Osmanlı mirası 137 yıl sonra Türk üssü olacaktı! İmza atıldı darbe başladı: Afrika Kapısı Rusya’nın

Osmanlı mirası 137 yıl sonra Türk üssü olacaktı! İmza atıldı darbe başladı: Afrika Kapısı Rusya’nın

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 3 kıtaya yayılan büyük bir devlet ve bugün henüz 100 yaşını yeni deviren ya da devirecek ülkelerin sınırlarını aşan hâkimiyet… 1900’lerin başına kadar tek bir imparatorluğun elinde tuttuğu güç öyle büyüktü ki, dünyanın büyük bir bölümünde hâlâ dönemin yapıları ya da eserleri yaşıyor. Kuzeyde Ukrayna stepleri ve Polonya’nın iç kesimlerine, güneyde Yemen, Basra Körfezi ve Sahra altındaki Afrika sınırları, yani Habeş’e, Sudan’a uzanan sınırlarıyla Osmanlı Devleti, varlığıyla bölgeye istikrar getirmişti. Ondan önce ve sonra suların hiç durulmadığı Orta Doğu, Osmanlı’nın ellerinde medeniyetin başkentlerini doğuruyordu. İskenderiye 1000 yıldan fazladır hasret kaldığı aydınlığa, Kudüs işgalden huzura kavuşmuştu. Kızıldeniz çevresinde yaşayan halk hiç olmadığı kazar güvende ve mutluydu. Her dinden, her dilden insan için Osmanlı Devleti garantisi verilmişti. Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı fethettiğinde bölgede dengeleri değiştirecek ve sonunda bitmek bilmeyen bir anlaşmazlığın tam merkezinde olacak Sevakin Adası’nı da ‘Türk yurdu’ yapacaktı. 2019’da Türkiye Osmanlı’nın mirasına yeniden kavuşup 99 yıllığına himayesine alacağı Ada için her şeyi hazırlamış, hatta imzaları bile atmıştı. Ancak 137 yıllık hasret bir ‘darbeyle’ Rusya gölgesinde körüklenecekti. Oysa istikrar hep Türk gücüyle gelmiş, bir kez daha Türk varlığıyla gelen güce hasret kalınmıştı!

Osmanlı mirası 137 yıl sonra Türk üssü olacaktı! İmza atıldı darbe başladı: Afrika Kapısı Rusya’nın

365 YIL OSMANLI KORUDU! ÖNCE İNGİLİZLER, ŞİMDİ RUSLAR GÖZ DİKTİ

Bugün Sudan sınırları içinde kalan, Kızıldeniz’de stratejik bir kıyı şeridine sahip olan Sevakin kenti ve Sevakin Adası, tarih boyu pek çok devlet ve millet tarafından yönetilmişti. Hiçbir yönetim 1517’de Mısır’ı fetheden Yavuz Sultan Selim sayesinde başlayan Osmanlı gibi olamamıştı. 367 yıl boyunca huzur ve istikrar adayı geliştirmişti. Önemli ticaret yolları ve askeri üslerin merkezi olan Sevakin, Kızıldeniz’in güvenliğinin sağlandığı komuta merkeziydi. Portekizlilerin Hint Okyanusu ve Kızıldeniz’deki yayılmacı tavrına karşı dimdik duruş, Osmanlı donanmasının ana ikmal ve deniz üslerinden biri olan Sevakin’den geliyordu. Özdemir Paşa’nın bölgedeki fetihleriyle kurulan Habeş Eyaleti’nin valileri Sevakin’de ikamet ediyordu. Ayrıca Afrika içlerinden gelen ticaret kervanlarının Kızıldeniz’e açılan kapısı da Sevakin’deki limandaydı. Bu liman Müslümanların hac yolundaki duraklarından biriydi. Afrika’dan Mekke ve Medine’ye gitmek üzere yola çıkan hacı adaylarının deniz yolculuğu adadan başlıyordu. Yani sadece Osmanlı ve Türkler için değil, tüm Müslümanlar için önemli bir nokta olan Sevakin’de elbette birilerinin gözü olması kaçınılmazdı. 1800’lerin sonu 1900’lerin başında yabancıların kirli emelleri iyice gün yüzüne çıkmıştı. İngilizlerin korkunç planları arasında yalnızca bir dünya savaşı çıkarmak yoktu. Sevakin, savaştan önce ellerine geçmeliydi. Peki nasıl?

Alıntı Metni

Osmanlı mirası 137 yıl sonra Türk üssü olacaktı! İmza atıldı darbe başladı: Afrika Kapısı Rusya’nın

TÜRK İMZASINA DARBE VURUP RUS İŞGALİNİ Mİ SEÇTİLER? ‘AFRİKA’YA AÇILAN KAPI’

2017’de Sudan ziyareti kapsamında Sevakin Adası’na da giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansının (TİKA) restore ettiği Hanefi Camisi’nde namaz kılmıştı. O ziyaret esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan dikkat çekici bir konuşma yapmış ve birkaç yıl içinde Osmanlı mirası ada hak ettiği değeri yeniden kazanmaya hazırlanmıştı. “Sevakin Adası’nı bize belli bir süre tahsis etseniz de biz bu adayı aslına uygun olarak yeniden inşa ve ihya etsek. Ömer El-Beşir kardeşim ‘Tamam’ dedi. Burayı inşa ve ihya ne demek biliyor musunuz? Burayı yerle bir edenlere şu cevabı vermiş olacağız. Siz geldiğiniz buraları yerle bir ettiniz. Sizin o buraları yerle bir etmeniz, bizim sakalımızı tıraş etmeye benzer. Unutmayın ki biz burayı öyle bir inşa ve ihya edeceğiz ki kesilen sakal çok daha gür biter, siz bunu göreceksiniz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 99 yıllığına Sevakin Adası’nın yönetimini ve yeniden yapılandırılmasını ele almak için gerekli adımların tamamlanmasını istemişti. Öyle de oldu. Ada 99 yıl boyunca yeniden eskisi gibi ‘Türk toprağı’ olacaktı. Bölgedeki güç dengesinin değişmesi kaçınılmazdı ve komşu ülkelerde darbeyle gelen yönetimler bundan hoşnut değildi. Türkiye burada ‘denizcilik, lojistik ve turizm üssü’ kurmayı planlıyordu. Ancak pek çok görüşte bir askeri üssün kurulacağı konusunda da tedirgin ifadeler vardı. Oysa Ankara bunu resmen reddetmişti. Tabii Türk gücü, geçmişte bugün pek çok ülkenin sınırını aşan topraklarda hâkim olduğundan ‘endişe’ yayılmıştı. Öyle ki Müslüman birliğini ve Türk gücünü kabullenmiş yönetimler ya da milletler hep acı ve darbeyle yüzleştiriliyordu. Bu kez darbe, Sudan yönetimine vurulacak ve Sevakin’in ‘kurtuluş’ umudu yerle bir edilecekti.

Osmanlı mirası 137 yıl sonra Türk üssü olacaktı! İmza atıldı darbe başladı: Afrika Kapısı Rusya’nın

19 Aralık 2018’de protesto gösterileriyle başlayan Sudan Devrimi 10 Nisan 2019’da bir darbeyle sonuçlanmıştı. Sevakin’in geleceği de tam burada belirsizleşmişti. Darbeyle gelen yönetim, adanın Türk yönetiminde olmasından hoşnut değildi. Bu nedenle atılan imzalar fiilen geçerliliğini yitirecekti. Çünkü çalışmalar önce yavaşlamış ardından tamamen durmuştu. Ada bu şartlarda kalkındırılamazdı. İç savaş olan bir ülkeye iç huzur tek bir mücadele ile getirilemezdi. Asırlardır Akdeniz ve Kızıldeniz’e hâkim olma hayalleri kuran Rusların ada ve çevresi için başka emelleri vardı. Adaya ulaşımı sağlayan Port Sudan’ın yönetimini ele geçiren Ruslar, oraya bir üs kuracaktı. Bölge ülkelerdense pek bir tepki yoktu. Türklerin yalnızca kalkındırmak istediği Sevakin, Rusların ağır silahlarla donattığı bir kent olmak üzere olsa da… Bölge herkes tarafından Afrika’ya açılan kapı ya da ‘Afrika Kapısı’ diye anılıyordu. Yapılan yayınlarda ise ‘anahtar’ın Rusya’da olduğu yazılıyordu. 2020 Kasımında Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Sudan’ın Kızıldeniz kıyısındaki Port Sudan’da bir deniz üssü kurulmasına ilişkin bir anlaşma taslağını onayladı. Rus devlet haber ajansı TASS’a göre, Port Sudan lojistik tesisi ‘ savunma ‘ amaçlı olacak ve ‘bölgede barış ve istikrarı korumayı’ hedefleyecekti. Tesis ayrıca onarım yapmak, malzeme ikmali yapmak ve Rus donanma personelinin dinlenme yeri olarak da kullanılacaktı. Rusya’nın yeni lojistik tesisi, Türkiye’nin Sudan’daki çıkarları için de uzun vadeli bir tehditti.

Alıntı Metni
  • İlgili Gönderiler

    Trump’a isyan ettiler! 25 eyalet aynı anda dava açtı

    California Başsavcısı Rob Bonta, Arizona Başsavcısı Kris Mayes ve Oregon Başsavcısı Dan Rayfield öncülüğünde bir araya gelen 25 eyalet, ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada, Trump yönetiminin geçen ay açıkladığı tarifelere itiraz etti.
    İlginizi Çekebilir
    Dava dilekçesinde, Trump yönetiminin 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında uygulamaya koyduğu tarifelerde yasal yetkisini aştığı ve İdari Usul Yasası’nı ihlal ettiği savunuldu.
    Başsavcılar, söz konusu tarifelerin gerçek bir gerekçeye dayanmadığını, iddia edilen zorla çalıştırma uygulamalarını hedef almak amacıyla tasarlanmadığını ve daha önce mahkemeler tarafından yasaya aykırı bulunan tarifeleri yeniden uygulamaya koyma amacı taşıdığını ileri sürdü.
    Dava dilekçesinde mahkemeden, tarife kararının hukuka aykırı ilan edilerek iptal edilmesi, yürürlüğünün durdurulması ve tarifeler kapsamında ödenen gümrük vergilerinin iade edilmesi talep edildi.
    Trump yönetimine karşı açılan davaya katılan eyaletler arasında Colorado, Connecticut, Delaware, Hawaii, Illinois, Massachusetts, Maryland, Maine, Michigan, Minnesota, Nevada, New Jersey, New Mexico, New York, North Carolina, Rhode Island, Virginia, Vermont, Washington ve Wisconsin yer alırken, Kentucky ve Pennsylvania valileri de koalisyona katıldı.
    California Başsavcısı Rob Bonta, yaptığı yazılı açıklamada, “Başkan Trump, Amerikalıların yaşam maliyetini artırma konusunda o kadar kararlı ki bunu yapmak için yasaları tekrar tekrar ihlal etmeyi göze alıyor.” ifadelerini kullandı.
    Bonta, bunun Trump yönetiminin tarifeleri yasa dışı biçimde uygulamaya yönelik üçüncü girişimi olduğunu belirterek, yönetimin yetkisini kötüye kullanmasına karşı üçüncü kez dava açtıklarını kaydetti.
    Arizona Başsavcısı Kris Mayes de yaptığı açıklamada, tarifelerin market fiyatlarının yükselmesine, küçük işletmelerin daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalmasına ve ekonominin neredeyse her sektöründe kaosa yol açtığını savundu.
    Oregon Başsavcısı Dan Rayfield ise “yasa dışı” olarak tanımladığı gümrük vergilerinin bedelini yabancı hükümetlerin değil ABD halkının ödediğini ifade etti.
    ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), 23 Temmuz’da, zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamada ve bu yasağı etkin şekilde uygulamada yetersiz kaldıkları gerekçesiyle 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında yürütülen soruşturmalar sonucunda 60 ticaret ortağına yüzde 10 veya yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuştu.
    Trump yönetiminin son tarife hamlesi, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na (IEEPA) dayandırılarak uygulanan tarifelerin yasaya aykırı olduğuna hükmetmesinin ardından 24 Şubat’ta 122. Bölüm kapsamında devreye sokulan 150 gün süreli yüzde 10 oranındaki geçici küresel tarifelerin süresinin dolmasına bir gün kala gelmişti….

    İspanya’dan göçmenlere ‘Schengen’ kapısını kapatan açıklama

    İspanya Dışişleri Bakanlığı, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı olan Sebte ve Melilla kentleri üzerinden ülkeye düzensiz giriş yapılmasının Avrupa’da serbest dolaşım hakkı sağlamadığını bildirdi.
    İlginizi Çekebilir
    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Sebte ve Melilla üzerinden İspanya’ya düzensiz yollarla girmenin, ülkede kalma, İspanya ana karasına geçme veya Avrupa’da serbest dolaşım hakkı vermediği, bu tür girişlerin aynı zamanda ciddi hayati risk taşıdığı ifade edildi.
    Açıklamada, İspanya Yüksek Mahkemesinin yakın zamanda aldığı kararla deniz yoluyla ülkeye ulaşan kişiler için uygulanacak prosedürün netleştirildiği, bu kararın Göç Yasası’nda herhangi bir değişiklik yapmadığı belirtildi.
    Kararın, sınırda ülkeye giriş taleplerinin reddedilmesini yasa dışı ilan etmediği, yeni bir giriş yolu oluşturmadığı ve geri gönderme işlemlerini engellemediği vurgulandı.
    İspanya-Fas sınırındaki güvenlik önlemlerinin sürdüğü belirtilen açıklamada, Tarajal mendireğindeki 500 metrelik yüzer bariyerin mahkeme kararı doğrultusunda güçlendirildiği, 30 Temmuz’da sınırı geçenlerin ise neredeyse tamamının Fas’a geri gönderildiği ifade edildi.
    Sebte ve Melilla’da iki aşamalı sınır kontrolü uygulandığı belirtilen açıklamada, Fas sınırındaki ilk kontrolün ardından İspanya ana karasına deniz veya hava yoluyla geçişlerde Schengen denetiminin yapıldığı, polis tarafından kimliği doğrulanmayan hiç kimsenin gemi veya uçağa binemeyeceği kaydedildi.
    Bakanlık, olağanüstü yasallaştırma sürecinin bu olaylarla bağlantılı olmadığını, uygulamanın yalnızca 1 Ocak 2026’dan önce İspanya’da yaşayan kişileri kapsadığını bildirdi.
    Ayrıca, 30 Temmuz’da ülkeye giren kişilerin bu süreçten yararlanamayacağı belirtilerek, “Tek yol yasal yoldur.” ifadesi kullanıldı.
    NE OLMUŞTU?
    Fas’taki Fenidek kenti kıyılarından İspanya’nın Sebte kentine yüzmeye çalışan 800’ü aşkın düzensiz göçmene 30 Temmuz’da müdahale edilmişti.
    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, olaya ilişkin hükümetin mevcut tüm kaynaklarını seferber ettiğini bildirmişti.
    İspanya hükümeti, Sebte’ye yönelik düzensiz göç girişimlerinin artması üzerine güvenliğin sağlanması amacıyla silahlı kuvvetlerin bölgeye konuşlandırılmasına karar vermişti.
    Fas’tan İspanya’ya geçmeye çalışırken hayatını kaybeden düzensiz göçmenlerin sayısı 88’e yükselmişti….

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Tunceli’de korkutan yangın: Munzur Vadisi Milli Parkı’ndaki alevler kontrol altına alındı

    Tunceli’de korkutan yangın: Munzur Vadisi Milli Parkı’ndaki alevler kontrol altına alındı

    Trump’a isyan ettiler! 25 eyalet aynı anda dava açtı

    Trump’a isyan ettiler! 25 eyalet aynı anda dava açtı

    İspanya’dan göçmenlere ‘Schengen’ kapısını kapatan açıklama

    İspanya’dan göçmenlere ‘Schengen’ kapısını kapatan açıklama

    Kayseri’de FETÖ’den aranan ihraç polis yakalandı

    Kayseri’de FETÖ’den aranan ihraç polis yakalandı

    Venezuela’daki depremlerde can kaybı 6 bin 125’e yükseldi

    Venezuela’daki depremlerde can kaybı 6 bin 125’e yükseldi

    Bakan Gürlek, Bakan Işıkhan ile bir araya geldi

    Bakan Gürlek, Bakan Işıkhan ile bir araya geldi