
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – İran, sahip olduğu coğrafi konum sebebiyle Avrasya, Kafkasya, Güney Asya ve Basra Körfezi’ni birbirine bağlayan kilit bir geçiş noktası olarak biliniyor. Bu durum sebebiyle birçok hava yolu şirketinin rotası üzerinde bulunan İran hava sahası, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından oldukça hareketli hâle geldi. Sivil uçakların risk sebebiyle kullanmadığı İran semaları, yerini savaş uçakları, insansız hava araçları, seyir füzeleri ve balistik füzelere bıraktı. Ancak geçtiğimiz günlerde Tahran’da çekildiği iddia edilen görüntülerde yer alan hava aracı, birçok kişi için ilk bakışta bunların hiçbirine benzemiyor. 20 Eylül’ü 21 Eylül’e bağlayan gece kayda alındığı iddia edilen görüntülerdeki cismin ne olduğuna yönelik çeşitli teoriler bulunuyor. Kimileri tanımlanamayan cismin ışıklarla donatılmış bir uçurtma olduğunu savunurken kimileriyse cismin gelişmiş askeri gözetleme ekipmanı ya da bir çeşit dron olduğunu savunuyor. Konuya ilişkin resmî bir açıklama ise bulunmuyor.

Geçtiğimiz günlerde Tahran’da kayda alındığı iddia edilen görüntülerde havada belirsiz bir cisim görülüyor
ÇOK SAYIDA İHBAR YAPILDI, HAVA KUVVETLERİ UÇAK KALDIRDI
Tahran’daki birçok kişi için 19 Eylül 1976 gecesi diğer gecelerden pek de farklı değildi. Ancak ilerleyen saatlerinde yaşanacak olaylar bu geceyi UFO meraklılarının günümüzde dahi örnek olarak kullandığı sıra dışı gelişmelere ev sahipliği yaptı. Saatler gece yarısını gösterdiğinde polis ve diğer kolluk güçlerinin telefonlarına çok sayıda ihbar yağmaya başladı. Yapılan ihbarların hepsi tek bir noktada buluşuyordu: Tahran semalarında ne olduğu belli olmayan ve etrafına renkli ışıklar saçarak havada asılı duran bir cisim bulunuyordu. İhbar telefonlarının ardından kolluk güçleri durumu Tahran’da bulunan Mehrabad Havalimanı Kontrol Kulesi’ne iletti. O sırada kule görevlisi Hossein Pirouzi dürbünle yaptığı gözlem sonucunda tanımsız trafiği doğruladı. Tanımsız cisim radar ekranlarında, çıplak gözle ve çevreden geçen uçakların takip sistemlerinde de görünüyordu. Devir Soğuk Savaş devriydi ve o dönemde İran, sınır komşusu Sovyetler Birliği’ne karşı ABD’nin en önemli müttefiklerinden birisiydi. Cisim her ne kadar tanımlanamıyor olsa da Sovyetler Birliği’ne ait bir hava aracı olabilirdi ve buna sessiz kalınamazdı. Pirouzi, cismin varlığını doğruladıktan kısa süre sonra İran Hava Kuvvetleri’yle temas kurdu ve Tahran üzerindeki bu tanımsız trafik hakkında orduyu bilgilendirdi.

Tahran semalarındaki cismin varlığına dair bilgiler İran Hava Kuvvetleri’ne ulaştıktan kısa süre sonra ordu gökyüzündeki nesnenin ne olduğunu tespit edebilmek adına dönemin gelişmiş savaş uçaklarından birisi olan bir F-4 Phantom II’yi havalandırdı. Uçak havalandıktan kısa süre sonra hava kuvvetleri de tanımsız cismin varlığını doğrulamıştı. F-4 pilotu Teğmen Yadollah Nazeri, nesneyi yaklaşık 110 kilometre mesafede gördü ve askerî üste bulunan kontrol kulesini bilgilendirdi. Nazeri idaresindeki jet, tanımsız cisme yaklaşık 40 kilometre mesafedeyken beklenmedik bir gelişme yaşandı ve savaş uçağındaki tüm elektronik aksam, göstergeler ve telsiz iletişimi tamamen devre dışı kaldı. Yaşanan bu beklenmedik gelişmenin ardından pilot üsse geri dönebilmek için manevra yaptı ve cisimden uzaklaştıkça devre dışı kalan sistemlerin yeniden çalışmaya başladığını gördü.
OLAYIN GİZEMİ ÇÖZÜLEMEDİ
Tüm bunların yaşandığı dönemde ABD ve İran yakın müttefikti ve Washington, Sovyetler Birliği’yle sınır komşusu olan İran’da yaşanan bu gizemli olaya yakın ilgi gösterdi. Tahran’da yaşananlar bir rapor hâline getirilerek Beyaz Saray, Pentagon, CIA ve NSA gibi birimlere iletildi. Hükümete, askerî yetkililere ve istihbarat birimlerine iletilen raporda Tahran semalarındaki cismin radar ekranlarında göründüğü, birden fazla uçakta sistem arızasına sebep olduğu ve manevra yeteneğinin savaş uçaklarından çok daha ileride olduğuna dikkat çekildi.

Yaşananlara ilişkin yapılan tartışmalarda bazı kişiler pilotların ana cisim olarak Jüpiter gezegenini görmüş olabileceğini, ayrılan küçük ışıkların ise aynı geceye denk gelen meteor yağmuru meteorları olabileceğini öne sürdü. Uçaklarda yaşanan arızaların sebebi olarak ise uzaylı müdahalesi değil; F-4’lerin kronik elektrik arızaları ve pilotların yüksek stres altındaki kafa karışıklığı öne sürüldü.








