekonomimiz şu anda dünyanın en iyisi. Ordumuz dünyanın en güçlüsü. Teknolojimiz hiç kimsenin gerisinde kalmıyor ve her konuda ilerideyiz. Enerjimiz bütün dünyaya yayılıyor ve Amerika yükseliyor. Gücümüz artıyor. Ülkemiz şimdiye kadarkinden çok daha iyi bir durumda ve geleceğimiz de çok parlak.
    DÜNYANIN EN ATEŞLİ ÜLKESİYİZ
    Amerika tarihindeki en büyük vergi indirimlerini gerçekleştirdik ve Amerika’ya şu anda tarihimizdekinden çok daha büyük yatırımlar yapılıyor. Hatta dünya tarihinde hiçbir ülkeye bu kadar yatırım yapılmamıştı. Ayrıca borsamızda rekor üstüne rekor kırmaya devam ediyor ve bu yalnızca geçtiğimiz 12 ayda gerçekleşti. Ayrıca 21 trilyon dolarlık yatırım sözü aldık. Ve tabii ki kıyasladığımız dört yıllık sürede önceki yönetim 1 trilyon dolar almıştı. Bir buçuk yıl önce ülkemiz ölüyordu. Ancak şu anda dünyanın en sıcak, en ateşli ülkesiyiz.
    Çok uzun süredir devam eden küresel sorunları çözmeye başladık. Şu anda bu odada bir sürü çok önemli lider var. Çoğunuzu çok iyi tanıyorum. Ancak çok kısa bir sürede dünyayı daha güzel, daha güvenli ve çocuklarımız için daha güvenli bir hale getirmeye çalıştık. Dünyanın en önemli ülkesinin başkanı olarak tehditlerin büyümesine izin verme gibi bir niyetim yok. Sorunlar var oldukça daha da zor çözülen hale gelir ve ben de üstüme düşeni yaptım. Barış getireceğim dedim ve barış getirdim. Başkaları bütün tehditleri yok sayarken ben onlarla yüzleştim. Başkaları cesaretten bahsederken Amerika bu cesareti gösterdi. Başkaları güç vaat ederken ben Amerika’nın dünyanın en güçlü ülkesi olması için elimden geleni yaptım.

    “İRAN’IN NÜKLEER SİLAHLARA ERİŞMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİM”
    Bir sürü ülkeyle birlikte çalıştık. Bu odadaki ülkelerle ve bir sürü sorunla baş ettik. Yılların bitmemiş meselelerini bitirmek üzerine uğraştık ve bu tehlikelerden biri de çok iyi bir örnektir. Dünyadaki en büyük sorunlardan biri olarak, dünyadaki bütün terörün en büyük sponsoru İran İslam Cumhuriyeti. 51 yıldır fanatik İran rejimi kan dökerek yönetimini sürdürdü. Kaos yarattı bütün Orta Doğu’da ve ötesinde. Onlar Orta Doğu’nun zorbalarıydı. Ancak artık zorba değiller.
    İlginizi Çekebilir
    Siyasete atıldığım ilk günden bu yana şunu söyledim. İran’ın nükleer silahlara asla erişmesine müsaade etmeyeceğim. Ve geçen sene görevi devraldığımda, başladığımız ilk anda onlarla müzakerelere oturdum. Çünkü iş birliği yapmak istedim ve böylece nükleer programı sonlandırmak istedim. Teröre verdikleri desteği sonlandırmak istedim. Ancak onlar bunu kabul etmedi ve bu onlar açısından çok büyük bir hataydı. Sonrasında da gece yarısı Çekiçli Operasyonu gerçekleştirdik ve onların nükleer programını enkaz altında bıraktık. Bir anlaşma yapmaları gerektiğini söyledim. Ancak onlar tekrar reddetti. Sonrasında da füze ve drone tehditlerine güvendiler. Ancak bölgedeki Amerikan görevlilerini ve bölgedeki herkesi tehdit ettiler ve Avrupa’ya da vurma yetisine sahip, bu güce sahip bir füze de ürettiler. Umarım Avrupa bunu not almıştır.
    İran, nükleer silahlara ulaşma konusundaki koşusunu sürdürüyordu. Balistik füze korumasıyla bu programlarını sürdürmeye çalıştılar ve başarılı olsalardı terör ve ölümü sonsuza kadar yaymaya devam edebilirlerdi. Nükleer bir faciayla karşı karşıya olurduk.İki hafta sonra da 7 Ekim saldırısının üçüncü yıl dönümünü geride bırakacağız. İran burada 1.200 çok masum sivili öldürdü ve onlara eziyet etti. Çocukları öldürdüler. İran’ın dini lideri bunu insanlığa bir hizmet olarak nitelendirdi. Aynı rejim 72 binden fazla kendi vatandaşını katletti. 10 binden fazla kişi protesto ettikleri için öldürüldü. Böyle bir rejimin nükleer silahlara sahip olup o şekilde terör eylemleri gerçekleştirdiğini hayal etmek bile çok zor. Ancak bu, birçoğunun göz ardı etmek istediği bir gerçekti. Herkes bunu görmezden geldi. Bir sürü lider görmezden geldi. Bu konuda hiçbir adım atmak istemediler ancak sorunun varlığını biliyorlardı.
    İran’ın anlaşma yapması için onlara defalarca fırsat verdim. ABD ya da diğer ülkelerle anlaşma yapmalarına imkân verdik. Bu çok yıkıcı bir sorundu. Dolayısıyla çözmeye çalıştık ancak olmadığı zaman da Destansı Öfke Operasyonu ile birlikte 150 gemilik donanmalarını denizin dibine gönderdik. Aynı şekilde hava kuvvetleri de yok oldu. Hava savunmaları da komple imha edildi. Drone ve füze üretim kapasiteleri neredeyse sıfırlandı. Bütün kapasitelerini ortadan kaldırdık. Yok olmamış olan tek şey enflasyon. O da onların ülkelerini yok ediyor. Ve yüzde 300’e ulaştı enflasyonları. Ancak bir ateşkeste anlaştıktan sonra bile müzakerelerimiz, müzakerelerden sonra bile sivil gemilere karşı yaptıkları terör eylemleri devam etti.
    Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’na teşekkür etmek istiyorum. İran’ın ticari taşımacılığa yönelik aşağılık terör saldırılarını kınayan bu karardan dolayı teşekkür ediyorum. Ve çok memnunum ki Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler burada ortak sunucu sayısı olarak tarihteki tüm konseylerden daha fazlaydı. Burada baskımızı sürdürüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri Donanması da 1 milyar dolarlık varil petrol çıkarttı Venezuela’dan ve savaşın başından bu yana devam ediyoruz. 22, 25, 32, 37 gemi indirdik. Sürekli oradan gemi çıkardık. Her gece, her gün. Ve önümde çok önemli bir karar var. Bir anlaşma yapılacak mı İran’la? Ve bu anlaşma onların yeniden daha iyi bir ülke inşa etmelerine müsaade edecek miyiz? Belki de Orta Doğu’nun en iyi ülkelerinden ya da dünyanın en iyi ülkelerinden biri olacaklar. İran İslam Cumhuriyeti’ni yok mu edeceğim? Çok hızlı bir şekilde mi yapacağım? Ve onların başka kimseye zarar verme, onları öldürme hakkını ve şansını tanımadan mı yapacağım? Onları cehenneme bizzat kendi ellerimle, umutsuzluğa kapanılacak şekilde mi yollayacağım? Ve şu anki inancım bir anlaşma yapacağımız yönünde. Bence ara seçimlerden hemen sonra bir anlaşma yapacağız. Çünkü onlar için anlaşmayı yapmamak hiç mantıklı değil. Onlar şu anda ara seçimlerde nasıl bir performans göstereceğimi görmek istiyor. Ancak ben şu anda bir seçime girmiyorum. Onu zaten yaptım. Ve çok büyük bir farkla seçimi kazandım. Yani burada iki buçuk yıl daha kalacağım zaten garanti. Şu anda bir seçime ben girmiyorum.
    “ABD’YE KATILIN İRAN’IN İZOLE EDİLMESİNE KATKIDA BULUNUN”
    Dolayısıyla hiçbir zaman bu ara seçime İran konusunda bir ehemmiyet vermedim. Hatta bu konu aklımın ucundan bile geçmedi. Burada düşündüğüm tek şey İran’ın nükleer silahlara asla erişemeyecek olması. Buradaki korkak hainler ABD’nin mühimmatının tükenmekte olduğunu söylüyor ancak bu doğru değil. Tüketebileceğimizden, hatta tüketmeyi tahayyül bile edemeyeceğimiz kadar fazla mühimmatımız var. Şu anda çok hızlı bir şekilde mühimmatımızı artırıyoruz envanterimize. En güçlü mühimmatlarımızdan eklemeye devam ediyoruz. Kullandığımızdan daha hızlı bir şekilde. Ayrıca yeni tesisler de açacağız, yeni fabrikalar da açacağız. Şu anda 18 tane yeni fabrika, dünyanın en güçlü savunma sanayisi şirketlerinden fabrikalar kuruluyor ve çok hızlı bir şekilde bunların inşası sonuçlanacak. Dolayısıyla bu hızlı inşaat süreçleri de ürettikleri silahların ve savunma ürünlerinin çok hızlı bir şekilde kullanıma geçeceği anlamına geliyor bizim ve müttefiklerimiz tarafından. Bütün devletlerin bize katılmasını istiyorum. ABD’ye katılın ve İran’ın tamamen izole bir şekilde ekonomiden dışlanmasına katkıda bulunun ve onların terörü desteklemesine engel olun. Buradaki terörist rejim çok kötü davranıyor. Yalnızca güçlü oldukları ve özgüvenli oldukları için değil, aslında bunun asıl sebebi zayıf ve çaresiz olmaları. Biz geçtiğimiz 51 yılda İran’ın estirdiği bu terörün sona ermesini istiyoruz ve petrol fiyatları da bu şekilde savaşın başındakinden bile daha düşük bir seviyeye ulaşacak. Çok düşüktü biliyorsunuz petrol fiyatları. Yeterli iradeyle her şey mümkündür ve çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir. Bir yıl önce dünyadaki bu önemli liderlerle görüştüğüm zaman Gazze’deki savaş çok vahşi bir şekilde sürüyordu. Hamas’ın tünelleri her yerdeydi ve bir sonuca varılması mümkün görünmüyordu.
    Birlikte yaptığımız genel kurulda görüşmelerimiz her şeyi durdurdu ve birkaç gün sonra Gazze’deki savaşı durdurduk. Binlerce hayatı kurtardık ve ayrıca bütün kalan rehineleri de evlerine getirdik. Hem ölü hem diri. Hepsini geri getirdik. Herkes bunun bir mucize olduğunu düşünmüştü. Bunu başarmamızı bir mucize olarak yorumlamıştı.
    Burada göreve geldiğimden beri sekiz savaşı sonuçlandırdım ve bütün ülkelerin liderleriyle çok dostane ilişkilerimiz var. Bu savaşların çok büyük bir kısmı çok uzun sürdü, onlarca yıl sürdü ve bunları durdurabilmemin sebebi, bu sonuca varabilmemin sebebi ise liderlerin hepsiyle çok özel ilişkilerimin olmasıydı. Ayrıca ticareti kullanmamız ve gümrük vergileriyle tehdit etmemdi.
    Bu ülkelerin hepsiyle ticaretimiz var ve bunların arasında Kamboçya ve Tayland, Kosova’yla Sırbistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Ruanda, Pakistan’la Hindistan, Ermenistan ve Azerbaycan ve elbette Gazze’deki savaş ve daha önce de söylediğim gibi bütün rehinelerin geri alınmasını da buna dahil ediyorum. Bu ülkelerin hepsi bana özel teşekkür mektupları yolladılar. Pakistan Başbakanı çok iyi bir adamdır. Şunu söyledi: “Donald Trump 30 milyon hayatın kurtarılmasını sağladı.
    “GRÖNLAND VE DANİMARKA İLE İMZA ATILACAK”
    Kuzey Amerika’da Grönland ve Danimarka ile çok önemli bir anlaşma yaptık. Grönland halkı da ABD’ye güvenlik konusunda sınırsız bir hak veriyor. Bölgeyi savunmak için istediğimizi yapabileceğiz. Bizim onayımız olmadan ticaret bile yapılamayacak. 2 büyük askeri tesis kuracağız ve bu anlaşma bugünün sonunda imzalanacak.
    “KARTELLERİ YOK EDİYORUZ”
    Kartelleri DEAŞ gibi yok ediyoruz. Uyuşturucu botlarının yüzde 97’sini batırıyoruz.
    ERDOĞAN 4. SIRADA
    Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temsil ettiği Genel Kurul haftasında, liderlerin yanı sıra BM ve uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticileri de çeşitli temaslarda bulunacak. Yüksek düzeyli katılım haftası, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman’ın konuşmalarıyla başladı. Genel Kurul kürsüsüne ilk sırada Brezilya, ev sahibi ülke ABD, Ürdün ve Türkiye çıkacak.
    Infografik Görsel (Quality Image)…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan New York’ta yoğun diplomasi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan New York’ta yoğun diplomasi

    Erdoğan Trump ile birlikte Körfez liderleriyle düzenlenecek zirveye katılacak

    Erdoğan Trump ile birlikte Körfez liderleriyle düzenlenecek zirveye katılacak

    Bakan Bayraktar: Türkiye’nin 2040 enerji vizyonunun temelinde elektrifikasyon olacak

    Bakan Bayraktar: Türkiye’nin 2040 enerji vizyonunun temelinde elektrifikasyon olacak

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM 81. Genel Kurulu’na hitabına ilişkin paylaşım

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM 81. Genel Kurulu’na hitabına ilişkin paylaşım

    TEKNOFEST’in sıra gecesi tanıtım videosu ilgi gördü

    TEKNOFEST’in sıra gecesi tanıtım videosu ilgi gördü