Stent yerine biyoadaptör

Oluşturulma Tarihi: Haziran 05, 2026 07:00

EUROPCR’da açıklanan yeni bir araştırma ile duyurulan biyoadaptör, bildiğimiz metal stentlerin tarihe karışmasını sağlayabilir. Bu yeni biyoadaptör bir stent değil ama damarın açılmasını sağlayan yeni bir teknoloji.

Haberin Devamı

Biyoadaptörlerin stentlerden farkı ise koroner damara uyum sağlayarak, genişleyip daralabiliyor olması. Böylece kan akışına uyumlu şekilde esneyebiliyor. Biyoadaptör, 4 yıllık araştırma sonuçlarına göre kardiyovasküler hastalıklardan ölüm riskini yüzde 88 azaltıyor. Paris’te düzenlenen EuroPCR 2026 Girişimsel Kardiyoloji Kongresi’ni takip eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin araştırma sonuçlarını Hürriyet’e değerlendirdi:

‘DAMARLA BİRLİKTE NEFES ALIP VERİYOR’

“Bu teknoloji özellikle genç ve aktif yaştaki hastalarımız için bir dönüm noktası. Genç bir hastaya klasik stent taktığınızda, o damar segmentini ömür boyu sabitlemiş olursunuz. Biyoadaptör ise damarla birlikte nefes aldığı, kalbinizle beraber kasılıp gevşediği için genç hastaların uzun vadeli damar sağlığını korumada biçilmiş kaftandır. Tabii ki damar yapısı uygun olan ileri yaştaki aktif hastalarımız için de harika bir seçenektir. Yıllardır damarları açık tutmak için muhtaç olduğumuz o sert, esnemeyen metal stentlerin devri kapanıyor olabilir. Klasik stentler, damarın içine yerleştirilen ve yerleştirildiği andaki çapta çakılı kalan sert metal kafeslerdir. Örneğin 3 milimetreyse ömür boyu 3 milimetre olarak kalır. Ancak damar genişlemek ister, stent izin vermez, damar kasılmak ister, stent direnir. Biyoadaptör ise ilk yerleştirildiğinde stent gibi damarı açıyor ama zamanla damarın kendi biyolojik ritmine, hareketine tamamen uyum sağlıyor. Damar genişledikçe o da esniyor. Süreç tamamen bildiğimiz anjiyografi şeklinde ilerliyor. Kasık ya da el bileğindeki küçük bir damardan girerek daralmış bölgeye ulaşıyoruz. Biyoadaptörü balon yardımıyla milimetrik bir hesapla yerleştiriyoruz.”

Haberin Devamı
Stent yerine biyoadaptör


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

  • İlgili Gönderiler

    İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

    İZMİR’in Buca Belediyesi’ne yönelik 6 ilde düzenlenen ‘yolsuzluk’ operasyonunda, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın da aralarında olduğu toplam 54 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Yasal Bilgilendirme: Bu içerik ajanslar üzerinden otomatik olarak çekilmiştir. Sitemiz 5651 sayılı kanun kapsamında “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. Telif hakları veya diğer yasal talepleriniz için iletisim@temelhaber.com.tr üzerinden bize ulaşabilirsiniz….

    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun

    Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 28 Şubat’ta başlayan savaş ilk gününden itibaren piyasaları alt üst etmişti. Yükselişiyle yatırımcısını memnun eden altın hızla düşüyor, savaşın yaşandığı toprakların en değerli kaynağı petrolse yükseliyordu. Bölgedeki gerilim Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla daha da arttığında petrol artık çok daha yüksek fiyatlardan satılıyordu. Tabii ki bu petrol üreticilerinin kazançlarını, dışarıdan petrol almak zorunda olan ülkelerin ise masraflarını artırıyordu. Bu durum birilerinin işine yarayabilirdi, ‘doğru’ yönetilirse kazanan yine petrol satanlar olurdu. Öyle de oluyordu. Ancak Venezuela’dan sonra İran’da da petrole gözünü diken ABD’nin bambaşka bir planı vardı. Üstelik bu kurnazca yapılmış bir planın parçası olmuş ve petrolü dışarıdan alan ülkeler üzerinde bir dolandırıcılık oyununa dönüşmüştü. ABD ve Başkanı Donald Trump’ın dünyayla oynadığı petrol oyununu ve kurnaz para kazanma yöntemini Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Udum, tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.
    Ateşkesin konuşulduğu nisan ayı boyunca cuma ve pazartesi günleri kaydedilen petrol fiyatları
    15’İNCİ CUMA GELDİ! TRUMP BU KEZ NE DİYECEK?
    Bugün itibarıyla 28 Şubat’tan, savaşın başladığı günden bu yana 15’inci Cuma günü yaşanıyor. ABD Başkanı her Cuma benzer açıklamalarla piyasanın dengesini bozarken bu hafta da benzer bir hamle bekleniyor. Çünkü ABD’den yapılan açıklamalar eskisi kadar olmasa da hala küresel etkisi büyük, ekonomiye yön veren türden. Bugünlerde Trump’ın sözleri son derece çelişkili olduğundan artık o kadar da büyük etki yaratmıyordu. Ancak yine de her barış açıklaması petrolü düşürüyor, her saldırı haberi ise yükseltmeye yetiyordu. Piyasaların kapalı olduğu 2 günde de ABD petrol stoklarını tazeliyordu. 27 Şubat Cuma günü petrolün varil fiyatı 71.32 dolardı. 2 Mart 2026 Pazartesi günü ise 77.24’ü gördüğünde pek çok kişi bunu ‘fiyatlardaki fırlama’ diye anlatmıştı. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth o günlerde bunların sadece bir başlangıç olduğunu söylerken, ABD’nin lehine bir sonuç alınacağı konusunda emindi. Ancak durum pek de öyle olmamış, ABD için de o gün gerçekten her şey yeni başlıyordu.
    Alıntı Metni
    Milyonlarca ebeveyn bebeğini ayağında sağlıyor! Kestirme bir yol mu, gizli bir tehlike mi?

    YALANCI ÇOBAN HİKÂYESİNE DÖNDÜ! PARA VAR GÜVEN YOK
    Savaşın ilk gününden bu yana ABD başkanı Donald Trump çelişkili açıklamalar yapıyordu. ‘Bir öyle bir böyle’ de denebilecek açıklamalar sabah barış akşam yeni bir saldırı yapılması ile anlamsızlaşıyordu. Öyle ki mart ayının sonuna kadar ABD Başkanı neredeyse hiç barış dememişti. ‘Destansı Öfke Operasyonu’ diye isimlendirilen saldırılar başarısız olunca bu kez barış gündeme gelmiş ve birkaç kez ateşkes için anlaşılmıştı. Ancak ABD Başkanı’nın açıklamalarında dikkat çeken bir detay vardı. Trump dünyayla oynuyordu. Bunu, Cuma günleri küresel piyasalar kapanmadan önce barış yapacağız deyip, pazartesiye yeni bir saldırıyla piyasayı uyandırıyordu. Aradaki 2 günde ise petrol stoklarını doldurup ucuz aldığı kaynağı hafta başında daha yüksek fiyattan satıyordu. Yani mesele sadece silahla savaşmak değildi. ABD kurnazca bir plan yürütüyor, kısa vadede sürdürülebilir bir kazanç elde etme peşinde koşuyordu. Ancak bunu yaparken kaybetmemesi gereken değerini ve dünyanın gözünde onu ‘Büyük Amerika’ yapan her şey ellerinden kayıp gidiyordu. Körfez ülkelerinin güvenlik konusunda sırtını yasladığı ABD bu savaşta onları çoktan yanıltmıştı. Güvenilir bilgi ve veri sağladığına inanılan ABD’li kaynaklar kendini yalanlamaya başlamıştı. Para kazanmak uğruna savaşa bir şekilde dahil olan her ülke, başta da ABD güven kaybediyordu. Oysa kazandığı para da yalnızca kısa vadede kendisine avantaj sağlardı. Peki ABD Başkanı gerçekten bir başkan mı, yoksa sadece yatırımcı mı?
    Alıntı Metni

    İÇ SİYASETLE DIŞ SİYASET BİR Mİ? ‘PETROL BİR BAĞIMLILIK HALİNE GELDİ’
    Trump’ın dış politikadaki hamleleri nedeniyle önemli oranda destek kaybettiği ve yaklaşan seçimlerde aleyhine bir sonuç alacağı da konuşulurken, iç ve dış politikaların her zaman aynı mantıkla sürdürülemediği de görülüyordu. ABD Başkanlık koltuğundaki Trump’ın buraya nasıl oturduğunu Doç. Dr. Şebnem Udum şöyle anlattı: “ABD Başkanlık makamı dış politikadan önce ABD iç siyaseti açısından aslında çok önemli tarihi iz taşıyan ve ABD vatandaşlarının saygı duyduğu bir makamdır. Dünya siyaseti açısından da ABD dış politikasında hemen her başkanın adıyla anılan ve dış politikaya yön veren doktrinler vardır. Bazı başkanlar ise dış ilişkilerde izledikleri siyasetle gelenek yaratmıştır. Başkan adayları bağışlarla kampanyalarına destek bulur. Bu bağışlar bireysel ya da belli çıkarları olan lobiler tarafından verilebilir. İş insanı Donald Trump’ın kampanyasında kendi varlığına ek olarak bazı lobilerden ve teknoloji şirketlerinden destek aldığı görülmüştü. Seçmen kararını etkileyen kampanyalarda vaatler ön plandadır. Trump basit bir dil kullanarak, ekonomiyi öne çıkararak, duygulara hitap ederek yükseldi. Ancak dış politikada alınacak tavırlar iç siyasetten farklıdır ve belli kalitelere muhtaç bırakır. Bunlar arasında, diplomasi, coğrafya, tarih, kültür, hitabet bilgisi öne çıkar.” Trump, Doç. Dr. Udum’un burada bahsettiği kaliteleri pek de önemsemiyordu. Onun için para, toprak, ticaret ve finansal sömürü çok daha önemli zaferlerdi. Dünya Trump’ın önemsediği şeylerle dönüyordu belki ama unutulan detay, Trump’ın peşinde olduğu kaynakların Trump’ın yöntemleriyle elde edilmediğiydi. Çünkü ABD ve her masada yanındaki İsrail tüm dünyanın nefretini kazanıyordu. Milyarlarca dolarınız olsa, uçaklarınız ve sağlığınız da olsa ‘hava sahasına girince tutuklanma’ riskiniz olan bir ülkeye giremezsiniz. Yani anahtar yalnızca petrolde değil, petrolle yapılabilecekleri de doğru yönetmekte!
    Alıntı Metni
    Sıfır Atık Festivali’nde tema enerji verimliliği: ‘Türkiye’nin ekonomisine 15 milyar dolarlık katkısı olur’
    Dananın kuyruğu Ankara’da kopacak…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdın

    Tek tek ülke ismi verdiler! ABD’den vatandaşlarına kritik uyarı: ‘Dikkatli olun’

    Tek tek ülke ismi verdiler! ABD’den vatandaşlarına kritik uyarı: ‘Dikkatli olun’

    İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

    İzmir’de Buca Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ operasyonunda şüpheliler adliyede

    İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Türkiye elinden geleni yapacak, göklerden gelen korku’

    İsrail ‘en büyük kabusunu’ itiraf etti! ‘Türkiye elinden geleni yapacak, göklerden gelen korku’

    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun

    Her sözü kurnazca bir para tuzağı! ABD tüm dünyayı dolandırıyor mu? Petrol fiyatlarındaki oyun

    Lübnan’da şartlı anlaşma

    Lübnan’da şartlı anlaşma

    Sadettin Saran’a 2.5 yıl hapis

    Sadettin Saran’a 2.5 yıl hapis